Eleştiriler
Hiç kuşku yok ki, Molière (1622–1673) ülkemizde benimsenen ve beğenilen ilk tiyatro yazarlarından biri. Shakespeare, nasıl tragedyaya halk şakalarını katarak gerçekçi tiyatroya ve yeniçağ dramına ulaştıysa, Molière de...
Eleştiriler
Behiç Ak’ın bir taraftan günümüz insanının çelişkilerini yansıtan, diğer taraftan çift olmanın getirdiği özlemleri de politik karşıtlıkları içinde irdeleyen oyunu “İki Çarpı İki...
Eleştiriler
Aslen Diyarbakırlı ve Kürt kökenli olan Orhan Asena’nın (1922–2001) “Ölümü Yaşamak” başlıklı oyunu, daha önce Diyarbakır Büyükşehir Belediye Tiyatrosu'nda oynanmış. Kan davasını anlatan bir oyun “Ölümü Yaşamak”.
Eleştiriler
Işıklar içinde yatsın güzel insan Savaş Dinçel (1942–2007), önemli bir tiyatro oyuncusu ve yönetmeniydi. Yaşadığı süre içinde sinema filmleri ve televizyon dizilerinde de her zaman başarılı oldu. Karikatüristti. Yani doğuştan cevherdi...
Makaleler
Fazıl Say’ın sanat yönetmenliğindeki 10. Uluslararası Antalya Piyano Festivali "Fazıl Say ve Arkadaşları" başlıklı konserle açıldı. Hem de ne açılış! Gözlerim Hıncal Uluç’u, Güneri Civaoğlu’nu, müzik direktörü Çiğdem Erken’i...
Eleştiriler
Daha başlarken itiraf ediyorum, ben bu oyunu gözlem altına alırken tarafsız olamam. Çünkü Tiyatro Z ile duygusal bağım var. Bengi Heval Öz ve Cem Kenar ile ne zaman rastlaşsam içim pır pır eder. Onlarda çoğu zaman kendi gençliğimi, kimi deliliklerimi, yapamadıklarımı, ulaşamadıklarımı görürüm. Ne tuhaf! Hiç kıskanmam. Hatta onlara öven gözlerle bakar, övgümden kendime pay çıkartırım.
Eleştiriler
Günümüz anne ve babalarının evlatlarına eş bulmak için yaptıkları girişimlerin ters tepki yaratmasının vodvilvari yazılmış Sandberg & Firner ikilisinin “Das Ist Meine Frau-Bu da Benim Karım” başlıklı tipik öyküsünü, Hale Kuntay dilimize çevirmiş....
Eleştiriler
“Uysal Yurttaş Projesi”, pek bildiğimiz bir olayı yalınlaştırılmış tiyatro diliyle anlatmakta. Yurttaşlarını uysallaştırarak her türlü duruma boyun eğer hale getirmek isteyen bir iktidar ve buna direnen insanların öyküsü Özdemir’in anlattığı...
Makaleler
Centro Sperimentale Teatrale'in davetlisi olarak Napoli’de biri “Tiyatroda Eleştiri”, diğeri “Günümüz Dünya Tiyatrosu” konularında iki panele katılıp, bir de tiyatro sanatında kültürlerarasılık, kültürler etkisinde oyunculuk üzerine düzenlenen sempozyumda hazır bulunduktan sonra, kürkçü dükkânına döndüm.
Eleştiriler
Günümüz tiyatrocusu, ekonomik kriz ortamı olsun ya da olmasın, maddi sorunların içinde her daim boğum boğum boğulmakta. Eee, bu durumda doğal olarak da ticari kaygılarla hareket ediyor. Dolayısıyla, tiyatrocularımızın bir bölümü repertuvarlarını yaparlarken genellikle “komedi” türünü yeğliyorlar. Halkımız gülüyor, eğleniyor. Daha doğrusu öyle sanıyorlar. Gel gelelim, kazın ayağı öyle değil! Komedi diye sahnelenen oyunların çoğunun düzeyi tam anlamıyla evlere şenlik. Halkımızı ota çoka güldürtüyorlar. Oynadıkları fars desen fars değil, vodvil desen ilgisi yok, bulvara hiç benzemiyor...
Eleştiriler
Türkçeye Haluk Bilginer tarafından çevrilen, İngiliz oyun yazarı Steven Berkoff’un (1937) “Kvech”, yani İbrani’ce “arka plan diyalogu” anlamına gelen oyunu, “Dolu Düşün, Boş Konuş” başlığı altında Bakırköy Belediye Tiyatroları tarafından sahnelenmekte. Oyunu daha önce ilk kez 1999 yılında Haluk Bilginer-Ferhan Şensoy çevirisiyle ve Şensoy’un rejisiyle izlemiştim. Sonra 2002–2003 sezonunda, gene Oyun Atölyesi yapımı olarak, ancak bu kere Haluk Bilginer’in bir başına çevirisi ve bizzat kendi rejisinden izlediğimi anımsıyorum.
Eleştiriler
Müzikalin “7” olan başlığı ise bir erkeğin yaşarken geçirdiği yedi evreden gelmekte. Bunlar (sırasıyla) bebeklik, okul çağı, gençlik (alt başlıkları “aşk” ve “cinsellik”), askerlik, orta yaş, yaşlılık ve ölüm...
Eleştiriler
Hep düşünmüşümdür 1960’lı yıllarda tanıştığım Kafka kimdir diye. Bir yazar mıdır, bir deha mıdır, geleceği gören bir kahin midir, sorunlu mudur, psikolojik bozuklukları mı vardır, sıra dışı mıdır, sağcı mıdır, küçük burjuva mıdır? Kimdir, nedir? Soruma kimi kez yanıt bulmuşumdur, o yıllardan bu yıllara. Sınırsız düş gücü, insanın dudaklarına yerleştirdiği o acı gülümseme, kendisinin ve okuyucusunun yüreğine hiç acımaksızın soktuğu bıçaklar,....
Eleştiriler
1966 Edinburgh doğumlu İskoç oyun yazarı David Harrower’in “Laurence Olivier–2007 En İyi Yeni Oyun Ödülü”nü alan “Blackbird/Karatavuk”ü, Emre Koyuncuoğlu’nun çevirisi ve rejisi ile bir DOT yapımı olarak sahnelenmekte. Yazarın 2005 yılında yazımını tamamladığı “Karatavuk”un ilk yapımı 2005’te Uluslararası Edinburgh Festivali tarafından gerçekleştirilmiş, Peter Stein tarafından yönetilmiş ve daha sonra Londra West End’e devredilmiş.
Makaleler
“Konya - 2. Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali”, 3. Akdeniz Üniversitesi Uluslararası Amatör Tiyatrolar Festivali falan derken 10. Trabzon Devlet Tiyatrosu Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali için Trabzon’a geldim. İlk günümün sabahındaysa, tam Tanjant Köprüsü’nün altında, Taksim Meydanı’nda kendimi bir otomobilin altında buldum...
Makaleler
1998’in Eylül’ünde Türkan Hoca’nın “Cumhuriyet’in Bireyi Olmak”ını Cumhuriyet Kitapları arasında yayımladığımda ve de kitabı kendisine imzalattığımda “kültürümüze katkılarımdan” falan söz etmişti de: “Aman Hoca, sen ne diyorsun Allah’ını seversen, ya senin katkıların,” diyecek olmuştum. Gözlerini gözlerimden çekip almıştı. Mütevazıydı.
Eleştiriler
Yücel Erten, İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Aziz Nesin’den uyarladığı “Ne Dersin Azizim”i yılın ilk ayında ramp ışıklarına kavuşturdu. Hem de, tıpkı yıllar önce Kocaeli Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda yönettiği “Azizname”de olduğu gibi, bu kere de altısı erkek, ikisi bayan oyuncu ve bir piyanist ile…
Makaleler
Hani daha önce anlattım, on bir gün önce bir özel otomobilin yirmi iki yaşındaki sürücüsü yan aynasıyla omzumdan dürtüp beni altına almış, sol arka lastiğiyle belimin üstünden geçmek istemişti ya! Hastane, röntgenler, tahliller, muayeneler, falan… Neyse, kırık çıkık olmadığı anlaşıldı, ama daha önceki yıllarda vaki disk kaymalarım ortaya çıktı, disklerim yeniden dışarı pırtladı, on bir gündür canımdan bezdirdi...
Makaleler
Johann Sebastian Bach (1685-1750) 1707 yılında henüz 22 yaşındayken, amcasının kızı Maria ile evlenmiş, bu eşinden 8, ilk eşi Maria yaşamını yitirdikten sonra 1721'de evlendiği genç ve güzel sesli müzisyen kız Anna Magdelena'dan da 12 olmak üzere toplam 20 çocuğu dünyaya gelmiş. Bach, Magdalena ile otuz yıl geçirmiş. Laurent Fréchuret, yayınlandığında gerçek bir günlük sanılan,....
Makaleler
Televizyon muhabbetlerinde, gazete köşelerinde "Bir başkaydı eski bayramlar" yavesi ortalığı kaplayacak. Orta yaş üstü köşe yazarları Burhan Felek’e özenecek, bir bir eski bayram anılarını yazacak. Televizyonlarda Hakkı Devrim, Aydın Boysan, Tarık Minkari, Hıfzı Topuz gibi “baba”lar 1930’lu, 1940’lı yılların bayramlarını anlatacak.
Polemik
Piyanist-besteci Fazıl Say, “Yalnızlığın Kaderi-Bir Müzisyenin Notları” başlıklı bir kitap yayımladı (Doğan Kitap-Temmuz 2009). Fazıl Say’ın yazar olmadığını dünya alem biliyor, o nedenle bir müzisyenin tuttuğu notlardan derlediği kitabını edebiyat açısından değerlendirmek, eleştirmek bana pek doğru gelmiyor.
Polemik
Bu köşede yayımlanan “İstanbul 2010 Avrupa Başkenti Yürütme Kurulu Neyi Yürütüyor” ve “İstanbul, Bu Aymazlıkla Kültür Başkenti Falan Olamaz” başlıklı yazılarımı umarım anımsayacaksınız. Açık mı açık, saydam mı saydam bu yazılar karşısında İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı (AKBA) vallahi çıtını çıkarmadı.
Makaleler
Latife Hanım’ın kız kardeşinin torunu Muammer Erboy, İzmir ilimizin Çeşme ilçesindeki evinde ağustos aylarında üç yıldır “Emre Elivar Geceleri” düzenliyor. Emre Elivar (1976), özellikle son iki yıldır yaptığı çıkışla klasik müzik camiasında kendisine çok sağlam yer edinmiş genç bir piyanistimiz.
Polemik
Yazarımız Üstün Akmen’in geçen çarşamba günkü “Gözlemevi” köşesinde yazdığı “İstanbul, Bu Aymazlıkla Kültür Başkenti Falan Olamaz” başlıklı köşesinde, bir önceki hafta aynı köşede değindiği Sema’nın İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’na sunduğu projeyle ilgili sorularına, Ajans’ın o günlerdeki Opera ve Müzik Direktörü Garo Mafyan’dan gelen yanıt üzerine Sema’nın gönderdiği açıklayıcı notu aşağıda sunuyoruz.
Makaleler
Son günlerde nedendir bilmem, en duygulu anlarıma Sema’nın sesi eşlik ediyor. Nedenini gerçekten bilmiyorum, ama ikide bir kendimi Sema’yı dinlerken yakalıyorum. Bunun nedeni ne? Vallahi bilmiyorum! Edindiğim Sema’nın “Echo II” albümündeki şarkılarının güzelliği ve etkileyiciliği mi, uzun süredir var olan “Sema alışkanlığım” mı, yoksa Sema’nın sesinin yüksek anlatım gücü mü bu halime neden, bilmiyorum, bilemiyorum!
Makaleler
İstanbul 2010 Kültür Başkenti çalışmalarıyla ilgili olarak aklıma takılan birkaç soruyu geçenlerde gündeme getirdim. Dedim ki, “İstanbul 2010 Avrupa Başkenti” projesi çerçevesinde hani "İdil Biret Haftası" yapılacaktı? Hani Varşova Filarmoni Orkestrası...
Makaleler
Beyoğlu Baylan Pastanesi’nin “müdavim”leri arasında Ahmet Oktay, Teoman Aktürel, Yılmaz Gruda, Ferit Edgü, Attila İlhan, Demir Özlü, Ülkü Tamer’li masadan tanıyorum Demirtaş Ceyhun'u.
Polemik
2006 yılında ne kadar sevinmiştik, adeta göklere yükselmiştik, İstanbul'un adı artık dünya kültür-sanat gündeminin merkezine oturacaktı. Tarihi boyunca farklı kültürleri bir arada yaşatan İstanbul, sahip olduğu dünya kültür mirasını tüm zenginliğiyle Avrupa’yla paylaşacak...
Polemik
2006 yılında ne kadar sevinmiştik, adeta göklere yükselmiştik, İstanbul'un adı artık dünya kültür-sanat gündeminin merkezine oturacaktı. Tarihi boyunca farklı kültürleri bir arada yaşatan İstanbul, sahip olduğu dünya kültür mirasını tüm zenginliğiyle Avrupa’yla paylaşacak...
Polemik
Evrensel boyutta ünlü piyanistimiz İdil Biret’in geçtiğimiz cumartesi akşamı Topkapı Sarayı’nın birinci avlusunda Whitehall Orkestrası eşliğinde vereceği konser öncesi Alperen Ocakları üyesi bir grup, kapı önünde protesto gösterisi düzenlemiş.
Makaleler
Hani mayıs ayı başında bana Trabzon’da (hem de yaya geçidinde) bir otomobil çarptı ya, ben de bunu gazetedeki köşemde duyurdum ya… Elektronik postalar, fakslar, telefonlar… İnsan böyle anlarda sevilme derecesini anlıyor, şımarıyor.
Makaleler
Bakın siz Allahın şu işine! Karadeniz’in “başkenti” Trabzon’da, şu ülkeye en büyük zararı vermişgillerden Marmarisli beygir ressamının 12 Eylül’ü sonrası ülke genelinde düşüncenin daralması, buna bağlı olarak kültür ve sanatta yaşanan yozlaşma sonucu doğan bir tiyatro topluluğu var: “Trabzon Sanat Tiyatrosu”.
Makaleler
Geçen hafta da yazdım ya, İtalya gezisinden yeni döndüm. Centro Sperimentale Teatrale'in Napoli’de tiyatroda eleştiri ve günümüz dünya tiyatrosu konularında söyleştikten sonra İtalya’nın bol ödüllü genç (30 yaşını 17 Mayıs’ta tamamlamış) oyuncusu Chiara Baffi ile de tanıştım.
Eleştiriler
Savaşta kocasını kaybetmiş iş kadını Marion (İpek Bilgin) akşamları papatya çayını içmekte, bitkisel terapi yastığına başını koyar koymaz uyumaktadır. Ama üç haftadır aynı evi paylaştığı onu korumakla görevlendirilmiş genç asker (Rıza Kocaoğlu): “Bu gece s…şmemiz lazım artık. Ben s …şmek istiyorum anlıyor musun? Bir erkeğim ve ihtiyaçlarım var... Benden böyle kaçarak, kapı arkalarında giyinip, tuvaletin, banyonun kapısını kilitleyerek bir yere varamazsın. Biz yatak arkadaşıyız, müttefikiz, s…şmemiz lazım...
Eleştiriler
Yalçın Menteş Tiyatrosu, Çetin Akcan’ın yazdığı ve yönettiği “Eros Pansiyon” başlıklı oyunu oynamakta. Çetin Akcan, bu kere de sıradan dört insanın tuhaf durumlarla savaşını işlemeyi denemiş, ama her ne hikmetse yönettiği oyunda oyuncuların oyun biçiminde mantıklı, doğal ve gerçekçi olmalarını, abartıdan olabildiğince kaçınmalarını istememiş.
Eleştiriler
Tam “Sessiz Gemiler” dizisinin çekimi sırasındaydı ki hastalandı, ciddi bir operasyon geçirdi. İyilik haberini aldık, Çiçek Bar’da sağlığına kadehler kaldırdık. Ameliyat sonrası oluşan komplikasyona inanamadık. 20 Aralık 2007 tarihinde evinde iç kanama geçirdi, aynı gün hastaneye kaldırıldı. Öldü.
Eleştiriler
Türkiye’de 1990’lı yılarda gelişmeye başlayan çağdaş gösteri sanatlarının yapı taşlarındandır Övül Avkıran ile Mustafa Avkıran. Kasım 2005’de Galatasaray’daki kapalı otoparkın altı yüz metrekarelik en alt katını kiraladılar. Garajistanbul’u Avrupa’da en çok bilinen kültür merkezlerinden biri yaptılar.
Eleştiriler
“Cabaret”yi pek çoğumuz, 1966 yılında Broadway’de sahnelenen Christopher Isherwood'un “Elveda Berlin (Goodbye to Berlin)” adlı öyküsünden uyarlanan, John Van Druten'in "I Am a Camera (Ben Bir Fotoğraf Makinesiyim)” adlı sahne eserine dayandırılmış Joe Masteroff’un yazdığı bir Bob Fosse müzikali olarak anımsayacaktır.
Eleştiriler
Tiyatro Stüdyosu yirminci yaşına, İngiliz oyun yazarı, yönetmen ve oyuncu Moira Buffini’nin “Şölen (Dinner)”ini Ahmet Levendoğlu’nun çeviri ve yönetiminde sahneleyerek girmekte...
Eleştiriler
Eserlerinde toplumsal sorunlara öncelik tanıyan Tuncer Cücenoğlu'nun çağına tanıklık ettiği yapıtı “Çıkmaz Sokak”, bu kere de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın (İBŞT) yeni sezon oyunu olarak sahnelerdeki yerini aldı...
Makaleler
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, halen sürmekte olan Adana - 11. Sabancı Uluslararası Tiyatro Festivali’nden sonra Konya’da 2009 yılının ikinci uluslararası tiyatro festivalini başlattı ve ben geçen haftamın bir bölümünü Konya’da, “Konya - 2. Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali”nde geçirdim.
Polemik
Hay Allah, ben daha geçen hafta duydum, yerel seçimlere bir ay kala, alelacele “Mustabey Tiyatro Ödülleri–2009” ihdas edilmiş ve de “tiyatro… tiyatro Dergisi”nin internetteki portalından aldığım bilgiye göre ianeler (ay affedersiniz, ödüller) törenle dağıtılmış. Gene aynı siteden öğrendiğime göre, seçici kurul Tayfun Kâhyaoğlu (Şişli Belediyesi Başkan Yardımcısı), Dilek Tekintaş (İBŞT Temsilcisi/Dramaturg), Turgay Tanülkü (İstanbul Devlet Tiyatrosu Temsilcisi/Oyuncu), Dilek Türker (Tiyatro Ayna’nın Sahibi/Oyuncu), Zafer Ergin (Oyuncu), Hale Kuntay (Çevirmen), Tuncer Cücenoğlu (Oyun Yazarı/Müjdat Gezen Sanat Merkezi Okutmanı), Sadık Kızılağaç (Sahne-Giysi Tasarımcısı), Arda Aydoğan (CRR Eski Sanat Yönetmeni)’dan oluşmuş...
Polemik
Bir televizyon kanalı ve bir program… Uluslararası gururumuz Fazıl Say, akşamlardan bir akşam kalkıyor Çiğdem Anad, Pınar Kür, Müjde Ar ve Aysun Kayacı ile “beraber” olmaya gidiyor.
Eleştiriler
Pop-Rock ve Blues tarzında türküler besteleyen-söyleyen bir sanatçımızdır Soner Olgun (1959). Kaan Erkam onlarca kez kendisiyle tanışmamı istemiş, ne yapmış ne etmişse olmamış, bugüne değin tanışamamışızdır. Evdeki CD’lerim (şimdilerde “yoğunçalar” diyorlar) arasında “Letafet” (1992), “Her Şey Değişmeli” (1994) ve “İyi Bayramlar” (1999) başlıklı üç albümü vardır ve her keresinde severek, keyiflenerek dinlerim. Aralarında, Nazım Hikmet’in “Davet”, Orhan Veli’nin “Anlatamıyorum”, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın “Beni Unutma” şiirlerinden “mülhem” bestelerini sevmem ve de pek dinlemem. O da benim zevkim, ne edem?
Eleştiriler
2001 yılında, oyun yazarı/yönetmen/oyuncu Yeşim Özsoy Gülan (1972) tarafından sahnede yeni metinlere, yeni sahne teknolojilerine ve yeni disiplinlere odaklanmak üzere kurulan "Ve Diğer Şeyler Topluluğu", 16 Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında “Noter” başlıklı oyununun prömiyerini yapmıştı. Ben “Noter”i ne yazık ki şimdilerde, topluluğun İstanbul Kuledibi’nde bulunan Galata Perform’unda izleyebildim. İzlerken noterlik kurumunun, Türk hukukunda kamu hizmeti olarak kabul gören bir kurum olduğunu biliyordum.
Eleştiriler
“Can Gürzap-Tiyatro Dialog” kuruldu ve ilk oyun olarak Richard Baer’in (1928–2008) bir eserini, Zeynep Avcı-Yalın Karabey ikilisinin çevirdiği “Bana Bunu Yapma”yı sahnelemeye başladı. Gişe gelirlerinin “gani” olması elbette dileğimizdir. Nice yıllarda nice başarılar Can Gürzap-Tiyatro Diyalog’a… Can Gürzap-Tiyatro Dialog’un seçtiği ilk oyun, “romantik komedi” olarak tanımlanan bir oyun.
Eleştiriler
Tiyatro Krek, beş yıllık bir aradan sonra “Bayrak” adlı oyunla yeniden izleyicisiyle buluştu. “Bayrak”, alışıldığı gibi yine Berkun Oya’nın yazıp yönettiği bir oyun. Berkun Oya, bu kere anne-baba, karı-koca ve kardeşler üzerinden bir ilişkiler yumağı sunarak iletişimsizlik, affetmek, affedilmek, özür dilemek gibi kavramları irdelemiş. “Bayrak”ta, işlenen bir cinayetin nasıl bir aile dramına dönüştüğü konu edinilmiş. Oyun metninde “onlarca metre aşağıda karışan oltalar”la, kafaları karıştırıp çözümsüzlük üreten iletişimsizliğe bolca gönderme var.
Eleştiriler
Söylediğimi zırt-pırt yenilemeyi hiç sevmem, ama bu sezona damgasını vuran Dotbilsarda projesi “Vur/Yağmala/Yeniden”den haziran ayı sonuna dek söz edeceğimize göre, bu “tekrar” işine kendimi alıştırmam ve de galiba okurlarımı da alıştırmam gerekmekte. O halde hiç çekinmeden bir kez daha söyleyivereyim, uzun yıllardır birçok sanat projesini destekleyen ve Dot’un kuruluşundan itibaren öncü sponsoru olan Bilsar, bu kez Dotbilsarda projesi ile tiyatroya kendi binasında ev sahipliği yapmakta. Ben de bu arada, Avrupa’nın çarpıcı ve sıra dışı oyunlarıyla tanınmış en önemli yazarlarından İngiliz Mark Ravenhill’in 18 kısa oyundan oluşan büyük epik tiyatro oyunu “Vur/Yağmala/Yeniden”in üçüncü oyununu da izledim. “Troyalı Kadınlar”ı ve “Dünyalar Savaşı”nı…
Eleştiriler
İngiltere’de yapıtları en çok okunan yazarlar arasında üçüncü sırada yer alan, 1947 Liverpool doğumlu Willy Russell’ın ”Educating Rita”sı, Işıl Kasapoğlu’nun rejisiyle Adana Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmekte ve bizzat tanık oldum ki Adanalı tiyatroseverlerin yoğun ilgisiyle bilet kuyruklarına girilmekte, seyredilmekte. “Rita”yı bu kaçıncı izleyişim, doğrusu tam olarak anımsayamıyorum. Galiba, en fazla Muammer Esi-Işık Yenersu’lu versiyonundan etkilenmişim.
Röportajlar
Nilgün Güresin TEKSATIR için bu hafta zaman zaman sert eleştirileri ile şimşekleri üzerine çeken, biraz kızılan, biraz alınılan ama çok da sevilen ve sayılan bir duayeni, Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi Başkanı Sayın Üstün Akmen'i konuk etti. Sayın Akmen'e göre siyasetteki yozlaşmanın, sanatı kışkırtması gerekirken, sanat durağan ve tembel...
Makaleler
2008 yılının son günü tarihi Dolmabahçe Saat Kulesi’nin önünden geçtim. Geçmekle de kalmadım, kuleyi uzun uzun seyrettim. Dolmabahçe Saat Kulesi, TBMM, İtalyan Ticaret Merkezi ve İtalyan Restorasyon Derneği “Assorestauro Servizi” arasında imzalanan protokol kapsamında restore ediliyordu, her bir yanına iskeleler kurulmuş, sarılıp sarmalanmıştı...
Eleştiriler
Umut fakirin ekmeği ya, biz de bir umutlandık pir umutlandık yeni yüzyıldan. Yirminci yüzyılın bütün pislikleri bitecek, yepyeni ufuklara pupa yelken yol alacaktık. Oysa ne acıdır ki geçmişteki acılar katlanarak yinelendi, insanlık suçlarını gene kimse üstlenmedi. Kimse gerçeklerle yüzleşmedi. Sanırım buradan yola çıkmış olacaklar ki, ulusal tiyatromuzun yüz akı Ankara Sanat Tiyatrosu da bizim gerçeklerle yüzleşmemizi üstlendi. Üstlendi ve Ariel Dorfman’ın “Ölüm ve Kız (Death and the Maiden)” başlıklı oyununu 2008–2009 sezonunda sahneledi...
Eleştiriler
Bosna'nın en ünlü yazarı olarak tanımlanan Meşa Selimoviç’in “Derviş ve Ölüm” başlıklı romanından Sırp tiyatro yönetmeni, oyun yazarı ve Sırbistan Kültür Bakanı Nebojsa Bradiç (1956)’in tiyatroya uyarlayıp, M. Nurullah Tuncer’in yönettiği “Derviş ve Ölüm”, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenmeye başlandı. “Derviş ve Ölüm”de Osmanlı döneminde, küçük bir kasabadaki tekkelerden birinde “mutlak dini doğrular” üzerine kurulu dünyasında yaşayan Mevlevi Şeyhi Ahmet Nureddin’in yaşadığı olaylara hep seyirci kalıp gerçeklerden kaçması; bu çerçevede iktidar ve adalet mekanizmasının sorgulanması konu ediliyor.
Eleştiriler
Dünyanın bir numaralı korku ve gerilim romanları ustası Stephen King'in (1947) 1987 yılında yayımlanan ve 20. yüzyılın en iyi romanları arasında gösterilen, “Misery”si, Simon Moore'un uyarlaması ve Selma Yeşilbağ’ın çevirisiyle 2008–2009 tiyatro sezonunda Tiyatro Ayna tarafından sahnelenmekte. İngiltere’de yapılan bir anketle "Mutlaka Okunması Gereken 50 Çağdaş Kitap" arasında yer alan ve Türkçeye roman olarak “Sadist” başlığıyla 1987 yılında Gönül Suveren (Altın Kitaplar) tarafından kazandırılan “Misery”de Paul Sheldon, kolay okunan popüler romanlar yazarıdır.
Eleştiriler
Kuruluşundan bu yana, her ne olursa olsun perdelerini hiç kapatmayan efsane bölge tiyatrosu Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu, kuruluşunun 45. yılını pazar günü fevkalade “mütevazı” bir şenlikle kutladı. Tiyatronun kurucusu Uğur Gürsoy ile bu kere tanışma olanağını buldum, ilk oyunculardan Gülçin (Özova) Üstüntaş’ın heyecanına ortak oldum.
Eleştiriler
Tiyatro Stüdyosu, ülkemizde ilk kez izleyicisiyle buluşan İngiliz yazar Nick Stafford’un özgün adı “Katherine Desouza” olan oyunu “Nehrin Solgun Yüzü”nü Ankara Tiyatro Festivali’nden ve İstanbul Süzer Plaza’da bu sezon açılan Tiyatro Maan Sahnesi’nden sonra, şimdilerde İstanbul’da değişik mekanlarda sahnelemesini sürdürmekte.
Eleştiriler
Okumuş olanlar elbette bilir, Gabriel Garcia Márquez, 1982 yılında Nobel edebiyat Ödülü’nü aldığı “Kırmızı Pazartesi”de, Kolombiya’da küçük bir kasabada “namus için” işlenen bir cinayeti anlatır. Santiago Nasar adlı “şahsın” öldürüleceğini kasabada yaşayan herkesin bildiği, ama cinayeti durdurmak için en ufak bir şey (yapamadıkları değil) yapmadıkları bir cinayetin öyküsüdür Márquez’nin anlattığı...
Eleştiriler
Yıllar, yıllar önce, Türkiye’de bürokrasinin simgesi sayılan tarihi KİT’lerimizden, Cumhuriyet döneminden bu yana bürokrasi çarklarını çeviren kâğıt, zarf, dosya, klasör ve toplu iğne gibi neredeyse kırka yakın kırtasiye malzemesinin üretildiği Devlet Malzeme Ofisi’nin üretim tesislerini gezmiştim. Devlet Malzeme Ofisi İzmit İmalat Müessesesi’ndeki yıllanmış makineler, adeta ağır aksak işleyen Türk bürokrasisinin simgesi gibiydi...
Eleştiriler
Nesrin Kazankaya yönetimindeki Tiyatro Pera, “Rahat Yaşamaya Övgü” ana başlığı altında bir Bertolt Brecht (1898-1956) “seçkisi” oynuyor. Yani Nesrin Kazankaya, almış Brecht’in “Schweyk İkinci Dünya Savaşı’nda”sını, “Arturo Ui’nin Önlenebilir Yükselişi”ni ve “Üç Kuruşluk Opera”sını bir potada eritmiş. Sonra süzmüş. Yetinmemiş, bir de imbikten geçirmiş, damıtmış...
Makaleler
Muğla Üniversitesi’nce onursal doktorluk unvanı ile ödüllendirilmiş, Türkiye’nin ilk sualtı arkeologu Oğuz Alpözen’i tanır mısınız? Ben tanıdım. Tanıdım ve tanıdığım için onurlandım. Yıkık Bodrum Kalesi’ni, dünyanın en büyük Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne dönüştürendi o ve müzenin “isim babası”ydı. Profesyonel bir turist rehberi olarak da ün yapmıştı. Bodrum Müzesi’nin, 61 yaşını “idrak edenin” emekliliğe kurban edilmişgillerinden eski müdürü Oğuz Alpözen’i tanıdığımda, bu ülkede başarılı olmanın zorluğunu düşünmüş, “tarifi imkânsız” bir hüzne gömülmüştüm.
Eleştiriler
Eleştirmenler olarak, Türk Tiyatrosunda son yıllarda yerli yazarların oyunlarına pek yer verilmemesini eleştiriyor, aynı yazarların oyunlarının sahnelenmesine (veryansın) tepki gösteriyorduk. Genç kuşak, oyun yazarlığı konusunda özendirilmiyordu, kızıyorduk...
Eleştiriler
Tarihsel olanın özündeki trajik öğeyi keşfedip evrensel insan sorunu üzerinde odaklanan ve bunu genelde yazınsal, özelde teatral yaklaşımın özgün diliyle ortaya koymaya çalışan önemli yazarlarımızdan Turan Oflazoğlu’nun “Deli İbrahim”i, şu günlerde İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun usta sanatçısı Ali Düşenkalkar’ın yorumu ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nca sahnelenmekte.