Makaleler
24 Nisan 2009 da Özgür Tiyatro’nun 15.Kuruluş yıldönümü nedeniyle Başkentteydim. 24-25-26 Nisan günlerini kapsayan etkinlikleri izledim. Size Özgür Tiyatro’nun “Sanata Soldan Bakmak” başlığı ile hazırladığı panel ve ardından gelen günde yapılan toplantıda sunulan bildirileri aktarmayacağım.
Makaleler
Yaşar kıldığı her rolde tam egemenlik sağlamış, dünya standartlarında bir aktris, tiyatro tarihimizin gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biriydi Suna Pekuysal. Sihirine, büyüsüne kapılmıştık bir kez. Tiyatroya, sinemaya adanmış, sanat için varolmuş bir yazgıydı onunkisi.
Makaleler
1998’in Eylül’ünde Türkan Hoca’nın “Cumhuriyet’in Bireyi Olmak”ını Cumhuriyet Kitapları arasında yayımladığımda ve de kitabı kendisine imzalattığımda “kültürümüze katkılarımdan” falan söz etmişti de: “Aman Hoca, sen ne diyorsun Allah’ını seversen, ya senin katkıların,” diyecek olmuştum. Gözlerini gözlerimden çekip almıştı. Mütevazıydı.
Makaleler
Herkes tanıdık. Herkes tiyatrocu, tiyatro yazarı, tiyatro eleştirmeni, tiyatro tasarımcısı, tiyatro emekçisi. Demokratik haklarına, laik Cumhuriyet’e sahip çıkmak isteyen herkes yürüyor…Ellerinde pankartlarla, el ele omuz omuza…Genci yaşlısı, yeni sahneye çıkanı, emekli olup da heyecanını kaybetmeyeni yan yana. Galatasaray’dan Taksim’e yürüyoruz…
Makaleler
Size Mehmet Korkusuz. adlı tiyatrocu genç bir arkadaşımdan bahsetmek istiyorum. Kendisiyle geçen ay tanıştım. Siirt Pervari'de tiyatro çalışmaları yapıyor. Yokluklar, olanaksızlıklar içinde. Fakat tiyatro yapmayı kafasına koymuş bir kere. Adı gibi cesur ve korkusuz. Oyunu da yine kendisi yazmış: "Kahveden Sahneye".
Makaleler
Tiyatro da sezonun sonuna geliniyor. Oyunların bir bölümü önümüzdeki sezona kadar ara vermeye hazırlanırken, önemlice bir bölümü turne hazırlıklarına başlıyor. Yeni oyunlar, yeni tiyatrolar seyircileri ile buluşmaya hazırlanıyor.
Makaleler
İzmir’de tiyatro sanatının bu günkü durumuna kısaca bir göz atalım. Öncelikle İzmir’de gerçekleştirilen temsil sayısı İstanbul’un aylık temsillerinin %5ini dahi maalesef bulmamakta. Bunun yanında İzmir’deki kimi profesyonel tiyatro toplulukları, gişe endişeleri amatör topluluklarda seyirci endişesi sebebiyle sanat ve estetik kaygısını ikinci plana atarak, seyirciyi güldürmek ve gişe yapmak adına vasatın altı işleri seyirciye sunmaktadırlar.
Makaleler
Hani daha önce anlattım, on bir gün önce bir özel otomobilin yirmi iki yaşındaki sürücüsü yan aynasıyla omzumdan dürtüp beni altına almış, sol arka lastiğiyle belimin üstünden geçmek istemişti ya! Hastane, röntgenler, tahliller, muayeneler, falan… Neyse, kırık çıkık olmadığı anlaşıldı, ama daha önceki yıllarda vaki disk kaymalarım ortaya çıktı, disklerim yeniden dışarı pırtladı, on bir gündür canımdan bezdirdi...
Makaleler
İzmir, yüz yıllar boyunca sanatın ve kültürün merkezi olan bu güzel şehir, maalesef yıllardır bir boş vermişliğin, vurdumduymazlığın kurbanıdır. Tarihi MÖ 6500 yıllarına kadar giden İzmir’de maalesef ellili yıllardan bu yana bir şehir tiyatrosu yoktur. Yıl 2009 yarım yüzyılı bulan bu süre İzmirli'nin telafi edilemez kaybıdır.
Makaleler
Johann Sebastian Bach (1685-1750) 1707 yılında henüz 22 yaşındayken, amcasının kızı Maria ile evlenmiş, bu eşinden 8, ilk eşi Maria yaşamını yitirdikten sonra 1721'de evlendiği genç ve güzel sesli müzisyen kız Anna Magdelena'dan da 12 olmak üzere toplam 20 çocuğu dünyaya gelmiş. Bach, Magdalena ile otuz yıl geçirmiş. Laurent Fréchuret, yayınlandığında gerçek bir günlük sanılan,....
Makaleler
Beyoğlu’ndaki birinci, ikinci, hatta beşinci el kitapları satan sahafları bilirsiniz… Sonra Beyazıt’takini…
Makaleler
Sokaktan geçen at arabalarının arkasına takılmak istiyorum, Komşunun bahçesinden mısır araklamak istiyorum, Paydosta okulun kapısından değil sınıfın penceresinden atlamak istiyorum...
Makaleler
Sevdiğim oyunlardan birinde iki adam kolkola sahneye girer. Adamlardan birinin kör olduğu açıkça bellidir. Siyah gözlükler takmıştır,elindeki beyaz baston ile çevresini yoklayarak yürümektedir. Koluna girdiği adam ise gidilen yöne sırtını dönmüştür, geri geri yürümektedir. Bu adam, kör adamın kılavuzudur.(!) Ama konuşmalar ilerledikçe onun da gözlerini yummuş olduğunu anlarız.
Makaleler
Kutsal bir mabed gibidir benim için.Mimarisiyle, her ayrıntının ince bir estetik beğeninin izini taşıyor olmasıyla..bana Yıldız Kenter'i ve o muhteşem oyunları hatırlattığı için.
Makaleler
Televizyon muhabbetlerinde, gazete köşelerinde "Bir başkaydı eski bayramlar" yavesi ortalığı kaplayacak. Orta yaş üstü köşe yazarları Burhan Felek’e özenecek, bir bir eski bayram anılarını yazacak. Televizyonlarda Hakkı Devrim, Aydın Boysan, Tarık Minkari, Hıfzı Topuz gibi “baba”lar 1930’lu, 1940’lı yılların bayramlarını anlatacak.
Makaleler
Bahariye Sanat Merkezi kapanıyor. Ne zaman açılmıştı? 2008 de.. Bir yıl içinde pes yani… (Virgülü doğru yere siz koyun!)
Makaleler
Tiyatro sezonunun açılışıyla birlikte yazılarımın içeriğinde elbette değişiklik olacak… Şimdilik böyle… Tiyatro adına müthiş bir örgütlenme olacak ki hep sorardım “örgütlenme olsa ne iyi olur tiyatro adına” diye. Nedim Saban bu anlamda hakikaten mücadelesi takdire şayan bir abimiz ve tabii ki diğerleri…
Makaleler
Öncelikle şunu bilmenizi istedim; naçizane yazılarımın değil yorumlanması, okunması dahi beni müthiş gururlandırmakta ve kendimi önemli hissetmemi sağlamaktadır. Keza birçoğunuzun -artık- bildiği üzere; ben ne eleştirmen, ne de sanatçıyım. Sadece bir izleyiciyim.
Makaleler
Hayatta hep iyiler kazanıyor İyi yalancılar İyi dolancılar İyi talancılar İyi yağmacılar İyi sülükler
Makaleler
Günlerce düşünüyorum acaba bu konuda ben de mi açılsam yoksa içime kapanmaya devam mı etsem? Herkes bir şeyler yazdı ki tartışmak, yazmak, düşünmek, düşündürmek güzeldir… Fikir üretimi açısından… Başladım bile…
Makaleler
“Hepiniz milletvekili olabilirsiniz...Bakan olabilirsiniz...Hatta cumhurbaşkanı olabilrsiniz...Fakat sanatçı olamazsınız.” Mustafa Kemal ATATÜRK
Makaleler
Rastlantı mı, yazgı mı bilemem.Ama ikimiz de altı yaşındayken tüm zamanlarımızı altüst edecek, üstelik o yaşta bir çocuğun kaldıramayacağı kadar güçlü bir tutkuyla o 'tılsım'lı kadınlara bağlanmıştık.Can bir davette ansızın karşısına çıkan Nisa Serezli'ye, ben Şan Sineması'nda bir film afişinde gülümseyen Filiz Akın fotoğrafına.
Makaleler
“Umarım yazdıklarım genç sanatçıların işine yarar ve onlara bir yol gösterir. Önünde sonunda yıllarını sanatçı yetiştirmekle geçirmiş birinin deneyimlerinden yola çıkılarak yazılmış, hayatının büyük bir bölümünü bu işe vermiş birinin elinden çıkmış bir kitap bu... İşinize yaraması umuduyla...”
Makaleler
Bu yılın başlarında izlediğim Sonbahar filmi,(aynı zamanda memleket hasretimin tavan yaptığı zamandır.)politik sinemanın,nasıl bağırıp çağırmadan,yumuşacık bir duyguyla yapılabileceğini gösteren iyi,sıkı,zarif bir örneğidir…
Makaleler
AKM ÜZERİNE AFORİZMALAR ! YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN “AKM ÖZETİ” ! ATİLLA KOÇ : “-İNŞALLAH ENGEL OLANLAR OLMAZ !”
Makaleler
Latife Hanım’ın kız kardeşinin torunu Muammer Erboy, İzmir ilimizin Çeşme ilçesindeki evinde ağustos aylarında üç yıldır “Emre Elivar Geceleri” düzenliyor. Emre Elivar (1976), özellikle son iki yıldır yaptığı çıkışla klasik müzik camiasında kendisine çok sağlam yer edinmiş genç bir piyanistimiz.
Makaleler
Orhan Veli “Habire de yoksulluk anlatılmaz ki” ya da ona benzer bir şey söyler bir şiirinde. Ben de ciddi yazılardan sıkıldım. Size tiyatro kulislerinden iki fıkra derledim bu yazıda. İkisi de –büyük olasılıkla- kurmaca olsa gerek. Onun için peşinen söyleyeyim ; kimseciklerin alınmasına , gücenmesine , kızmasına gerek yok.
Makaleler
Farkında mısınız? Tiyatro, son yıllarda inanılmaz bir hızla gelişme göstererek; o eski, ciddi, biraz soğuk ve bilindik ambalajını üzerinden çıkartıp atmaya ve yeniliklere yelken açmaya karar vermiş gözüküyor. Gayet iyi de yapıyor bence…
Makaleler
Birkaç yıl önceydi. İkinci zil çalarken,ağır ağır kulisteki odasından çıktı.Bir an peşinden gitmeyi,hiç değilse sahneye girişini koridor aralığından izlemeyi düşündüm. Titriyordum. Kımıldayamadım yerimden. Dudaklarında sönen gülümseyiş yeniden alev alacaktı birazdan, biliyordum. Çok güzel, çok etkileyiciydi.
Makaleler
Son günlerde nedendir bilmem, en duygulu anlarıma Sema’nın sesi eşlik ediyor. Nedenini gerçekten bilmiyorum, ama ikide bir kendimi Sema’yı dinlerken yakalıyorum. Bunun nedeni ne? Vallahi bilmiyorum! Edindiğim Sema’nın “Echo II” albümündeki şarkılarının güzelliği ve etkileyiciliği mi, uzun süredir var olan “Sema alışkanlığım” mı, yoksa Sema’nın sesinin yüksek anlatım gücü mü bu halime neden, bilmiyorum, bilemiyorum!