İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Temmuz 2008

Makaleler

Tiyatro Eğitiminin Derhal YÖK'den Ayrılması ile Başlayabiliriz

Tiyatro Edebiyatı gelişmiş ülkelerde; dil zenginliğinden, coğrafyadan, demokrasiden, renkli toplumundan, tarihinden, dininden, kültüründen, insanlarının yaşam kalitesinden, pek çok özelliği sahneye taşımakta son derece başarılıdır. Bu başarı devamlılığı ve uyumu, yapıtların sahnelendiği sahne binalarından, oyun eleştirmenliği ya da dramaturjisine kadar her alanda fark edilmektedir. Ama her nedense bu topraklarda yaşayan bizler, tiyatro edebiyatımızda ve tiyatro eğitiminde, bir İngiliz, Fransız ya da Alman ekolü hayranlığı ile bir oyuncak gibi sırtımızdan kurulmaktayız...

Adnan Tönel ,

Röportajlar

Suna Pekuysal Söyleşisi - Tiyatro dışında yaşamım yok !

Tiyatrocuların günü algılayışları çoğunlukla hem gece hem de gündüz yaşadıkları için diğer insanlara göre biraz daha farklı mı olur? Bir tiyatrocunun gece hayatı fazla olmadığı için biz öyle çok yaşayamadık. Erken saatte, diyelim ki saat 10’da provaya girerdik, gece oyunumuzu oynardık; ertesi gün diğer piyesin provalarını yapmamız gerektiği için de fazla pek fazla gece hayatımız olamazdı. Biz onu daha çok tatil günlerinde kullanırdık. Çünkü kondisyonumuzun bir sporcu gibi çok düzenli olması gerekir; yemeğimiz, içmemiz, uykumuz son derece önemlidir. Çünkü sahne ayrı bir olay, bambaşka bir şey. Sahnede insan oyununu oynuyor, kendini kaptırıyor, kendinden çok şeyler veriyor, efor sarf ediyor, güç kullanıyor. Bunları korumak zorunda olduğumuz için ben hafta sonları gezerdim. .......

Moderator ,

Makaleler

Suna Pekuysal'ın Ardından..

Bugün tiyatro dünyası çok değerli bir sanatçısını kaybetti.. Biz de büyük sanatçının ardından bir hatıra sayfası açmak istedik. Suna Pekuysal ile ilgili anılarınızı, onun ölümünden sonra duyduğunuz üzüntüyü, başsağlığı mesajlarınızı yayınlayabileceğiniz bir bölüm... Suna Pekkuysal 'a Allah'tan rahmet, tüm tiyatro camiasına sabırlar diliyoruz..

Taziye Sayfası ,

Makaleler

Tiyatroculuk Oynamayın

Son günlerde heryerde tiyatrolar konuşuluyor, duyuyorum.. Kimi a tiyatrosunu konuşuyor, kimi b tiyatrosunu.. Biri başlıyor anlatmaya; biz çok iyi yapılandık, süper kadromuz var, bu sene çok iyi işler başarıcaz vs.. Diğeri lafını kesiyor; en iyi oyunları bu sene biz çıkarıcaz, bütün festivallere katılıcaz hatta tüm ödülleri biz alıcaz.. Peki soruyorum bu durumdan halkın ne çıkarı olucak?

Ulaş Tuzak ,

Makaleler

Tiyatro ve İstismarcılık

Merhaba biz yazarların her şeyi, velinimeti olan okuyucular… Bu yazı bu sitedeki ilk yazım. Bu yüzden her ne kadar sürç-i lisan edersek affola… Yazımın başlığını okuyanlar büyük ihtimalle, bu iki kelime arasında ilişki kuramadım veya ne alaka diye düşünmüşlerdir. Evet, haklısınız bu iki kelime asla birbiriyle ilişkilendirilemez. Sanat, istismarcılığa ve sömürgeye karşıdır. Sanatçı insan her zaman duygusaldır. İnsanların ezilmesine, istismar edilmesine göz yumamaz. Belki de bu yüzden zulümlere sömürülere karşı direnmeyi konu alan eserler oldukça sevildi ve dünya klasikleri arasında küçümsenemeyecek yerler aldılar. Peki, günümüzde tiyatro ile istismarcılığı karıştıran, tiyatroyu bir istismarcılık yöntemi olarak kullanan SANATÇILARA (tabiî ki sanatçı olmadıklarını hepimiz biliyoruz.) nasıl bir cevap vereceğiz.

İbrahim Kırbulut ,

Makaleler

Tiyatromuzda Amatörlük ve Profesyonellik

Geçmişe ve bugüne bakılacak olursa, tiyatro dünyamızda itici gücün amatör tiyatro olduğunu, gündemin profesyonellerden ziyade amatörlerce belirlendiğini söylemek yanlış bir saptama olmayacaktır. Bu durum ,giderek Profesyonel Tiyatro karşısında Amatör Tiyatro'nun güçlü bir seçenek olma görüntüsünü destekler niteliktedir. Doğrusunu söylemek gerekirse amatörlerin, profesyonellerden daha çok heyecanlı/canlı olduğu, bu işe kafa yorduğu, tartıştığı, ürettiği de bir gerçektir. Sanki "Amatör Tiyatro" bir boşluğu doldurmaktadır. Ortada doldurulacak bir boşluk var mıdır? "Amatör Tiyatro" bir "seçenek" midir? Profesyonel ve Amatör Tiyatroların işlevleri ne olmaldır? Konuyu daha da açarak tartışmak ; durumu saptamak; taşları yerine oturtmak gereklidir.

Melih Anık ,

Polemik

Laf -U Güzaf

“..Sahnedeki devinimi, bedensel şeması, “genelçekim” ekseni, tempo-ritim kavrayışı doğru dürüst ayırt edilemiyor… …Gereksiz edimler içerisinde (yüz hareketleri ve jestleri) bedene ve bunun sonucunda saptanan devinimler bütününe ilişkin görsel anlatımlılık olarak mimikleri hiç mi hiç yerine oturmuyor…

Engin Alkan ,

Polemik

Bir Boş Zaman Etkinliği: Yok Saymak

Bilenler bilir, bizim bir tiyatromuz var: KABARE DEV AYNASI Yedi yıldır perdeleri açıktır. Altı oyun oynadık. Daha nice altı oyunlar oynayacağız! Bizi sevenlerin haricinde tiryakilerimiz de az değildir. Kabareyi düzenli olarak yapan, bu türde ısrar eden ve soluğumuz yettiğince daha da edecek olan bir tiyatroyuz. ............... Göremeyen seyircilerimizin farkettiği tiyatromuzu, burunlarının dibinde olmamıza rağmen niye sebepsiz yere görmezden geldiler biliyor musunuz? Çünkü gönül gözleri kapalı! Çünkü, hiçe saymak , burun kıvırmak, yok saymak daha kolay!

Ali Erdoğan ,

Makaleler

Hadi Çaman'ı da Uğurladık

22 Eylül gecesi saat 21.00 de aldım Hadi Çaman’ın da aramızdan ayrıldığı haberini. Zaten beklediğim bir haberdi. Şaşırmadım, hatta sevindim bile diyebilirim. Çünkü o şekilde yaşamını sürdürmenin onu ne kadar acıttığının bilincindeydim. İlk tören ertesi gün büyük bir savaşım sonucunda Türk Tiyatrosu’na kazandırdığı Nişantaşı’ndaki salonunda yapılacaktı saat on birde. Sonra da bir çok sanatçı kardeşimizi uğurladığımız Teşvikiye Camii’nden gönderilecekti sonsuzluğa. “İyi ki İstanbul’dayım” diye düşündüm.

Tuncer Cücenoğlu ,

Eleştiriler

‘Allah beterinden saklasın’ dedirtecek bir çalışma: ‘IV. Murat’

Osmanlı tarihinin koyduğu yasaklarla çok tartışılan ve kendinden en çok söz ettiren padişahı hiç kuşkusuz IV . Murat'tır (1612-1640). Hunharca öldürülen ağabeyi Genç Osman'dan sonra kendisi de korku içinde öldürülmeyi beklerken, bir anda padişah olmuş, devletin sancılı bir döneminde tahta çıkmıştır. Aydınlar, askerler, kadın hanedanlar ve devlet eşkıyaları konumlarını kendi çıkarları için kullanırlarken, halk bu karmaşada ezilmiş, tepkisiz, önlemsiz IV. Murat ise halkı bu hale getirenlerin ekmeğine yağ sürecek bir tutum benimsemiştir. "Tebdil-i kıyafet" gezen IV . Murat, ülkesinin bu durumunu saptadıktan sonra, düzeni sağlamak için devlet eşkıyalarını, çıkarcı aydınları etkisiz hale getirmiş; kadın iktidarını ve askeri hâkimiyeti altına almış; içkiyi, tütünü yasaklamış; binlerce cana kıymıştır. Kıymasına kıymıştır, tamam da iş bir kere rayından çıkmıştır.

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

KÜÇÜK HIRSIZLAR VE ÇIKAR İLİŞKİLERİ İÇİNDEKİ SOSYETE: “LÜKÜS HAYAT”

“Şişli'de bir apartıman/yoksa eğer halin yaman/nikel-kübik mobilyalar,/duvarda yağlı boyalar//İki tane otomobil/biri açık, biri değil/aşçı, uşak, hizmetçiler/dolu mutfak, dolu kiler//Hanım gider, sen gidersin/gündüzleri çaydan çaya/gece olur, davetlisin/ya dineye ya baloya//Hey/lüküs hayat, lüküs hayat/bak keyfine yan gel de yat/ne güzel şey/oh ne rahat/yoktur eşin lüküs hayat//Yaz gelince adadasın/mayo giymiş kumlardasın/etrafında güzel kızlar/canın çeker, burnun sızlar//Hanım motorla dolaşır/hanım serbest, kim karışır/takarsın şeyleri bazı/dünya böyle sen de ol razı//Sen de kendi hesabına/topla akşam etrafına/sarıları, esmerleri/kır şampanya kadehleri//Hey/lüküs hayat, lüküs hayat/bak keyfine yan gel de yat/ne güzel şey,/oh ne rahat/yoktur eşin lüküs hayat.”

Üstün Akmen ,

Makaleler

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun

Bugün 8 Mart, Dünya Kadınlar Günü ! Ziyaretçilerimizden Kenan Yoleri 'nin birbirinden güzel 2 şiirini tüm kadınlara armağan ederek bu günü kutlamak istedik. Kenan Bey'e de güzel şiirlerini paylaştığı için çok teşekkür ederiz...

Kenan Yoleri ,

Eleştiriler

Bartu ve Esra’nın yükselişi; Deniz’in gelişi: ‘Şeylerin şekli’

Neil LaBute 1961 doğumlu Amerikalı film yönetmeni, senaryo ve oyun yazarı. Şimdilerde Akbank Sanat Yeni Kuşak Tiyatro yapımı olarak sahnelenmekte olan “Şeylerin Şekli-The Shape of Things” başlıklı oyunu, 2001 yılında ilk kez Londra’da sahnelenmiş. Günümüzün dört genç insanının aşk ve arkadaş ilişkilerinden yola çıkarak sanatın sınırlarını zorluyor, özellikle “enstalasyonu” inceden inceye makaraya alıyor.

Üstün Akmen ,

Makaleler

Çok Tesettür Ederim... Pardon Çok Teşekkür Ederim

Tiyatrocu vasıflı mıdır değil midir cinsinden cins bir konu atıldı ortaya. Cins cins gonuşmalar oldu bu gonuda. Ulan acaba ben bu gonu hakkında düşüncelerimi nerede dile getirebilirim ( Görünüşüm sizi yanıltmasın görüşüm insanlık için fevkalade faydalıdır. Para eder yanı ) diye düşünürken bu tiyatro sitesi ben rica edince ( biraz da site site) bana bu imkanı sağladı. Kendilerine çok tesettür ederim. Ah yine dilim sürçtü, çok teşekkür ederim.

Ali Erdoğan ,

Eleştiriler

Kara Kaplı – Tiyatro Yüzleşme

Benim de bir “ Kara Kaplı ” defterim var. İzlediğim ve oynadığım oyunları bu deftere yazıyorum, bu oyunlar hakkında küçük notlar tutuyorum: Bu tiyatro sezonunda yani ekim ayından bu yana 22 farklı oyun izlemişim, 2 ve 3 kere izlediğim oyunlarla toplam 30 kere de tiyatroya gitmişim… Musa Uzunlar’ın oyundaki Kara Kaplı sı benimkinden biraz farklı. Erkeklerin birlikte oldukları kadın sayısı 30u bulunca artık kadınların isimlerini ve özelliklerini yavaş yavaş unuturlarMIŞ, bu yüzden bir deftere not tutmaya başlarlarMIŞ. Jean Jacques ( Musa Uzunlar )134. kişiyi de deftere kaydetmiş bir avukat. Şık döşenmiş ve düzenli studyo tipi bir dairede yaşıyor. Hukuk bürosunda çalışan gerçek bir metropol insanı : iyi bir işi ve kariyeri var, akşam bir yerlere gidip birkaç kadeh içtiği ve sonra yeni bir bayan ile tanışıp birlikte olduğu düzenli bir sosyal yaşantısı var…

İsmail Can Törtop ,

Eleştiriler

Ödüle Değer Bir Oyun: Ödül

Geçen yıl bu zamanlar, sezonu yarıladığımız halde izlemeye değer oyunların pek az olması çok moralimi bozuyordu. Neyse ki sezonun ikinci yarısında arka arkaya güzel oyunların sahne alması moralimi düzeltmişti. Bu yıl sezon başladığından beri güzel oyun bombardımanına uğramış gibi her gün birbirinden güzel oyunlar izleme olanağı buluyorum. Dilerim bu da Türk Tiyatrosunun gelişmekte olduğunun bir göstergesidir. Dün öğleden sonra Öteki Hayatlar Tiyatrosunda izlediğim KIŞ MASALI adlı oyundan sonra akşamına izlediğim Liman Tiyatrosunun ÖDÜL adlı oyunu da sezonun seyredilmeye değer oyunlarından bir başkası.

Ahmet Kara ,