İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Ağustos 2008

Makaleler

CEZAEVİ… TİYATRO… UMUT VE ÖZGÜRLÜK… (3)

Güneş her sabah doğup yeryüzünü aydınlatırken, duvarların dışındaki insanlar sahne yıkmakta ve birbirini karanlığa itmekteydi; biz ise güneş girmeyen yerde, duvarların içinde, birbirimize ışık olup tiyatro yapmaktaydık. Yaklaşık iki aydır yapılan drama çalışmalarının ardından oyuncuların sahne çalışmalarına hazır olduğunu gözlemledim. Artık teknik olarak tiyatro çalışmanın zamanı gelmişti. Temel oyunculuk, sahne bilgisi, diksiyon, beden eğitimi ve yer yer kuramsal bilgiler… Bu bilgileri düzenli olarak yaptığımız dersler içinde sundum.

Kemal Oruç ,

Polemik

2.TÜRKİYE TİYATRO BULUŞMASI ARDINDAN

Bizler Antakya Belediye Şehir Tiyatrosu’nun ve (HASAD) Hatay Amatör Sanatçılar Derneği’nin kurucuları ve yönetmenleri olarak, birliğin dönem sözcüsü Orçun Masatçı’yla kontak kurup 2.buluşmaya gözlemci olarak katılmak istediğimizi söyledik.Ve bizi nezaketen misafir olarak davet ettiler.Bana da 2.gün “yerel yönetimlerle tiyatronun ilişkisi” adlı söyleşide yer verdiler.. 20 yıldır yerel yönetimlerle ilişkimiz olması nedeniyle çok sevinmiş ve kamp ortamını yaşayacağımız için çok mutlu olmuştuk. Ayrıca msn’deki iletiyi okuduğumuzda kendimizi hazırlamaya çalıştık. Otobüs biletimizi aldık,çarşaf ve terliklerimizi,şortlarımızı,gözlük ve şapkamızı unutmamaya çalıştık. Çünkü zırt pırt bir yerlere gidemiyorduk. Bu bizim için çok önemliydi. Ve bizim için Tiyatro bir yaşamdı çünkü… Ama gelin görün ki hayat sürprizlerle dolu…

M. Vejdi Koçak ,

Eleştiriler

Bodrum'da Magic Life tatil köyü ve köy'de Yeşil Kabare

Geçtiğimiz pazar günü akşamına kadar Halikarnassos’ta, yani Bodrum’daydım. İsa’dan çoook önce, taaa 484 yılında doğan ve “Tarihin Babası” olarak bilinen Herodotos’a göre Bodrum, yerleşim bölgesinde yer alan ilk kent. Karya ve Leleg’ler zamanında yerleşim alanı olarak kullanılmış, daha sonra Dor’lar bu bölgeye yerleşmişler ve Halikarnassos antik kenti doğmuş. Halikarnassos İsa’dan çoook önce, 386 yılında Persler’in egemenliği altına girmiş.

Üstün Akmen ,

Makaleler

Konservatuar Sınavları Öncesi

Konservatuvarların ve Güzel Sanatların Tiyatro bölümü sınavlarına şunun şurasında ne kaldı? Her yıl olduğu gibi şuan birçok kişi sınava hazırlanıyor ve belki de hepsi sınava girecek. Bu birçok kişinin düşünceleri birbirinden farklı değil! Hepsi de kazanacağından emin olmasa bile arzulu ve umutlu. Ben de bu sınav arifesinde bildiğim, gördüğüm birkaç düşünceyi sizle paylaşmak istedim.

Ali Çakır ,

Eleştiriler

Uçurtmanın kuyruğu – GUTOK

Bir bayram sabahı vefat ederek Türkiye’yi yasa boğan, Türk tiyatrosunun mihenk taşlarından biri olan usta sanatçı Savaş Dinçel’e ait ölümsüz eser, Gutok ( Gaziantep Üniversitesi Tiyatro Oyuncuları Kulübü ) tarafından geçtiğimiz günlerde AKM’de sahnelendi. Farklı bölümlerde okumalarına rağmen, sahneye çıkarak büyük cesaret gösteren bu öğrencileri, arkadaşları da yalnız bırakmayarak mutluluklarını paylaştı. Dersleri ve arkadaşlarıyla zaman geçirebilecekleri yerde, sahneye çıkarak ‘sahne tozunu’ yutmayı amaçlamışlar. Tiyatroya gönül vermiş birilerini görmek büyük mutluluk. Üstelik bunların öğrenci olması, tarifsiz bir duygu. İyi bir oyun sahnelemek ve merhum sanatçı Savaş Dinçel’e, saygıda kusur etmemek için verdikleri mücadele, takdire şayan. Amatör ruhla sahneye çıkan oyuncular, oyun boyunca bir an bile düşmeyen tempolarıyla, başarılı bir temsil ortaya koydular.

İhsan Ata ,

Eleştiriler

Şahane Düğün - Asuman Dabak Tiyatrosu

6. Kadıköy Tiyatro Festivali, Asuman Dabak Tiyatrosu’nun Şahane Düğün oyunu ile cuma akşamı bitti. Oyunların yarısından fazlasını takip etmiş bir tiyatrosever olarak 1 yıl sonra izleyeceğim oyunları şimdiden beklemeye başladım. Oyun ve festival hakkında detayları yazmadan önce Kadıköy Belediyesi’ne bu festival için teşekkürler ediyorum. Kapı önündeki kuyruğun her geçen gün artmasından seyircinin keyif alıyor olduğunu anlamak çok da zor değil. Biliyorum ki böylesine kalabalık ve ilgisini anında gösteren bir seyirciye karşı oynamak oyucular için de harika bir deneyim… Sonunda Belediye Başkanımız Sayın Selami Öztürk’ü de aramızda görebildik. Alkışlarla çıktığı sahnede park alanına cami yapılmak istendiğini hatırlatarak büyüttü aldığı alkışları. Elbette hakkıdır da, seçimler de yaklaşıyorken kendisinin üzerinde konuşmak istediği bu. Bir de biz tiyatroseverlerin konuşmak istedikleri var:

İsmail Can Törtop ,

Makaleler

Ali Poyrazoğlu, Koçum Benim ile kentten kente gidiyor

Ali Poyrazoğlu, daha 17 yaşındayken sahne tozu genzine kaçmış bir tiyatrocu. O gün bu gündür de, tiyatrocu deyimiyle “tahta”nın üstünde. Oynuyor, yönetiyor, çevirmenlik yapıyor, gençleri eğitiyor, filmler seslendiriyor, sesiyle reklamlara simge oluyor; güncel konular üzerine düşüncelerini, eleştirilerini, birikimini okurlarla paylaşmak amacıyla gazetede köşe yazısı yazıyor. * * * Bugünlerde, ülkemizin en eski kurumlarından Kâmil Koç Otobüsleri’nin “Koçum Benim” başlıklı sosyal sorumluluk projesinde yer almakta.

Üstün Akmen ,

Makaleler

Tiyatroda Akademinin Yeri

Tiyatro ile uzaktan yakından ilgilenen herkesin bildiği ve sürekli tartışılan bi konu var; Alaylı mı daha iyi? Okullu mu? Bence iş ne alay da ne okulda.. İşin kendisi yürektedir yürekte! Eğer isterse insan ta derinden, ona hiçbir kılavuz gerekmez.. Ama bu düşünceme eklemek istediğim bikaç şey var..

Ulaş Tuzak ,

Makaleler

AÇIK MESAJIM VAR GİTMESİ GEREKENLERE… VE ÜSTÜNE ALABİLENLERE…..

Tiyatro tiyatroculara karşı hala ayakta… Nasıl bir söz nasıl bir çaba… Evet…! Tiyatro tiyatrocu görünümündeki sanat yapıyorum budalalarına karşı ayakta. Tiyatro;sahneleri yıkılan bir yönetim şekline rağmen ayakta… Tiyatro;kendini oyuncu gibi hissedip sahneye çıkanlara karşı ayakta.. Tiyatro;adam kayırmalara,bunu da oynarsam tepki ne olurculara karşı ayakta.. Tiyatro;gişe kaygısıyla ‘’aman oyun çıksın para kazanalım’’zihniyetine rağmen ayakta.

Cihat Faruk Sevindik ,

Eleştiriler

Dilek Türker kırk üçüncü yılında ama pes etmiyor: "Var mı sın"

Profesyonel anlamda oyunculuk kendi özlemlerini, kendi varlığının anlamlama biçimini oluşturur denilir ve buna ancak yeteneğin olanak verdiği söylenir. Bence de öyledir ve hiç kuşkum yok ki oyuncu Dilek Türker bunlardan biridir. Kendini ifade etmek uğruna özlemlerini, kaygılarını, toplumumuzla ve dünyayla ilgili sevinçlerini seçmiştir. İşte bu nedenle, Dilek Türker’in insanı insan yapan bütün değerleri elittir.

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

Alkışlar eşliğinde Molieré’i sahneye gömerken ; "Hastalık Hastası"

Bu başlığı atmamın iki nedeni var. Birincisi malumunuz; Molieré hasta haliyle ''Hastalık Hastası'' adlı oyunda tüm ısrarlara rağmen (tiyatrosunu kurtarmak adına) oynaması ve akabinde öksürükle başlayan bir iç kanama yüzünden yarım saat sonra karısını bile göremeden oyun sonrası evinde ölmesi. İkinci nedeni ise, oyuna getirilen yorum. Molieré, eserlerinde tiplerden çok, olay dizileri üzerinde durmuştur. Ama her nedense, günümüzde olay dizisini bertaraf edip komediyi tiplerde arıyoruz. Molieré harekete dayalı komedi anlayışını yıktığı halde neden Farsa ihtiyaç duyulur anlamış değilim. Eğer bu güncelleme adı altında yapılıyorsa ya güncellemeyi yanlış anlıyoruz, yada yazara bir kastımız var.

İhsan Ata ,

Makaleler

Geleneksel Bağın Üzümü

Yeni hastalıklara eski reçetelerle çare bulunamaz elbette.Ama eskinin içinde size bugün ilaç gibi gelecek zenginlikler varsa ne yapacaksınız? Elinizin tersiyle itecek misiniz? Bugünün prospektüsünde eskiyle yeninin karışımından oluşmuş etkili ilaçlar olmamalı mı?.Ha , arife prospektüs gerekmez diyorsanız o başka tabi! Evrensel sorunları ele alıp işleyen klasikler, batının bugünün insanını avucunun içine alan çağdaş oyunları ülkemiz tiyatrosu için büyük zenginlik.Bunun tersini söylemek elbette ki bağnazlık.Ama şu da bir gerçek ki biz buram buram biz kokan geleneksel tiyatromuzu çok kıyıda köşede bıraktık.Onu attığımız yerden çıkarıp tozunu alsak, işimize yarar hale getirip bugünün bünyesine oturtsak fena mı olur?

Ali Erdoğan ,

Polemik

SAYIN İHSAN ATA’NIN “Sefalet içerisinde geçen 36 yıl: Bir Garip Orhan Veli” ADLI ELEŞTİRİSİNİN ELEŞTİRİSİ

Sayın İhsan Ata, Her ne kadar başlıktaki “eleştirisinin eleştirisi” söylemi, “suyunun suyu” gibi bir anlamı çağrıştırsa da, öncelikle buna takılmamanızı rica ediyorum sizden. “Tiyatro eleştirisi eleştirilemez” gibi bir kural olmadığına göre, eleştirime gerekli özeni göstereceğinizden kuşku duymuyorum ve bu eleştirinin hasmane bir tutumdan değil, iyi niyetli bir duygudan kaynaklandığını bilmenizi istiyorum. Eleştirimi bire bir sizin cümleleriniz üzerine kurmanın daha açıklayıcı, daha aydınlatıcı olacağı kanısındayım. İtalik ve koyu yazılmış cümleler size ait, diğerleri bana.

Yusuf Köksal ,