8 Mart Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun
Kenan Yoleri ,
Kaburga kemiğinden kadın
Evde çalışan, para kazanamayan köle, kadın
Fabrikada çalışan
Erkekle aynı işi yapan
Erkek kadar maaş alamayan kadın
Canı üreten kadın
Üretemeyince çorak gelin olan kadın
Canan kadın
Canı çıkası da kadın
Dünümüz kadın
Günümüz kadın
Yarının olması için yine kadın
Bizi biz
İnsanı insan
Sevdayı sevda
Damlayı derya yapan kadın
Şeytanın lanet dediği kadın
Meleğin hazret dediği kadın
Hazreti lanetin kin kustuğu kadın
Anam, kardeşim, yârim kadın
Atamı ata
Çocuğumu insan yapan kadın
Bedene can katan
İkinci yaratıcı kadın
Yeri geldiğinde değil
Canı istediğinde değil
Her zaman insan olan kadın
Ümmiye katlanan umma kadın
Namus denip eve kapatılanda
Hem fabrikada
Hem evde emek harcayanda kadın
Uçkura, zevklere kurban edilende kadın
Karnındakine yavrum diyende kadın
Yavrusunu gözünden sakınan da
Öpe koklaya büyüten de
Anayken aslan kesilen de
Huzurun, sanatın kaynağı kadın
Haremli yapılanda
İşveli yapılanda kadın
Tüm zamanlarda
Tüm mekânlar da
Horlanan, ezilen, dışlanan kadın
Batı bilimi tarafından yarı hayvan sayılanda kadın
Bilim adamını doğuranda kadın
Ey Tanrım
Sana baba der bu metrukler
Ey yoktan var eden
Amacımız ilhak
Haklıya hak sunmak
Varı insan eden kadın
Filozof tanrısının peşinde koştuğu da kadın.
Gâh inip yeryüzüne
Gâh çıkıp gökyüzüne
Seyreyleyen bilir kadın
Yer demir gök bakırda
Yeşil kubbede
Nevi şahsına münhasır kadın
Atama can katan kadın
Kemal’in askeri kadın
Ehlibeytime haydar kadın
Yeter yeter yeter bunca sustuğun…
Karalayan: Kenan YOLERİ
KADIN-lar dır BİZ olmadan bizim olan
Kadınlar
Boyadığımız gözlerinde, ölümleri süslü
Şefkat hatıralarımızın vazgeçilmez gerçeği
Ki kadınlar
En hayvan olduğumuz an
Hitleri ağlatan işkence tutsaklarımız
Zevk boşkunluğumuzun
Cinsellik abidesi
Analar
Diyarlar doğuran
Toprak parçası olmayan vatanlarımız
Bayanlar
Uçurumu, dağları sanat yapan bakışlar
Avratlar
Ataların söyleminde ben, benden öte biz…
Yok edilen geçmişte, seksi yapılan hanın efendiler
Asla efendi olmayan
Harem sofralarından farksız, tutsaklarımız…
Ne ölümü özletir oldu artık
Ne geçmişi
Ah ne büyük bir isyan, geçmişi olmayan
Beyhude
Gelinler
Doğurdukları çocukların elinde oyuncak
Pederlerin gölgesinde bile
Çatlayan ciğerine (çocuğuna)
Şefkat, sevgi, huzur olamayan
Dokunamayan
Her gün binlerce kere ölen
Kederini oğluna bile anlatamayan
Çocuk(çuk)lar elinde kaynana
Bir gün dahi anımsanmayan
Anılarını dahi satamayan…
Asla evleri olmayan kadınlar
Baba evinden koca evine sürülen
Genel evlerle anılan.
Bakire şeytan oğulların
Kininde sövme aracı
Analar, ebeler
Melekler…
Tanrısına ibadet için
Eve hapsedilen
Evde bile ibadeti huzursuz
Dönme dolaplara tutsak
Köle
Bir bir saymalıyız şimdi
Yaptığımız her yanlışı
Cinayetlerimizi
Yaptığımız gibi sıkılmadan
Kızarmadan yüzümüz
Asırların saymakta yetersiz kaldığı zulümleri
Ah nasıl nasılda
En küçük bir sözle ölümlerin içine attığımız, yaratıcılar
Uçkurumuzun kurbanı namuslar
Namussuzluğumuza adanmış ne kutsal kurbanlar
Ayaklarından yere zincirlenmiş
Kara çarşaf din sembolleri
Düşüncesiz kılınan sıkma başlar
Mankurtlar
İnsanlıktan soyutlandıkça dinden saydığımız
Dincilere kurban edilmiş kadınlarımız…
Hep ki yinede uslanmadan, hayvanca, usu kaldırılan
Uslanmışlarımız…
Hep geçmişe zincirlenmiş
Anısına hükmedilmiş
Tek satır kelam ettirilmemiş
Asla sevişememiş
Gerdekte kanı çarşaf çarşaf akıtılmış
Yedi düvele namus reklâmı edilmiş
Zenginliğimizin sembolü, gürbüzlerimiz
Siz vazgeçmediniz yinede
İnsan olmaktan
Biz erkekler vazgeçmedik
Geçmeyiz de
Güneşi balçıkla sıvamaktan
Altını çamura atmaktan
Yar bu ne büyük işkence
Yar ben ne uslanmaz bir ölümüm böyle
Senden gelen
Sana eziyetim yar
Kanser, verem
Parça parça cüzzam…
Kaç binyıl daha geçmeli
Kelimenin tam anlamıyla
Bir çocuk, bir ağabey, bir baba, eş olabilmemiz
Atatürk olabilmemiz için tekrar kaç yıl geçmeli
Can diyebilmek için
Gerçekten sevebilmemiz için bir kadını
…
Yazan: Kenan YOLERİ