İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Haziran 2008

Makaleler

Türkiye' de Sanat Yapılır mı?

Sözde sanatçıların sanatla ilgili sohbetlerinin sonu maalesef genellikle ''bu ülkede (Türkiye'de) sanat mı yapılır canım?'' diye biter. Benim bu cümleyi söyleyenlerden duyduğum açıklama ve çıkardığım sonuç şudur: "Ben bir sanatçıyım, çok iyi işler yapıyorum ama ne "devlet" ne de halk benim yaptıklarımı fark ve takdir etmiyor. Bundan dolayı bu ülkede sanat yapmaya değmez.”

Mert Urdal ,

Eleştiriler

Mehmet Baydur’un bozuk Türkiye'si : Kamyon

Yoldan çıkanların öyküsü. ‘‘Yerinden yurdundan edilmiş,köylerinden kasabalarından çeşitli yöntemlerle sürülmüş, büyük kente doğru itilmiş, oralarda çok kötü şartlar altında çalışmaya zorlanmış ve sonra hizmet ettikleri insanlar tarafından sürekli horlanmış insanlar var. Kentli olduğunu iddia eden zengin köylülerin küçümsediği, horladığı hamalları, kapıcıları, hizmetçileri,şoförleri, garsonları,işportacıların hikayesi. Bu bozuk ‘Kamyon’u Türkiye olarak algılayabiliriz. Gelip gelmeyeceği hatta kim olduğu bilinmeyen bir tamirciyi bekleyen insanları da Türkiyeli insanlar olarak görebiliriz. Pek yanlış bir yaklaşım değil. Keşke bütün mesele bu kadar olsa. Türkiye nüfusunun yarısı kentlerde, varoşlarda yaşıyor artık.’’

İhsan Ata ,

Makaleler

Tiyatro… Tekst Arayanlar… Sirkçiler…

Tiyatro eğlence yeri değil, büyükler mektebidir. Muhsin Ertuğrul “Türkiye… Tiyatro… Uyanmak” adlı makalemde “Komediyse gelirim.” diyen seyircilere ateş püskürmüştüm; oysa şimdi daha da kızgınım. Çünkü amatör ya da profesyonel olan ve bir oyun sahnelemek isteyenler, hem e- posta yoluyla hem telefonla arayarak hem de birebir görüşmelerde, “Komik olan oyun teksti önerir misiniz?” diyorlar! Üstelik siteleri ve e- posta gruplarını incelediğimde her yıl yüzlerce kişinin bu tür ilanlar bıraktığını gördüm.

Kemal Oruç ,

Eleştiriler

TARİHİN EN ÇARPICI DİLİYLE : SİYAH ÇORAPLILAR

Tarihin yazdığına göre Türklerin ilk futbol takımı, ilk Fenerbahçelilerin hikâyesidir. Bu takım, Osmanlı İmparatorluğu'nun çözülen ve dağılan yapısı içinde yaşayan Türkler için özgürlük, varlık ve kimlik arayışı olmuş aynı zamanda. İlk futbolcuların, Milli Mücadele'ye olan bağlılıklarını ve katkılarını anlatan oyun, bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, O'nu var edenlere yapılan saldırılara ibret verici bir yanıt niteliğindedir…Günümüzde milyarlarca insanı peşinden sürükleyen, hele ülkemizde çok ciddi gündemi bile bir anda değiştire bilen futbol kültürünün, masa, sandalye atmakla silahlı saldırılarla vs. nahoş olayları ile yüz yüze kalıp, yaşanan fanatizm ve holiganizmle yer yerde olsa karşı karşıyayız… Spor, futbol, oyun derken bambaşka bir sanayi gibi yükselip gitmekte… Bütün insani değerlerin önüne geçebilmekte. Yine günümüzde bunları yaşarken, Siyah Çoraplılar oyunu bize geçmişten çok önemli ve de değerli mesajlar veriyor.

İhsan Ata ,

Makaleler

BEN TİYATROCUYUM…HADİ YA..!

Tiyatro üzerine yazıyoruz,onun üzerine yaşıyoruz,onun için mücadele veriyoruz.Ama kaçımız;ya da bulunduğum çevreyi baz alarak kaçımız hangi inanç ve amaç uğruna tiyatro yapıyor.Belki de çoğu yapar gibi gördüğü şeyleri de tam anlamıyla yapamıyor. Çoğu ticari amaç güderek bazıları ise kendisini ispatlama amacında… Ukalalığı, bilmişliği, karşısında ki insanı yerin dibine sokup sokup çıkarmak onlar için toplumdan farklı olmak demek, onlara göre sanat yapıyorum demek. Tiyatro ne demek dediğinde ise suratına bön bön bakakalıyor toplumu aşağılayarak kendisini ispatlayan bay veya bayanlar.Anlaşılıyor ki kendisi ne yaptığını ne için yaptığını bilmediği ortaya çıkıyor.

Cihat Faruk Sevindik ,

Makaleler

Nereye Gittin Sarı Kız..?

Ayın en güzel battığı yerlerden biri olan Bodrum-Gümüşlük de, ayın bütün renkleri ve ihtişamıyla batışını, bir çizgi haline dönüşünü izliyorum. Seni düşünüyorum Ayça… Ayça,”ay yüzlü” demekmiş. Bu tamamen bir tesadüf mü bilmiyorum. Bilmeyi öteliyorum. Ay dağın arkasında kaybolurken, senin de aramızdan sessizce kaybolmana ağlıyorum. Ay battığı için göz yaşlarımı fark etmiyor…

Hülya Karakaş ,

Makaleler

Ordu’daki Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’nden izlenimler

Karadeniz Bölgesi’nin üçüncü büyük kenti Ordu’da düzenlenen “4. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali”nden döner dönmez, daha ayağımın tozuyla izlenimlerimi yazmaya oturdum. Oturmadan önce, işin neresinden başlasam diye bir süre kıvrandım. Görmeyeli beri, Atatürk’ün Ordu’yu ziyaretinde karaya ayak bastığı alanın çevre düzenlemesi, Seyit Torun başkanlığındaki Ordu Belediyesi’nce projelendirilerek yaşama kavuşturulmuştu. Kurtuluş Savaşı sırasında üstlendiği rol ile önemli bir geçmişi olan “Rusumat No. 4” gemisinin heykelinin de yer aldığı “İlk Adım Anıtı” ve çevre düzenlemesi tamamlanmıştı. Bülbül Deresi, gene Başkan Seyit Torun’un girişimleri sonucu ışıklı fıskiyeleriyle kente başka bir renk getirmişti...

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

PUSUDA-ÖÇ -Konya Devlet Tiyatrosu

SİZDE YENİ BİR TAT VAR MI? Sıkça işlenen konular, yeni bir eserle bir kez daha karşımıza çıktığında mutlaka farklı bir tadı ararız. Aynı masalı anlatan farklı kişiler farklı birer tat bırakırlar dinleyiciler üzerinde. Kimisini beğenir, kimisini beğenmeyiz. Ama biliriz ki tat alma beğenileri gelişmiş kişilerin önüne iyi hazırlanmış bir tadı koyduğumuzda mutlaka beğeneceklerdir. Pilavı her kes bilir. Fakat biliriz ki özellikle bazılarının pilav tadı aranır. Karşımıza çıkan farklı bir pilavı iyi mi, kötü mü anlarız. Çünkü pilavı atadan dededen biliriz .Bu konudaki tat alma beğenimiz gelişmiştir.

Ahmet Olcay ,

Eleştiriler

İki farklı çalışma: -Silinmiş Mesajlar- ve -Operation: Orfeo-

16. Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında 2000 yılında Zagreb’de kurulmuş olan BADco. yapımı “Silinmiş Mesajlar” başlıklı performansı/enstalasyonu da izledim. Grup, altı tiyatrocu/dansçıdan oluşuyordu ve alışılagelmiş tiyatro gösterilerinden çok farklıydı, hatta tiyatro değildi. İzlediğim, fiziksel tiyatronun bir uzantısıydı. İzleyici, performans mekanında özgürce dolaştı, interaktif gösterinin bir parçası oldu. Amaçlanan da esasen buydu.

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

Cesaret Ana ve Çocukları - Brecht'ten Sorular ile Eleştiri Denemesi

Semaver Kumpanya, Brecht'in "Cesaret Ana ve Çocukları"nı Uluslar arası 16.İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahneledi. Ey Seyirci ! Gel "Birlikte düşünelim." Oyunu seyrederken, ya da oyunu yeniden düşündüğünde şu sorular olsun aklında : ( Sorulara verdiğin cevaplar , oyunun eleştirisi olacak sonunda ! )

Melih Anık ,

Eleştiriler

Ardant’ın güzelliği tiyatro zevkini bastıramadı: Ölüm Hastalığı

Marguerite Duras’ın 1982 yılında yazdığı “Ölüm Hastalığı”nı (La Maladie de la Mort) yanılmıyorsam üç yıl önce okudum. Edebi anlamda bir anlatıydı. Bir yandan aşk, sevgi gibi bedeni aşan coşkular, diğer taraftan amacı, hedefi belli olmayan duygular vardı kitabın içinde, öte yandan modern zamanların parçalanmış kadın ve erkek bireylerinin onulması olanaksız yalnızlığı da yer alıyordu. İlkseldi ve çatısı modern biçimleri aynı anda kapsayabilen özelliklerle kurulmuştu. Destansı bir biçem içinde hedefi belirsiz ve sonsuz bir aşk anlatıyordu Duras.

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

43 yıl sonra aynı tablo! … 7 köpek

Bir kasabaya giden doktorun, çevresince farklı algılanışını ve sonunda katledilişini anlatan oyun, bitmek tükenmek bilmeyen nefret duygusunu, yargısız infazı, linç psikolojisini gözler önüne seriyor. ‘7. Köpek’in yönetmeni Bozdoğan, oyunun, toplumun, 'herkes böyle söylüyor’ cümlesinden yola çıkarak kanıt olmaksızın aslında suçsuz bir insanı ölüme kadar taşımasını anlattığını ifade ediyor.

İhsan Ata ,

Eleştiriler

Eimuntas Nekrosius, İstanbul’dan bir kez daha geçti: Faust

Eimuntas Nekrosius, tiyatro ve opera yorumlarıyla dünyaca tanınan önemli bir yönetmen. Hamlet, Macbeth, Othello, Üç Kız Kardeş gibi oyunları yıllardır repertuvarlardaki yerlerini koruyor. Nekrosius ve topluluğu Meno Fortas, ödüllü oyunları dört perde ve dört saatlik “Othello” ile 15. Uluslararası Tiyatro Festivali’nin de konuğu olmuştu. Nekrosius bu kere, 2007 yılında İtalya’da en başarılı yabancı oyun olarak Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği İtalya Merkezi’nce düzenlenen “Premio UBU-UBU Ödülü”nü alan “Faust” ile İstanbul’a geldi.

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

Kız Tavlama Sanatı

1964 Alabama-USA doğumlu Rebecca Gilman'ın 2000 yılında yayımlanan ve ilk kez 2001 yılında sahnelenen oyunu ,Seçil Honeywill çevirisi ve Mehmet Ergen rejisi ile İstanbul'un yeni tiyatro mekanı Talimhane Tiyatrosu'nda Uluslar arası 16.İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında seyirci ile buluştu.

Melih Anık ,

Makaleler

Emekleyerek Mücadele

Çocuktum daha hayatı yeni yeni kavramaya başladığım dönemlerdi .Taklitler ve çevremdeki insanların gülüşleri bana haz verirdi.Benim çocukluğumda kim o sıralar revaçta ise onların taklitleri yapardım.

Cihat Faruk Sevindik ,

Makaleler

21. YÜZYILIN OYUN YAZARI

Tiyatro.. İnsana insanı, insanca, insan için, insanla anlatma sanatının en güzel aracı.. Yaşamın her anını anlama ve anlatmada en etkili vasıta.. Güç.. Telkin edici.. Bu satırları okuyanların daha derin ifadelerle anlattıkları ve bildikleri tanımlamalarla zamanınızı çalmadan daha farklı boyuta getirmek istiyorum sohbetimi..

Rasim Aşın ,

Eleştiriler

İtalyanlardan Murathan Mungan yorumu: Geyikler Lanetler

Suyun toprağa değdiği yerde başlar bu efsane. / Kimi der: Bin yıl önce, / Kimi der: Efsunlu zamanlarda, / Kimi der: Geçenleyin/ Kimi der: Düşümde. / Sözün kısası: / İşte size seyirlik bir hikâye. / Öyle bir hikâye ki/ geyikleri ve lanetleri anlatır; / kaldırın geyikleri, kaldırın lanetleri / geriye hayatımız kalır. / Hayatımız dedikleri nedir ki zaten?” dizeleriyle başlayan “… Her oyun bir yazgıdır. / Herkes oyununda kendi yazgısını oynar; / ya da oyunu yazgısı olur diyelim

Üstün Akmen ,

Makaleler

Ekranlarda mankenler değil, oyuncular oynamalı..

Bir mankenin oyunculuk yapması, bir hristiyanın namaz kılması kadar garip ve saçma bir olaydır.. Oyunculuk saygı duyulması gereken bir meslektir ve kuralları vardır.. Enazından bu mesleğe yıllardır emek veren insanların hakkını yememek lazım..

Ulaş Tuzak ,

Makaleler

Adalet ve Tiyatro

Adil bir tiyatro dağılımı olmadıkça, biz her zaman Tiyatro Sorunları Başlığı adı altında, iki hasır, bir nargile alır, ücra bir Osmanlı kahvehanesinde oturup, tartışır ve hiçbir zaman bir çıkar yol bulamayacağımız kesindir. Adalet nedir; hakkın, hürriyetin, malın, mülkün, zevkin, neşenin vs. eşit bir şekilde paylaşılmasıdır…

Halis Tekel ,

Eleştiriler

Yönetmenin Seyirci ile Düellosu : FAUST

Dengesiz bir durum : Karşınızda bol ödüllü (Litvanya,Rusya,Polonya,Bosna Hersek'den ödül almış.), Eski Ahit'i bile sahnelemiş olan çok kültürlü bir yönetmen var. Kendisi Litvanya Tiyatrosunun Olimpus'u sayılıyor. Son ödülü 2007 de İtalya'dan almış. Yani meslek kariyeri zengin , kartviziti etkileyici. Seyirci "Beğenmeyip ne yapacaksın durumu"nda.

Melih Anık ,

Röportajlar

Söyleşi : Mahşer-i Cümbüş

Açık tribün taraftarı(*) (*)Mahşer-i Cümbüş Brecht tiyatronun ilk işlevinin eğlendirmek olduğunu söylüyor. Bir tiyatro ki güldürmez, ben o tiyatroya güler, geçerim diyor. Aslında bir nebze doğru bir bakış açısı ama kişiden kişiye değişen bir bakış. Tiyatro çağımızda hala oturtulmamışken karşımıza cumartesi geceleri bizleri uykusuz bırakan bu altı kişi çıkıyor. Acaba kimdi bunlar, acaba kimdi bizlere gülmeyi tekrar hatırlatan..

Tolga Kayasu - İrem Çenbertaş ,

Eleştiriler

Var Olma Savaşı İçerisinde, Yok Olanların Hikayesi; Hiç Bir Şey

‘‘Hiçbir şeyi’’ oynamamak, onlara ‘’hiçbir şeyi’’ kaybettirmez! Bir ofis düşünün! Pencereden görünen gökdelenlerle, elit bir yerde olduğu belli edilen bir ofis. Bu ofiste işler iyi gitmiyor. Hiç beklenmeyen bir anda bir kadın gelir.Daha önce beraber çalıştığı, sonra aynı yatağı paylaştığı için hamile kalan ve 10.000 $ ını da almak için bir borsacıyla görüşür. İnsanın zihnini patlatan,sonunun farklı olabileceğini düşündüren,ama değişim göster(e)meyen zayıf bir metinle karşı karşıyayım.

İhsan Ata ,

Makaleler

POPÜLERİN KÜLTÜRÜ- VE TİYATRO

Katıldığım konferansın birinde, ülkemizin üniversitelerinin birinin Sahne Sanatları bölüm başkanının ağzından duyduğum; ancak inatla kulaklarıma inanmak istemediğim şu cümle, akılları karıştırır mı bilmem: “Dizi piyasasının yüzde sekseni bizim elimizde”… Görünüşte masum olan bu söylem üzerinde biraz durmak gerekir.

Boran Doğan ,

Makaleler

Sudan Bir Yazı

Ezelden beri , yetkililerimiz halkın sağlığını tehdit eden toplu salgınlar karşısında tedbir almak yerine, çareyi olayı inkar etmekte buluyorlar...Sorun inkar edilince çaresi de ihmal edildiğinden basit yaralarımız kangrene dönüşüyor... Halkın gözünü açacağına gözünü boya...Parola bu! En son güzide bir şehrimizin insanları, içme suyundan kaptıkları bir virüsten hasta olup yatağa düştüler.

Ali Erdoğan ,

Eleştiriler

Caligula… Kurtlar Vadisi Roma'da ..

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenen Caligula'yı Uluslararası 16.İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Ahmet Mümtaz Taylan'ın rejisi ile seyrettik. Oyun hakkında daha önce gazete ve dergilerde saygın isimler tarafından eleştiriler yayımlandı. Bu nedenle bu yazıyı , Caligula oyunu ile nasıl bir olanağın kaçırılmış olduğu üzerine bir deneme gibi görmek doğru olacaktır.

Melih Anık ,

Eleştiriler

Vicdanın geldiği an: Kaygıların Yürürlükten Kaldırılması

16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında seyirciyle buluşan oyunlardan biri de, Türkiye’deki temsillerin ardından Fransa’da Avignon Festivali’ne giden “Kaygıların Yürürlükten Kaldırılması (De L’Abolition Des Tracas)” idi. İstanbul`da doğan ve tiyatro çalışmalarını Türkiye ve Fransa’da sürdüren Lulu Menase’nin lise döneminde tiyatroya ilgi duymaya başladığını, eğitimini Paris Sorbonne Üniversitesi Tiyatro Bölümü’nde yaptığını, sanatçı Peter Brook ve Royal Shakespeare Company üzerine tezleri bulunduğunu oyuna gitmeden öğrenmiştim.

Üstün Akmen ,

Röportajlar

Röportaj : Yiğit Güralp

ÖSS sorularını çalmışlar!!! Tabi ilk duyduğumuzda oldukça garipsediğimiz bir laf..Yok artık filmlerde olur değimiz türden bir bakış. Evet filmler de olmuştu....Çok yazılan çizilen Türk sineması için dönüm noktası denilen bir film di acaba sadece seyirciler için mi??? O zamanlar daha duyulmamış ama bu filmle birlikte özdeşlenen bir isim vardı arkada Yiğit Güralp... Sınav mı onu duyurmuştu , yoksa omu Sınav’ı duyurmuştu o tartışılır ama senaristimiz için bir dönüm noktası olduğu kesin.Senaristimiz sadece Sınavla mı duyulmuştu? Hayır tabiî ki de.Son zamanlarda gençliğin Perşembe akşamları televizyona kitleyen bir diziydi Kavak Yelleri...İnsan yaptığı işlerle kendini yansıtırmış derler.Değişik bir yaşam , çok başarılı eserler.Karşımızda genç bir senarist ve biz.Ortaya çıkan röportaj ise karşınız da..

Tolga Kayasu - İrem Çenbertaş ,

Makaleler

İzmir Tiyatro İzmir Tiyatro İzmir

Neden böyle bir başlık attım sizce? Çünkü Tiyatro denilince akla İzmir, İzmir denilince akla tiyatro gelsin diye.. Ben İstiyorum ve diliyorum ki, İzmir Türk tiyatrosuna yön veren bir şehir olsun.. Bunun için durmadan gece gündüz çalışıyoruz..

Ulaş Tuzak ,

Eleştiriler

Hastalık Hastası - Diyarbakır Devlet Tiyatrosu

Diyarbakır Devlet Tiyatrosunca sahnelenen Hastalık Hastası'nın,bize yeni ufuklar açmasını beklerken,devlet tiyatrolarının düştüğü hastalığı bir kez daha gösterdi. Klasik dönem oyunu izlemeye gelen biz Antepli izleyiciler, ne yazık hayal kırıklığına uğradık.Oysa daha oyun başlamadan dış kapı önünde oyuncuların oyun kostümleriyle sundukları danslarla heyecanlanmıştık.Danslar,daha bizi dış kapıda klasik dönem ve Moliere'in yarattığı atmosfere çekti.Koltuklarımıza oturduğumuzda sabırsızlandık.Oyun başladığında dışarıda yaratılan güzelim atmosferin dağılmaya,bulanmaya,kirlenmeye başladığını gördük.

Ahmet Olcay ,

Kaynak

SEYİRCİSİ HALK OLAN TİYATRO 1

Hemen başlamak gerekiyor.İşin bir yerinden başlamak.Girizgahı fazla uzun tutupda okuyucuyu sıkmak istemiyorum.Yazımında başlığından anlaşılacağı üzere ‘’seyircisi halk olan tiyatro’’ne demektir.

Cihat Faruk Sevindik ,

Eleştiriler

Emre Koyuncuoğlu’ndan sonsuz bir şimdi oyunu: Irk Bitig

Nejat Birecik‘in genel sanat yönetmenliğindeki Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, kurumsal alanda Türk tiyatrosuna yeni dinamikler kazandırmayı, örnek oluşturmayı öncelikli hedef olarak gördüğünün kanıtı olarak, 16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali’nde Emre Koyuncuoğlu’nun oyunlaştırdığı ve yönettiği “Irk Bitig”in prömiyerini yaptı.

Üstün Akmen ,

Makaleler

Euro Ya Kulum..

Bildiğiniz gibi gündemimizi bir taraftan eurovision bir taraftan euro 2008 futbol şampiyonası oluşturmakta.. Bir de tabi ki yıllardır 'european comunity' yani bildiğiniz avrupa birliği.. Biz niye bu kadar euro delisi olduk anlamadım, anlamıyorum, heralde bundan sonra da anlayamayacağım?? Bir anlayan varsa bana anlatsın lütfen..

Ulaş Tuzak ,

Kaynak

Ama gene de herkes sevdiğini öldürür (Oscar Wilde)

Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde 16 Ekim 1854’de doğdu, 30 Kasım 1900’de öldü. İrlandalı bir oyun yazarı, romancı, kısa öykücü ve şairdi. İğneleyici esprileri dolayısıyla geç Victoria döneminin en başarılı ve ünlü yazarlarındandı. Bir dava sonucu homoseksüellik ve ahlaksızlıktan suçlu bulununca büyük bir düşüş yaşadı ve doğduğu ortamla tam bir zıtlık içindeki fakir bir otel odasında öldü.

Cihat Faruk Sevindik ,

Eleştiriler

TİYATRO MERDİVEN’İN “HIYARAPOL” OYUNUNUN ELEŞTİRİ VE İNCELEMESİ !

KAPALI VE ÖRTÜK BİR OYUN ! "Hıyarapol" için neler söyleyebilir , neler yazabilirim ? Her şeyden önce bu oyun , kolay oyun sevenler için değil diyebilirim. Kapalı , örtük , keşfedilmeye ihtiyaç duyan bir yapısı var. Çağrışımlarla ve sezgilerle anlamlandırılmaya açık bir biçem tercih edilmiş. "Kör gözüm parmağına" denli açık biçeme alışkın seyirciler için "zor oyun" denilebilecek bir proje.

Savaş Aykılıç ,

Eleştiriler

YILDIZLARIN BULUŞTUĞU GECE : GECE MEVSİMİ

Mevsimi, İrlanda’nın küçük bir şehrinde yaşayan bir ailenin, Çehov tadındaki öyküsüdür. Sessizce acı çeken insanlar üstüne bir oyun. Birbirinden ayrı düşmüş, birbirine dokunamayan, insanlar üstüne bir oyun. Kendi yalnızlıklarının soğukluğunda yanan insanlar üstüne bir oyun. Ama öyle bir ateş var ki içimizde, oyunda ocağın ateşiyle simgelenen, o bütün bu soğukluğa bu geceye rağmen, bizim birbirimize sokulmamıza, ileriye doğru umut beslememize neden olan bir insanı sıcaklık var hayatımızda.

İhsan Ata ,

Eleştiriler

Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda Yücel Erten imzası: Deli Dumrul

Deli Dumrul isminde bir er vardır. Kuru bir çayın üstüne köprü yaptırmıştır. Geçeninden 30 akçe, geçmeyeninden döve döve 40 akçe alır. Bir gün köprüsünün yanına bir bölük oba yerleşir. Bu obada bir yiğit ölür ve feryatlar üzerine Deli Dumrul atıyla olay mahalline gelir. Feryatların nedenini sorar bir yiğidin öldüğünü öğrenir. Azrail’e kızar ona meydan okur. Onunla dövüşmek için Allah’a yalvarır. Sonra evine döner. Gel zaman, git zaman Deli Dumrul bir toy düzenler ve bu toya Azrail de gelir. Deli Dumrul ilk başta direnir, Azrail ise ona bir can bulursa yaşamasına izin vereceğini söyler. Deli Dumrul annesine ve babasına gider ama onlar canlarını vermezler. Başka can bulamadığı için karısına gider...

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

İtalyan- Geyikler Lanetler ile Tiyatro Gecesi

16.Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Arca Azzurra Teatro'nun sunduğu Geyikler Lanetler, tiyatro seyircisinin büyük iltifatına(!) mazhar oldu. Tiyatronun profesyoneli,amatörü; "Ben ordaydım"cı, "Dostlar beni görsün"cü, İtalyancı, "Ben bu gurubu yerinde seyrettim"ci dahil nerdeyse herkes Atatürk Kültür Merkezi'ndeydi.

Melih Anık ,

Kaynak

1970-1973 Dönemi Yazarları ve Ele Aldıkları Konular

Bu yazımızda Cumhuriyet dönemi Türk Tiyatrosu’nda son üç yıl 1960’ların bir uzantısı olmakla birlikte,yeni yazarlar getirmiş,üç yıl içinde hem nitelikçi,hem sayıca çok önemli oyunlar yazılıp sahnelenmiştir.Sayı çokluğunu göstermek için,bu üç yıl içinde on yıllık 1940-1950 döneminden daha çok oyun yazılıp oynanmış olduğunu söyleyebiliriz…

Cihat Faruk Sevindik ,

Eleştiriler

Leonce ile Lena: Entelektüel Atraksiyon - Festivallik Oyun

Tiyatro Oyunevi , 16. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Georg Büchner'in Leonce ile Lena isimli oyununu sundu. Bu oyun üzerine yazılacak eleştirilerin neye yarayacağını merak ediyoruz. Oyunu seyretmeden önce bilgilenmek isteyenler için yeni bir fırsat çıkacağını ummuyoruz. Zira Festival kapsamında sergilenen oyun, önümüzdeki aylarda yurt dışı festivallere(mesela varsa Büchner Vakfı tarafından) davet edilebilir, AB fonlarından desteklenebilir, hatta bazısından "Dünyada böylesi de yapılıyor" diye ödül de alabilir ama Türkiye'deki seyirci ile buluşur mu kuşkuluyuz.

Melih Anık ,

Röportajlar

MEHMET ERGEN İLE YAZARLIK YÖNETMENLİK VE OYUNCULUK ÜZERİNE… !

Bahçelievler Belediyesi'nin bu yıl 10-20 Mayıs arasında gerçekleşen Tiyatro Festivalinin son gününde son konuk Mehmet Ergen idi. Aynı saatlerde AKM Büyük Salon'da oynanan “Bir Şehnaz Oyun” oyununda Sahne Amiri olarak görevli olduğum için Mehmet Ergen'in söyleşi ve atölye çalışmasına katılamamıştım. Neyse ki bu etkinliğin CD'si elime ulaştı da ben de araya giren babamın bypass ameliyatından hemen sonra bu aşağıdaki özeti sizlere aktarma olanağı bulabildim.

Savaş Aykılıç ,

Makaleler

Özdemir Abi’ye Mektuplar: Afife Ödülleri, Tiyatroya Zarar Vermeye Mi Başladı?

Özdemir Abicim Merhaba! Yahu o gün nasıl üzüldüm, nasıl üzüldüm bilemezsin. Aksilik işte! Antalya’daki Akdeniz Üniversitesi’nin misafirhanesinin lobisinde üç dakika beraber olabildik. Sen yeni gelmiştin, bense Konya Devlet Tiyatrosu’nun hem 10. kuruluş yılını Müdire Tomris Çetinel nezdinde kutlamak, hem de bu yıl ilk kez düzenlenen “Bin Nefes, Bir Ses-Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali”nin açılışına katılmak, festival çerçevesindeki oyunlardan kimilerini izleyebilmek üzere yola çıkmak üzereydim. Neyse! Bir dahaki sefere…

Üstün Akmen ,

Makaleler

Sergi Sorgu

Boş bir galeri, duvarlarda üzerinde tablo baskılı tişörtleri bulunan insanlar durmakta, orta kısımlarda ise heykel gibi duran yüzleri mermer makyajlı oyuncular. Seyirciler galeriyi ziyarete gelmiş konuklar gibi düşünülecek (gerçek bir galeride sergilenecek) Bir süre sonra önce heykeller canlanıp galeri içinde dolaşmaya başlayacaklar tabloların karşısına geçip yorumlar yapacaklar.

Erdinç Yapan ,

Makaleler

Antalya ve Konya' dan Festival İzlenimleri

Antalya’da, “Akdeniz Üniversitesi II. Amatör Tiyatrolar Festivali”nde genç tiyatrocuların ilgisiyle sarmalanmış günler geçirirken, tiyatronun ortaçağ dışında tarihin hiçbir döneminde yöneticiler için önemsiz olmadığını düşünüp durdum. Günümüzde yöneticiler tiyatroya karşı nasıl oluyordu da bu denli vurdumduymaz olabiliyor, tiyatronun eğitimsel işlevini nasıl oluyor da böylesine savsaklıyor, birçok ülkede çeşitli ödenekli tiyatro kuruluşlarının eğitim bakanlıklarına bağlı çalıştıklarını nasıl oluyor da bilmezden geliyor, düşündüm düşündüm şaştım.

Üstün Akmen ,

Makaleler

Trabzon 9. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali izlenimleri (2)

“9. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali” sırasında, akşamlardan bir akşam da ünlü Oyuncu-Yönetmen Murat Atak’ın yönetip sunduğu Kanal B yapımı “Atölye” programına canlı yayın konuğu olarak katıldım. Programın önceki bölümündeki konuk ülkelerin temsilcilerinin, anlaşılabilir olmak adına daha ziyade sözsüz oyunla festivale katılmak yolundaki düşüncelerini kınadım; tiyatronun ayna görevinden, insanı insana anlatmak özelliğinden söz ederek tiyatronun dini, dili, mezhebi, ırkı olmadığını söyledim.

Üstün Akmen ,

Eleştiriler

Daire 4 - Gaziantep STO

Tiyatronun o realitesini, yaşanmışlığını, renklerini ve büyük üstatlarını teker teker yitirip yerini televizyon ve sinemanın soğuk iletişimine ve sahte renklerine bıraktığı biz zamanın tam içerisindeyiz. Shakespeare in dediği “Tiyatro hayatın ta kendisi, hayat sahnede…” sözünün ilk kısmını uyguladığımız, sokakta herkesin rol yaptığı ve kendisi gibi davranmayarak işini yürüttüğü, insanların bırakın sahneye çıkıp tiyatro adına bir şeyler yapmayı, evlerinden kalkıp tiyatro salonlarına dahi gitmeye üşendiği bir devirdeyiz. Tiyatromuzun geleceği için endişeliyim.

Ümit Söğüt ,

Makaleler

Trabzon 9. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali izlenimleri

Devlet Tiyatroları’nın, Trabzon Devlet Tiyatrosu ev sahipliğinde düzenlediği “9. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali” başladı. Festivale Moldova, Bulgaristan, Ermenistan, İtalya, İsviçre, Rusya, Azerbaycan, Romanya, İran ve Yunanistan’dan gelen tiyatrolar ve sanatçıları katılmakta.

Üstün Akmen ,

Polemik

Selçuk Uluergüven'den Kamuoyuna Açık Mektup

Sayın Raşit Çelikezer, Turgay Nar, Refik Erduran,Lemi Bilgin, “Özel Tiyatrolara Devlet Desteği” kurulunun sanatçı üyeleri! 47 yıllık bir Tiyatro Sanatçısını görmezden gelmeyi başardığınız için sizi kutlarım. Tiyatro tarihine isimleriniz kara bir leke olarak geçecektir. Bugün o kurula seçiliyorsanız benim ve benim kuşağımın bu ülkede verdiği tiyatro mücadelesinin sonucudur.

Selçuk Uluergüven ,

Polemik

Bu Ülkede Tiyatro Salonu Açmak Suç Mu?

Bir süre önce Kadıköy Bahariye'de kapanan Broadway Sinemasını, büyük özveri ve imkansızlıklar içinde 3 aylık bir tadilat sonrası "Tiyatro" salonuna çevirdik. Bahariye Sanat Merkezi adıyla 27 Ekim'de açtık. Yetişkin oyunları, çocuk oyunları, kukla, illüzyon, müzik dinletileri vb etkinliklerle burayı, sanatseverlerin uğrak mekanı haline getirmek istiyoruz. Eskiden, Kültür Bakanlığının salon yardımı vardı. Salon yapanlara destek olunurdu. 2 sene önce (bu hükümet döneminde) bu yardım kaldırıldı. Bildiğiniz gibi özel tiyatrolara yardım da kaldırılacaktı fakat çok tantana kopunca kaldırılamadı. Bu seneki yardım kararı açıklandı. 51 tiyatroya irili ufaklı yardım yapılmış. İstanbul gibi salonların, akıbeti meçhul şekilde yıkıldığı bir kente salon kazandıran bizlere ise "bir bardak soğuk su" uygun görülmüş.

Emre Uluergüven ,

Eleştiriler

Dinmeyen Alkışlar - İstanbul Şehir Tiyatroları

Gülsün Siren Kıral’ın yazıp Engin Gürmen’in yönettiği Dinmeyen Alkışlar’da Erkan Sever,Cahide’nin ilk eşi ve en yakın arkadaşını,Aziz Sarvan başrejisörü,Defne Gürmen Üstün oyuncu kadını,Enes Mazak kuaför ve barmeni,Melike Altınbaran Madam Fegara’yı,Cem Uras Cahide’ye platonik aşık bir gazeteciyi,Emre Narcı fabrikatör eşi canlandırmaktadır. Cahide rolünde Aslı Seçkin gayet başarılı,kendini rolle bütünleştirmiş.Belki daha havalı bir Cahide bekleyebilir seyirci ama selamlamada bile Cahide olarak karşımıza çıkan Aslı Seçkin iz bırakıyor seyircide.

Ayşe Müge Gerdan ,

Makaleler

Nerde Hani?

Eskiden bayramlarda el öpmeye gittiğimizde, büyüklerimiz bize zorla gülsuyu şerbeti içirirlerken, nefesimizi tuttuğumuzda kusmamak için hani, onlar da bize zorla şeker bayramı muhabbeti yaparlarken, başbakan bu bayramın adını değiştirmeden hani, bayram harçlığımızla, bayram sezona denk gelirse hani, hangi tiyatroya koşacağımızı bilemezdik...

Nedim Saban ,

Eleştiriler

KAFKAS TEBEŞİR DAİRESİ- Erzurum Devlet Tiyatrosu

Bin İyi Kitabı Bir Eserde Toplamak Kafkas Tebeşir Dairesi, hayatın tümünü anlamak isteyenlerin sıkıntılarını gidermeye yardımcı oluyor.Bu konuda söylediği çok şey var. Sadece dekoru izlemek bile bize yeni ufuklar açmaya yetiyor. Dekor tek başına bir oyun, bir oyuncu gibi. Dekorun anlattıkları hayatı anlamamıza yardımcı oluyor.

Ahmet Olcay ,

Eleştiriler

İstanbul Devlet Tiyatrosu’nda Metin Belgin resitali: ‘Kontrabas’

Onun hırçın, akıldan kolay çıkmayan, tehdit edici, yankılanan sesini bilirdim. 1760’tan önce, genellikle viyolonsel bölümünü iki katına çıkarmak için kullanıldığını da… Kulaklarım, onca yaylı çalgı arasında, o derin mi derin sesi hemen alır, algılar. Koyu renkli kalın ses tonu, müzik yapıtına perspektif kazandırır, hatta müziğin temelini oluşturur. Caz topluluklarında ritmi belirler, yürütür. Meğer, böyle değilmiş kazın ayağı! Hiç böyle değilmiş. Geçenlerde, İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı “Kontrabas-Das Kontrabass”ı izledikten sonra, Allah sizi inandırsın başımı iki elimin arasına alıp; “Vay be” dedim, “meğer neymiş!”

Üstün Akmen ,

Makaleler

Tiyatro Patlamış… Duyan var mı?

Son zamanlarda çeşitli medya kuruluşlarında “Tiyatro patladı”. “Tiyatro Altın Çağına geri dönüyor” gibi haberler yer aldı. Bazı oyuncu ve yönetmenlerle bu konuda yapılan söyleşilere yer verildi. Sanatçılarda bu durumdan çok hoşnut olduklarını ifade ettiler. Bu konunun çok farklı açılımları var öncelikle gidişattan memnun olanlar zaten yıllardır bu işin içinde yer alan ve aynı zamanda televizyonla beraber popülerlikleri artan isimler. Bazı oyunlara mayısa kadar yer kalmamış olmasının temelinde yatan zaten o oyunlardaki ünlü! Olgusu...

Serkan Fırtına ,