Tiyatro ve İstismarcılık
Merhaba biz yazarların her şeyi, velinimeti olan okuyucular… Bu yazı bu sitedeki ilk yazım. Bu yüzden her ne kadar sürç-i lisan edersek affola… Yazımın başlığını okuyanlar büyük ihtimalle, bu iki kelime arasında ilişki kuramadım veya ne alaka diye düşünmüşlerdir. Evet, haklısınız bu iki kelime asla birbiriyle ilişkilendirilemez. Sanat, istismarcılığa ve sömürgeye karşıdır. Sanatçı insan her zaman duygusaldır. İnsanların ezilmesine, istismar edilmesine göz yumamaz. Belki de bu yüzden zulümlere sömürülere karşı direnmeyi konu alan eserler oldukça sevildi ve dünya klasikleri arasında küçümsenemeyecek yerler aldılar. Peki, günümüzde tiyatro ile istismarcılığı karıştıran, tiyatroyu bir istismarcılık yöntemi olarak kullanan SANATÇILARA (tabiî ki sanatçı olmadıklarını hepimiz biliyoruz.) nasıl bir cevap vereceğiz. Ben bu yazımda istismarcılara gereken cevabı dilim döndüğünce vermeye çalışacağım. Umarım yerine ulaşır…
Hemen her ilimizde devlet tiyatroları, en azından şehir tiyatroları var. Ben kendi yaşadığım yerden bahsedeyim yani Şanlıurfa’dan. İlimizde Şanlıurfa Belediyesi’nin katkılarıyla 2005 yılında kurulmuş olan Şanlıurfa Belediyesi Şehir Tiyatrosu var. Ve her cumartesi öğleden sonra saat 1’de çocuklara yönelik oyunlar (eğitici çocuk oyunları) akşam saat 7’de ise yetişkinlere yönelik çoğu devlet tiyatrolarınca sahnelenmiş oyunlar oynanıyor. Bu işin en güzel ve mutlu edici tarafı ise tüm bu oyunlar belediye şehir tiyatrosu tarafından ücretsiz olarak sahneleniyor. Ve yetişkin oyunlarında gerçekten çok büyük bir kitleye ulaşılıyor ve halkın istediğini veriyor. Fakat beni üzen çocuk oyunlarının yeterince ilgi görmemesidir. Bunun sebebi çocuklarımızın tiyatroyu sevmemesi değil. Velilerimizin ve yetkililerimizin sorumsuzluğu.
Şöyle ki; çocuklarımız her hafta sonu ücretsiz olarak sahnelenen oyunlara getirilmiyor. Ancak il dışından gelen ve tiyatroyla uzaktan yakından alakası olmayan insanlar okullarda küçücük çocukların en az üç ders saatlerini harcayıp tiyatro demeye bin şahit gerektiren palyaço gösterileri ve bunun gibi bir takım saçmalıkları izletip ceplerindeki 2–3 Ytl yemek parasına el koyulmasına seyirci kalınıyor. Buradan önce öğretmen ve idarecilere nasihatte bulunacağım... Tamam, belki haklısınız, güzel bir davranış, çocuklarımız sanatla tanışıyor. Bu çok güzel. Fakat çocuklarımızın ceplerindeki okul harçlıklarını o istismarcılara yedirip, çocukları derslerinden alıkoymak ne kadar doğru. Bunu, onları hafta sonu belediye şehir tiyatrosunun oyunlarına getirerek daha doğru bir şekilde yapmış olursunuz. Çünkü hem belediye şehir tiyatrosunun sahnelediği oyunlar belli bir seviyeye sahip olup birçoğu devlet tiyatrolarınca sahnelenmiş oyunlardır. (yani istismarcıların oynadığı oyun müsvetteleri gibi değil anlayacağınız.). Böylece hem çocuklarımız derslerinden geri kalmış olmazlar hem de paraları ceplerinde kalır. Ayrıca çocukları bu tür oyunlara götürerek onları tiyatroyu sevdirmiş olmazsınız. Aksine çocuklar tiyatroyu bu şekilde izleyince gerçekten o kadar basit bir şey düşünüp tiyatrodan soğuyacaklardır. Yani bu girişiminiz ters tepmiş olacak.
Herkesi bu konuda daha duyarlı olmaya ve bilinçli davranmaya davet ediyorum. Umarım mesaj yerine ulaşmıştır…
İbrahim KIRBULUT
Hemen her ilimizde devlet tiyatroları, en azından şehir tiyatroları var. Ben kendi yaşadığım yerden bahsedeyim yani Şanlıurfa’dan. İlimizde Şanlıurfa Belediyesi’nin katkılarıyla 2005 yılında kurulmuş olan Şanlıurfa Belediyesi Şehir Tiyatrosu var. Ve her cumartesi öğleden sonra saat 1’de çocuklara yönelik oyunlar (eğitici çocuk oyunları) akşam saat 7’de ise yetişkinlere yönelik çoğu devlet tiyatrolarınca sahnelenmiş oyunlar oynanıyor. Bu işin en güzel ve mutlu edici tarafı ise tüm bu oyunlar belediye şehir tiyatrosu tarafından ücretsiz olarak sahneleniyor. Ve yetişkin oyunlarında gerçekten çok büyük bir kitleye ulaşılıyor ve halkın istediğini veriyor. Fakat beni üzen çocuk oyunlarının yeterince ilgi görmemesidir. Bunun sebebi çocuklarımızın tiyatroyu sevmemesi değil. Velilerimizin ve yetkililerimizin sorumsuzluğu.
Şöyle ki; çocuklarımız her hafta sonu ücretsiz olarak sahnelenen oyunlara getirilmiyor. Ancak il dışından gelen ve tiyatroyla uzaktan yakından alakası olmayan insanlar okullarda küçücük çocukların en az üç ders saatlerini harcayıp tiyatro demeye bin şahit gerektiren palyaço gösterileri ve bunun gibi bir takım saçmalıkları izletip ceplerindeki 2–3 Ytl yemek parasına el koyulmasına seyirci kalınıyor. Buradan önce öğretmen ve idarecilere nasihatte bulunacağım... Tamam, belki haklısınız, güzel bir davranış, çocuklarımız sanatla tanışıyor. Bu çok güzel. Fakat çocuklarımızın ceplerindeki okul harçlıklarını o istismarcılara yedirip, çocukları derslerinden alıkoymak ne kadar doğru. Bunu, onları hafta sonu belediye şehir tiyatrosunun oyunlarına getirerek daha doğru bir şekilde yapmış olursunuz. Çünkü hem belediye şehir tiyatrosunun sahnelediği oyunlar belli bir seviyeye sahip olup birçoğu devlet tiyatrolarınca sahnelenmiş oyunlardır. (yani istismarcıların oynadığı oyun müsvetteleri gibi değil anlayacağınız.). Böylece hem çocuklarımız derslerinden geri kalmış olmazlar hem de paraları ceplerinde kalır. Ayrıca çocukları bu tür oyunlara götürerek onları tiyatroyu sevdirmiş olmazsınız. Aksine çocuklar tiyatroyu bu şekilde izleyince gerçekten o kadar basit bir şey düşünüp tiyatrodan soğuyacaklardır. Yani bu girişiminiz ters tepmiş olacak.
Herkesi bu konuda daha duyarlı olmaya ve bilinçli davranmaya davet ediyorum. Umarım mesaj yerine ulaşmıştır…
İbrahim KIRBULUT