Benim Bu Tiyatroya Borcum Var
2010 yılının son günü. Yeni yıl geldi. Eskisinde başlayan yeni sezon, yenisinde eskiyecek yine, ne acaip. Ama farkında olmak zorunda olduklarımız aynı kalacak. Biraz duygusal bir yazı olacak bu da, ama öyle; ne yapalım?
2010 yılının son günü. Yeni yıl geldi. Eskisinde başlayan yeni sezon, yenisinde eskiyecek yine, ne acaip. Ama farkında olmak zorunda olduklarımız aynı kalacak. Biraz duygusal bir yazı olacak bu da, ama öyle; ne yapalım?
Sadece şunu söylemek istiyorum; Onur bana rolünü verebilecek kadar iyi bir arkadaştı. Sahneye kendi yerine benim çıkmamı sağlayacak kadar iyi....
Evet nihayet fısıldaşmalar başladı. Nihayet tiyatro ve gösteri sanatlarına dair konuşmalar, merak arzeden demeçler ve kulaktan dolma bilgiler ortalığa yayılmaya başladı. Tiyatrodunyasi.com’da da sayfalar biraz olsun hareketlendi, yeni yazılar kendilerini göstermeye başladı.
Evet yaz bitiyor ve yeni bir sezon başlamak üzere. Tüm tiyatro kumpanyaları hummalı bir çalışma içinde, yeni sezonu seyirciye en keyifli ve acılı yönleriyle tattırabilmek için. İçinde olmadığım bir başlangıç olacak çok uzun zaman sonra ama olsun, bu da güzel. Keyfini çıkartmaya çalışıyorum.
Tam 5 buçuk aylık askerlik bitti ve geldim. Aslında 15 gün oldu geleli ama gelir gelmez başlayan işler, koşuşturmalar dolayısıyla ancak yazabiliyorum. Bu kısa ama yoğun zaman içerisinde neler olmuş neler!...
Onur’un vefatı bu anlamda Haluk Abi’yi de haklı çıkarır gibi. Seyirciye, sakatlık hastalık gibi şeyleri açıklayabilirsiniz ama ölümü açıklayamazsınız....