İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Polemik

Yedekleri Sayıyorum!!!

Arda Aydın ,


Tabi ki her oyuncunun bir ya da birkaç alternatifi vardır. Olacaktır da. Böyle pat diye girdim konuya ama öyle. Bir oyuncu tiyatro sahnesine çıkamayacaksa yerine biri konarak akış devam eder. Genel algı böyledir. Show’un devam etmesi gerekliliği hayati bir durum olarak algılanır.
Ben bu durumun biraz da sanatçı egosunun yüksekliğinden kaynaklandığını düşünürüm. Çünkü sosyoloji’nın en üst sırasında, olmazsa olmazı olan sanat, yaşam gereklilikleri’nin en üst sırasında gibi algılanagelir sanatçı açısından. Halbuki durum çok farklıdır.
İşte tam bu noktada, çok değil, 2 ay öncesine dönüp Haluk Bilginer’in sözlerini bir kez daha okumak lazım.
En yakınını toprağa verdiği gün sahneye çıkan oyuncunun, kendi ölümüyle, yerinin hemen doldurulması ya da oyun arkadaşlarının hemen oynamaya hazır olmaları ne derece mümkün ve gereklidir? Bu üzüntü ve kederle yapılan gösteri, oyun v.s.’den ne hayır beklenir ki?
Onur’un vefatı bu anlamda Haluk Abi’yi de haklı çıkarır gibi. Seyirciye, sakatlık hastalık gibi şeyleri açıklayabilirsiniz ama ölümü açıklayamazsınız.
Bakın bundan tam 2 ay önce Tehlikeli İlişkiler oyunu oynanırken salondaki seyircilerden biri sessiz sedasız, öldü. Bu durum ancak 1. perde bitiminde anlaşılabildi. Seyircilerin arasındaki doktorlar, müdahale etmeye çalışsalar da ölüm çoktan gerçekleşmişti. Bu durum kulise haber verilince, oyuncular oyunun 2. Perdesinin bu koşullarda oynanamayacağını seyirciye iletti ve oyun devam etmedi. Yani show bu kez bir seyirci öldüğü için durduruldu. Seyirciler de bu duruma bir kişi hariç tepki göstermedi, saygıyla karşıladı ve evlerinin yolunu tuttular.
Demek ki tepki göstermesin ve ayıp olmasın diye ölümün acısını bile yaşayamayadan önüne atıldığımız seyirci, sanılanın aksine insani değerleri el üstünde tutabiliyormuş.
Kimseye neden oynadın ya da oynamadın denemez ama seyircinin neyi isteyip neyi istemediğini algılayabilmek iyi olmaz mı?
Ya da oyuncunun?
Arda Aydın
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Arda Aydın imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Polemik

Memet Ali Alabora

Memet Ali Alabora'yı tanıdığımda ben herhalde 19'dum o da 21 filan.

Polemik

Taksim'de Kendi Kendine Takılmak…

25 Mayıs günü (yani yazının da yazıldığı bugün)Taksim’de, Devlet Sanat Kurumları’nın “Sanat Üst Kurulu” adlı bir kuruma bağlanması tasarısının geri çekilmesine yönelik eylem tertip edilmişti*

Polemik

Uzmanlık İşi

Deri mezbahadan çıkar, fakat kundura orada yapılmaz; kumaş fabrikada dokunur, fakat elbise orada dikilmez...