Altan Erbulak söylemiş: " Gerçek oyuncu aslına en uygun biçimde 'gibi' yapandır, diye." Ve oyuncu ile gerçek oyuncu arasındaki fark, mukavva bir kemanla Stadivarius bir keman arasındaki farka benzer.." diye devam etmiş.
Bu yazı, Aristophanes’in bir sistem eleştirisi özelliği taşıyan “Eşekarıları” oyunu üzerine güncel olarak yapılabilecek yorumlar, eklemeler ve değiştirmeler konusunda bir giriş niteliği taşımaktadır.
Yine bir yerlerde özel tiyatroların şu devlet yardımı meselesi konuşuluyor. Çoğu kere denemiş fikirlerin, ısıtılmış şekli üzerinde duruyorlar. Oysa Özel tiyatro kim, ne, son durumu ne? Buraya bakmak kimsenin aklına gelmiyor mu? Ben deha değilim ya…
Burçak Çöllü’yü tanıyanlar, sanat dünyası dışında, İslampaşa’dan akrabası olanlarla sınırlı şimdilik. Şimdilik diyorum, zira önümüzdeki yıllarda bir şekilde geniş kitlelerin tanıyacağı çok yönlü genç bir sanatçı O.
Ülkemizde bir özel tiyatronun varlığını sürdürmesi gerçekten önemli bir olgudur. Özel tiyatroların hangi güç koşullarda bunu başarabildiklerinin yakın tanığı olmuş biriyim.
Murathan Mungan'ın yazdığı " Dört Kişilik Bahçe" Ersin Umulu'nun olağanüstü rejisi ve muhteşem diyebileceğim dekor, müzik, köstüm, ışık ve efekt tasarımıyla sahnede yaşar kılınmış.
Aman, aman, aman; Allah hayırlara getirsin, dün gece sabaha karşı bir düş gördüm, öyle bir düş ki, sormayın gitsin. Kocamaaan, adeta uçsuz bucaksız bir mahkeme salonundaymışım. Kendimi Mahkeme-i Kübra’dayım sanıyorum, gel gelelim pek benzetemiyorum.
Martin Crimp, Britanya’da son yılların en aykırı ve en yenilikçi yazarlarından birisi olarak tanınıyor. Ülkemizde ise 2003-2004 yılında ‘Kır’ isimli oyunu, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye konuldu...
Evet nihayet fısıldaşmalar başladı. Nihayet tiyatro ve gösteri sanatlarına dair konuşmalar, merak arzeden demeçler ve kulaktan dolma bilgiler ortalığa yayılmaya başladı. Tiyatrodunyasi.com’da da sayfalar biraz olsun hareketlendi, yeni yazılar kendilerini göstermeye başladı.
Demek ki aynı düzeye gelmeyi çok istediğimiz ama onların oyunlarına gelmek de istemediğimiz bir batı toplumu var! Ve bu batı toplumu kurutuluşu olan sanata sıkı sıkı sarılmış. Çağdaşlığın ve medeniyetin sanatla olabileceğini öğrenmiş bir kez.
Tiyatro dünyası çok değerli bir sanatçısını kaybetti, A. Ecder Akışık 'ı... Değerli sanatçının ardından bir taziye sayfası açmak istedik. Beklan Algan ile ilgili başsağlığı mesajlarınızı, anılarınızı, onun ölümünden sonra duyduğunuz üzüntüyü yayınlayabileceğiniz bir bölüm...
Tiyatro dünyası çok değerli bir sanatçısını kaybetti, Beklan Algan 'ı... Değerli sanatçının ardından bir taziye sayfası açmak istedik. Beklan Algan ile ilgili başsağlığı mesajlarınızı, anılarınızı, onun ölümünden sonra duyduğunuz üzüntüyü yayınlayabileceğiniz bir bölüm...
Hayatını değiştiren yerdir sahne, tiyatro oyuncusunun. Canlı olmasını sağladığı karakterin ruhu tiyatro oyuncusunun sahnedeki ruhu olmuştur tarih boyunca.
Bir belgeselde izlemiştim. Ormana terk edilmiş çocuklar , bulunduklarında gözleri , kulakları yenmiş bir durumda , maymun gibi bedensel hareketler yapıyor,maymun gibi sesler çıkarıyordu..... TV’lerdeki dizilere baktıkça bu belgeseli hatırlıyorum.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın, bu projenin uygulanmasında kendi istekleri doğrultusunda neden ısrarcı davrandığını, dahası AKM için ayrılan 75 trilyonluk bütçeyi Bakanlığa neden aktarmadığını soruyorum.
Yollardan yeni döndük. Nerede miydik? Aldık elimize Hacivat ve Karagöz’ü, başladık o köy senin bu okul benim dolaşmaya. Gezici Karagöz Gölge Oyunu Tiyatrosundan bahsediyorum.
Kapısından içeri giren mahkumu “ilahi mukadderat” diyerek almıştır içeri, ”sosyal kader” diyerek de.Hangisine inanırsınız bilmem ama bildiğim;her girenin önce “kapı altı hücresi” dedikleri yerde bir güzel ağırlandığı Sinop Cezaevini’nin...
Bu konuyla ilgili yazdığım daha önceki yazılar birçok aday tarafından büyük bir dikkatle takip edildiğinin bilincindeyim. Daha önceki yazdığım yazılara gelen sorular, hala gelen mailler beni bu yazıyı yazmaya yöneltti...
Tiyatro ödülleri verilirken konuşma yapan jüri başkanı Üstün Akmen, bu sezon jüri olarak 140 oyun izlediklerini ve bunların arasından seçim yaptıklarını söyledi. Bu sezon 140 oyundan sadece 15 farklı tiyatronun 25 oyunu aday olmuş. Özel ödüller de dâhil...
Eftal Gülbudak ve Ümran İnceoğlu köylerindeki araziye kendi olanaklarıyla meydan sahnesi ve kütüphane (Haluk Şevket Ataseven Kitap Evi) yaparak,sadece yapmakla kalmayıp ruhlarının güzelliğini de katarak,oya gibi işleyip seyirciye sundular...
Kadınlar Edebiyatla Buluşuyor projesine yüz elli altı kadından katılım olduğunu, yüz kadının kendi yazdığı hikayelerden Yüz Kalemden Yazantalya isimli bir kitap basıldığını öğreniyoruz.
Elbette ki müzik evrenseldir, kültürler birbirinden etkilenir. Fakat Âşık Veysel’in uzun ince yolundan gitmeden, Frank Sinatra’nın my way’ine saparsan yozlaşırsın.
Ne zaman çekirdekselle (nükleer) ilgili bir sözcük duysam, gözlerimin önüne belgesellerle atom bombası gelir öncelikle.. ABD’nin Enola Gay adlı uçağından 6 Ağustos 1945’te “Little Boy-Küçük Çocuk” adı verilen ilk atom bombası...
Belediye Başkanı Ahmet Akdeniz, Bayram Karagül, Birgül Karagül ve Gürhan Arıtürk başta olmak üzere, katkı verenlerin iyi niyet ve özverilerinin harmanlandığı çok başarılı bu Organizasyon sırasında bir kültür merkezinin temeli atıldı, beş de oyun seyredildi.