Açıkça'dan Dut Şerbeti…
Tiyatro Açıkça’nın Öykü Sahne’de sergilediği Dut Şerbeti adlı oyun iki ailenin hikayesini konu alıyor.
Tiyatro Açıkça’nın Öykü Sahne’de sergilediği Dut Şerbeti adlı oyun iki ailenin hikayesini konu alıyor.
Ali Paşa Hanı, Eminönü Küçükpazar’da mimarı bilinmediği gibi banisi de bilinmeyen
Shakespeare’in eserlerini defalarca okumuşluğum, yıllar içinde çok kez gerek sinemada, gerekse tiyatroda seyretmişliğim var.
2012-2013 sezonunda İstanbul'da “neşrü neva” bulan Tiyatro Kartela, İranlı yazar Abbas Hekim'in Mehmet Kanar’ın dilimize kazandırdığı ''Peri Devden Korkuyor'' adlı öyküsünden Özgür Erkekli'nin uyarlayıp yönettiği, Zeynep Erkekli ve Gözde Çetiner'in rol aldığı oyunu sahneliyor.
Açık yüreklilikle itiraf etmeliyim ki, Ali Poyrazoğlu’nun tiyatro oyunculuğuna,
Çocuk kitapları basan iki ortak. Ailece yakınlık içinde olan eşler. Birbirini aldatan, kandıran bir çift.
Prodüksiyon ekibi, figüranları yok görüyor! Onlar için, oyuncak kutusuna doldurulmuş kurşun askerleriz. Oynamak istediklerinde, bir bir yerlerimize dizecek, diledikleri gibi oynatacak sonra da kutumuza geri fırlatacaklar
Hemen konuya gireyim, 3M.O.T.A Oyuncuları’ndan Bulgar yazar Stefan Stanev'in "Jeanne d'Arc'ın Öteki Ölümü" başlıklı oyununu izledim.
15. Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali müthiş bir coşkuyla başladı. Bu festivalin açılışı da; dünyaca ünlü İtalyan topluluk Studio Festi’nin ‘Su ve Ateş Anıları’ adlı gösterisi ile oldu.
Dostoyevski’nin Sibirya cezaevinden döndükten sonra yazdığı ustalık eseri sayılan “Suç ve Ceza” adlı romanı Deniz Şen Hamzaoğlu, Gülay Say ve Ömür Kayakırılmaz tarafından bu yıl kurulan Yabancı Sahne’de yerini alıyor.
Konya Devlet Tiyatrosu yapımı olan Orhan Asena (1922-2001)’nın “Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe” başlıklı oyunu, 2012-2013 sezonunda da Konya’da sahnelenmesini sürdürmekte.
Katolik derneklerin sert eleştirileri, tiyatro binasının önündeki protestoları, yazar, oyuncu ve hatta yönetmeni eşcinsellikle suçlayan basın açıklamalarına rağmen Meryem’in Vasiyeti 22 Nisan günü, New York’taki Walter Kerr Theatre’da perde açtı.
Tiyatro “müptelası” Kaan Erkam (1965) hiç de sıradan olmayan öyküler, oyunlar yazar. Üzerinize afiyet, tiyatro hastalığı 1988 de Alo Tiyatro ile başlamış, 1989’da Beliz Ocan ile amatör olarak bir oda tiyatrosu kurmuş, yazdığı “Dün Komik Bir Şey Oldu” iki yıl sahnede kalmıştır.
Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın 8 Mart’ta prömiyerini yaptığı Kurdele ya da Artı Sonsuz, farklı sahneleme teknikleriyle şiddet gören iki kadının hayat hikâyesini ele alıyor.
Amerikan edebiyat tarihinin en iyi komedi yazarlarından bir olarak tanımlanan, oyun yazarı ve senarist Neil Simon (1927)'ın 1963 yılında Broadway’de prömiyer yapan oyunu “Barefoot In The Park”, Nedim Saban’ın uyarlamasıyla “Aşk’a 103 Adım” başlığıyla Tiyatrokare tarafından sahnelenmekte.
1960 sonrasındaki dönem, Türkiye’de “Tiyatronun Altın Çağı” olarak adlandırılır. Nedenini günümüzde uzmanlar; seyircinin yoğun ilgisi, tiyatrocu olma isteğinin artması, yeni tiyatro salonlarının ve topluluklarının kurulması, yurt dışından edinilen teatral bilgi akışındaki artış, gelenekselden geleceğe çağdaş Türk tiyatrosu oluşturulmasındaki yoğun çabalar olarak sıralıyor.
İngiliz yazar Philip Ridley (1964)'i ülkemizdeki sahnelenen diğer beş oyunundan, yani “Cam Yapraklar (Tiyatro yanetki)”dan, “Kürklü Merkür (DOT)”den, “Korku Tüneli (ikincikat)”nden ve “Kainatın En Hızlı Saati (ikincikat)”nden tanıyoruz.
İstanbul Devlet Tiyatrosunun 2012-2013 sezonu oyunu olarak İngiliz yazar Moira Buffini’nin yazıp, Usta Yönetmen Mehmet Birkiye’nin sahneye koyduğu SESSİZLİK, Türk Tiyatrosunun nereye geldiğinin açık kanıtı.
Arif Arı ,
"Dün de insandım, bugün de insanım. Sadece insanım. Beraber şarkı söylemek varken, dans etmek varken… Neden bunları giydiriyorsunuz bana? Neden beni hizaya çekiyorsunuz? Neden? Bak, gözlerim gözlerinden farksız, kahkaham şen şakrak… Ben Umut, sen?”
“ Hayırdır inşallah! Bir ‘Şark Dişçisi’ dir, almış başını gidiyor! Baykuşum iyi misin?” diye “Kızıl Baykuş” arkamdan seslendiğinde, ben “Siyah Baykuş” Şark Dişçisi’ni beşinci kez seyretmek üzere Kağıthane Sadabat Sahnesi’nin yolunu tutmuştum bile!
Sizleri bilmem, ama İngiliz oyun yazarı, yönetmen ve oyuncu Moira Buffini (1965)’yi bana, sadece “İngilizce” bilen değil, İngilizcenin tarihsel, sosyo-politik, kültürel-folklorik özelliklerini de sindirmiş bir çevirmen olarak, “Şölen-Dinner” oyunuyla 2010-2011 sezonunda Ahmet Levendoğlu tanıştırdı.
Shakespeare (1564-1616)'in tahminen 1601'de yazdığı düşünülen ve alternatif başlığı olan tek oyunu olan ünlü komedisi “On İkinci Gece (Twelfth Night, or What You)”, Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenmekte.
ABD’li felsefeci Herbert Marcuse, “Tek Boyutlu İnsan” kitabında, tüketim toplumu ve tüketim kültürünün, yığınları “bireye” (tek boyutlu insana) çevirerek tüketime dayalı yaşam biçimlerine göre davranmaya zorlayan sahte ihtiyaçlar ürettiğini, söylüyordu.
Doğu Polat ,
İstanbul’da bir tiyatromuz daha doğdu, adı Tiyatro Si’s.
2012 yılında kurulan İn’takt’ın ilk projesi Anthony Neilson imzalı Penetratör, belli bir siyasi durum ya da askeri skandalla ilgili olmamasına karşın işkencenin gölgesi altında cinsel bastırılmışlığın nasıl şiddete dönüştüğünü anlatan bir oyun. Oyunun Türkiye prömiyeri in’takt tarafından 27 Kasım’da Kara Kutu’da yapıldı. Muzaffer Aksoy’un yönettiği aynı zamanda Kamer Kartalbaş ile birlikte çevirisini yaptığı oyunun dramaturjisi, Betül Altındal ve Tuğçe Kanbur’a ait. Oyunda Uğur Uzunel, Can Esendal ve Eser Karabil rol alıyor.
Altıdan Sonra Tiyatro’nun “6 Üstü Oyun” projesi kapsamında gösterime sunduğu tek kişilik oyunlardan Evaristo adlı oyunun gösterimi, topluluğun mekanı Kumbaracı50’de devam ediyor. Geçtiğimiz hafta galası yapılan Evaristo’nun yazarı Civan Canova, yönetmeni Nihal Koldaş, oynayan ise uzun yıllar sahnelerden uzak kalan deneyimli oyuncu Ayşenil Şamlıoğlu.
Ölüler toklardır hep çünkü ne ruhlarının ne de karınlarının doymaya ihtiyacı vardır.” diyor oyunda ve bir ölüm bağıra bağıra geliyor, yaşamın son nefesinde o avunma cümlesi çıkıyor ağızdan “Gücüne gidiyor insanın. Yaşlanmak yani… Ama doya doya yaşadım
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 2012-2013 sezonunda farklı bir opera eseri sahneledi. Bu eser, Asım Horozić (1958)’in Nijaz Alispahić (1940)’in librettosu üzerine bestelediği “Öldüren Aşk (Hasanaginica)” başlıklı bir Boşnak operası idi.
Amerika’nın ödüllü oyun yazarı Sarah Ruhl’un 2007 yılında yazdığı “Ölen Adamın Cep Telefonu”, iletişim araçlarının günümüz ilişkilerinde yarattığı iletişimsizliği merkezine alarak çağın sorunlarını mizahi bir dille eleştiriyor. Aslıhan Evrensel’in dilimize kazandırıp yönettiği ve dekor tasarımını üstlendiği oyunda kostüm tasarımı Ayşegül Sümer’e, müzikler Averill Lovely’e, ışık ve ses tasarım ise Efe Sümer’e ait. Oyunda Derya Cumaoğlu, Gökçe Akyıldız, Nuri Karadeniz, Sedef Akalın ve Ufuk Gönüllü rol alıyor.
Fazilet, ahlak, namus, şeref gibi değer yargıları için daha başka nelerden vazgeçilinebilirdi ki…??