İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Erdinç Yapan

Yazıları

Makaleler

80 Olmaz - Bir Dönem İzlencesi

Bir döngü, dönen bir kürenin içinde bir yerlerinden asıldığımız bir form adına yaşam dediğimiz. Kimi memnun yerinden kimiyse her zaman söylenen halinden. Ama her canlının yaşamında pek çok dönemeç vardır mutlaka. 60 lar mesela love love me do tınısında. Çiçek çocukları ve savaş karşıtı söylemler ve birde 80 ler, Serpillerle, Banularla, Coşkunlarla harmanlanmış, apolitik nesillerin tohumu atılmış, gece konmuş, gündüz yasaklı tütün yakılmış velhasılı her türlü geçişin geçirgenliğinde boğulmuş insanlar. Ama kim nasıl yaşamışsa pek çok izler kalmış belleğinde. Bol baharatlı ve yaşlı gözlerle andığımız bu dönem aslında içinde pek çok da keyifli kareler taşımakta isteğimiz ve dileğimiz bu vizyondan bakmanız o yıllara. Hala o dönemin tortularını gözlerken her yerde kayıtsız kalmak mümkün mü sizce… buyurun başlıyor izlence.

Makaleler

Sergi Sorgu

Boş bir galeri, duvarlarda üzerinde tablo baskılı tişörtleri bulunan insanlar durmakta, orta kısımlarda ise heykel gibi duran yüzleri mermer makyajlı oyuncular. Seyirciler galeriyi ziyarete gelmiş konuklar gibi düşünülecek (gerçek bir galeride sergilenecek) Bir süre sonra önce heykeller canlanıp galeri içinde dolaşmaya başlayacaklar tabloların karşısına geçip yorumlar yapacaklar.

Makaleler

RENKAHENK

Vurmalı çalgıların ritminde ışık yanar sahnede yukarıdan sarkıtılmış dar enli yaklaşık 2 metre uzunluğunda bez afişler asılıdır. Bu afişler yukarıdan raylı bir mekanizma ile bağlıdır. Ancak ilk etapta sahneye dağınık bir şekilde yerleştirilmişlerdir. Müzik devam ederken elinde büyük bir fırça tutan orta yaşlı adam sahneye girer. Ardından ışık oyunları ile her bez afişte farklı bir renk yanarak boya hissi verilir. Müziğin ritmi arttıkça adam da kendinden geçmektedir.

Makaleler

Hiçliğe Tirat

İçi boş bir çerçeve, çerçevenin arkasında görünen bir saat geriye doğru çalışıyor. Bir adam orta yaşlarda üzerinde beyaz bir gömlek ve askılar. Sahneye girer ve etrafına bakar sanki bir şeyler aramaktadır. Sonra seyircileri görür ve konuşmaya başlar. Adam: Ne aradığını bile bilmeden öylesine bakınmak işte en kötüsü bu. Saatlerce, günlerce, haftalarca, aylarca arasan bile bulacaksın diye bir garanti de yok üstelik. Halbuki biz insanlar garanti ata oynamayı sevmez miyiz? Eğer risk varsa kayıp büyüktür. Riski kabullenebilir kılan kazancın da büyük olmasıdır. Ama ben bunları anlatmaya başlarsam bitmez en iyisi bulmaya geldiğim şeyi aramak. Aslında ben ne aradığımı çok iyi biliyorum.

Makaleler

TEATRAL KAKAFONİ

Huzursuz ama içten bir kıpırdanma, kuliste bekleşen heyecanlı yüzler kısa bir süre sonra hepsi sahnede yerini alacak. Ve kendisine biçilen rollerini üzerlerine giyecekler. Kendilerine hayranlık dolu gözlerle bakan insanların yüzlerine doğru sarfedecekler repliklerini. Kimi oyuncu oynayacak sahnede, kimi ise adeta yaşayacak sahiplenecek kendisine biçilen karakteri. En iyi karakterini sergileyecek, beklide ruhunun derinliklerinde örselediği tüm karaktersizliklerini kusacak sahnenin en yakınındaki koltuklara...

Makaleler

Yazar ve Çocuk

Yazmak nedir diye sordu kocaman bakan gözleriyle… “Bir kurtuluş” dedi, elinde kalemiyle son kitabını soruyu soran çocuk için imzalayan yazar. Ne çeşit bir kurtuluş bahsettiğiniz, somut dünyanın sıkıntıları mı? Yoksa hayal gücünüzü cendere altına alan parmaklıklardan mı kaçıyorsunuz? İşte o son laftan sonra kafasını kaldırıp baktı çocuğun sivilcelerle örtülü ergen yüzüne.

Makaleler

Düşler Bankı

Boş bir bank ardından banka bir genç erkek oturur, kısa süre sonra da yanına yaşlı bir adam oturur. Yaşlı adam: herkesin bir beklentisi vardır sona ya da başlangıca dair seninki nedir? Genç adam: nasıl yani? Yaşlı adam: yani niçin bu bankta oturuyorsun birini mi bekliyorsun yoksa az önce sevdiğinden mi ayrıldın? GA: hayır bir amacım yok buraya oturmakta sadece güzel havanın tadını çıkarıyorum.

Tiyatro metinleri