İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Mayıs 2008

Eleştiriler

Savaş Bezirganları için: -Korku ve Sefalet- ile -Savaş ve Barış-

1966 doğumlu İngiliz oyun yazarı Mark Ravenhill’in biri radyofonik on sekiz oyunundan oluşan epik tiyatro oyununun (oyun zinciri de denilebilir), yani “Vur/Yağmala/Yeniden (Shoot/Get Treasure/Repeat)”in Dot Tiyatro tarafından projelendirilerek yeni tiyatro sezonunda sahnelenmeye başlandığını biliyorsunuz.

Üstün Akmen ,

Röportajlar

Mizahı Bugüne Çağırmak - Ali Erdoğan Söyleşisi

1983 yılında Ankara Halk Tiyatrosu’nda başladığı oyunculuk kariyerine, Hastane ve Yasemince gibi televizyon dizlerinde metin yazarı kimliğini de ekleyen Ali Erdoğan gülmece ve şiir kitaplarıyla beslediği mizah aşkını her daim canlı tutuyor. Televizyonun yaratıcılığı kısıtlayan, işin niteliğine bakmayan işveren tavrı nedeniyle uzun süredir ekranlara uzak olan Erdoğan en iyi ifade alanı olarak gördüğü tiyatroda oyunlarını sürdürmekte. Sahnede mizahı dilediği kadar ve özgürce kullanma hakkına sahip olduğunu söyleyen tiyatrocu, hicvin temel dayanaklarından ‘taşlama’ ve sorgulamaya sevk eden ögelerin dışarıdan gelen güdümlemeler sonucu, günümüzde yerini daha yavan bir mizah anlayışına bıraktığının altını çiziyor.

Ali Erdoğan ,

Eleştiriler

Van Devlet Tiyatrosu’nun ayakta alkışlanacak başarısı; "Akide Şekeri"

Seyircinin kahkahasıyla inleyen sahne! Antalya Devlet Tiyatrosu sanatçılarından Ali Meriç’in yazıp yönettiği oyun, geçtiğimiz günlerde seyirci karşısına çıktı. Kuruluşunun 10. yılını kutlayan Van Devlet Tiyatrosu’nun 2007-2008 sezonun açılış oyunu.Salona girerken oyunla aynı adı taşıyan şeker ikram ediliyor. Aynı zamanda samimi bir hava yaratılması için güzel bir anlayış. Daha oyun başlamadan seyirciyle kurulan bu sıcaklık, oyun boyunca oyuncu- seyirci ilişkisini doğrudan etkiliyor. Seyircinin yüzünde oluşan tebessüm, oyun sahnelenirken atılan kahkahaların habercisi gibi. Oyun ; bir çadır tiyatrosunun, Ramazan ayı için hazırladığı oyuna başlamadan önce başından geçen gülünç olayları şarkılarla, danslarla ve kantolarla anlatılıyor.

İhsan Ata ,

Makaleler

Bizi Bize Nasıl Yıktırdılar?

Geçen yıl gazetelerde önce 1 milyona düşürülen biletlerle ucuzlatılan sanat haberleri, ardından İstanbul'da artık işlevini yitirdiği için "daha büyük emellere" peşkeş çekileceği ve yıkılacağı söylenen Atatürk Kültür Merkezi, Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu Haberleri'ni, bu yıl belediyenin ihaleyle sanatçı alacağı haberleri izledi. "Yıkılsın zaten İstanbul'a yaraşmıyor diyenler vardı", "AKM değil AKP yıkılır" diyenler oldu, "Kendimizi dozerlere çiğnetiriz de yıktırmayız" diyenler çıktı. 31 Mart 2008'de kuzu kuzu, pisi pisi terk ettik Muhsin Ertuğrul'u.

Nedim Saban ,

Polemik

Fırıldak Eleştirmenliği Kolay Değil

Biri ortaya çıkıp da kendini “eleştirmen” olarak tanıtırsa ve eleştiri yazısı olduğunu iddia ettiği “şeyler” yazarsa o kişiye “eleştirmen” denir mi bilemiyorum... En azından ben demem... Bir sanat eserini “eleştirmenin” bir numaralı koşulunun o eserin tamamını enine boyuna takip etmesi gerektiğini düşünüyorum... Kendine “tiyatro eleştirmeni” diyen biri 10-15 YTL verip bilet alan ve oyun seyretmek için salona giren zibidi değildir ki canı sıkılınca çıkıp gitsin...

Can Doğan ,

Eleştiriler

YATAK ODASINDA KESİŞEN YOLLAR: “GÖZÜ KARA ALATURKA”

Okur-yazar olmanın, bilgi birikimiyle donanımın ve kendine özgü duyarlılığının sonucunda, ne yazık ki sistemin içinde yer alamayan kişilerin yazarıdır Özen Yula. Toplumun çeşitli katmanlarından karakterleri okuruna/seyircisine tanıtır, tanıştırır; çürümeyi, tükenişi bıkmadan usanmadan anlatır. Kişileri genellikle güçsüzdür Yula’nın ya da o öylelerini seçer. Aralarında, kendilerini öldürebilecek gücü bulamayanlar “bile” vardır. Başkasından, başkalarından yardım umarlar hep. Yeri gelir “karton” tiplere de can vermiştir Özen Yula. Bana sorarsanız, esasında 1980 sonrasındaki aydın karamsarlığını kaşımak istemektedir.

Üstün Akmen ,