Eleştiriler
Ödüllü Oyun(?) Bileti aldığımızda oyunun ödüllendirildiğini bilmiyorduk. Ama salona giderken, oyunun, üzerindeki tartışmalarla gölgelenen Muhsin Ertuğrul Tiyatro Ödülleri’nde “En Başarılı Oyun” seçilmiş olduğunu; oyun hakkında çıkan övgü dolu eleştirilerde de sezonun en iyileri arasında sayıldığını öğrenmiştik. Genel olarak vurgulanan husus İsrailli bir yazarın, Filistin cephesine tarafsız ve insancıl bir duyarlılıkla baktığı idi. Oyun sonunda bir şeyler eksik kaldı. Ama ne ?
Eleştiriler
Yeni bir yazarı ve yerli oyunu tanımak için seyredilir. Ellerinden gelenin en iyisini vermek için tüm gayretleri ile ekip oyunu çıkaran kadro için seyredilebilir.
Eleştiriler
Rita’nın Şarkısı’nı büyük bir keyifle seyrettikten sonra düşündüm. Bir oyunu seyretmek için kaç neden bulunabilir? Ben en başa oyunculuğu koyarım...
Makaleler
Antalya’ya yolum düştü. Tiyatro ararken karşıma Kadeş Gelini çıktı. Antalya Devlet Tiyatrosu, Orhan Alkaya rejisi ile sahneliyordu.Programıma uydu. İnternetten bilet aldım ve gittim,seyrettim.
Makaleler
Sayın Şamlıoğlu, “Kabul etmiş olduğunuz” görev nedeniyle sizi kutlar , başarılı olmanızı dilerim. 40 yıldır İstanbul Şehir Tiyatroları’nı takip eden bir seyirciyim. Öğrenimimde tiyatronun ve İstanbul Şehir Tiyatroları’nın önemli bir yeri olduğunu söylemeliyim.
Eleştiriler
70'li yılların Brecht'i ile yetiştik biz. Bize çözüm gibi görünmüştü : Epik tiyatro ile kurtulacaktı toplum ; tiyatro salonları, devrimin başladığı yerdi bizim zamanımızda. Salonlardaki sloganları , ateşi unutmak mümkün değil. "Ana" oyunundan sonra nasıl da taşmıştık salondan Beyoğlu'na, sloganlarla...
Eleştiriler
Tuncer Cücenoğlu’nun 1980 yılında yazdığı Çıkmaz Sokak İBŞB Şehir Tiyatroları tarafından bir kere daha sahnelendi. Oyun ile ilgili yazarın açıklamalarından oyunun hem yurt içinde hem yurt dışında yüzlerce tiyatroca sahnelendiğini....
Eleştiriler
Bu yazı iki bölümden oluşmuştur.Madem ki başladınız özellikle ikinci bölümü, oyunu görmeden okumamanızı öneririz. Zira bu, oyunun ruhunu , yaydığı duyguyu/ kokuyu serbestçe anlamınıza engel olabilir. Bu oyunda ne anlatıldığından daha çok sizin ne hissettiğiniz önemli çünkü.
Makaleler
“Arranged”- (Çöpçatan) 2007 yılında yapılmış bir film. Musevi ve (Suriyeli) Müslüman iki dindar ailenin kızları arasındaki arkadaşlığı odağa koyup, dinler arası yakınlaşma,gelenekler,yeni dünya düzenine dokundurmalar yapıyor. Türkiye’de ne kadar gündeme geldi bilmiyorum.
Eleştiriler
Sözün Kısası 2 günde 2 oyun seyrettik. Önce Moliere’in “Cimri”sini Kenter Tiyatrosu’nda Kent Oyuncuları’ndan ; sonra Musahipzade Celal’in “İstanbul Efendisi”ni İBB Kağıthane Sadabat Sahnesi’nde İBB Şehir Tiyatroları’ndan.. Cimri’nin yönetmeni Mehmet Birkiye, İstanbul Efendisi’nin yönetmeni Engin Alkan’dı. Cimri’nin ilk gecesi , İstanbul Efendisi ise aylardır oynanmakta idi. Her iki oyun da hınca hınç dolu salona oynadı.
Makaleler
Aslına bakarsanız bu yaptığımız, cesaret isteyen bir iş. Neden dersiniz ? Bilimsel değil , kişisel.. Her türlü değerlendirmeye de açık.. 2008-2009 yılında sahneye çıkmış 225 oyunu listeledik. Bunları kategorize etmeye çalıştık.
Eleştiriler
Seyyar Sahne Oğuz Atay’ın “Tehlikeli Oyunlar” isimli romanını oyunlaştırmış. Oğuz Atay’ı hatırladık: “Öyle bir çıkmazdır ki düzenden yana olanın da,düzene karşı olanın da aynı sularda çırpınmasıdır. Haksız olana karşı çıkanın da haksız olduğu ortamdır…
Eleştiriler
Daha bir ay önce , Mahir Günşiray, Avrupa Birliği’nin o birliğe aday olan ya da çevresindeki ülkeler ve onların kültürleriyle ilişkiler kurarak, bir tür yakınlaşma sağlayarak , etrafında “kendine benzemeyen kalmasın” diye fonlar ayırdığını belirtiyor ve Türkiye’de “Onların bizi algılamasına uygun işler yapmaya başlıyoruz ki oranın kodlarıyla burada iş yapmaya çalışmak bana sahtekarlık olarak geliyor doğrusu.....
Makaleler
Sevdiğim oyunlardan birinde iki adam kolkola sahneye girer. Adamlardan birinin kör olduğu açıkça bellidir. Siyah gözlükler takmıştır,elindeki beyaz baston ile çevresini yoklayarak yürümektedir. Koluna girdiği adam ise gidilen yöne sırtını dönmüştür, geri geri yürümektedir. Bu adam, kör adamın kılavuzudur.(!) Ama konuşmalar ilerledikçe onun da gözlerini yummuş olduğunu anlarız.
Makaleler
Bahariye Sanat Merkezi kapanıyor. Ne zaman açılmıştı? 2008 de.. Bir yıl içinde pes yani… (Virgülü doğru yere siz koyun!)
Makaleler
Yaz boyunca süren turneleri bir kenara koyarak artık yeni sezonu bekliyorum. Geçmişte Rumeli Hisar yaz gösterilerini dört gözle beklerdik. O zamana göre büyük prodüksiyonların merkezi orası idi. Kerem Avşar’lı Hamlet, Doğan Bavli’li Coriolanus, Cüneyt Gökçer’li Kral Lear ,Mücap Ofluoğlu’lu Cyrano de Bergerac hemen aklıma gelenler.
Makaleler
Neyi tercih edersiniz? Değiştirmeyi düşündüğünüz bir topluluğa ulaşmaya çalışan bir oyun yaparak yuhalanmayı mı yoksa zaten ayni fikirde olduğunuz topluluğa oyun yaparak onların alkışları ile tatmin olmayı mı?
Makaleler
Alkışlanan Değil Alkışlayanlar Üstün Akmen “Tiyatro sanatçısı koşulları ne olursa olsun, aydınlığa doğru senin daima bir adım önünden gider” demiş. “Mahsun Kırmızıgül Tiyatro Yardım Fonu” Mahsun Kırmızıgül’ün “Beyaz Melek” filminde tiyatro kökenli oyuncular rol almış. Kahraman Acehan Maskeliler oyunu öncesi Haldun Taner Sahnesi’ndeki kafede Kahraman Acehan’a rastladım.
Eleştiriler
Oyunun başlama zilleri yerine koyun çıngırakları kullanılmış. Oyun başlamadan “Oyuna gelmenize 10 dakika…. 5 dakika var….” anonsu yapılıyor. Ve son an anonsu : “Oyundasınız” ve cep telefonları için son bir hatırlatma :”Tekrar söylememize gerek yok siz biliyorsunuz” Seyirci önde giden koyunun peşine takılır.(mı! (?))
Eleştiriler
Geçtiğimiz sezon İBB Şehir Tiyatroları’nda, nedense ödül jürilerinin pek kayda değer bulmadıkları ama kapalı gişe oynayarak seyircilerinden hak edilmiş övgü ve alkışı alan İnek isimli oyunun yönetmeni Mehmet Avdan’ın, İnek’ten sonra ne yapacağını merak ediyorduk. Karşımıza “Striptiz” çıktı.
Makaleler
“Bana Benzemeyen Kalmasın” Mahir Günşiray, Avrupa Birliği’nin o birliğe aday olan ya da çevresindeki ülkeler ve onların kültürleriyle ilişkiler kurarak, bir tür yakınlaşma sağlayarak , etrafında “kendine benzemeyen kalmasın” diye fonlar ayırdığını belirtiyor ve Türkiye’de “Onların bizi algılamasına uygun işler yapmaya başlıyoruz ki oranın kodlarıyla burada iş yapmaya çalışmak bana sahtekarlık olarak geliyor doğrusu………
Eleştiriler
Oyunun başlama zilleri yerine koyun çıngırakları kullanılmış. Oyun başlamadan “Oyuna gelmenize 10 dakika…. 5 dakika var….” anonsu yapılıyor. Ve son an anonsu : “Oyundasınız” ve cep telefonları için son bir hatırlatma :”Tekrar söylememize gerek yok siz biliyorsunuz” Seyirci önde giden koyunun peşine takılır. (mı ! (?))
Makaleler
Ülkemizde tiyatro dalında ödüllendirme arzu ve merakı gittikçe artmakta.Herhalde ödülün iyisi kötüsü olmaz anlayışı ile başta kopartılan fırtına zamanla melteme dönüşüyor ve aradan bir süre geçince ödül “kurumsallaşmaya”(?) başlıyor. Tiyatromuz sezon başında yardımlar, sezon sonunda da ödülleri ile gündem oluşturuyor.
Eleştiriler
Daha 11 Eylül (2001) yaşanmamıştı ; 1.Körfez savaşı (1990) yoktu ortalarda, Marquez, Kırmızı Pazartesi’yi yazdığında(1981). Yani biz, oturma odalarımıza servis edilen, adeta bir “reality show” gibi izlediğimiz olayları seyretmemişken. Olayları yaşadıktan sonra geriye baktığımızda ne çok ipucu bulmuştuk.
Polemik
Bu yazımızda Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği kapsamında 28-29 Mayıs 2009 tarihlerinde İstanbul Küçük Sahne’de düzenlenen “Tiyatro Eğitiminin Dünü,Bugünü,Yarını” başlıklı sempozyumdan söz etmek istiyoruz.
Makaleler
Gençlikte,insan terfi ettiğinde , bunun nedenini ve gerekçesini kendinde bulur: ”Tabi … Adamın iyisinden anlıyorlar canım. Benden iyisini mi bulacaklar?” Aklına şu soru gelen ise azdır : “Neden ben?” Ya da o mevkiinin önceki sahibine gidip şu soru sorulmaz : “Neyi yapamadın da senden vazgeçtiler?”
Polemik
Muhsin Ertuğrul Ödülleri Tiyatro Dünyası’nın ileti gurubunda bir ödül haberi verildi : Muhsin Ertuğrul Tiyatro Ödülleri’nin sonucu açıklanmış. Bu listeye Tuncer Cücenoğlu’dan tepki geldi. “Ödüller eksik ve yanlış.. Örneğin en başarılı yazar ödülü'nü Mustafam Kemalim oyunuyla Tuncer Cucenoglu aldı.. O kadar çok yanlış var ki hangisi yazayım? Üzücü ...” diyordu.
Eleştiriler
Hocam ne der? Oyunu hocamdan seyretmiş olanlar ne der? Arkadaşlarım ne der? Öğrencilerim ne der? Uzun yıllarını tiyatroya vermiş bir oyuncu, artık kendisinin patronu olduğu tiyatronun ilk oyunundan önce yukarıdaki soruları geçirmiş midir aklından? Zor bir karar vermiştir ! Hele size “Hocam” diyenler de varsa.
Makaleler
Gazetede bir haber: Gazanfer Özcan'ı Kaybettik…. "Tutun ellerimizden tutun da yürüyelim.Geleceğimizden yiyoruz.Yiyeceğimiz gelecek yıllar azalıyor" dedi.. Yalnızdı… Gazanfer Özcan'ı KaybettiK….… BİZ….
Eleştiriler
Duru Tiyatro “Bana bir Picasso Gerek” isimli oyunu oynuyor. Her şeyden önce Emre Kınay’ın İstanbul’a yeni bir tiyatro mekanı kazandırma gayretini alkışlamak istiyoruz. Umudumuz ve dileğimiz Emre Kınay’ın çıktığı bu yolda pişman olmamasıdır. Daha gerçekçi bir söyleyişle dileriz onu pişman etmeyiz.
Eleştiriler
Oyun dergisinde , çocuk oyunu “Benim Arkadaşım Yok”; gençlik oyunu “Her Şeyin bir Sınırı Var” ve yetişkinlere “Dönüşüm” oyunlarının, dünyada ilk kez uygulanan bir yaklaşım ile “Değişim Üçlemesi” başlığı altında sunulduğu belirtiliyor. “Dönüşüm” isimli oyunun bir “Değişim” üçlemesi altında verilmesini yadırgadık. Malum üst başlıklar içeriği tanımlar. O halde “Dönüşüm”, bir “Değişim” mi demek istenmiştir ? Yıllardır ismi üzerinde uzun uzun tartışılmış bir eser ile ilgili bu yaklaşım bizi şaşırttı.
Eleştiriler
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Nâzım Hikmet'in İnek isimli oyununu Mehmet Avdan'ın yönetimiyle sahneliyor. Nâzım Hikmet Nâzım Hikmet denilince akla ilk şiir gelir. Türk şiirinin içerik,ses, imge ve biçim kullanımıyla kendinden öncekilerden farklı olan şairi, şiirimizde bir dönüm noktasıdır, öncüdür. Kendinden sonrakilere örnek olmuştur...
Eleştiriler
Çehov'un Vişne Bahçe'si isimli oyununu Üsküdar İBŞT-Müsahipzade Celal Sahnesi'nde seyrettik. Çehov ve Vişne Bahçesi "26 Eylül 1903 de Çehov karısına şu telgrafı yolladı: "Dört perde de tümden tamamlandı. Onları sana göndereceğim."..
Polemik
Yazdığımız bir yazıya gelen düşünceleri , içeriği ne olursa olsun doğal karşılarız. Kanaatimizce bu üretmenin,zenginleşmenin en verimli yollarından biridir. Düşünce serbest olmalıdır. Ancak son yazımıza ( Oyun Atölyesi-Testosteron: Soytarılar Panayırı) gönderilen mesajların düşünceye karşı çıkış değil kişi ve kurumları sindirmek gibi bir mecraya doğru kaydığını....