Makaleler
Bir varmış bir yokmuş. Allahın işi çokmuş. Dünyanın bir yerinde, bulutu yağmayı unutan,çiçeği dalında somurtan, dağları ayakta uyuyan, kendi kendini avutan, varlık içinde yokluk çeken, durup durup içini çeken bir memleket varmış. Bu memlekette, kekliklerin kaderi avcının iki dudağının arasındaymış. Gölgeler orda burda insansız dolaşırmış.
Makaleler
İş bekliyoruz Aş bekliyoruz Sağlık hizmeti bekliyoruz Eğitim bekliyoruz Hak bekliyoruz Hukuk bekliyoruz Başarı bekliyoruz İlgi bekliyoruz Şefkat bekliyoruz Merhamet bekliyoruz Aferin bekliyoruz Alkış bekliyoruz...
Makaleler
On yedisinde Ağustos’un, gecenin sıfır üçünde İki felaket vurdu kalbimizden bizi Biri sinsice bitti arkamızda Öbürü gözbebeğimizde yürürdü davul zurna çala çala .....
Makaleler
Yeni hastalıklara eski reçetelerle çare bulunamaz elbette.Ama eskinin içinde size bugün ilaç gibi gelecek zenginlikler varsa ne yapacaksınız? Elinizin tersiyle itecek misiniz? Bugünün prospektüsünde eskiyle yeninin karışımından oluşmuş etkili ilaçlar olmamalı mı?.Ha , arife prospektüs gerekmez diyorsanız o başka tabi! Evrensel sorunları ele alıp işleyen klasikler, batının bugünün insanını avucunun içine alan çağdaş oyunları ülkemiz tiyatrosu için büyük zenginlik.Bunun tersini söylemek elbette ki bağnazlık.Ama şu da bir gerçek ki biz buram buram biz kokan geleneksel tiyatromuzu çok kıyıda köşede bıraktık.Onu attığımız yerden çıkarıp tozunu alsak, işimize yarar hale getirip bugünün bünyesine oturtsak fena mı olur?
Polemik
Bilenler bilir, bizim bir tiyatromuz var: KABARE DEV AYNASI Yedi yıldır perdeleri açıktır. Altı oyun oynadık. Daha nice altı oyunlar oynayacağız! Bizi sevenlerin haricinde tiryakilerimiz de az değildir. Kabareyi düzenli olarak yapan, bu türde ısrar eden ve soluğumuz yettiğince daha da edecek olan bir tiyatroyuz. ............... Göremeyen seyircilerimizin farkettiği tiyatromuzu, burunlarının dibinde olmamıza rağmen niye sebepsiz yere görmezden geldiler biliyor musunuz? Çünkü gönül gözleri kapalı! Çünkü, hiçe saymak , burun kıvırmak, yok saymak daha kolay!
Makaleler
Tiyatrocu vasıflı mıdır değil midir cinsinden cins bir konu atıldı ortaya. Cins cins gonuşmalar oldu bu gonuda. Ulan acaba ben bu gonu hakkında düşüncelerimi nerede dile getirebilirim ( Görünüşüm sizi yanıltmasın görüşüm insanlık için fevkalade faydalıdır. Para eder yanı ) diye düşünürken bu tiyatro sitesi ben rica edince ( biraz da site site) bana bu imkanı sağladı. Kendilerine çok tesettür ederim. Ah yine dilim sürçtü, çok teşekkür ederim.
Makaleler
Ezelden beri , yetkililerimiz halkın sağlığını tehdit eden toplu salgınlar karşısında tedbir almak yerine, çareyi olayı inkar etmekte buluyorlar...Sorun inkar edilince çaresi de ihmal edildiğinden basit yaralarımız kangrene dönüşüyor... Halkın gözünü açacağına gözünü boya...Parola bu! En son güzide bir şehrimizin insanları, içme suyundan kaptıkları bir virüsten hasta olup yatağa düştüler.
Makaleler
İKRAM Biraz demokrasi almaz mıydınız? Şiddet kullanacağım almayayım İHANET İhanet, Kış güneşi gibidir Siz ısıtacak sanırsınız O kar topluyordur
Röportajlar
1983 yılında Ankara Halk Tiyatrosu’nda başladığı oyunculuk kariyerine, Hastane ve Yasemince gibi televizyon dizlerinde metin yazarı kimliğini de ekleyen Ali Erdoğan gülmece ve şiir kitaplarıyla beslediği mizah aşkını her daim canlı tutuyor. Televizyonun yaratıcılığı kısıtlayan, işin niteliğine bakmayan işveren tavrı nedeniyle uzun süredir ekranlara uzak olan Erdoğan en iyi ifade alanı olarak gördüğü tiyatroda oyunlarını sürdürmekte. Sahnede mizahı dilediği kadar ve özgürce kullanma hakkına sahip olduğunu söyleyen tiyatrocu, hicvin temel dayanaklarından ‘taşlama’ ve sorgulamaya sevk eden ögelerin dışarıdan gelen güdümlemeler sonucu, günümüzde yerini daha yavan bir mizah anlayışına bıraktığının altını çiziyor.
Makaleler
27 Mart Dünya Tiyatrolar Gününde üstat Haldun Taner’in Vatan Kurtaran Şaban oyunundan iki kısa skeç oynadık, KASDAV gençlik tiyatrosunun genç oyuncularıyla. Üstat Haldun Taner, bu oyunu 1965’te kaleme almış, 1967’de Devekuşu Kabare Tiyatrosu’nun ilk oyunu olarak da sergilenmiş. Oyunun bir yerinde Şaban, ressama modellik eden nü modeli görünce çok kızıyor. “Her taraf çıbıldak modellerle, çıbıldak heykellerle dolu Mısta bey... Bunlara bir çare düşünelim...” “ Ne yapalım Şaban bey? “ “ Heykellere peştemal giydirelim!”
Makaleler
Terbiye ile sopayı, dayak ile disiplini yan yana, iç içe düşünenlerin eğitim anlayışını benzetsek benzetsek çorbaya benzetebiliriz : Terbiyeli işkence çorbası! * Eğitim mönümüzdeki bu çorbadan her allahın günü içen çocuktan gel de hayır bekle ! *
Makaleler
-Merhaba doktor -Merhaba... Buyurun şikayetiniz? -Ben her yerimden şikayetçiyim doktor. -Hepsinden mi? -Hepsinden...Örneğin gözlerimden... -Nesi var gözlerinizin? -Bir görüyor, bir görmüyor! -İlginç! -Ressamım...Diyelim ki bir ağaç çizeceğim değil mi? İniyorum bahçeye...Koyuyorum bir ağacın dibine tuvalimi...Ağacı inceliyorum..
Makaleler
Hep tiyatro sahnesinden olacak değil ya, biraz da hayat sahnesinden. KAYBOLAN DEĞERLERİNİZDEN MÜESSESEMİZ SORUMLU DEĞİLDİR Yankısı vardı seslerimizin. Zifiri karanlıkların ışığı vardı. Bir karşılığı vardı alınteri göznurumuzun hayatlarımızda. Onuruyla ölçülürdü insanoğlunun değeri. Bir yere çıkardı sokaklarımız. Hal hatır sorardı rüzgarlarımız. Anası ağlamamıştı anacaddelerimizin. Tedirgin değildi coşkularımız. Bezgin değildi sevinçlerimiz. Çalınmamıştı bizden henüz mavilerimiz yeşillerimiz.
Makaleler
Tiyatrocular gonusundaki inci değerindeki düşüncelerimi dile getirmiştim Şindi (ve/veya şimcik) de bir siyasetçinin bakış açısından köşeli düşünen köşe yazarlarına, garıgötürüst takımına ve sivri dilli düşünce adamlarına bir bakalım.
Makaleler
1-Tiyatrolar seyirci çekmek istiyorlarsa salonlarının adreslerini açık seçik versinler! Kafamız karışıyor. (Yani, tutup kütüphanenin karşısı diye yazmayın. Milletin kafası karışıyor.Çantacının arkası, kebapçının bitişiği, dondurmacının yanı diye tarif etmelisiniz. Hele salonunuz bir futbol stadının tam karşısındaysa yaşadınız. Eliyle koymuş gibi gelir bulur sizi seyirci .Bulur dedik,bilet alır demedik. Hemen sevinmeyin! 2-Oyununuz komedi olacak. (Çünkü seyircinin ilk sorusu budur.”Gomedi mi?”. Hani o eziyeti çekeceğiz bari gülelim manasında…)
Makaleler
Ali Erdoğan'ın aşağıdaki skecini, Ali Erdoğan'ın seslendirmesi ile dinleyebilirsiniz... --------------------- 1- Kene, vatandaşı kene ısırmış... Hangi önlemi aldınız soruyorum size! Bunca zaman iktidardasınız... Bu işle ciddi bir şekilde ilgilendiniz mi? 2- Seksen çeşit kene var kardeşim... Ben hepisiyle ayrı ayrı nasıl ilgileneyim...Ben ne biliyim hangisi Kongo’lu hangisi Kongo’suz... Kim Kırım’lı kim Kırım’sız. Bunların hangisi virüs taşıyor, hangisi taşımıyor bir bakışta nasıl ayırt edeyim?