Kaybolan Değerlerinizden Müessesemiz Sorumlu Değildir
Hep tiyatro sahnesinden olacak değil ya, biraz da hayat sahnesinden.
KAYBOLAN DEĞERLERİNİZDEN MÜESSESEMİZ
SORUMLU DEĞİLDİR
1
Yankısı vardı seslerimizin. Zifiri karanlıkların ışığı vardı. Bir karşılığı vardı alınteri göznurumuzun hayatlarımızda.
Onuruyla ölçülürdü insanoğlunun değeri. Bir yere çıkardı sokaklarımız. Hal hatır sorardı rüzgarlarımız. Anası ağlamamıştı anacaddelerimizin. Tedirgin değildi coşkularımız. Bezgin değildi sevinçlerimiz. Çalınmamıştı bizden henüz mavilerimiz yeşillerimiz.
Suspus olmamıştı içimizin pırpır eden serçesi. Bizden de sabırlıydı sabırlarımız. Bardaktan boşanırdı yağmurlarımız.
Derin alırdık nefeslerimizi ve dikkat kaygan zemin uyarısı yapılmazdı mekanlarımızda. Hayatlarımız kaymamıştı daha.
Gerçeğin yalanına inanır olduk derken. Övünür olduk fikirsizliğimizle ve ölür olduk vadelerimizden çok çok önce.
Avucumuzdan akıp gitti zaman geri dönüşü artık mümkünsüzdür. Kaybettik sesimizi laf kalabalığında. Hükümsüzdür!
2
Bulutun sırrı olmaktan çıkmıştır yağmur zamanın kahperengiye boyanması da, insanlığın ikinci katı atmak için sabırsızlanması da sır değildir.
Sır değildir cümle kabızlıkların baştacı edilmesi her apartmandan iki meşhurun çıkması ve türlü ucuzlukların toplumlara pahalıya patlaması.
Ama şu da sır değil ki gidişatın yamuğunu yine insanoğlu düzeltecek.
Gölge ağaca küsse
Çekip nereye gidecek?
( Yazarın KABARE DEV AYNASI YAYINLARINDAN ÇIKAN “BIRAK BU UYAKLARI” ve “ GÖKYÜZÜNDE YANLIŞ GEZEN YILDIZLAR” kitaplarından alınmıştır)
Ali Erdoğan