İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Makaleler

Bağlanmış Basiretleri Çözme Servisi

Ali Erdoğan ,

-Merhaba doktor

-Merhaba... Buyurun şikayetiniz?

-Ben her yerimden şikayetçiyim doktor.

-Hepsinden mi?

-Hepsinden...Örneğin gözlerimden...

-Nesi var gözlerinizin?

-Bir görüyor, bir görmüyor!

-İlginç!

-Ressamım...Diyelim ki bir ağaç çizeceğim değil mi? İniyorum bahçeye...Koyuyorum bir ağacın dibine tuvalimi...Ağacı inceliyorum..

-Ne görüyorsunuz?

-Dallarını, meyvelerini, yapraklarını, gövdesini, hatta gövdesindeki kurtçuklara varana kadar her zerresini görüyorum.

-E görüyorsunuz işte!

-Fakat , gördüğümü tabloma resmedemiyorum..

-Niye?

-Karşımdaki ağacın bütün zerrelerini görüyorum...Fakat, gelin görünki tüvalime çizdiğim ağacın hiç bir parçasını göremiyorum!

-Nasıl?

-Ağaç baktığımda var, çizdiğimde yok!

-Yani ağaç bir var, bir yok!

-Evet...Tıpkı adam gibi işlemeyen hukuk sistemi gibi...Hani o da adam gibi işlemediğinde bir vardır bir yoktur ya...

-Duruma göre vardır, duruma göre yoktur...

-Bazen adamına göre vardır, adamına göre yoktur!

-Size vardır, başkasına yoktur. Bazen başkasına vardır, size yoktur!

-Oysa ben tablomdaki ağacın da karşımdaki ağaç kadar somut olmasını isterim! Uzanıp dokunma, sırtını dayama  hissi verecek kadar gerçek!

-Başka nerenizden şikayetçisiniz?

-Miğdemden de şikayetçiyim doktor?

-Ne si var?

-Herşeyi çok kolay sindiriyor! Kimisi yuttuğu ufacık hapı sindiremezken, ben koca bir grayderi, perdesi kapanan bir tiyatroyu koltuklarıyla birlikte yutup sindirebiliyorum. O perdenin aslında sahneye değil bizim gözlerimize indiğini bile bile yapıyorum bunu doktor!

-Sindirim sisteminizin her şeyi büyük bir kolaylıkla sindirmesini içinize sindiremiyorsunuz?

-Evet doktor!

-Başka?

-Burnumdan şikayetçiyim doktor...O, çürümenin kokusunu bu kadar net almasa ben bu kadar rahatsız olmazdım...

-Başka?

-Ensemden şikayetçiyim doktor, devamlı şaplak yiyen ensemden!

-Başka?

-Hiç bir şeye diş geçiremeyen dişlerimden de şikayetçiyim.

-Başka?

-Dilimden de şikayetçiyim doktor...

-Ne si var?

-Dillenmiyor!

-Diliniz dillenmiyor!

-Evet, dilimin dillenmemesinden şikayetçiyim...Söylediğim bir sözle dilim, dilim dilim dilimlense bu kadar acı çekmezdim doktor! Dilimden, en çok da dilimin ucundan şikayetçiyim!

-Başka?

-Böğrümde çaresizce bağladığım kollarımdan şikayetçiyim...

-Başka?

-Boş boş  sallanıp duran ellerimden!

-Başka?

-Hiç bir şeyi işaret etmeyen işaret parmağımdan da şikayetçiyim.

-Başka?

-Kıpırdamayan kıllarımdan

-Başka?

-Dik dik olmayan tüylerimden,

-Başka?

-Fikir yerine kepek üreten kafamdan,

-Başka?

-Mavisinden  turuncusuna, eflatunundan yeşiline, beyazından kırmızısına kadar hayatın türlü renkleri varken, resmimde sadece kara kullanmakta ısrar eden, başka renkler kullanmaktan acayip derecede tırsan yüreğimden şikayetçiyim...

-Maaşallah her uzvunuzdan şikayetçisiniz..

-Ayaklarım hariç.

-Ayaklarınızdan şikayetçi değil misiniz?

-Değilim , çünkü buna hakkım yok!

-Neden?

-Akılsız başın cezasını ayaklar çeker de ondan!

-Anlıyorum...

-O zaman bana yardım edin doktor...Bir adam görmezden, duymazdan, bilmezden gelirse yaraları temelli kanar! Çürümeye başlar o adam! Kokar! Sizden bu çürümeye bir çare bulmanızı istiyorum doktor!

-Hastanemiz bünyesinde yeni bir servis açıldı...Sizin durumunuzdakileri hep bu servise gönderiyorum!

-Hangi servismiş o?

-Bağlanmış basiretleri çözme servisi... Buradan kalkıp oraya gidin!

-Tüm kuvvetimi buraya gelirken yolda harcadımdı doktor! Bir koluma girsenizde oraya birlikte gitsek?

-Kuvvetimi toplasam ben de orada alacağım soluğu ama bende de yürüyecek güç kuvvet yok!

-O zaman birbirimize dayanarak gitmeye çalışalım doktor...Yoksa ikimiz de oturduğumuz yerde kokacağız! Haydi bir zahmet doktor!

 

Ali Erdoğan

Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Ali Erdoğan imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Makaleler

On Yıl Dalgalanan Kabare Bayrağı

Dünya koca bir alış-veriş merkezine dönüştürüldü. Bugün artık salt bir kitap okurundan veya sinema seyircisinden, tiyatro seyirsisinden bahsetmek mümkün değil…

Polemik

Emeğime Biraz Saygı İstiyorum

Özgürlük Parkında gerçekleştirilecek Tiyatro Festivaline YOLUMUZU BULALIM adlı komedi oyunumla KABARE DEV AYNASI adına başvurmuştum. Yetkililer herhalde “Eh bu nasıl olsa yolunu bulmuş bunun oyun oynamasına gerek yok” diye düşünmüş olacaklar ki oyunumu festivale uygun görmemişler

Makaleler

Hayat Sahnesi'nden

Hayalarımızla midemizin arasındaki o alana hapsetmiş bizi hayat. yiyip, içip, sevişip, tepişip, tüketip, tükenip, ölüyoruz büyük bir hazla