| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Tiyatro Sahnesi ya da Kuaför Lobisi
Gizem İbak



Kışa “gel buyur” eden buluta pırt yapıp on saniyede koşuyor üst geçitten yine,şimdi önünde üçer üçer inmesi gereken merdivenler var son otobüsü kaçırmaması gerek kendisinden çikolata bekleyen çocuğuna bu akşamda çikolata alamayan ağabey ile birlikte koşuyor son otobüse evet bindi şimdi akbili bitmek üzere yavaşça kendimi bırakıyor zorla bulduğu koltuğa kafasını kaldırıp baktığında saat 22.30’u gösteriyor..

Küçük Zowie aslan oldu az önce. Hadi anlat bize diyor kabilesi şuan anlamlandıramayacağımız kelimelerle…Zowie kabilesinin meraklı gözleriyle birlikte başlıyor taklide taşı böyle kaldırmış işte ve savurmuş nasıl olduysa dayanamamış hayvan küçücük Zowie’nin attığı taşa..Zowie başardı işte,şimdi ise onu kücük bedeniyle nasıl buraya kadar taşıdığını gösteriyor..Hey Dümbüllü,ilk tiyatrocu doğdu az önce gördün mü?

İlk tiyatrocu Zowie midir? Şuana kadar kimsenin bilmediği bir şeyi mi açıklıyorum yoksa ? Hayır elbette.İlk tiyatro sanatçısının ismini vermemiz dünyaya ilk düşen insanın kaşını gözünü belirtmek kadar zor olacaktır..Çünkü tiyatro ilk insanla doğan ve son insanla tükenecek olan bir eylem,oluştur…

İlkel komünal toplumda yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için, avcılık ve toplayıcılık yapan insanlar farkında olmadan ilk tiyatroyu da gerçekleştiriyorlardı.. Kabileler halinde yaşayan ilkel insanların avdan döndükten sonra avı nasıl gerçekleştirdiklerini kabilelerine gösterdikleri eylemler ilk tiyatrodur.

İlkel insanların inançları totemler üzerineydi.Her kabilenin totemi ve ona düzenlediği törenler vardı..Bu törenlerdeki şiirler,korolar,gösteriler ilk tiyatro eylemleridir..O halde ilk oyunlar ilk insanla doğmuştur…(Tiyatronun doğal süreçlerine daha sonra değineceğiz)

İlkel toplumlar özel mülkiyet anlayışı gelişmediğinden komünal özellik göstermektedir..Benimsedikleri kolektif yaşam biçimi onları tiyatroya zorlayan bir başka nedeni oluşturur..

Az önce ilk insanla başlayan tiyatro toplumların gelişimiyle birlikte farklı boyutlara ulaşmıştır elbette..

Türk Tiyatro tarihine gözucuyla baktığımızda bir köy meydanında Mehmet amcanın bastonuna suratını yaslayıp izlediği Kavuklu ile Pişekar karşılıyor bizi,sıcaktan ayakları yanmış Kavuklu koşuyor bir o yana bir bu yana… Tarih merdiveninden birkaç basamak daha adımladığımızda yürekli Muhsin Ertuğrul karşılıyor bizleri başı dik her zaman ki mağrur bakışları üstümüzde…İsmail Dümbüllü’yü görüyoruz gözgöze gelip aynı anda gülüyoruz…

Gözleri diyor ki;sen oturamazsın akşamın onunda sıcak evinde,bir şeyler dürter seni “İnsan kalk,İnsan kaalk” Kanlarında Zowie’nin Oco’nun dur durak bilmeyen enerjisi dolaşıyor..İlk rejisör hani şu büyücüler atalarındı ne belli? Bu tarihsel sorumluluk yaratıyor bu sorumluluk ise seni tiyatro sahnesine taşıyor..Kendi isteğinle değil aslında tarihsel sorumlulukla çıkıyorsun o sahneye inmesi sana kalmış ama arkadaş Dümbüllü bakarken inebilecek misin oradan? ..

Her hangi bir alanda anlattı Zowie o koca hayvanı nasıl avladığını,onu anlatması için onu izleyenler olması yetiyordu aslına bakarsan…İlkel tiyatro ne kadar çelimsiz kalıyor çağdaş tiyatronun yanında…Fakat aslına bakarsan ilkel tiyatro çağdaşlarına bir çelme takıyor..Şimdilerde tiyatroya gitmeden önce kuaföre gidip saçı yaptırmanın farz olduğu,oradaki oyuncunun altı liralık biletle satın alındığı sanılan bir eyleme dönüşmesi ilkel toplumların onurlu oyuncularını güldürüyor..Onlar ki,ne bir sahne aradı ne izlemeye gelenlerin saçında güzellik..Fakat onların yaptığı tiyatroda en ufak bir hatanın sonucu ölüm dahi olabiliyordu. Onlar ki savaşa girmeden önce,tiyatro ile moral buluyor ava çıkmadan önce belki bir daha geri dönüşleri olmaz diye tiyatro yapıp birlikteliklerini gösteriyorlar,Onlar ki bir şey anlatma derdiyle yüklenip her attıkları adımın bir sorumluluk taşıdığını biliyorlardı..İlkel insanın farkına vardığını bugün milyon dolarlık salonların ardında fark edemeyenler, farkında olmadan, taşıdıkları tarihsel sorumlulukla kendilerini dürten insan kalk sesini bastırmaya veya ne idüğü belirsiz eylemlerle tatmin etmeye çalışıyorlar..

İlkel toplumdan çağdaş insana zıplarken gözümüze ilkel insanın onurlu bilincini 21.yüzyılda taşımaya çalışan,Zowie’nin bir şey anlatma derdini kendi derdi haline getiren “çağdaşlarınca” cık cık diyerek yadırganan birkaç ekip çarpıyor..

İlkel insanın dağ tepesinde kendi kendine kurduğu sahneyi daha 20 gün önce mahkeme kapısına kuran İdil Tiyatro Atolyesi çekiyor dikkatimizi..Tiyatro salonu değil onların ki karşılarındakiler ise kuaförden çıkıp son model araçlarıyla gelmemiş oraya hepsinin bir derdi var ve oynayanları dürten sabah sekizde evden çıkartıp akşam on buçuk da son basımlık akbil ile kendini eve atmaya çalıştıracak bir dert var ortada..Anlatmak için ise ilkel insanın yöntemini deniyorlar;tiyatora…

Yeni bir oyun çıkartan özel tiyatronun binler verip gazeteye bastırdığı tanıtım afişlerine pırt yapıyor İdil Tiyatro Atolyesi ve manşetten giriyor burjuvazinin basınına

“Sanki Mahkeme Salonu Değil,Tiyatro”
Tarihsel sorumluluğunu bilen,yerinde oturamayan ve bu sorumlukla insanlığa bir şeyler anlatmak niyetiyle ilerleyen tiyatrocular oldukça Zowie’nin ruhu huzur ile dolacaktır…

Öyleyse herkesi bir şey anlatma derdi olanların Okmeydanında mahalle arasında küçük bir salonda yaptıkları tiyatroya davet ediyoruz.

Gizem İbak

Tiyatro Dünyası - Sizden Gelenler


Paylaş      
Yorumlar

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 83
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
Süt Kardeşler - Süheyl Behzat Uygur Tiyatrosu 2020
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Geçmiş Yılı, Hıfzı Topuz ile Birlikte Paris'te -HAM- Eyledim... (Üstün Akmen) - 1/12/2011
  • Kavuklu'nun Muhtarlığı (Halil Aksoy) - 1/10/2011
  • Ahududu (Komedi Oyunu) (Saniye Demirel'in Çevirisi) - 1/10/2011
  • Salaklar Sofrası (H. Can Utku'nun çevirisi) - 1/10/2011
  • Postmodernist Kültür Üzerine Bir İnceleme (Serkan Fırtına) - 1/10/2011
  • Kenter Tiyatrosu'nda Zorla Güzellik (Metin Boran) - 1/10/2011
  • Tarlakuşu Muydu, Bülbül Müydü Jülyet? (Cüneyt İngiz) - 1/10/2011
  • Sözcükler Can Yücel'i Özler (Yurdagül Yurtseven) - 1/9/2011
  • Tiyatro Gerçek'in Yeni Oyunu: Annem Yokken Çok Güleriz (Arda Aydın) - 1/7/2011
  • Ahmet Cemal, Shakespeare ile Oyun Atölyesi Arasında ve Seyircinin Korunması (Melih Anık) - 1/7/2011
  • Tiyatro Sahnesi ya da Kuaför Lobisi (Gizem İbak) - 1/7/2011
  • Şaha kalkan Küheylan… Kocaeli Şehir Tiyatroları (İhsan Ata) - 1/7/2011
  • Üstün Akmen'den Vanya Dayı ve Marat/Sade Eleştirisi (Üstün Akmen) - 1/7/2011
  • Dışardakiler - Girne Amerikan Üniversitesi Tiyatro Kulübü (Hakan Yozcu) - 1/7/2011
  • 2. Ulusal Mardin Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali Üstüne Bir Değerlendirme (Burhan Gün) - 1/7/2011
  • Engin'lere Yelken Açmış Bir Grande Dame Oya Palay (Can Murat Yaşar Şengel) - 12/31/2010
  • Öğretmenliğe Dair Bir Oyun: Ben Öğretmenken (Mustafa Acar) - 12/31/2010
  • Benim Bu Tiyatroya Borcum Var (Arda Aydın) - 12/31/2010
  • İşsizler Cennete Gider (Metin Boran) - 12/29/2010
  • 2010'un Son Gününde Vacip Olan Vicdan Muhasebesi (Üstün Akmen) - 12/29/2010
  • Cezmi Ersöz'ün Hesaplaşması: Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk (Üstün Akmen) - 12/28/2010
  • Fenerbahçe'li Alex ve Tiyatro -Sıla-dır (Melih Anık) - 12/22/2010
  • Bana Aşkı Öğreten Şarkıcı İstanbul'dan Geçti: Peppino Di Capri (Üstün Akmen) - 12/22/2010
  • Metafor Denizinde Bir Oyun : Alemdar (Tohum ve Toprak) – İBB Şehir Tiyatroları (Melih Anık) - 12/21/2010
  • Ali H.Neyzi'nin Shakespeare Tercümelerinden Yola Çıkarak (Melih Anık) - 12/21/2010
  • Karışan insan hayatları: Bavul (İhsan Ata) - 12/21/2010
  • Nejdet Erdem'den 3 Skeç (Nejdet Erdem) - 12/19/2010
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu – Üsküdar Tekel Sahnesi'nde Bir Ötekileşme Tragetyası; Baştan Çıkarma (Savaş Aykılıç) - 12/19/2010
  • -Kelimelerin Efendisi- LaBute'dan Zorla Güzellik - Kent Oyuncuları (Melih Anık) - 12/16/2010
  • Savaşlar Ölüler Gömülünce Kazanılırın Oyunu: Ölüleri Gömün (Üstün Akmen) - 12/16/2010
  • Düşüşen Maskeler (Nejdet Erdem) - 12/16/2010
  • Tiyatro Ayna'dan Bir Kadirşinaslık Örneği: Türkan Işık Yolcusu (Üstün Akmen) - 12/16/2010
  • Apolitikleştik (Erkul Eğilmez) - 12/16/2010
  • Perde Açılsın mı? (Melih Anık) - 12/13/2010
  • Hangisi Karısı (Cüneyt İngiz) - 12/13/2010
  • Ustalardan Bir Tangoya Ne Dersiniz?: Temiz Ev (Can Murat Yaşar Şengel) - 12/13/2010
  • Dünyanın Ortasında Bir Yer (Duygu Tekin) - 12/12/2010
  • Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin… (Yurdagül Yurtseven) - 12/12/2010
  • İstanbul'da Tragedyanın Başına Gelen Tragedya: Bakhalar (Üstün Akmen) - 12/12/2010
  • Aldatan kim? (İhsan Ata) - 12/12/2010
  • Önce İnsan Önce Tiyatro (İlkay Sevgi) - 12/12/2010


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    18 Ağustos'tan itibaren her SALI Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Hangisi Karısı, 5. Sezonunda!
    Istanbul Fringe Festival - Uluslararası Performans Sanatları Festivali (18-22 Eylül 2019)

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |