| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Önce İnsan Önce Tiyatro
İlkay Sevgi




Her şey insan için. Hayatta en garip gözüken olaylar bile insan için. İçinden çıkılmaz teoriler, formüller, problemler, binalar, hepsi insana yardım etmek ya da anlama merakına eşlik etmek için üretiliyor ve yapılıyor. Bununla birlikte iş tiyatroya gelince 'İnsan için' tanımı merkezine oturuyor. Her şeyiyle insan sahneye çıkıyor. Arkadaşa, aileye bile söylenemeyen sırlar sahnede replik oluyor. Anlarımıza ve deneyimlerimize dışarıdan bakmak beklenmedik bir 'katarsis' (arınma) duygusu yaratıyor. Yeni başlayan aşkınızla romantik bir oyuna gitmek bakın hayatınızda neler değiştiriyor. Haberlerden değil, tiyatro sahnesinden seyretmek hayatı, insana nasıl cesaret ve yön veriyor. Uzun bir tiyatro geleneğine sahip bir ülke olduğumuz için şanslıyız. Hayata dışarıdan bakabilmek, bazen en kötü olaylarda mizah görebilmek; bakış açısını derinleştiriyor, sorunları hafifletiyor.

Ortaoyunu, meddah, gölge oyunu gibi geleneksel tiyatro türlerinden 'Batı tarzı tiyatro'ya geçiş yaptıktan sonra isimleri tiyatro ve şiirle özdeşleşen Kenterler'in küçük kardeşi Müşfik Kenter 63. sanat yılını bu sene kutluyor. Büyük sanatçılar dünyaya az geliyor fakat öyle çok iş yapıyor ki açığı kapatıyor. 'Bir Garip Orhan Veli', 'Martı', 'Ramiz ile Jülide' gibi iz bırakan yüzlerce oyun, Kenterler Tiyatrosu'nun kuruluşu, Yetkin Dikinciler, Edip Saner, Okan Yalabık, Demet Avgar gibi yüzlerce öğrenciyi yetiştirdikten sonra halen Haliç Üniversitesi'nde devam eden eğitimci kimliği, Bakırköy Belediyesi Tiyatroları'nda süregelen Genel Sanat Yönetmenliği, 28 sinema filmi, hafızalara kazınan seslendirmeler ve etkilediği tiyatro insanlarıyla sürekli insana dokunan, hep çalışarak mesafe alan, hep yaşayacak ürünler yaratan Müşfik Kenter.



Büyük sanatçıların en büyük nimeti sıradan insan. Her gün koşturan, çalışan, aile kuran, çocuk yapan sokaktaki insan. Gözümüzde devleşen bu isimlerin idolleri sokakta koşturan gündelik kahramanlar. İnsana dönüşümüz tiyatro ile merkezi işaret ediyor. Çünkü ekran yıldızlarının, uluslararası şirket patronlarının ya da ülkemizin politikacılarını hariç tutmak üzere savaş peşinde koşan politikacıların hayatlarından hikaye çıkmıyor. İnsan çıkmıyor.

Önce İnsan Müşfik Kenter
Müşfik Kenter'in 63. sanat hayatı Bakırköy Belediyesi Tiyatrosu'nda kendi deyimiyle yalın bir kutlama ile sanatçıları, öğrencilerini ve tiyatrocuları buluşturdu. Kutlama yalındı fakat derin izler bıraktı. Bu özel gecede orada bulunan şanslı tiyatroseverden biri olarak Yaşar Kemal, Haldun Dormen, Gencay Gürün, Yasemin Yalçın ve Nedim Saban gibi yazarlar ve tiyatro insanlarıyla bir arada bulunmak heyecan vericiydi. Edip Saner'in sunduğu gecede Müşfik Kenter'in öğrencileriyle yapılan röportajları ve hayatından kesitleri gösteren videoda oyuncuların Müşfik hocalarından bahsederken duydukları sevgi yüzlerinden okunuyordu. Geceye katılan öğrencileri birer konuşma yaparak Müşfik Kenter'in oyunculuklarında bıraktığı etkiyi ve eğitim anlayışlarını gösteren kısa anektotlar sundular. O kadar oyuncu vardı ki, sahnelerden ve sinemadan tanıdığımız yakın yüzlerin oyunculuk sırlarını ve iyi bir oyunculuk hakkında Müşfik Kenter'in her bir öğrencisinden bir idealini duysak, bu konuda vizyonumuz artacaktı. Fakat oyuncular arka arkaya çıkıyor ve ortak anılarıyla seyircilere hoş zaman yaşatırken, her biri sonunda öz olarak aynı şeyi söylüyordu. Yetkin Dikinciler, Bülent Emin Yarar, Yasemin Yalçın ve diğer oyuncu ve yönetmenler: 'Bize çok şey öğretti. Fakat en önemlisi... (Burada herkes ilk kez söyler gibi seyirciyi merakta bırakan kısa bir suskunluk ve oyunculuklarıyla heyecanı artırdıkları bir bakış ile) İnsan olmayı öğretti’. İnsan olmak. Sahnede insan olmak. İnsanlık. Sahneye çıkan hemen herkes bu şekilde konuşmasını noktaladıktan sonra kafama defalarca çiçeklerle vurulmuş gibi bir his duydum. Çocukluğumdan beri boğazımda bu düğümlenme, aklımda karışıklık ve katarsis hissi olmadan pek az ayrılmışımdır tiyatro izlemekten. Yine de bu farklıydı. Tek bir cümle ile çok şey anlatmak gerçek bir sanatçının işidir. Her fırsatta öğretmek, düşündürmek, bunu hem estetik ve zorlayıcı, (yüreklendirici) hem de yürek okşayan bir şekilde yapmak aynı zamanda eğitici kimliği olan bir sanatçının işidir.



Bu toplantı ile birlikte Müşfik Kenter'in genel sanat yönetmenliği yaptığı Bakırköy Tiyatrosu'ndaki oyunlardaki oyunculuklar hakkında daha önce anlamaya çalıştığım sorunun cevabını buldum. Oyunculuklarda 'İnsan'a rastlıyordunuz. Tarihi bir kahramanda da, batı kaynaklı oyunlarda da yerli yazarların oyunlarında da 'İnsan' öne çıkıyor. Geçen sezon sahneye konan Dava oyununun baş karakterini sahnede canlandıran Edip Saner'in yalın ve kusursuz oyunculuğunda üç saat boyunca seyirciyi merakta bırakıp izleten bir akış var. Kafka'nın karakterlerindeki 'olağan insan' 'bürokrasi içinde kaybolan insan' tüm yönleriyle ortaya çıkıyor. Sahnede gerçek insan ile karşılaşıyorsunuz, böylece kendinize paye çıkarıyorsunuz. Oyunun tüm süresine dağılan enerji, devinim ile birlikte kendini takip ettiriyor ve duyguyu yaşatıyor. Dava romanının oyunlaştırılmasında ‘hakkını aramak’ fikri de veriliyor. Bir romancının sorunu tüm yönleri ile ve fantastik bir kurguyla kağıda dökmesi, bir tiyatrocunun bu duruma eylem katması, izleyiciyi uyandırıyor. Özellikle bizim insanımız için önemli bir nokta. Tüm zerafetine ve alçakgönüllüğüne rağmen hakkını aramayı bilen, kendine ve savunduğu değerlere güvenerek ortaya çıkan insan. Korkmadan öne atıldıkça, sadece kendisinin değil başkalarının da haksızlığa uğramasını engelledikçe insanlaşan ve bu gururu taşımaya hak kazanan birey.
Belki Müşfik Kenter’in insan olun öğüdünden; abartısız bir oyunculuk, sürekli bir gözlem ve tüm yönleriyle insanı ortaya koyma mesajı çıkıyor. Yine de bu sadece buz dağının görünen kısmı olabilir. Aslında Müşfik Kenter ‘Önce iyi insan olun’ diyor. Çağımızın renkli dünyasında bu öğütleri duymak artık ayrıcalık haline gelmiş durumda. İnsan deyince, hangi markayı giydiğiniz, nasıl göründüğünüz veya kullandığınız eşyalar ön plana çıkıyor. Aslında insan olmak deyince içgüdülere bağımlı olarak yaşamamak, aklını kullanabilmek, bu aklı merhametle birleştirebilmek, insan haklarını evrenselleştirebilmek gibi insanı insan yapan özellikler sahneye çıkar. İletişim ve sosyallik anlaşılır.

Tiyatroya rağmen, edebiyata rağmen ve tüm sanatlara ve zekanın ön planda olduğu işlere rağmen gerçek insan olmak yolunda dünya adım atamıyor. Bu aklı evrenselleştiremiyor. Hayatı; yemek, dürtüler ve korunma gibi temel ihtiyaçların peşinde koşmaktan ibaret sayanlar çoğunlukta. Yaşamı temel dürtülerle özdeşleştiren ilkel insanların tek gereksinimi maddiyat olarak resmediliyor. Halbuki insan yemek içmek kadar iletişime, sosyalliğe, salon kültürüne ve bir cemiyete ait olmaya ihtiyaç duyuyor. Yaşama ve ifade özgürlüğü kadar eğitim hakkına, eşitliğe ve paylaşıma temel ihtiyaçlar olarak bakmak gerekiyor. Böylece tiyatro nefes almak gibi bir zorunluluk haline geliyor. Müzik, dans, resim, edebiyat gibi ifade ve paylaşım yöntemleri insanı tekdüze dünyasından çıkarıyor. Cemiyete, sosyal ortamlara, sosyal paylaşımlara götürüyor.Böylece bir şeyler atıştırıp, oturup tv izlenerek öldürülen zamanla bitirilen insan yaşamına tekrar bir şans veriliyor. Canlı performans ve insanların anına verilen değer, zamana önem katıyor.

Bu Tiyatroda Bir Şeyler Oluyor
Müşfik Kenter’in genel sanat yönetmenliği yaptığı Bakırköy Belediyesi Tiyatroları’nda renovasyonu yapılan büyük sahnenin adı Müşfik Kenter sahnesi olarak isimlendirildi. Bu güzel sahnede ‘Dava’nın yanısıra bu sezon ‘Aklı Havada’ isimli yeni bir oyun seyirciye sunuluyor. Ahmet Önal’ın hikayesinden oyunlaştırılan Hezarfen Ahmet Çelebi’nin öyküsü; bilim, muhafazakarlık, hayaller ve İstanbul üzerinde yol alıyor. Dinamik kadrosu seyirciyi tek kelimeyle masal diyarına ‘uçuruyor’. Tarihimizde kuşlar, uçmak ve gök yüzü önemli semboller. Hezarfen gibi ilk kez uçma deneyimini gerçekleştiren tarihi bir simgeyle tanışmak, kültürümüzde bilim insanlarının yaşadıklarını anlamak ve kendi kahramanlarımızı yakından tanımak duygusal ve faydalı bir deneyim. Sema dansı ile gökyüzü tutkusunun birleştirildiği oyunda, oyuncuların performansları hem simgesel hem görsel olarak şölen niteliğinde. Bakırköy Belediye Tiyatroları tiyatroda yepyeni bakışları biraraya getiriyor. Atmosferik ortam, hareket ve dansla, performansla buluşuyor. Sadık seyirci kitlesinin oyunu birkaç kere izlemeye geldiğini ve artık dizi izleyemediğini konuştuklarını duymak beni de bir sanat insanı olarak heyecanlandırdı. Sinema mı tiyatro mu gibi mantıksız tartışmaların yaşandığı ülkemizde insanın canlı olarak hayatı resmetmesi, değerli zamanın sanal dünyalar yerine yaşayan performanslarla taçlanması çok önemli. Televizyon hiçbir zaman ifade gücünü ya da medeni cesareti artıramaz. Hayat zamanın boşa harcanmasına müsade edemeyecek kadar kısa ve özeldir.



İlkay Sevgi


Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 99
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
Süt Kardeşler - Süheyl Behzat Uygur Tiyatrosu 2020
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Düşüşen Maskeler (Nejdet Erdem) - 12/16/2010
  • Tiyatro Ayna'dan Bir Kadirşinaslık Örneği: Türkan Işık Yolcusu (Üstün Akmen) - 12/16/2010
  • Apolitikleştik (Erkul Eğilmez) - 12/16/2010
  • Perde Açılsın mı? (Melih Anık) - 12/13/2010
  • Hangisi Karısı (Cüneyt İngiz) - 12/13/2010
  • Ustalardan Bir Tangoya Ne Dersiniz?: Temiz Ev (Can Murat Yaşar Şengel) - 12/13/2010
  • Dünyanın Ortasında Bir Yer (Duygu Tekin) - 12/12/2010
  • Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin… (Yurdagül Yurtseven) - 12/12/2010
  • İstanbul'da Tragedyanın Başına Gelen Tragedya: Bakhalar (Üstün Akmen) - 12/12/2010
  • Aldatan kim? (İhsan Ata) - 12/12/2010
  • Önce İnsan Önce Tiyatro (İlkay Sevgi) - 12/12/2010
  • Dünyanın Suyu Çıkmış (Skeç) (Yunus Emre Akgünler) - 12/8/2010
  • Dünyanın Suyu Çıkmış (Skeç) (Yunus Emre Akgünler) - 12/8/2010
  • Mış Gibi... (Tek Perde) (Burak Küçük) - 12/8/2010
  • Unutmak İstediğim Marat-Sade (2010) – İBB Şehir Tiyatroları (Melih Anık) - 12/8/2010
  • Bir Evet İki Hayır Arası Hayat (Esra Sancak) - 12/8/2010
  • Çocuklara Vurmayın (Ç.O.) (Aysel Sarıca) - 12/8/2010
  • Çöpiş ile Kıpkıp (Ç.O.) (Aysel Sarıca) - 12/8/2010
  • Başka Dünya Yok! (Ç.O.) (Aysel Sarıca) - 12/8/2010
  • Fazıl Say, Mussorgsky Çalarken Resim Yaptı… (Üstün Akmen) - 12/8/2010
  • Eğlence Garantili Tiyatro Ekibi: Espri Standartları Enstitüsü Kurumu (ESEK) (Onur Şimşek) - 12/6/2010
  • Arzunun Onda Dokuzu (Cüneyt İngiz) - 12/6/2010
  • Yedekleri Sayıyorum!!! (Arda Aydın) - 12/3/2010
  • Selam Sana Shakespeare ve Tiyatro Boğaziçi (Melih Anık) - 12/3/2010
  • 15. Ankara Tiyatro Festivali'nin Ardından (Hakan Yozcu) - 12/2/2010
  • …Söz, yarın uyanırız yine… (Onur Şimşek) - 12/2/2010
  • Tiyatroda Perde Kapanmaz mı? (Tartışma) (Moderatör) - 12/2/2010
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu – Ölüleri Gömün de Yaşayanlar Ne Yapsın? (Melih Anık) - 12/1/2010
  • Nazım'ın Şiiri Tiyatro Olur Mu? Demek Oluyormuş!: Kerem Gibi (Üstün Akmen) - 12/1/2010
  • Yeter Artık! Çarka Çomak Sokmak Gerek (Serkan Fırtına) - 11/29/2010
  • Leyla'nın Evi, Onur'suz Sergilenecek! (Recep Ali Aksoylu) - 11/29/2010
  • Bir Çöküşün Dramı: Vanya Dayı (Metin Boran) - 11/29/2010
  • Onur By (Arda Aydın) - 11/28/2010
  • Levent Üzümcü Söyleşisi (Onur Şimşek) - 11/25/2010
  • Aristophanes'in Eşekarıları Oyunu Üzerine Güncel Bir Yorum (Bilal Akar) - 11/25/2010
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu - Beğendiğiniz Gibi, Beğenilecek Gibi Değil ! (Melih Anık) - 11/25/2010
  • Tiyatro Sıfır Nokta İki'den Oyunculuk Şöleni: Korku Tüneli (Üstün Akmen) - 11/25/2010
  • Üniversite Salonları Misafir Odası Değildir! (Bilal Akar) - 11/25/2010
  • Güven Polis Karakolu - Karakolda Bebek Var (2 Perdelik Komedi) (Mustafa Firuz Bozkurt) - 11/25/2010
  • Ormanda (Çocuk Oyunu) (Hakan Yozcu) - 11/22/2010
  • Folklorcunun Bir Günü (Hakan Yozcu) - 11/22/2010


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    15 Eylül'den itibaren her SALI Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Tekin Deniz: Dümbüllü kavuğunu kimseye devretmedi
    2. Maltepe Uluslararası Tiyatro Festivali Başlıyor

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |