Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin…
Oyunbaz; 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sergilenen, Anton Çehov'un ölümsüz eseri Martı’yı sahnelemeyi sürdürüyor.
Oyunbaz; 17. Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sergilenen, Anton Çehov'un ölümsüz eseri Martı’yı sahnelemeyi sürdürüyor.
Yıllar önce çocukken, Eminönü-Florya arası tren yolculuğu yapmıştım. Fakat hayalimdir uzun bir tren yolculuğu yapmak… Yolculuk esnasında pencereye doğru yüzünüzü çıkarır ve uçsuz sarıca tarlalara bakar ve dağların eteklerinden yayılan kekik kokulu rüzgârı derince çekip nefesinize eklersiniz.
Elbette ki müzik evrenseldir, kültürler birbirinden etkilenir. Fakat Âşık Veysel’in uzun ince yolundan gitmeden, Frank Sinatra’nın my way’ine saparsan yozlaşırsın.
Geçenlerde tiyatroya müzikal anlamda emek veren, tiyatro müzikleri yapan bir tanıdığım sanatçıdan öğrendim. Bir tiyatro sitesindeki yazıdan şikâyetçiydi “her tiyatro heveslisi yazmasın” diye…
Maalesef birçok bölgede tiyatroyla ilgili sıkıntılar var. Beşminare Sanat Tiyatrosu oyuncusu ve Genel Sanat Yönetmeni Yakup Tokuş’un bana gönderdiği basın bildirisinde anlattığı gibi… Aynı şekilde yayınlıyorum.
Her zaman amatör tiyatrocuların yanındayım. Tiyatro mahallelerde oynanmalı… Ben mahalleleri varoş, elit, sosyete, zengin, fakir diye ayırmam hepsi aynıdır benim için.....
Anna Kararina, Ana, Benim Üniversitelerim..vs Bana göre romanları en iyi şekilde sinemaya uyarlayan Rus sineması… Henüz çocukken TRT 2 de Dünya Sinemalarından isimli programda verilirdi bu tarz filmler… Araştırmam sonucunda çocukluğumda izlediğim filmi buldum....
Vaiz, Hz. Süleyman’a yazılmış kitap demek olup İbranice karşılığı “Kohelet”tir. Hz. Süleyman’ın yaşlılığında bu kitabı yazdığı söylenir. Bu kitap, hayat felsefesini soru-cevap olarak verir. Sabır ve cesaret önerir. Aynı zamanda Tiyatro 6 Unsur’un hazırladığı ilginç bir oyunun adı...
Sistemsizliğin sistem haline geldiği ülkelerde tiyatro çok gerekli bir sanattır. Her ne olursa olsun tiyatrolar alkıştan yıkılsın...
Yoksul olup da hâline şükreden insanın kendisi de zengindir gönlü de. Oysa zenginliği sınırsız olduğu hâlde her an yoksul düşme korkusuyla yaşayanın bir kış kadar yoksul bir hayatı vardır.
Ocak ayı aydınların, bilim adamlarının, kâşiflerin, devrimcilerin, mesleklerinde başarılı olmuş ve dünyanın gidişatını olumlu yönde değiştiren kişilerin doğduğu aydır.
Kendimle ilgili yazılar yazmayı sevmem.. bir başkası beni övdüğünde yanaklarımın kızarması gibi… İltifatlar beni göğe çıkarmaz.. zira çıkmakta istemem çünkü insanları küçücük göremem ve küçümseyemem…
Bu işe başlamadan evvel çok düşündüm acaba sinema eleştirmenliği mi yapsam yoksa tiyatro eleştirmenliği mi? Fakat ülkenin her alandaki gidişatının hiç de iç açıcı olmadığını gördükten sonra..
Hayat içerisinde iyi, doğru, güzel işler adına ısrarlı ve inatçı olmak olumlu bir tavırdır. Oyun Atölyesi’nin de dediği gibi “inat da bir murattır”