Makaleler
“Ömür dediğin üç gündür. Dün geldi, geçti. Yarın Meçhuldür. O halde ömür dediğin, bir gündür, o da ‘bugün’dür.“ / Özdemir Asaf Günümüze uyarlanmış vodvil, farsları Ali'li, Rüstem'li, Hüsnü'lü, Süleyman'lı, Naciye'li oynadınız senelerce....
Makaleler
Tiyatro sanatına olan borcunu, bırakalım " Ben Anadolu", " İstanbul Efendisi"ni, sadece "Bernarda Alba'nın Evi"nde yaşar kıldığı Martirio karakteriyle bir defada ödemişti. Dünya standartlarında safkan bir oyuncunun erişebileceği sayılı doruklardan biriydi 'Bernarda'daki performansı.Bana göre, başlıbaşına bir oyunculuk resitaliydi.
Eleştiriler
Kishon'un TARLA KUŞUYDU JÜLYET oyununu seneler önce Ayten Gökçer, Kerim Afşar'dan izlemiştim. Sonrasında TRT için çekilen dizide Ayten Gökçer bu defa Çetin Tekindor ile başrolleri paylaşmıştı....
Makaleler
Yazdan kalma, ılık bir gündü.Güneş bulutların arasında bir gözüküyor, bir kayboluyordu.Saat tam 11.59'du. Kerem Yılmazer arabasındaydı. Levent girişinde sarı ışık yanmak üzereydi..
Makaleler
Tiyatro KEDİ’nin son prodüksiyonu FİGARO’nun DÜĞÜNÜ’nde O ilk FLÖRT’ümüz, OLAMAM SENDEN BAŞKASIYLA dediğimiz ilk aşkımız. AH NEREDE diye yolunu gözlediğimiz kolejli sevgilimiz FÜSUN ÖNAL
Makaleler
Yaşar kıldığı her rolde tam egemenlik sağlamış, dünya standartlarında bir aktris, tiyatro tarihimizin gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biriydi Suna Pekuysal. Sihirine, büyüsüne kapılmıştık bir kez. Tiyatroya, sinemaya adanmış, sanat için varolmuş bir yazgıydı onunkisi.
Makaleler
Kutsal bir mabed gibidir benim için.Mimarisiyle, her ayrıntının ince bir estetik beğeninin izini taşıyor olmasıyla..bana Yıldız Kenter'i ve o muhteşem oyunları hatırlattığı için.
Makaleler
Rastlantı mı, yazgı mı bilemem.Ama ikimiz de altı yaşındayken tüm zamanlarımızı altüst edecek, üstelik o yaşta bir çocuğun kaldıramayacağı kadar güçlü bir tutkuyla o 'tılsım'lı kadınlara bağlanmıştık.Can bir davette ansızın karşısına çıkan Nisa Serezli'ye, ben Şan Sineması'nda bir film afişinde gülümseyen Filiz Akın fotoğrafına.
Makaleler
Birkaç yıl önceydi. İkinci zil çalarken,ağır ağır kulisteki odasından çıktı.Bir an peşinden gitmeyi,hiç değilse sahneye girişini koridor aralığından izlemeyi düşündüm. Titriyordum. Kımıldayamadım yerimden. Dudaklarında sönen gülümseyiş yeniden alev alacaktı birazdan, biliyordum. Çok güzel, çok etkileyiciydi.
Makaleler
İyi yürekli, hayli kilolu, başında beyaz yemenisiyle yaşadığı konağın kilidi küreği olmuş dadı anne. Hani, Esmeray'ın o şarkısında sözü edilen " korkar kaçar çoluk çocuk, bir çimdik on üç buçuk" lardan biri. Bazen bizim bacı kalfa, bazen sadece bacı, çoğunlukla dadı anne. Ezildiğinin bile ayrımında olamayacak kadar fedakar, sevecen.
Makaleler
Kimi öksüz. Kimi yetimdi. Bazıları köprü altlarında, yıkık gecekondularda berduş, sefil bir hayat sürer, horlanır, iteklenirlerdi.Ana kucağına hasrettiler en çok.Sıcak bir ailenin özlemini duyar, karşılarına çıkan yakışıklı, iyi adamlara " size baba diyebilir miyim, amca ? " demekten çekinmezlerdi.
Makaleler
Moğol'un gelmiş geçmiş en güzel ecesi; ‘ Ruhu Tamu kızılı, alnına ikbal, kardeş, baba kanıyla yazılmış Bağdat Hatun'du o.Dedim ya, kardeş kanına belenmişti bir kez tacı. Erlik Han’a çevirmişti yüzünü.Tutkunun dehlizlerinde bir koşu tutturmuştu.
Makaleler
On bir yıl önceydi. Kadıköy Halk Eğitim Merkezi'nin kulisindeydim. Karşımda Zuhal Olcay. “ Tek gerçek olduğumuz,saf… Nasıl desem, belki de en savunmasız, maskesiz olduğumuz yerdir sahne.Hep rollere sığınıyoruz yaşamda… Oysa, sahnede oyuncu, kendi dışında, farklı bir insanı canlandırabilmek adına elinden geldiğince sahici olmaya çalışır…
Makaleler
“Paradoxe sur le commedien’de, Diderot oyuncuyla komedyeni büyük bir açıklıkla birbirinden ayırır.Oyuncu o kişiliğe girerken, comedien onu özümser; oyuncu kendi kişiliğinin kuvvetiyle o karaktere bürünürken, comedien kişiliğini tümüyle siler..” Marcello Mastronianni
Makaleler
Belki de tiyatrocu olmak aklında hiç yoktu. Güzel sanatlara yönelik ilgisinden olacak, liseyi bitirdikten sonra İsviçre’ye mimarlık eğitimi almaya gitti.Bir süre sonra Türkiye’ye geri döndüğünde Fransız Filolojisi ve Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümüne devam etti.
Makaleler
“Demek Haldun Taner ustanın Zilli Zarife müzikalini oynayalı 41 yıl olmuş. Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu’nun kapısından içeri adımını attığı an; bu düz, uzun saçlı, güzel gülüşlü incecik kızı görünce, hele de onunla ayaküstü iki satır konuşunca, Engin’e amiyane bir tabirle “ Bu kızda çok iş var, göreceksin” dediğimi hatırlıyorum..” diyor Gülriz Sururi Gülsen Tuncer için hazırlanmış anı kitapçığında.
Makaleler
O, sadece bir tiyatro fenomeni değil, dünya çapında büyük bir sanatçı.Batıda bile ender rastlanılacak bir aktris.Gerçek bir müzikal yıldızı, komedyenden öte, önemli bir dram oyuncusu...
Röportajlar
“ Arabesk yaşam tarzı ve televole kültürü çevremizde yepyeni bir dünya yarattı ve mankenler saltanatını başlattı.Önemli sanat haberleri arka sayfalarda neredeyse görünmeyecek yerlere kakalanırken, bir mankenin ayağının takılıp düşmesi baş sayfalarda manşetlerle verilir oldu..”
Makaleler
Gece durgun ve sessiz.Gri lacivert bir ışık süzülüyor salona." Denizde bir balıkçının oltasındadır yaşam", diye mırıldanıyor Altan Erbulak." Küçücük bir demirin soğuk keskinliğinde. Çırpınmak kurtulmak mıdır denizden ? Her mavi başka mavidir ister istemez.Ve okyanusları denizlerden bu maviler ayırır.Ayırır yaşanmamış zamanları maviler.Ve balıkçının oltasında insafsız bir demirin soğuk keskinliğindedir yaşam.Oysa akvaryumda yaşamaktansa denizde ölüm, doğumdur.."