| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Geleneksel'den Halk Tiyatrosu'na, tiyatromuz.
Adnan Tönel




Geleneksel tiyatrosunu ilk fark eden ve icra eden ülkelerden biri olmamıza karşın, bu alanda üretilen, yaşatılan ve sahiplenilen değerlere bakıldığında, çok fazla bir ilerleme kaydedilmediği ve bizden sonra Geleneksel tiyatrosunu araştırmaya başlayan ülkelerin bile gerisinde kalındığını söylemek mümkün. Geleneksel Halk Tiyatrosu’nun sahiplenilmesi gereken çok önemli bir kültür varlığı olmasına karşın toplum ve kitle iletişim organlarınca yeterli düzeyde desteklenmediği de bilinen ve gözlemlenen bir gerçek. Usta-çırak ilişkisine konumlandırılan bu kültür varlığımızın en temel dayanakları olan; metin, oyuncu, mekân, seyirci ve ekonomik sorun yumağı da ayrı bir gerçek.

Sorunların temel kaynağı ise, eğitimi ve uygulamasıyla, dramatik tiyatrodan çok farklı özellikler taşıyan Geleneksel Halk tiyatrosunun, ayrı bir uzmanlık gerektirdiği anlayışının kavranamamış olmasıdır. Bu anlayış, tiyatro eğitimi veren özel eğitim kurumları, konservatuvar ve ilgili okullarımızda da etkisini göstermektedir. Bugün devletin Geleneksel Halk Tiyatrosu’nu yaşatan tam donanımlı eğitim veren özel bir okulu maalesef yoktur, birkaç özel kurum ve kimi üniversiteler, lisans düzeyinde Geleneksel Tiyatro dersi vermekte ancak uygulamasını yapmakta tasarruflu davranmaktadır. Geleneksel tiyatromuzdaki politik eleştiri, hiciv, taşlama, yergi, açık biçim yabancılaştırma, gerçeküstücülük, grotesk, saçma, anti gözbağcı biçemi görmemek veya görmezlikten gelerek bunları batı tiyatrosundan, örneğin Brecht' ten, İonesco' dan yansılamak ve kendi tiyatro geleneğimizi küçümsemek aymazlığına bir son vermeliyiz. Çağdaş Halk Tiyatrosunun geleneksel köy seyirlik ve meddah, ortaoyunu örneklerinin temelleri üzerinde yükselmesini de ancak eğitimde yeni açılımlarla, onu yaşayacak ve yaşatacak uygulayıcı eğitmenlerin dersler vereceği tam donanımlı eğitim kurumlarıyla sağlayabiliriz.

2010 Avrupa Kültür Başkenti gibi bir görevi yerine getirmeye hazırlanan İstanbul'un bu topraklarda yaşayanların bir özeti olduğunu varsayarsak, düzenlenecek etkinlik ve kutlama ve konserlerde halkımızın tüm değerlerinden beslenmiş bir bütünü oluşturma gayreti içerisinde olmalıyız.

Öte yandan, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, 1992'den beri her yıl yayımladığı Küresel İnsani Gelişmişlik Raporu'nun 2006 sürümünde (http:// www.undp.org) 177 ülkenin insani gelişmişlik ölçütlerine göre sıraladığı raporda, Türkiye geçen yıla göre 2 basamak ilerde yani 92. sırada yer almıştır.

İnsani gelişmişlik sıralaması, insani gelişmişlik endeksi olarak tanımlanan, temelde o ülkenin vatandaşlarının sağlık, eğitim ve yaşam standardı alanlarındaki durumlarını gösteren ve bunu Birleşmiş Milletlere üye ülkeler arasında karşılaştırılabilir hale getiren bir endeksten elde edilen verilere göre yapılıyor.

Kamu bütçesinden eğitime ayrılan payda son yıllarda artış olmasına rağmen, hem milli gelire oranı, hem de belki de daha da önemlisi, okul çağındaki nüfusun diğer ülkelere nazaran çok daha fazla olduğu hesaba katıldığında, bu harcamaların yetersiz olduğu görülüyor. Eğitimin bir parçası sayılan, bilgi üretimi ve bilgiye ulaşma konusunda dikkate alınabilecek iki göstergede, araştırmaya konu olan ülkelerin gerisinde kaldığımız ortaya çıkıyor. Örneğin araştırma geliştirme harcamalarının milli gelire oranına baktığımızda yüzde 0,7 gibi, hem oransal olarak hem de ülkemizin milli geliri dikkate alındığında mutlak olarak, bilgi üretme alanında geride olduğumuz anlaşılıyor.

“ Okullaşma oranına baktığımızda ise, son yıllardaki yaygın çabaya rağmen, temel eğitimde net okullaşma oranında karşılaştırmaya konu olan ülkelerin en az 10 puan (yüzde olarak) gerisinde kaldığımız gözüküyor. Bu da, temel eğitim çağındaki her 100 çocuğun 11'inin bu haktan mahrum kaldığına işaret ediyor.

Özetle, yukarıdaki karşılaştırmalardan anlaşılan şey, cumhuriyetin insani gelişmişlik açısından, muasır medeniyeti henüz yakalayamadığı ve hatta bu hedefin oldukça gerisinde kaldığıdır. Fakat daha da üzücü olan, bu hedefe ulaşmayı amaçlayan bir geniş görüşlülük yokluğudur. Zira Cumhuriyet'in 100. yılında nasıl bir toplum istendiğine dair söylemlerde ulusal bütünlük, üniter devlet, laiklik gibi kavramlar ile sınırlanan ve sadece mevcudu koruyan bir bakış açısının ne akılcı ne de ulusalcı (ulusunu seven) bir geniş görüşlülük olduğu savunulabilir.

Neden Geleneksel Halk Tiyatromuza ilgi göstermiyoruz, niye yaşatmıyoruz, aktarmıyoruz? Bu ve benzeri sorunların temelinin daha ilköğretim günlerine uzandığını ve o dönemde dış etkenlerle bize verilen eğitimin uzantısında şekillendiğini biliyoruz. Tiyatro günlük hayatın koşuşturması içindeki günümüz insanına dinlenme, stresle mücadele etme, kaygılardan kurtulma ve sıkıntılarından uzaklaşma konularında yardımcı oluyor. Kısacası ‘tiyatro hayatın aynasıdır” sözü eğitim ve kültür açısından bir anlam ifade ediyor. Çocuklukları meddah, karagöz, ortaoyunu izleyerek geçmiş gençlerin, özellikle eğitim ve güçlü bir kişilik açısından ve bazı sosyal davranışların geliştirilmesinde, faydalı olduğunu söyleyebiliriz. Gençlerin kendi halk tiyatrolarını izleyerek ‘sosyal hayata karşı bir yatkınlık’ kazandıklarını da söyleyebiliriz.

Eğitim sistemimiz içindeki ilköğretim, lise ve üniversite dönemlerinde, sağlıklı iletişim kuramama, baskıdan dolayı başarısızlık, yoğunlaşma eksikliği, güvensizlik, sınavdan korkma gibi psikolojik rahatsızlıkların önüne geçebilmek için, eğitim hayatımızın daha sağlıklı bir hale gelmesi için ve eğitimde Geleneksel Halk Tiyatrosunun gereğini bilmekte fayda görüyorum. Ancak televizyonlarda dayatılan, dinlemek zorunda bırakıldığımız müzikler, kötü yazılmış, kötü çekilmiş, kötü yansıtılmış dizi filmler Halk Kültürümüzün geleceğini ipotek altına almaktadır. Yarının Tiyatrosuna sahip çıkacak onu yaşatacak olan gençlerin sağlıklı bir birikimlerinin olması için onlara yardımcı olmamız gerekir.

Artık vakit kaybetmeden, çağdaş gelişmeler ışığında, bilimsel düzlemde, ülkemizde Geleneksel Halk Tiyatrosunun modern bir eğitim modeliyle ilköğretimden başlayarak öğretilmesi ve bugünkü sorunlu durumunu oluşturan etmenlere ve çözümlerine yardımcı olabilecek sürecin, saptanması, en büyük beklentimizdir.

Yanı sıra tiyatro eğitimi veren özel eğitim kurumları, devlet ve vakıf üniversitelerinde geleneksel tiyatro bölümlerinin açılması, kültür bakanlığınca bir geleneksel tiyatro müzesinin açılması, geleneksel tiyatromuz ile ilgili belge ve bilgilerin toplanacağı bir enstitünün kurulması, her şehrimizde devlet ya da özel imkânlarla Geleneksel Halk Tiyatrosu Kahveleri kurulması en temel beklentilerimizdir.

Bu toprakların hamurunda ve özkültüründe var olan tiyatromuzun varlığını koruyabilmesi için elbette bizlere de görev düşmektedir. Ancak tüm bu açılımlar Kültür Bakanlığı’nca ve tiyatro insanları tarafından sahiplenilmeyi beklemektedir. Gelecekte bu topraklarda yaşayan çocuklar halkının tiyatrosunu seyredip ve sahiplendiğinde, kazanan insanımız olacaktır.

Adnan Tönel

Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Habibe Merih Atalay - ( 12/21/2008 )
Bu yazıdan anladığım, bugünün ortamında Teori ve Pratiğin ne yazık ki bir birini hiç tutmadığı. Gönülden geçenlerle uygulananlar da keza öyle. Sanatçının yaptırım gücüyse zaten ipotek altında. Kapital neredeyse o da orada çünkü.

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 82
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
'Ağaçlar Ayakta Ölür' - Nevra Serezli ve Tiyatro Kare (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Oyun Atölyesi - Testosteron: Soytarılar Panayırı (Melih Anık) - 12/28/2008
  • İBŞT'nde Hareketli Öykü (Okuma) Tiyatrosu: Yedi Tepeli Aşk (Üstün Akmen) - 12/27/2008
  • Sümerde Yeni Yıl (Akitu) Şenliği ve Tiyatronun Etimolojisi ve Hatta Sümerolojisi ! (Savaş Aykılıç) - 12/27/2008
  • Kanlı Nigar - Ankara Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 12/26/2008
  • -Aristosal Sunumla- Bertolt Brecht Gecesi (Kemal Oruç) - 12/25/2008
  • Testosteron – Oyun Atölyesi (İsmail Can Törtop) - 12/23/2008
  • Elim Sende ve Araf Ne Taraf (Üstün Akmen) - 12/23/2008
  • Onların diz boyu, bir çocuğun baş hizasıdır: Maskeliler (Üstün Akmen) - 12/23/2008
  • Tekrar Çal Sam; Başarılı Bir Ekip Çalışması (Rengin Uz) - 12/21/2008
  • Geleneksel'den Halk Tiyatrosu'na, tiyatromuz. (Adnan Tönel) - 12/20/2008
  • Yıldız Kenter'in Yıldız Kenter Bayramı'ndaki zaferi: Victoria (Üstün Akmen) - 12/19/2008
  • Deri Ceket – İstanbul Şehir Tiyatroları (İsmail Can Törtop) - 12/17/2008
  • Daha Nice Yıllara, Tiyatromuzun Onur Abidesi... Daha Nice Yıllara (Üstün Akmen) - 12/17/2008
  • Üniversite Tiyatrosu Kavramı ve Muğla Üniversitesi Tiyatro Topluluğu (Öznur Çetin) - 12/17/2008
  • Seyirciye Saygı (Engin Alkan) - 12/15/2008
  • Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nden Uyduruk Bir Eleştiri Seçkisi (Feridun Çetinkaya) - 12/15/2008
  • Yorumun Yorumu (Arda Aydın) - 12/15/2008
  • Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye Oyun Eleştirisi ve Naşit Özcan Röportajı (Selçuk Soğukçay) - 12/15/2008
  • Bana Benden Bahset - Evlilikte ufak tefek CİNAYETLER (Rengin Uz) - 12/14/2008
  • Orhan Alkaya, İBŞT'de gene bir ilke imza atmış: Canavar Sofrası (Üstün Akmen) - 12/14/2008
  • Canavar Sofrası - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 12/14/2008
  • Gripli Tavuklar (Hüseyin Manto) - 12/14/2008
  • Zorunlu Hedefler - Ankara Devlet Tiyatroları (İhsan Ata) - 12/13/2008
  • Çınar Polis Karakolu (Mustafa Firuz Bozkurt) - 12/11/2008
  • Tiyatroadam'ın mutlaka izlemeniz gereken oyunu: Albay Kuş (Üstün Akmen) - 12/11/2008
  • İKSV ve SANAT (Cüneyt İngiz) - 12/10/2008
  • Van Devlet Tiyatrosu'nda Bir Lope De Vega Oyunu: Çılgın Dünya (Üstün Akmen) - 12/10/2008
  • Ferhanca felsefe dersleri - Boşgezen ve Kalfası (Rengin Uz) - 12/9/2008
  • Barış - Adana Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 12/9/2008
  • Deri Ceket - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 12/9/2008
  • Laf -U Güzaf (Engin Alkan) - 12/7/2008
  • Antalya Devlet Tiyatrosu ve -Benim Doktor Oğlum- (Öznur Çetin) - 12/7/2008
  • Savaş Bezirganları için: -Korku ve Sefalet- ile -Savaş ve Barış- (Üstün Akmen) - 12/5/2008
  • Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 12/5/2008
  • Kenter Tiyatrosu'nda 39 Basamak ve Türk Tiyatrosu'nda Yaratıcılık (Melih Anık) - 12/4/2008
  • Vişne Bahçesi - Bahçede Neler Oluyor (Cüneyt İngiz) - 12/4/2008
  • Babalar Gününde - Sevgi Yarışı (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Masal Bilmeyen Çocuk (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Evli Evine Evi Olmayan Nereye? (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Ben Anne İstiyorum! (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |