| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Laf -U Güzaf
Engin Alkan




“..Sahnedeki devinimi, bedensel şeması, “genelçekim” ekseni, tempo-ritim kavrayışı doğru dürüst ayırt edilemiyor…
…Gereksiz edimler içerisinde (yüz hareketleri ve jestleri) bedene ve bunun sonucunda saptanan devinimler bütününe ilişkin görsel anlatımlılık olarak mimikleri hiç mi hiç yerine oturmuyor…
…Onun devinimi kassal düzeyde. Adımları, jestleri ve birbirine bağlı tutumları canlı senfoni gibi. Değerlendirme aracıyla yani gözle değil, bütünüyle kas sisteminin kendisi olan yaratımının aracıyla yaratıyor ve düzenliyor…
…Uğur Polat’ta son derece gelişmiş bir kassal bellek seziyorum. Harry’nin yaşanmış coşkularının kışkırttığı içsel yönelimlerinin derin içsel özünü duyumsuyor, duyumsadıklarını bedenini de aksiyona dâhil ederek seyredene estetik bir buket olarak aktarıyor…
…Gövdesini dışsal ifade çizgisi boyunca nasıl çalıştırıyor, inanılacak gibi değil!..
…Deviniminin gerçek algısını görsel düzeyde bırakmayarak, mükemmel çene yapısından süzülen güzel gülümsemesini yudumlatarak seyircisini etkisi altına alıyor…
…Gözlerini kısarak kuşkusunu, açarak merakını, derinden bakarak dikkatini, eğerek üzüntüsünü başarıyla ifade ediyor…
…Yeteneği yok demeyeceğim, ama öncelikle repliklerinde hangi heceleri ya da sözcük gruplarının üstüne basılması gerektiğini öğrenmesini salık vereceğim. Türkçe sözcüklerde genellikle hafif bir vurgu var zaten, Özen’in bu vurguları çarpıtmasına gerek yok ki! Örnek: “… Masamı her zaman donatırım…” Sözcük türeten eklere de vurgu yüklememeli Damla Özen. Vurguyu kendine çeken iyelik eklerine de dikkat etmeli. Soru eki olan “mi”yi de vurgulu söylememeli…”
…Vücut dili için önemli sayılan organlarını, yani gözlerini, ellerini, ağzını, omuzlarını ve bacaklarını gayet iyi ve hiç abartmadan kullanıyor…”*


Yukarıdaki ifadeler, yakın zamanda okuduğum Üstün Akmen’ e ait tiyatro eleştirilerinden ve bu ifadelerin sahibi, Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi Başkanı.

Üstün Akmen’ le uzun uzadıya yeni bir kalem kavgasına girme heveslisi değilim, onun için diyeceğimi kestirmeden diyorum;

Ey eleştirmen! Oyunculara dediklerinden hiçbir şey anlamıyorum. Yazdıklarının tumturaklı rokokoları hiçbir şey anlatmıyor. Söz ettiğin konulardaki bilgisizliğini manipüle ediyor, ahkâm kesiyorsun.

İla ki yazacaksan, “beğendim” , “beğenmedim” de ve geç, mesleğimize daha az tahribat verirsin.

Engin Alkan


*İfadeler, Üstün Akmen’ in Savaş Bezirganları için: -Korku ve Sefalet- ile -Savaş ve Barış-, Asuman Dabak Tiyatrosu'nda Başarılı Bir Komedi: Şahane Düğün, İstanbul'da Tanpınar Uyarlaması: Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Alın Size Başarılı Bir Garajistanbul Projesi daha: Histanbul,Genç bir kadının evrak-ı metrukesi: 4 Artı 4 yazılarından alıntılanmıştır.

Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Vehbi AKINTÜRK - ( 12/23/2008 )
Ne kötü halbuki ben daha uzun süre tartışabiliriz diye düşünmüştüm.. Teşekkürler görüşleriniz ve başarı dileğiniz için dilerim bir gün aynı şeyleri benim içinde söylersiniz.. iyi çalışmalar..

- ( 12/7/2008 )
Ben de Enngin Alkanı’n, başarısız "reji dnemeleri" ile bir tahribat yaptığını düşünüyorum... Ey Engin Alkan Ya yönet, ya oyna! Bence ikisinde de aynı oranda başarısızsın. Ama enerjini birine yönlendirirsen belki daha iyi olabilirsin... Yönettiğin oyunlar ile ilgili, oyunculara dediklerimden anlayacağın, yazacağım tumturaklı rokokolarının birşey anlatacağı, söz ettiğim konularda bilgililiğim olacağı, ahkam kesmeyecek şeyler yazdığımda yada herhangibir eleştirmen yazdığında, senin yaratıcılığında bir gelişmemi olacak? Hiç sanmıyorum... O yüzden "Üstün Akmen"in yada başka birinin iyi yazılar yazmasını bekleme, iyi reji yapmak için. Yapabiliyorsan yap. Yada daha fazla zorlama!

- ( 12/8/2008 )
Vehbi bey, Keşanlı Ali’ ve Engin Alkan’ın, oyunculuk ve yönetmenlik yaptığı, başka, birçok işini izledim, hepsinde de vasat düzeyde idi. Ayrıca ben "Recep İvedik" filmi ile ilgili, binlerce insanın verdiği muhteşem tepkiyide verebilemedim. Siz ne düşünürsünüz bilmem... Sayın, burcu hanım, Bernada Alba’nın Evi, K.Ali Destanı, Ben Anadolu, Kadınlarda Savaşı Yitirdi, Kral Ölüşüyor, Vişne Bahçesi,nden (siz gördünüzmü bilmiyorum am,a bunlar Engin Alkan’ın daha önce yaptığı Rejiler) dadaha iyilerini yapabilirim. Benden başka yapacaklarda çıkar. Ama sizin "Fetişiniz" Engin Alkan Türkiyenin en güzel sahnelerini memuriyeti dolayısı ile işgal ettiği için, siz sadece onun, brnce başarısız reşilerini izliyorsunu... Evet "Engin Alkan" bu yaptıklarını bir özel tiyatroda becerebilirse o zaman yönetmendir! Yoksa al sırtına, Faşizan biçimde belediyenin imkanlarını (Faşizanlığı, belediyenin imkanlarını hiç bir entellektüel denetim olmaksızın, iyi oyun yapsada, yapmasada kullanmaya devam ediyor olmasından ileri geliyor) yap keyfine göre oyunları, nasıl olsa vehpi bey’in yazdığı gibi "sonunda binlerce insanın verdiği muhteşem tepki"de var, ki bence onlar "Recep İvedik"e de bayılıyorlar... Nasıl olsan başında "Engin Alkan" oyunların başarısız, bu kuruma layık değilsin deyecek adamda yok. E ozaman ortaya anlayana ızdırap, anlamayana Engin Alkan fetişizimi! Ben istiyorum körler Sağırlar Birbirini Ağırlamasın... Bir birimizi, gözünü Kulağını açalım...

Salih Bengi - ( 12/9/2008 )
Murat Bey, Engin Alkan’ın rejisi iyidir kötüdür, beğenip beğenmemek hakkınızdır ancak çalışmalarını recep ivedik’e benzetmek sadece haksızlık olmamış aynı zamanda yazdığınız diğer şeyleri de ne kadar abartmış olduğunuzu düşündürüyor insana ister istemez.
ben beğeniyorum çalışmalarını ama fanatik değilim açıkçası. berbarda albanın evi istanbul efendisinden çok daha iyiydi. ama başarılı olduğunu düşünüyorum.

son olarak bu yazının konusu üstün akmenin eleştirileri değil mi, engin alkan ile ilgili yazıları onunla ilgili sayfalara yazmanız gerekmez mi? üstün akmeni savunmak için engin alkanı eleştirmek bence yersiz.


Murat Akdağ - ( 12/9/2008 )
Salih bey, yazdıklarımda Üstün Akmen ile ilgili şeylerde var! Görmüş olmanız gerekir. Ha "Engin Alkan" yazısını, "gelin hepbirlikte" "Üstün Akmen"’e saldıralım çağrısı ile yazdıysa ve ben anlayamadıysam, üzgünüm... Ben de saayın "Üstün Akmen"in yazılarından yüksek bir haz duymuyorum ve birçok açıdan eleştirebilirim. Ama bir yazara "İla ki yazacaksan, “beğendim” , “beğenmedim” de ve geç, mesleğimize daha az tahribat verirsin" uslubunda bir hitabın, "Ananıda al git"ten ne farkı var? Ayrıca ben "Engin Alkan"ın yaptıklarını "Recep İvedik" filmine benzetmiyorum, sadece vehbi bey’in verdiği bir örneğin yani (oyun sonunda binlerce insanın verdiği muhteşem tepki) nin "Recep İvedik"e de verildiğini ve bunun bir sanat eserini değerlendirmekte kriter olamayacağını anlatmaya çalıştım. Birde "Bernarda Alba’nın Evi" ile ilgili beyeninz "Engin Alkan"dan değilde, büyük yazar "Federico García Lorca" dan kaynaklanıyor olabilir...
Saygılar...


Murat Akdağ - ( 12/7/2008 )
Adım Murat Akdağ, yazmayı unutmuşum... Bir önceki yazı için...

burcu - ( 12/8/2008 )
ister yazsın, ister yönetsin, ister oynasın bir tiyatro oyununda ENGİN ALKAN adı varsa mutlaka görülmeli, izlenmelidir..
ama bence bunu kabul etmek zor geliyor bazı kesimlere..
BERNARDA ALBA’NIN EVİ, K.ALİ DESTANI ve bu sezonun en yeni en iyi müzikali İSTANBUL EFENDİSİ ...
beğenmeyen daha iyisini yapsın bizde onu alkışlayalım..
tabi bu oyunları alkışlamaktan fırsat kalırsa..


vehbi akıntürk - ( 12/8/2008 )
engin alkanı k.ali destanında izledim ve kısaca şunu tavsiye edebilirim Murat beye keşke sizde izleseydiniz yada izlediyseniz keşke dürüst eleştiri cesaretini gösterip oyun sonunda binlerce insanın verdiği muhteşem tepkiyi verebilseydiniz.. Sevgiler Engin ALKANA..

Melis İpek - ( 12/10/2008 )
Komiksin Murat Akdag Engin Alkan’ın dikkatini çekmek için acayip bir yöntem.

- ( 12/11/2008 )
üstün akmen albay kuş yazısında satır arasında güzel bir cevap vermiş

Murat Akdağ - ( 12/17/2008 )
Vehbi bey, anlamayacak birşey yok... Sizin, "İstanbul Efendisi"nin ne kadar değerli bir oyun olduğunu anlatmak için seçtiğiniz "oyun sonunda binlerce insanın verdiği muhteşem tepki" cümlesinin bir sanat eserini değerlendirmek de kıstas olamıycağını anlatmayaçalışıyorum...
"Yani Tahir’i Zühre sevmeseydi artık Yahut hiç sevmeseydi Tahir ne kaybederdi Tahir’liğinden" pardon şiirsel olunca siz anlamakta sorluk çekiyorsunuz... Yani, o binlerce insan... Oyunu beğenmese idi! Oyun, sanat değerinden birşeymi kaybedecekti? Bu yazıda yazdıklarımın, ne "Recep İvedik" ile ilgisi var, ne "Engin Alkan" ile nede "İstanbul Efendisi" ile (ayrıca, Engin Alkan’ın içinde olduğu bir işle "Recep İvedik"i karşılaştırmakta nevar? Bu kibirliden fazla kibirlilik de ne oluyor) sadece size bazan "az çoktur"’u anlatmaya çalışıyorum... Bu seferde anlamadıysanız yapabileceğim birşey yok... Umarım kavga ediyormuşuz izlenim doğmaz... Saygılar...


Vehbi AKINTÜRK - ( 12/17/2008 )
Murat bey dediklerinizden inanın hiç bişi anlamadım tıpkı recep ivedik seyreden insanların sinemadan çıktıktan sonra hiç bişi anlamadıkları gibi.. umarım ne demek istediğimi anlamışsınızdır.. Eleştirileriniz dolu dolu görünsede aslında çokta kaydadeğer ölçüde diil bu da tabiki bakış açılarına göre değişiklik gösterir fakat sizin gibi tiyatronun içinde olan birisi nasıl olurda Engin bey’in içinde bulunduğu eserleri çok daha başka bir boyuttaki recep ivediğe bağlayıp bundan bizim sonuç çıkarmamızı ister gerçekten anlamadım.. Mümkünse siz yalın cümlelerle yada herkesin anlayabileceği türdün cümlelerle eleştirilerinizi yapın yada özürdileyerek ben tavsiyede bulunmak istiyorum sevdim yada sevmedim diye yanıtlarsanız o zaman özgür olduğunuz bu konuda bende size hak verebilirim yoksa bu tarz ’’eleştiri’’ yazısı adı altında yorumlar hem sizi daha negatif kılar hemde o körler sağırlar diye benzetme yaptığınız insanlar sizi bir gün ağırlar.. saygılarımla..

Vehbi AKINTÜRK - ( 12/22/2008 )
Aşık Veysel’in sözünde de bahsettiğini gayet iyi anlayabiliyorum! Benim asıl kastetmek istediğim seyirci olarak siz ne kadar iyi top oynarsanız oynayın yada van gogh olarak muhteşem bir eser bırakın bunu takip eden izleyen yada benimseyen kimse yoksa bu sanat olmaz özelliklede tiyatro oyununda 1. kural sahneden önce seyircinin olmasıdır. Şimdi siz diceksiniz ki seyirci kaliteli değil biz ne yapalım? O zaman siz kendinize şu soruyu sorun siz ne kadar kaliteli bir tiyatro izleyicisisiniz? Yani bu eleştirilerinizi dile getirirken Engin ALKAN için bu eleştirileri yaparken söyleyin siz ne kadar donanımlı bir seyircisiniz ki bu haddi kendinizde bulabiliyorsunuz. Umarım dediklerimi yanlış anlamazsınız benim için bir sirkte en önemli karakter palyaçodur çünkü palyaço sirkteki bütün cambazlarla dalga geçer bütün ustalarla kafa bulur çünkü o hepsini onlardan daha iyi bilir! Yani sizde palyaçoluk yapacaksanız (umarım bunu tv de magazin programlarında insanların birbirlerine söyledikleri palyaço sıfatından ayırabilirsiniz) bence bu tiyatroyu bu sanat dalını Engin ALKAN’dan daha iyi bilmelisiniz ancak o zaman benim için sağlıklı ve tutarlı bir önem kazanır söyledikleriniz..Zira şu an sadece laf kalabalığı yapıyoruz. Engin ALKAN’ı hiç tanımam öğrenci olduğum için sadece izleyicisi olabildim. Kraldan çok kralcı gibi gözükebilirim ama sadece haddimi bildiğimi ve krala saygı duyulması gerektiğini söylüyorum eğer bir gün kral olursam aynı saygıyı görmek adına..

Murat Akdağ - ( 12/11/2008 )
Melis hanım, Benim derdim, sizin dikkatiniz çekmekti! Onuda başardım.... Sagolun...

Murat Akdağ - ( 12/23/2008 )
Vehbi’cim, benim sana yazabilesiğim birşey kalmadı! Meslek hayatında başarılar dilerim, kolaygelsin...

Murat Akdağ - ( 12/20/2008 )
Sevgili Vehpi, şunu anlatmaya çalışıyorum... Harika futbol oynıyabilirsiniz aynı anda 8 kişiyi geçer gol atarsınız, top toplayıcılar bile görmese, değerlidir benim için. Ama eğer meslği bilen biri, eski ftbolcu, ftbol hakkında kitaplar yazmış biri fikir beyan ederse daha değerli olur... Yada "Vincent van Gogh" hayatını bir inceleyin... Aşık Veysel "Güzelliğin On Pare Etmez Şu Bendeki Aşk Olmasa" derken kendi beyenisini dile getiriyor... Demiyorki "Güzelliğin On Pare Etmez Şu Binlece İnsandaki Aşk Olmasa" kendi beyenisi, kendisi ile açıklıyor! Sanada bunu tavsiye ederim... Ez cümle Ben herhangi bir sanat eserinin "Yüksek Zeka"daki, sanatçı ile "Yüksek zeka"daki sanat takipcisinin aşk hikayesi olduğunu düşünüyorum... Binlerce insan umurumda değil... Engin Alkan muhakkak saygı duylması gereken birisdir! hiç Teşriki Mesaim olmadı.... Ama malesf kendisi ile ramızda, sanata dair bir " Aşk Hikayesi" yok... Sizin var ise hiç bir şey diyemem... Ha "Engin Alkan" bu yazıyı yamasa bunları sagda solda anlatacaktım ama, bu yazıyı yazdığı için, burda yazmaktaydım... Yoksa daha ağır eleştirebileceğim çok yönetmen var "Sanat Camiamız"da onlar ile ilgili yazılar da yazıyorum zaten...


Murat Çelik - ( 12/20/2008 )
Sevgili Murat Akdağ!
Bir sanat tartışması metninde; dahi anlamındaki de’leri bitişik yazmanızı yadırgadım. Söylediğiniz birçok şeye mantık olarak katılmaktayım. Saplantısız ve benim mantığımda olduğunuzu düşünerek okuyorum sizi. Ancak Türkçe yerlerde sürünüyor.


Vehbi AKINTÜRK - ( 12/19/2008 )
Bakın Murat bey ben en iyisi size bunu şöyle anlatiim sizinde yazdığınız gibi.. Tahir olmakta ayıp değil zühre olmakta
hatta sevda yüzünden ölmekte ayıp değil
bütün iş tahir ile zühre olabilmekte.. tamam? Yada şöyle örnek vermem gerekirse Sendeki güzellik beş para etmez bendeki bu aşk olmasa.. tamam? Yada şöyle harika futbol oynayabilirsiniz aynı anda 8 kişiyi geçer sonra gol atarsınız ama bunu sadece top toplayıcı çocuklar izliyorsa bunun bir anlamı kalmaz tamam? Yada siz harika bir ressamsınız ve tablolarınız muhteşem ama bu eserlere bakan kimse olmazsa o sanat eserlerinin ne değeri kalır aynı Engin beyi izleyen binlerce insan olmasaydı ve o tepkiyi vermeselerdi bununda sanat değeri olmayacağı gibi.. Neden bu inadınız anlamadım ama inanın gerçekten Engin ALKAN saygı duyulması gereken birisi.. Hayır kavga diil aksine çok güzel bir tartışma ortamı benim gibi bir tiyatro bölümü öğrencisi için oldukça yararlı oluyor size ve bu imkanı sağlayan Engin ALKAN ’a teşekkürler..


Murat Akdağ - ( 12/21/2008 )
Sevgili Murat Çelik, ne desen haklısın bu konuda. Herkesten özür diliyorum... Düzeltmeye çalışacağım.... Uyarın için sağol... Yalnız olmadığımı biliyorum zaten...

samet silme - ( 3/8/2011 )
burada yapılan tartışma ve eleştiriler olumsuz yada olumlu yapılan işin ve adı geçen üstat kişinin kalitesini ortaya koyar.. meyve veren ağaç taşlanır .. vehbi beye katılıyorum ne demiş brecht konuşma yapta görelim saygılarr.........

Tardu AY - ( 10/7/2011 )
Engin beyin iyi yada kotu olmasi asil deginmek istedigi noktadaki gerçegi degistirmez. Ustun Akmenin ne soyledigini ben de anlamiyorum.Bence bisi de soylemiyo.Butun yazilarini okuyun bunun binlerce ornegini goreceksiniz.Ayrica her ne hikmetse isim yapmis oyuncularimizi hic bir zaman elestirdigini de gormedim.

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 660
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
'Ağaçlar Ayakta Ölür' - Nevra Serezli ve Tiyatro Kare (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Canavar Sofrası - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 12/14/2008
  • Gripli Tavuklar (Hüseyin Manto) - 12/14/2008
  • Zorunlu Hedefler - Ankara Devlet Tiyatroları (İhsan Ata) - 12/13/2008
  • Çınar Polis Karakolu (Mustafa Firuz Bozkurt) - 12/11/2008
  • Tiyatroadam'ın mutlaka izlemeniz gereken oyunu: Albay Kuş (Üstün Akmen) - 12/11/2008
  • İKSV ve SANAT (Cüneyt İngiz) - 12/10/2008
  • Van Devlet Tiyatrosu'nda Bir Lope De Vega Oyunu: Çılgın Dünya (Üstün Akmen) - 12/10/2008
  • Ferhanca felsefe dersleri - Boşgezen ve Kalfası (Rengin Uz) - 12/9/2008
  • Barış - Adana Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 12/9/2008
  • Deri Ceket - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 12/9/2008
  • Laf -U Güzaf (Engin Alkan) - 12/7/2008
  • Antalya Devlet Tiyatrosu ve -Benim Doktor Oğlum- (Öznur Çetin) - 12/7/2008
  • Savaş Bezirganları için: -Korku ve Sefalet- ile -Savaş ve Barış- (Üstün Akmen) - 12/5/2008
  • Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 12/5/2008
  • Kenter Tiyatrosu'nda 39 Basamak ve Türk Tiyatrosu'nda Yaratıcılık (Melih Anık) - 12/4/2008
  • Vişne Bahçesi - Bahçede Neler Oluyor (Cüneyt İngiz) - 12/4/2008
  • Babalar Gününde - Sevgi Yarışı (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Masal Bilmeyen Çocuk (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Evli Evine Evi Olmayan Nereye? (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Ben Anne İstiyorum! (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • AH, GÜL O!.. (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Bebelerin Hababam Sınıfı Harfleri Öğreniyor (Çocuk Oyunu) (Fevzi Günenç) - 12/3/2008
  • Franz Kafka'nın Dönüşüm'ü (Öznur Çetin) - 12/3/2008
  • Necdet Mahfi Ayral'ı Anarken (Pınar Öztürk) - 12/3/2008
  • Kırcaali'deydim... (Üstün Akmen) - 12/3/2008
  • İstanbul Efendisi – İstanbul Şehir Tiyatroları (İsmail Can Törtop) - 12/2/2008
  • Annen Baban İşte Bunu Bilmezler (Can Doğan) - 12/2/2008
  • Türk Tiyatrosu'nun Neden Var Olamadığı Bu Yazıda Gizlidir (Adnan Tönel) - 12/1/2008
  • Albatrosun Kanatları (Melih Anık) - 12/1/2008
  • Şahane Düğün (Selçuk Soğukçay) - 11/30/2008
  • Asuman Dabak Tiyatrosu'nda Başarılı Bir Komedi: Şahane Düğün (Üstün Akmen) - 11/30/2008
  • Vasıf 70 Yaşında Zengin Mutfağı Hala İşliyor (Mehmet Esatoğlu) - 11/28/2008
  • Ankara DT Tek Kişilik Şehir ile Beykoz Sahnesi'nde (Savaş Aykılıç) - 11/28/2008
  • Pembe’nin Hikayesi (Mustafa Acar) - 11/27/2008
  • Ben Öğrenciyken veya Cindi (Mustafa Acar) - 11/27/2008
  • Demokrasi ve Aşk (Mustafa Acar) - 11/27/2008
  • Çılgın ve tehlikeli bir serüven: 39 Basamak (Rengin Uz) - 11/26/2008
  • Suçlu Yürekler - Ankara Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 11/26/2008
  • Third Space Uluslararası Sanat ve Barış Konferansı - 15- 19 Eylül - Viyana (İlkay Sevgi) - 11/26/2008
  • Sofrada Canavar Var - Canavar Sofrası (Cüneyt İngiz) - 11/25/2008
  • Vişne Bahçesi - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 11/25/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |