| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Lefkoşa'dan Bir -Kraliçe Lear- Geçti
Hakan Yozcu




8. Kıbrıs Tiyatro Festivali “Kraliçe Lear” oyunuyla son buldu. Oyunun ikinci gün olmasına rağmen salon yine doluydu. Nasıl dolu olmasın? Kraliçe Lear’ı Yıldız Kenter gibi büyük bir sanatçı, büyük bir duayen oynuyordu.

Festivalin son oyunu Kenter Tiyatrosu’nun sahnelediği “Kraliçe Lear” oyunu idi. Oyunu, Yıldız Kenter yönetti. Yazar, Kanadalı Eugene Stickland. Fatma Leyla Kenter Tepedelen Türkçeye çevirdi. Dekor Osman Şengezer, Işık Cem Yılmazer’e ait.

Oyuncular Yıldız Kenter, Sedef Şahin, Feride Berin Varol.

Aslında oyun iki kişilik. Ama Feride Berin Varol Çellist olarak görev yapıyor. Eski Yunan Tiyatrosunda müzik görevlerini üstlenen sanatçıların görevini üstleniyor. Oyunun ruhuna bakıldığında oyun kahramanı yaşlı kadının kendi dünyasında yarattığı bir varlık olarak da düşünebiliriz. Çünkü bu üçüncü şahısın oyunda hiç sözleri yok. Onu sadece yaşlı kadın görüyor. Yaşlı kadın ona arada bir kızıyor ve konuşuyor, sorular soruyor. Sadece işaretlerle cevap alıyor. Diğer oyuncu olan Sedef Şahin çocukluktan henüz yeni çıkmış genç bir kızı canlandırıyor. O, üçüncü şahsı hiç görmüyor. Çünkü onun muhayyilesinde öyle biri yok.

Burada psikolojik olarak yaşlı ve yalnız insanların içinde bulunulduğu duruma gönderme yapılıyor. Yaşlı insanlar genellikle yalnız yaşadıklarında kendi kendilerine konuşurlar. Adeta karşılarında biri var da onunla sohbet ediyorlarmış gibi davrnaırlar. Yalnızlıktan kurtulmanın belki de bir sonucudur bu durum. Çünkü insan yalnız yaşayamaz. Psikolojik olarak birini yaratır yanında. Çellist de Yıldız Kenter’in oyun boyunca yarattığı bir varlık olarak görülüyor.

Oyun aslında çok basit bir konuyu ele alıyor. Bakıldığında öyle çok muazzam bir yapı göze çarpmıyor. Yaşlı bir kadın ile genç bir kızın içinde bulundukları çıkmazı anlatıyor. Buna bir kuşak çatışması da diyebiliriz.

Her iki insan da birbirine uzak ve yabancı. Kuşak farklılığı var. Ama bu iki insan bir araya geliyor. Ve zamanla aralarında bir sevgi bağı oluşuyor.

Yaşlılarda, genelde “İşe yaramaz, fazlalık” olarak görülen biri düşünce vardır. Bu düşünceden kurtulabilmek için ellerinden geldiği kadar etraflarına faydalı biri olarak görülmeye çalışır. “Ben yaparım” düşüncesi hakimdir.

Gençlerde ise daha çocukluktan çıkamamanın korkusu olur. Onlar artık kendilerini genç biri olarak görürler ve kendilerine “Sen daha çocuksun” denmesini asla sevmezler. Onlar da büyüdüklerini ispat etmek için her yola baş vururlar.

İşte Kraliçe Lear bu yapıyı işliyor. Yaşlı kadın, sadece kadınların görev alacağı bir tiyatro oyununda görev alır. Amaç erkeklerin egemenliği altında yaşamanın yanlış olduğunu ve kadınların da bir çok işi yapabileceğini ve onların da önemli birer fert olduklarını gösterebilmektir. Hele hele yaşlı kadınların da bunu yapabileceğini ispat etmektir.

Fakat yorgun vücutlar bunu kaldırmaya aslında müsait değildir. Bu nedenle oyundaki yaşlı kadın yapamayacağını ileri sürerek aldığı görevden vaz geçtiğini söyler. Ama genç kız onu “Yapabilirsin” diye ikna eder. Diğer taraftan da yaşlı kadının ekibinden bir oyuncu ayrılır. Yaşlı kadın onun yerine genç kızı düşünür. Ama genç kız oyunculuk yapma düşüncesinde değildir. “Yapamam” der. Ama bu defa roller değişir ve yaşlı kadın ona “Yapabilirsin” telkininde bulunur.

Ortaya şöyle bir durum çıkar: “Yaşlısın ama yapabilirsin” “Gençsin, çocuk değilsin, başarabilirsin” Önemli olan insanın kendine olan güven duygusudur.

Gerçekten de bu oyunla birlikte yaşlı insanlarımızın fazlalık olmadığını ve istenildiğinde onların da yararlı bir birey olduğunu gördük. Bakacak olursak yaşı seksenleri vuran Yıldız Kenter’in hala hızlı, dinamik, aktif olduğunu gördük. Hele hele oyun esnasında amuda kalkarak “Ben hala ayaktayım” diye haykırdığını işittik adeta.

Diğer taraftan da gençlere güvenilmesi gerektiğini ve onlara bir şans verilmesi gerektiğini algıladık. Gerçek hayatta da bunun böyle olması gerekiyor.

Oyun sonunda her iki oyuncu da beyazlar içinde Kral Lear oyuncusu olarak karşımıza çıkar. Başarmanın mutluluğunu seyirciyle birlikte yaşarlar.

Seyirci tiyatroya bir ömür veren bu büyük sanatçıya dakikalarca ayakta alkışlayarak sevgisini gösterir. Yıldır Kenter, “Kıbrıs’ta çok kaliteli bir seyirci olduğunu ve her gelişinde bunun daha da arttığını” söyler ve “heyacanlandığını” belirtir. Seyirci alkışlamayı kesmez. Dakikalarca ayakta alkışlar. Hem de tüm salon.

Bir sanatçı için bundan daha büyük bir mutluluk olmaz diye düşünüyorum. Bir çok tiyatro sanatçısı sahnede ölmeyi düşler. Bunu başaranlar da olmuştur. Bu onlar için en son mutluluktur.

Sayın Kenter’e nice ömürler, nice sanat dolu günler diliyoruz.

Hakan Yozcu
hakan.yozcu@hotmail.com


Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 352
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
Başarılı Genç Aktör Can Öztopçu 40. Sanat Yılını Kutluyor (Füsun Akmen Balkaya)
Atam Siz Rahat Uyuyun Gençleriniz Size Layık - Yıllar Sonra 'Satıcı'nın Ölümü' - Bir Büyük Sanatçı Argun Kınal'a Veda
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Bir Elimde Ud Ordan Oraya Hicran Taşıyorum... (Pınar Çekirge) - 10/16/2010
  • Renkli Banklar Apartmanı (Çocuk Oyunu) (Mustafa Firuz BOZKURT) - 10/14/2010
  • Bir Delinin Hatıra Defteri (Murat Örem) - 10/12/2010
  • Gaziantep BB Şehir Tiyatrosu ve Keşanlı Ali Destanı (Melih Anık) - 10/9/2010
  • Ben Bir Oyun Yazarıyım (Tuncer Cücenoğlu) - 10/9/2010
  • Recep Tayyip Erdoğan, AKM ile ilgili Hıncal Uluç'a konuşmuş… (Üstün Akmen) - 10/6/2010
  • Vahşet Tanrısı Ankara Semalarında (Murat Örem) - 10/5/2010
  • Operada Yenilik Var Salon Yok! (Rengin Uz) - 10/5/2010
  • İstanbul Halk Tiyatrosu Düzeni Sorguluyor: Gagarin Sokağı (Üstün Akmen) - 10/5/2010
  • 5. Yılında DOT ve Malafa (Melih Anık) - 10/4/2010
  • Lefkoşa'dan Bir -Kraliçe Lear- Geçti (Hakan Yozcu) - 10/2/2010
  • Oh Be Tiyatrocu Haluk Bilginer Konuştu! (Cem Kaynar) - 10/1/2010
  • Fısıldaşmalar Başladı (Arda Aydın) - 9/30/2010
  • Bir Sezonda İki -Dava- (Üstün Akmen) - 9/30/2010
  • Olgulara Metafizik Yöntemle Bakmak: İntiharın Genel Provası (Üstün Akmen) - 9/30/2010
  • Neden Tiyatro Kutsaldır? (Tuncay Özinel) - 9/29/2010
  • Prag'da bir Tiyatro, AKM ve Emek Sineması (Melih Anık) - 9/28/2010
  • -İntiharın Genel Provası- Olur mu? (Hakan Yozcu) - 9/28/2010
  • A. Ecder Akışık - Taziye Sayfası (Moderatör) - 9/28/2010
  • Beklan Algan - Taziye Sayfası (Moderatör) - 9/27/2010
  • Melih Anık'tan Haluk Bilginer'e Cevap: Evet ! -Kutsal-a Dokundu ! (Melih Anık) - 9/24/2010
  • Böyle Başa (Zafer Diper) - 9/24/2010
  • Türkiye Sahnesi (M. Erkul Eğilmez) - 9/24/2010
  • Tiyatrocunun Açmazı ve Maymunlaşma (Melih Anık) - 9/23/2010
  • AKM için Suç Duyurusunda Bulundum. Siz Kimden Yanasınız? (Üstün Akmen) - 9/23/2010
  • TODER ve Ali Yaylı'dan Haluk Bilginer'e Cevap (Ali Yaylı) - 9/21/2010
  • Tuncay Özinel'den Haluk Bilginer'e Cevap: Muhlis Sabahattin'den Bir Anı (Tuncay Özinel) - 9/21/2010
  • Kutsal'a Mı Dokundum? (Haluk Bilginer) - 9/20/2010
  • Hacivat - Karagöz Gölge Oyunu Tiyatrosu - İzlenim (Berkan Karasu) - 9/19/2010
  • Hayat Bazen Geçip Gidendir: 17.31 (Pınar Çekirge) - 9/18/2010
  • Sinopale ve Kaybolmak (Hülya Karakaş) - 9/13/2010
  • Yaz Bitiyor (Arda Aydın) - 9/6/2010
  • Bitlis'te Beşminare (Yurdagül Yurtseven) - 9/6/2010
  • Köroğlu Operası (Dündar İncesu) - 9/6/2010
  • Evet ile Hayır (Zafer Diper) - 9/5/2010
  • Şarkısı Olanın Fırtınası Olacaktır (Dündar İncesu) - 9/5/2010
  • Orhan için ATIŞ SERBEST mi gerçekten? (Pınar Çekirge) - 9/2/2010
  • Sahip Çıkmak Ama Nasıl? (Tuncer Cücenoğlu) - 9/2/2010
  • Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri'ne genel bir bakış (İhsan Ata) - 8/13/2010
  • PROMETHIADE: O Gün - Bir Gün Gelecek Mi? (Dündar İncesu) - 8/13/2010
  • Orada Bir Köy Var Yakında: Taylıeli (Hülya Karakaş) - 8/13/2010


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    Şehir Tiyatroları, Özel Tiyatrolara Kasım Ayında da Sahnelerinde Yer Veriyor
    oyun atölyesi'nde yeni sezon başlıyor...

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |