Devlet Benden Korkar Çünkü Tiyatrocuyum...
Devlet baba! Şimdi ben senin yanında çok küçüğüm sen de büyüksün ya.
Eleştiriler, incelemeler, söyleşiler ve köşe yazıları.
Devlet baba! Şimdi ben senin yanında çok küçüğüm sen de büyüksün ya.
25 Mayıs günü (yani yazının da yazıldığı bugün)Taksim’de, Devlet Sanat Kurumları’nın “Sanat Üst Kurulu” adlı bir kuruma bağlanması tasarısının geri çekilmesine yönelik eylem tertip edilmişti*
Shakespeare’in eserlerini defalarca okumuşluğum, yıllar içinde çok kez gerek sinemada, gerekse tiyatroda seyretmişliğim var.
Aşk yahu, derdi Yıldız Hoca.Haklıymış !
DİKTATÖRLERİN YARGITATÖRLERİ
2012-2013 sezonunda İstanbul'da “neşrü neva” bulan Tiyatro Kartela, İranlı yazar Abbas Hekim'in Mehmet Kanar’ın dilimize kazandırdığı ''Peri Devden Korkuyor'' adlı öyküsünden Özgür Erkekli'nin uyarlayıp yönettiği, Zeynep Erkekli ve Gözde Çetiner'in rol aldığı oyunu sahneliyor.
Memet Ali Alabora yıllar önce muhabirlikle başladığı ekran macerasını dizilerle devam ettirdi.
Açık yüreklilikle itiraf etmeliyim ki, Ali Poyrazoğlu’nun tiyatro oyunculuğuna,
…….)))) AÇ PARANTEZ YAR BANA BİR ÖDÜL Tiyatroda en iyi ödül alkıştır klişesini geçiniz.
Çocuk kitapları basan iki ortak. Ailece yakınlık içinde olan eşler. Birbirini aldatan, kandıran bir çift.
Prodüksiyon ekibi, figüranları yok görüyor! Onlar için, oyuncak kutusuna doldurulmuş kurşun askerleriz. Oynamak istediklerinde, bir bir yerlerimize dizecek, diledikleri gibi oynatacak sonra da kutumuza geri fırlatacaklar
Tiyatroda her gece, anlayan bir kişi var diye oynadım! Yoksa ben varım dedim! Bu kitabı da okuyacak bir kişi var diye yazdım! Yoksa gene ben varım! Acaba, o bir kişi siz misiniz?
Yıl 2005. Ankara’nın en güzel sahnelerinden birinde Küçük Tiyatroda Reşat Nuri Güntekin’in Yeşil Gece isimli oyunu sergileniyor. Arkadaşımla bilet alıp merakla seyirci koltuğuna oturduk. Mert Tanık ile tanışma sürecide bu oyunla başladı. Seyirci bir rolde beğendiği sanatçının diğer oyunlarına da gitmek ister ya durum aynen öyle oldu, o gün kendisini görüp tebrik edemesek de oyunlarının sıkı takipçisi olduk. Yıllar sonra bu röportaj vesilesiyle tiyatroyu sevmem diyene de sevdiren oyuncuyla sizler için beğenilen oyunlarından bazılarını konuştuk ve seyircisinin merak ettiği soruları sorduk…
Bu hafta açacağım 3 parantezde, 3 konuda ezber bozacağım.
Deri mezbahadan çıkar, fakat kundura orada yapılmaz; kumaş fabrikada dokunur, fakat elbise orada dikilmez...
Daha 'Perşembenin Hanımları'nı ilk izlediğimde yüreğime çakılan o repliklerden mi çıkmalıydım yola ? Marie ile yaşadığım özdeşimi mi itiraf etmeliyim,tüm açık yürekliliğimle.Yan yollara sapıp,maskeler takmadan.
Geçtiğimiz hafta açtığım parantezlerden biri Direklerarası Seçici Kurulu’nun iyiniyetli yaklaşımı sayesinde çözüldü.
Hemen konuya gireyim, 3M.O.T.A Oyuncuları’ndan Bulgar yazar Stefan Stanev'in "Jeanne d'Arc'ın Öteki Ölümü" başlıklı oyununu izledim.
15. Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali müthiş bir coşkuyla başladı. Bu festivalin açılışı da; dünyaca ünlü İtalyan topluluk Studio Festi’nin ‘Su ve Ateş Anıları’ adlı gösterisi ile oldu.
Türkiye tarihi , kendisinden önceki iki yüz yıl boyunca doğu batı sarmalında gidip gelmekten bitap düşmüş bir adamın varisçisinin başına gelenler olarak da tanımlanabilir...
Dostoyevski’nin Sibirya cezaevinden döndükten sonra yazdığı ustalık eseri sayılan “Suç ve Ceza” adlı romanı Deniz Şen Hamzaoğlu, Gülay Say ve Ömür Kayakırılmaz tarafından bu yıl kurulan Yabancı Sahne’de yerini alıyor.
Konya Devlet Tiyatrosu yapımı olan Orhan Asena (1922-2001)’nın “Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe” başlıklı oyunu, 2012-2013 sezonunda da Konya’da sahnelenmesini sürdürmekte.
Bu hafta açılması gereken parantezlerin haddi hesabı yok. Sadece tiyatro ödüllerimiz hakkında olan yazılar bile google’lara sığmaz.
Katolik derneklerin sert eleştirileri, tiyatro binasının önündeki protestoları, yazar, oyuncu ve hatta yönetmeni eşcinsellikle suçlayan basın açıklamalarına rağmen Meryem’in Vasiyeti 22 Nisan günü, New York’taki Walter Kerr Theatre’da perde açtı.
Tiyatro “müptelası” Kaan Erkam (1965) hiç de sıradan olmayan öyküler, oyunlar yazar. Üzerinize afiyet, tiyatro hastalığı 1988 de Alo Tiyatro ile başlamış, 1989’da Beliz Ocan ile amatör olarak bir oda tiyatrosu kurmuş, yazdığı “Dün Komik Bir Şey Oldu” iki yıl sahnede kalmıştır.
Cengiz Sezici, Yeşilçam da kötü karakterlere nefes olan bir aktör. Esasen Adana da yıllarca komik adamı oynayan sanatçı “Ekmek almak et almak ve yaşamınızı devam ettirebilmek için önünüze ne gelirse oynamak zorundasınız çünkü benim rol seçme hakkım yoktu” diyor. Ona göre iyi oyun mesaj vermeli ve bu topraklarda yaşayan herkesin sanata ihtiyacı var. Sezici ile Yeşilçam macerasının bilinmeyenlerini, anılarını ve içinde birikenleri konuştuk. Ve filmlerin kötü adamı bir mesaj verdi “İyi insanlar bitmez çünkü hiçbir insan doğarken kötü değildir ki”
Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın 8 Mart’ta prömiyerini yaptığı Kurdele ya da Artı Sonsuz, farklı sahneleme teknikleriyle şiddet gören iki kadının hayat hikâyesini ele alıyor.
Amerikan edebiyat tarihinin en iyi komedi yazarlarından bir olarak tanımlanan, oyun yazarı ve senarist Neil Simon (1927)'ın 1963 yılında Broadway’de prömiyer yapan oyunu “Barefoot In The Park”, Nedim Saban’ın uyarlamasıyla “Aşk’a 103 Adım” başlığıyla Tiyatrokare tarafından sahnelenmekte.
Murat Prosciler’i dizilerin heyecanlı adamı diye tanımlarsak yanlış olmaz. Sinirlendiği zaman televizyonun sesini biraz kısmanız gerekse de seyircileri ona bu dolu dolu ve heyecanlı rolleri çok yakıştırıyor. Biz de çocukluğundan başlayarak dizilere giriş sürecini, tiyatroyla ilgili düşüncelerini ve hayatında önemli bir yer edinen seslendirme sanatçılığını konuştuk.