Dışardakiler - Girne Amerikan Üniversitesi Tiyatro Kulübü
5 Ocak 2011 Çarşamba gecesi Girne Amerika Üniversitesi’nde Nazım Kurşunlu’nun yazdığı “Dışardakiler” adlı oyunu izledim.
5 Ocak 2011 Çarşamba gecesi Girne Amerika Üniversitesi’nde Nazım Kurşunlu’nun yazdığı “Dışardakiler” adlı oyunu izledim.
13 Mayıs gecesi Aydın Belediyesi Şehir Tiyatroları Şükran Güngör Sahnesi önemli bir tiyatroya ev sahipliği yaptı. Ülkemizdeki aydınlanmanın en önemli isimlerinden biri olan Türkan Saylan’ın hayatından önemli kesitlerin, tiyatro ve sahne dili ile aktarıldığı oyun, salonu dolduran Aydınlılardan büyük alkış aldı.
Bu Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları(BÜO), beni çok uğraştırdı ne yalan söyleyeyim. O kadar da konuştuk Volkan Mantu (ve biraz da Bilal Akar) ile. Ama ben elimle tutmadan olaya tam vakıf olduğuma kendimi inandırmadan olmuyor.
Tuncer Cücenoğlu’nun “Çığ”ı nihayet İstanbul’da da perde açtı. Tuncer Cücenoğlu dediğim, kırk yıldır oyun üreten, oyunlarında sağlam bir içeriğin yanı sıra, özü ve sözü olan, tavrı temel alan bir yazarımız.
Ildikó Von Kürthy 1968 doğumlu, güncel anlatımıyla ilgi çeken, bugünün kadınlarının içinde bulundukları durumlara özel çözümler üreten Alman asıllı bir yazar.
Hani Nâzım Hikmet’in: “Onlar ki/toprakta karınca,/suda balık,/havada kuş kadar/çokturlar…” diye başlayan şiiri var ya, ama “bunlar” vallahi Şair Baba’nın betimlediklerinden değil, değil ve de çok çoklar.
" Ve insanların korkunç öykülerini anlattım onlara.."
Bir kadının daha önce hiç görmediği, belki adını hiç duymadığı, ama bir şekilde yolunun düştüğü ve tanımadığı insanlarla bir yaşam paylaşmak zorunda olduğu bir yer düşünün.
Orada bir tiyatro var! Var! Hani şu sırça köşklerinde oturup, kimin tiyatro yapıp yapamayacağına karar verme hakkına sahip sanat yapıcılarının, onaylamadığı ve ismini onlardan alan, Tiyatro Sıfırnoktaiki.
Tiyatro niçin yapılır ? Bir oyun neden sahneye konur ? Bir oyun neden tercih edilir?
Tiyatroya gideceğim zaman sanki o akşam benim kendi oyunum varmış gibi heyecan duyarım. Bu içimdeki tiyatro aşkından kaynaklanmakta sanırım. Mideme ağrılar saplanır, kalbim normal ritmiyle mukayese edilirse daha hızlı çarpmaya başlar...
Renk denince aklıma ilk bu iki dize geliyor. Bebek’teki barına ‘park ettiğimiz’ yıllarda gecenin geç bir saatinde masamıza teklifsizce ‘kendi malı’(!) gibi oturup, ‘dinleyin, yeni bu’ diyen şairin okuduğu şiirleri hatırlıyorum.
Bir arada yaşayan 5 gencin yaşamından kısa bir kesit sunulduğu “Çatı”, Serbest Bölge’nin ilk oyunu. Görkem Şarkan’ın yazıp yönettiği oyunun sahne tasarımı, Sema Öztaş’a ait.
Yine bir hafta sonu ve yeni bir tiyatro günü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni oyunlarından olan “Aşk Halleri”ne biletimize önceden almıştık. Normalde tiyatroya gitmeden önce oyun hakkında yapılan yorumları araştırmam. Fakat bu sefer araştırdım.
İstanbul’da her gece açılan sahne sayısı 50 yi buluyor mu bilmem ama tahmin ediyorum 100’e yakın ayakta durmaya çalışan topluluk var.
Antik yunan klasik tragedyaları bugünü anlamak ve açıklamak için kutsal kitap gibidirler....
Üzerinde en az durulan ilişkilerden biri olan baba-kız ilişkisi, esasında öyle hassas bir konu ki! Dikkat ettiyseniz, anne-kız ya da üvey anne-kız ilişkileri masallarda bile sorunluyken, kızların babayla ilişkileri daha naif geçiştirilmiş.
Tiyatro Boğaziçi, repertuarındaki ‘Yeni Bir Hayat İçin’ adlı oyunu güncelleyerek yeniden seyirci ile buluşturmaya devam ediyor.
Geçmiş değiştirilebilir mi? Elbette değiştirilemez, artık dokunamayacağımız tek şeydir belki de. Ama geçmişten birisi gelip bize bir şeyler anlatabilir.
Kübranur Ayar ,
Oyun, geçen sene ‘Açık Saçık Birkaç Polaroid’ oyununu izleme fırsatı bulduğum, o zamandan sağlam adımlarla geldiklerini düşündüğüm 0.2’nin ‘Korku Tüneli’ adlı oyunu.
Observer gazetesinin belirlediği “tüm zamanların en iyi 100 romanı” arasında 8. sırada yer alan Choderlos de Laclos’nun 1782’de yayınlanan “Tehlikeli İlişkiler” (Les Liaisons Dangereuses / Dangerous Liaisons) başlıklı romanı, birçok filme ve hatta operaya bile uyarlanmış.
14 Mayıs 2011 Cumartesi günü Talimhane Tiyatrosu’na saat 16 da başlayacağı ilân edilen “Önce Bir Boşluk Oldu Sen Gidince Şimdi İyi” isimli oyunu seyretmek (esas olarak Esra Bezen Bilgin) için gittik, saat 15:40’dı.
Kaybolmuş baharıma götür beni Hafızam avut beni, beni kurtar ey şiir!
İstanbul Devlet Tiyatrosu, 2010–2011 sezonunda 1965 doğumlu ve Hırvat kökenli yazar Mate Matišić’i Türk tiyatroseverlerine tanıştırıyor. Kazım Akşar’ın yönettiği, Füsun Günersel'in çevirdiği oyun “Bedensiz Kadın” başlığını taşımakta.
Cennet ile cehennem arası bir yerde yaşamak. Araf’a yazılmak bile bile. Cennette yaşamayı seçemezsin. Çünkü orası da içinde deli fırtınalar koparken sana cennet olmayacaktır zaten..
“Ayıp Ettik” Oyunu cinsellik üzerine yazılmış iki perdelik bir komedi. M. Uğur Yağcıoğlu tarafından yazılmış bir oyun.
2011’in Ağustos ayında kurulan bağımsız tiyatro topluluğu Gnlev, Yüksek Derece adlı oyunla perdelerini açtı.
Türkiye'de Türkçe haricinde tiyatro çalışması yapan bir kaç tiyatro grubundan biri olan ve Kürtçe tiyatro yapan Destar Tiyatro'nun “Disko 5 no'lu” adlı yeni oyunlarını Türkçe üst yazıyla izleme olanağı buldum. Bu yazıda bu oyun üzerine değinmek istiyorum.
GELENEKSEL TİYATROMUZA NE OLDU
Kendisi ile yapılan bir röportajda “klâsik anlamda oyun yazmıyorum” diyor. Yeni metin yazımı, teknoloji ve disiplinler arası paylaşım, projelerinin temelini oluşturuyor.