“Şehir tiyatroları ile aramızdaki ilişkide uzatmaları oynuyoruz.” Doğum Günü Partisi isimli oyunu izledikten sonra aynen böyle demiştim. Absürd tiyatro ve Harold Pinter üzerine çalışmalar yapmış biri olarak büyük beklentilerle gitmiştim bu oyuna.
Samuel Beckett’in (1906-1989) Oyun(un) Sonu ile aramda ‘aşk&nefret’ ilişkisi var. Zira oyunu hem seviyorum hem sevmiyorum. Beckett’e hayranım. Oyun(un) Sonu, metinler arası ilişkileri sağlam bir yapıda kurgulayan, filozofik ufku geniş bir oyun.
Amerikan tiyatrosunun genç kuşak temsilcilerinden Neil Labute’un güzellik kavramını tartıştığı ‘Şeylerin Şekli’ ve ‘Şişman Domuz’dan sonra üçlemesinin sonuncusu olan ‘Zorla Güzellik’in Kenter Tiyatrosu’nda gösterimi devam ediyor.
Romeo aşkla tırmanır Juliet’in balkonuna ve ilanı aşk eder o balkonda sevgilisine. Juliet’te boş değildir ona karşı. O da bütün sözlerini Romeo üstüne söylemektedir.
İstanbul Devlet Tiyatrosu inançların arkasına gizlenip, silahlarından ölüm püskürtenlerin cehenneme çevirdikleri Lübnan’da, 1975-1991 yılları arasında yaşanan onca olaydan,.....
Kabare Dev Aynası, 10. Yılında sahnelediği Başka Kapıya adlı oyunun galasını Perşembe akşamı Kozzy Alışveriş Merkezi Sahnesi’nde gerçekleştirdi. Tiyatroya her gün daha fazla engelin çıkarıldığı günümüzde elindeki kabare bayrağını yılmadan taşıyan Ali Erdoğan önderliğindeki Kabare Dev Aynası, 10 yıldır sadece kabare türünde oyunlar çıkarıyor daha doğrusu çıkarıyormuş.
İnsanın var olduğu ilk günden bu yana hiç değişmeyen hallerine, allı pullu moderniteye, onca çağdaşlığa karşın törpülenmeyen yanlarına tuttuğu ışıkla, dilediğince aydınlatıp dilediğince puslu bırakan Ali Erdoğan’ın yazıp yönettiği “ BAŞKA KAPIYA “ seyirciyi güldürmekle çimdiklemek arası saatin sarkacı gibi götürüp getiren bir oyun…
Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay’ın, Tiyatro Stüdyosu’ndan ayrıldıktan sonra birlikte kurdukları Oyun Atölyesi, Zuhal Olcay’ın ardından Kemal Aydoğan ve Haluk Bilginer ile 11. yılı geri de bıraktı.
Neil LaBute’un (1963) güzellik kavramı üzerine yazdığı üçlemenin (diğerleri “Şeylerin Şekli-The Shape of Things”, “Zorla Güzellik-Reasons to be Pretty”) üçüncüsü olan “Şişman Domuz-Fat Pig”i” Bakırköy Belediye Tiyatroları Kadriye Kenter yönetiminde sahnelemekte.
Mahir Günşiray Almanya’da Faust’u güncelleştirerek sahnelemiş. “Oyunun tekstini basitleştiren Günşiray, Faust‘un karşisına sekiz ayrı Mefistofeles‘i arka arkaya çıkartarak, her seferinde hikâyeyi baştan anlattırıp eseri anlamsız bir dramaya, dolayısıyla daha kötümser bir hale dönüştürüyor”muş.
TEB Başkanı ve tiyatro eleştirmeni Üstün Akmen, 3 Mayıs 2011 tarihinde Evrensel Gazetesi’ndeki köşesinde “oğlu yerindeki Engin Alkan”ın saldırganlığından, kabalığından hiç mi hiç hoşlanmadığından onu muhatap ve yürekten destek verdiği Tiyatro Adam’ın bu oyununu değerlendirmeye almak istemediğini yazmış.
Svava Jakobsdóttir ’in 5 kısa öyküsünden yararlanılarak hazırlanan Mutfak Söyleşileri, İBB Şehir Tiyatroları 27.Genç Günler kapsamında Mayıs 2011’de seyirci ile buluştu.
War Horse ‘u New York’da “National Theatre of Great Britain” prodüksiyonu olarak seyrettim. Tamamı dolu salona oynanan oyunda seyircinin ilgisi sahnedeki gerçek ölçülerdeki kukla atlara(Handspring Puppet Company) idi, oyunun konusuna değil.
Televizyon ve sinemada oyuncu ve senaryo yazarı olarak başarılı işlere imza atan Levent Kazak, ilk göz ağrısına geri dönmüş, bir tiyatro kurmuş: Tiyatro GAGA.
Dil, iletişim ve sömürgecilik konularında oyunlar yazan fakat Türkiye’de tiyatro çevrelerince fazla bilinmeyen Kuzey İrlanda’ lı oyun yazarı Brien Friel’in Hasat Dansı (Dancing at Lughnasa) adlı oyunu Pera Güzel Sanatlar Lisesi Tiyatro Bölümü öğrencileri tarafından geçtiğimiz hafta okulun Eren Uluergüven Sahnesi’nde sergilendi.
O gün, tam da benim doğum günümdü, televizyonun hangi kanalıydı bilmiyorum, yayımlanan programdan öğrendim, meğer son yıllarda tıp alanındaki gelişmeler yanı sıra, bireyin kendine ve yaşamına daha fazla değer vermesiyle ortalama insan ömrü uzamış, böylece dünya nüfusu da alabildiğine artıyormuş.
Sanatla Toplumu Geliştirme Derneği (SATGE), toplumsal sorunları olan ya da bazı özelliklerinden dolayı toplumda ayrımcılığa maruz kalan kesimlerle sanatsal, kültürel, eğitsel faaliyetlerde bulunarak, bu kesimlerin gelişmelerini, rehabilite edilmelerini, topluma adapte olmalarını amaçlayarak kurulmuş bir kurum.
2006 yılında Bahtiyar Engin, Yıldıray Şahinler, Kemal Kocatürk ve Levent Üzümcü tarafından kurulmuş olan İstanbul Halk Tiyatrosu adına Bahtiyar Engin İstanbul Halk Tiyatrosunun amaçlarını pek güzel anlatmış.
Uzun yıllardır görüşmediği anne babasının ani-beklenmedik ölümleri üzerine sadece yarım saatliğine uğramak durumunda kaldığı doğup büyüdüğü evde, anne ve babası ile tekrar geçmişin hesabını gördüğü tek kişilik oyun.
Thomas Vinterberg, Mogens Rukov ve Bo Hr. Hansen “Kutlama/Festen” başlıklı bir senaryo ve oyun metni yazmışlar. Bu senaryo bir “Dogma 95” akımı ürünüymüş.
Tuncer Cücenoğlu, oyun yazarlığının “40. Sanat Yılı”nı kutluyor. Dile kolay, 40 yıl! Ödenekli tiyatrolar da yazarın “Kadın Sığınağı” ve “Çığ” oyunlarını repertuara alarak sanatçıyı 40. sanat yılında yalnız bırakmıyor.
Post modern epik dramanın en güzel örneklerinden biri olan Küheylan, ( Equus) 17 yaşında akıl hastası olan Alan Strang’ın ve doktoru Martin Dysart’ın hikâyesi üzerinden kısıtlama-özgürleşme, normallik-anormallik gibi çatışmaları işlerken diğer taraftan günümüzdeki aile kavramını sorguluyor.