Ordu'da Seçim Sonrası Gündem Tiyatro Üzerinde Odaklanmıştı
Ordu Belediyesi 7. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Festivali sona erdi. 1.si ve 5.si dışında kalan diğer 5 festivale de katılmış olmanın gururu içinde, kürkçü dükkânına geri döndüm.
Ordu Belediyesi 7. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Festivali sona erdi. 1.si ve 5.si dışında kalan diğer 5 festivale de katılmış olmanın gururu içinde, kürkçü dükkânına geri döndüm.
13 Mayıs gecesi Aydın Belediyesi Şehir Tiyatroları Şükran Güngör Sahnesi önemli bir tiyatroya ev sahipliği yaptı. Ülkemizdeki aydınlanmanın en önemli isimlerinden biri olan Türkan Saylan’ın hayatından önemli kesitlerin, tiyatro ve sahne dili ile aktarıldığı oyun, salonu dolduran Aydınlılardan büyük alkış aldı.
Bu Boğaziçi Üniversitesi Oyuncuları(BÜO), beni çok uğraştırdı ne yalan söyleyeyim. O kadar da konuştuk Volkan Mantu (ve biraz da Bilal Akar) ile. Ama ben elimle tutmadan olaya tam vakıf olduğuma kendimi inandırmadan olmuyor.
İlk insanın ikinci insanla iletişime geçme çabasıyla doğdu tiyatro. Bir eylemi gerçekleştirebilmek için yaptığı hareketler oluşturmadı mı tiyat-royu?
Mao, devrimden sonra demiş ki: “Şimdi sıra entelektüelleri rehabilite etmeye geldi.” (Bu söz derin bir tartışmaya götürür bizi ama kapsamı daraltayım.)
Tuncer Cücenoğlu’nun “Çığ”ı nihayet İstanbul’da da perde açtı. Tuncer Cücenoğlu dediğim, kırk yıldır oyun üreten, oyunlarında sağlam bir içeriğin yanı sıra, özü ve sözü olan, tavrı temel alan bir yazarımız.
Hande Ataizi'nin, Tiyatro İstanbul yapımı "Özel Hayatlar" adlı tiyatro oyununda birlikte oynadığı Cihan Ünal'ın kendisini taciz ettiği açıklamasının ardından akan sular bir türlü durulmuyor.
Geçtiğimiz pazar günü hava biraz durgun gibiydi, hatta yağmur ha yağdı ha yağacak gibi oldu bir ara, sonra güneş açtı.
Sezon kapanınca seyirci bir yandan hüzne girerken bir yandan da yeni bir oyun bekleyişinin heyecanı içine girebilmekteydi, pek önceden.
Ildikó Von Kürthy 1968 doğumlu, güncel anlatımıyla ilgi çeken, bugünün kadınlarının içinde bulundukları durumlara özel çözümler üreten Alman asıllı bir yazar.
Hani Nâzım Hikmet’in: “Onlar ki/toprakta karınca,/suda balık,/havada kuş kadar/çokturlar…” diye başlayan şiiri var ya, ama “bunlar” vallahi Şair Baba’nın betimlediklerinden değil, değil ve de çok çoklar.
Denizli Belediyesi, kültür alanında büyük hizmetler yapıyor. Düşününüz uluslararası bir festivalin 27. si yapılıyor. Bu, pek hafife alınacak bir durum değil.
...Uzun bir süredir gündemde olan bu konunun netliğe kavuşması öğrenciler kadar diğer tüm birimlere de rahat bir nefes aldırdı. Yalnız ortada bir gariplik vardı...
" Ve insanların korkunç öykülerini anlattım onlara.."
Vasiyetine uygun olarak sahnelenen son oyunun YARIN NE OLDU’da fırsat çıkmışken cesaret edip yapamadığım konuşmayı bir yazı olarak sana göndermek istedim, bu mektup ortaya çıktı.
Bir kadının daha önce hiç görmediği, belki adını hiç duymadığı, ama bir şekilde yolunun düştüğü ve tanımadığı insanlarla bir yaşam paylaşmak zorunda olduğu bir yer düşünün.
Orada bir tiyatro var! Var! Hani şu sırça köşklerinde oturup, kimin tiyatro yapıp yapamayacağına karar verme hakkına sahip sanat yapıcılarının, onaylamadığı ve ismini onlardan alan, Tiyatro Sıfırnoktaiki.
Tiyatro niçin yapılır ? Bir oyun neden sahneye konur ? Bir oyun neden tercih edilir?
“Küçük harfler Büyük düşler” İstanbul 1. Uluslar arası Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali (12-21 Mart) Basın Galası’ndan izlenimler…
Uzun yıllardır tiyatronun oskarları onun adıyla veriliyor.
Sevgili Nisa Ablacığım, Bugün 12 Nisan 2011 sizin doğum gününüz. “Nice Yıllara” kalplerimizde yaşattığınız sevgiyle. Biliyorsunuz her üç haftada bir, ya da ayda bir mutlaka Zincirlikuyu’da sizi, Tolga Ağabeyimi, Kerem Ağabeyimi, Melekçiğimi, Mete Ağabeyimi sırayla ziyaret eder, hepinizle tek tek dertleşirim.
Tiyatroya gideceğim zaman sanki o akşam benim kendi oyunum varmış gibi heyecan duyarım. Bu içimdeki tiyatro aşkından kaynaklanmakta sanırım. Mideme ağrılar saplanır, kalbim normal ritmiyle mukayese edilirse daha hızlı çarpmaya başlar...
Dünya var olup insanlık kendini keşfedip, varlığını sürdürmeye başlayıp, medeniyetin ilk tohumlarını atmaya başladıkları dönemlerde felsefeyle dünyayı ve insanı açıklamışlar ve tiyatroyla da temsil etmeye çalışmışlardır.
Renk denince aklıma ilk bu iki dize geliyor. Bebek’teki barına ‘park ettiğimiz’ yıllarda gecenin geç bir saatinde masamıza teklifsizce ‘kendi malı’(!) gibi oturup, ‘dinleyin, yeni bu’ diyen şairin okuduğu şiirleri hatırlıyorum.
Bir arada yaşayan 5 gencin yaşamından kısa bir kesit sunulduğu “Çatı”, Serbest Bölge’nin ilk oyunu. Görkem Şarkan’ın yazıp yönettiği oyunun sahne tasarımı, Sema Öztaş’a ait.
Yine bir hafta sonu ve yeni bir tiyatro günü. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni oyunlarından olan “Aşk Halleri”ne biletimize önceden almıştık. Normalde tiyatroya gitmeden önce oyun hakkında yapılan yorumları araştırmam. Fakat bu sefer araştırdım.