Okunacak En Büyük Kitap İnsandır
Dünya var olup insanlık kendini keşfedip, varlığını sürdürmeye başlayıp, medeniyetin ilk tohumlarını atmaya başladıkları dönemlerde felsefeyle dünyayı ve insanı açıklamışlar ve tiyatroyla da temsil etmeye çalışmışlardır. Meydanlar halkları etkileyen filozofların, antik tiyatrolar ise oyunların yeriydi. İnsanlığı düşündüren, aydınlatan, modernleştiren edebi bir felsefedir tiyatro.. bu yüzdendir insanı insana anlatması... Meydanlarda, antik tiyatrolarda filozoflar insanı insanlara anlatırlardı kendi deyimleriyle... Dünyanın aydınlanması felsefe ve tiyatro sayesinde olmuştur. Aspendos, Perge, Aphrodisias antik tiyatroları bize geçmişin aydınlığını hâlâ yansıtırlar.
Okuma tiyatrosu Avrupa'da özellikle Fransız ünlü yazar Eric Emmanuel Schmit'in katkılarıyla uygulanmaktadır. Yazar, hayal ile gerçek, yaşam ile ölüm, komedi ile trajedi arasında metafiziksel kararsızlığını "İki Dünya Oteli" oyunuyla geçtiğimiz aylarda Fransız Kültür Merkezi'ndeki söyleyişisinde okuma tiyatrosu olarak anlatmıştır.
Ülkemizde yeni yeni yayılmaya başlayan okuma tiyatrosu başta seyirciyi sıksada esasında bir radyo piyesi gibidir. Kulaklarınızla izlemek, gözlerinizle dinlemek gibi bir his uyandırır. Okuma tiyatrosunda amaç cümleye duygu katmaktır. Bir anlamda cümlenin mimiğidir ses... Ses ayarı (tonlama,vurgu) ve güzel-etkili Türkçe kullanımı çok önemlidir.
Birbirimizi anlayamamamızın en büyük eksikliğidir Türkçeyi doğru düzgün konuşamamak... Örneğin kızgın bir ifadeyle sarfettiğiniz aynı cümleyi şaşkın bir ifadeyle kullandığınızda duygusal anlamı değişir.
Günlük hayat içerisinde kullandığınız cümleler arasındaki duygusal geçişler çok önemlidir. Sanırım bu yüzdendir çoğu zaman yanlış anlaşılmamız... Ya da "neden beni kimse anlamıyor?" cümlesini yinelememiz...
Zıt kavramlar arasındaki farklı duyguları ifade edebilme yetisine sahip olmak açısından bu tür tiyatro okumaları iletişiminize de çok katkısı olacaktır.
Düşünüyorum da "okunacak en büyük kitap insandır" aynı zamanda...
Alkışlarımla,
Yurdagül Yurtseven
(suare@hotmail.com)
Okuma tiyatrosu Avrupa'da özellikle Fransız ünlü yazar Eric Emmanuel Schmit'in katkılarıyla uygulanmaktadır. Yazar, hayal ile gerçek, yaşam ile ölüm, komedi ile trajedi arasında metafiziksel kararsızlığını "İki Dünya Oteli" oyunuyla geçtiğimiz aylarda Fransız Kültür Merkezi'ndeki söyleyişisinde okuma tiyatrosu olarak anlatmıştır.
Ülkemizde yeni yeni yayılmaya başlayan okuma tiyatrosu başta seyirciyi sıksada esasında bir radyo piyesi gibidir. Kulaklarınızla izlemek, gözlerinizle dinlemek gibi bir his uyandırır. Okuma tiyatrosunda amaç cümleye duygu katmaktır. Bir anlamda cümlenin mimiğidir ses... Ses ayarı (tonlama,vurgu) ve güzel-etkili Türkçe kullanımı çok önemlidir.
Birbirimizi anlayamamamızın en büyük eksikliğidir Türkçeyi doğru düzgün konuşamamak... Örneğin kızgın bir ifadeyle sarfettiğiniz aynı cümleyi şaşkın bir ifadeyle kullandığınızda duygusal anlamı değişir.
Günlük hayat içerisinde kullandığınız cümleler arasındaki duygusal geçişler çok önemlidir. Sanırım bu yüzdendir çoğu zaman yanlış anlaşılmamız... Ya da "neden beni kimse anlamıyor?" cümlesini yinelememiz...
Zıt kavramlar arasındaki farklı duyguları ifade edebilme yetisine sahip olmak açısından bu tür tiyatro okumaları iletişiminize de çok katkısı olacaktır.
Düşünüyorum da "okunacak en büyük kitap insandır" aynı zamanda...
Alkışlarımla,
Yurdagül Yurtseven
(suare@hotmail.com)