İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Polemik

Kız Hande, Bu Öfke Bu Kin Niye

Üstün Akmen ,

Hande Ataizi'nin, Tiyatro İstanbul yapımı "Özel Hayatlar" adlı tiyatro oyununda birlikte oynadığı Cihan Ünal'ın kendisini taciz ettiği açıklamasının ardından akan sular bir türlü durulmuyor. Bırakın magazin basınını, tiyatro camiası bile bu entipüften haberle çalkalanmakta.
Hande Ataizi (1973), İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümü mezunu bir genç kadın. 1996 yılında “Mum Kokulu Kadınlar” filmiyle ünlendi, hatta bu filmdeki rolüyle “Altın Portakal” ödülünü aldı. Hande’nin, “Altın Portakal”ı almasında, özellikle filmin çıplak sahnelerindeki başarılı oyunculuğunun etkisinin oranı sinema yazarları arasında uzun süre tartışıldı ya neyse!
Derken, magazin basınını çıplak fotoğrafları süsledi(!). “Frikik“ verdiği videolar internete indi. Özellikle, estetikli burnunu gazetecilere göstermemek için, bulunduğu mekânın tuvaletinden kaçmaya çalışırken görüntülenmesi, dama konmuş karga gibi bir avaza çığırması gündemi uzun süre işgal etti. Cem Davran'la yaptığı, 'İki Kere Kiki' programında manken Sevda Demirel'den de canlı yayında okkalı bir tokat yedi.
Sonra, göğüslerini toplattı, yirmi dört saat süren bir evliliğe imza attı, son olarak iki aylık düşük yaptı. Bir ara, Fazıl Say ile (de) yaşadı. İşadamı Philip Amram ile beraberken işlerine ara verdi, gitti bir süre New York sokaklarını arşınladı. Amram ile ayrıldığı dönem, ciddi maddi sıkıntılarla boğazlandı. Hatta o dönem, Volvo marka otomobilini satmak zorunda kaldı. “Özel Hayatlar”la birlikte sıfır kilometre 2011 model Volvo S80 siparişi verdiğini açıkladı. Magazinciler: “Sahnede sevişti, arabayı kaptı” diyerek, bir tiyatro oyununa ve oyuncusuna bir kez daha edepsizlik yaptı.
2010-2011 sezonunda tiyatro oyunculuğuna soyundu. Ne yalan söyleyeyim, “Özel Hayatlar”da Amanda Priyenne rolünde hocası Yıldız Kenter’in yüzünü kara çıkarmadı, alkışlandı. Eleştirmen amcası olarak, onu artık sahne üstünde de sıklıkla görmek istediğimi yazdım (“tiyatro… tiyatro”-Şubat 2011). Alıcılarım umut salgıladı. Hande’nin geçmişi, belleğimdeki yerini “tiyatrocu Hande”ye bıraktı.
Gel gelelim olmadı.
Tiyatro İstanbul ile 1 yıllık sözleşmesi varken, Gencay Hanımı da, yılların oyuncusu Cihan Ünal’ı da zor durumda bıraktı. "Resmen saldırıya uğradım” diyerek, Gencay Gürün'ü aradığını, Gürün’ün: “Şekerim çok haklısın. Ben de öyle düşünüyorum. Bu sahnelerin senin dediğin şekilde olması gerekiyor” dediğini anlattı.
Koskoca Gencay Gürün bu! Durur mu? Hande’nin açıklamasını anında yalanladı. “Eğer bana böyle bir taciz yaşadığını söylese şok geçirir, şaşkınlıktan düşüp bayılırdım. Çünkü böyle bir olayın olasılığı yok. Acaba hayal dünyası mı geniş, öyle bir şeyi mi var? Hiç olmayan bir olay uydurulur mu" diye yakındı. Hande de Hürriyet’ten Ayşe Arman’a “Gürün’le 21 dakika 41 saniye telefonda konuştuk. Yaşadığım tacizi anlattım. Savcılık o konuşmayı çıkarsın” diye mesaj attı.
Hande’nin yıllar önce “Dönme Dolap” isimli oyunu okuma provasında bıraktığı da, “Özel Hayatlar”la yeniden gündeme geldiği de, bu oyunla “iade-i itibar” sağladığı da, tiyatroyu mancınık yaparak televizyonda “paravan açılsın” programında iş bulduğu da artık biliniyor.
Eee… Ne edersiniz, “paravan” bu, perde”den daha çok para getiriyor. Ama kim ne derse desin, Hande böyle bir olaya adını yazdırmakla hata ediyor. Tiyatro dünyasını içinde varolduğu, yetiştiği, üne eriştiği, “kimin eli kimin cebinde” dünyasıyla karıştırıyor. Tiyatromuzun devlerinden Cihan Ünal’ı zan altında bırakıyor, “Tecavüzcü Coşkun” karakteriyle bağdaştırıyor.
Ayıp ediyor!
Bize de, Gencay Gürün’ü (âcizane): “Bırakın iplikçilerin söktüğü ipliklerden dökülenleri, bundan böyle gerçek tiyatrocular ile oyun yapın” demek; kızımıza da: “Kız Hande, bu öfke bu kin niye” diye sormak kalıyor.
Üstün Akmen
Evrensel
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Üstün Akmen imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası