Bir sezonu daha geride bıraktık. Tek tük oyunlar sürse hatta yeni perde açanlar olsa da, tiyatro mevsimine ekim ayına kadar veda ettik. Şöyle bir dönüp arkama baktığımda, o tiyatro benim bu tiyatro senin koşturup duran birisi olarak, 2008-2009 sezonundan geriye ne kaldı dediğimde, bu sezonu özellikle ‘Genç tiyatrocuların zafer yılı’ ilan etmek istiyorum.
Konya’da geçtiğimiz yıl Konya Devlet Tiyatrosu’nun organizasyonu olarak birincisi yapılan “Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Türkçe Tiyatro Yapan Ülkeler Festivali” nin ikincisi, bu yıl 14-24 Nisan 2009 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
12 Eylül 1994 yılında Kenan Paşa, Marmaris'te çiçek böcek resmi çiziyordu. Ben de televizyonda Dr. Stress adlı bir televizyon programı sunan hevesli, yeni yetme bir sunucuydum. Yapımcımı çağırdım. Bu haftaki programın teması "Kenan Paşa, sen çok yaşa" olsun dedim.
Geçen ay dillendirilen bir taslağa göre YÖK Kanunu’nda yapılacak değişikler ile Konservatuvar ve Güzel Sanatlar fakültelerindeki akademik sistemle ilgili devrim gibi kararlar alındı. YÖK, haftada bir kez bu kurumlara uğrayıp düzenli maaş alan kimi öğretim üyelerine “dur“ demeye hazırlanıyor…
Tiyatro Dünyası, Şehir Tiyatrolarında sansürlenen Yahya Kemal dizeleriyle ilgili tartışmaya oyun yazarı, genel sanat yönetmeni ve oyuncunun oyunda hiç olmadığını iddia ettiği şiiri yayınlayarak son noktayı koyuyor! Videoyu izlemek ve tartışmaya katılmak için tıklayın...
Sözün Kısası 2 günde 2 oyun seyrettik. Önce Moliere’in “Cimri”sini Kenter Tiyatrosu’nda Kent Oyuncuları’ndan ; sonra Musahipzade Celal’in “İstanbul Efendisi”ni İBB Kağıthane Sadabat Sahnesi’nde İBB Şehir Tiyatroları’ndan.. Cimri’nin yönetmeni Mehmet Birkiye, İstanbul Efendisi’nin yönetmeni Engin Alkan’dı. Cimri’nin ilk gecesi , İstanbul Efendisi ise aylardır oynanmakta idi. Her iki oyun da hınca hınç dolu salona oynadı.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bu hafta Dilber Hala’yla ilgili yazmak istedim. Hiç kuşkusuz Gülse Birsel’in yarattığı başarılı, gerçekten de çok komik karakterlerden birisi… Yerli dizilere yabancı bir kişi olarak Avrupa Yakası’nda sadece Dilber Hala’lı bölümleri seyrettiğimde tebessümle başlayıp, kahkahalara dönüşen gülme krizine girerim.
1966 Edinburgh doğumlu İskoç oyun yazarı David Harrower’in “Laurence Olivier–2007 En İyi Yeni Oyun Ödülü”nü alan “Blackbird/Karatavuk”ü, Emre Koyuncuoğlu’nun çevirisi ve rejisi ile bir DOT yapımı olarak sahnelenmekte. Yazarın 2005 yılında yazımını tamamladığı “Karatavuk”un ilk yapımı 2005’te Uluslararası Edinburgh Festivali tarafından gerçekleştirilmiş, Peter Stein tarafından yönetilmiş ve daha sonra Londra West End’e devredilmiş.
Bize Özgü Vodvil Vodvil türündeki oyunları saçma bulan izleyicilerin sayısı epeyce var. Aynı türden oyunlar toplumumuza özgü uyarlanınca veya bizden biri bu türden bir oyun yazıp, toplumumuzdan bir öyküyü anlatınca bu defa aynı olumsuz tepkileri göstermiyorlar. Tabi bu da ancak başarılı uyarlamalar, başarılı eserler için söylenebilir.Ceza Kanun bu başarılı oyunlardan biri.
Atatürk Kültür Merkezinde olağanüstü bir isim var. Adı bile sizi korkutuyor. Böyle bir yeri sen yok sayacaksın “Hayır efendim o isimle yine açacağız. Muhsin Ertuğrul ismiyle yeniden açacağız.” Bunları çok gördük. Yıkılan bir daha yerine gelmiyor.