Eleştiriler
Görünen o ki, Haluk Bilginer şifreyi çözmüş, bir tiyatroyu başarılı yönetmenin formülünü bulmuş. Bana bahsetmediği için bu formülü açıklayamayacağım, ancak Haluk Bilginer’in artık bir adım daha atarak tecrübesini, sezgisini, kapalı gişe oynamanın sırrını tüm tiyatro yöneticileri ile paylaşması gerekir diye düşünüyorum. Türk Tiyatrosu’nu yönetmeye çalışan Kültür Bakanlığı, Haluk Bilginer’in danışmanlığını almak durumundadır.
Eleştiriler
Şehir Tiyatroları’ndan bürokrasiye ve bürokrasiyi egemen yapan insan davranışlarına eğlenceli ve sert bir eleştiri var: Deri Ceket! Bulgar Yazar Stanislav Stratiev’in en başarılı oyunlarından biri olarak gösterilen Deri Ceket Özdemir İnce çevirisi ve Arif Akaya rejisi ile sahneleniyor.
Eleştiriler
Balkanlar’da, eski bir manastırdan bozma bir akıl hastanesi.. Kendisi de uyuşturucu bağımlısı olan ve morfine yakın olabilmek için doktor olmuş bir genç adam.. Doktoru olmayan akıl hastanesinde yalnız ve zararsız 6 hasta.. Hastaların donmamak için aynı odada kalmak zorunda olduğu; yiyecek, giyecek ve hatta ilaç imkanının bile neredeyse hiç olmadığı bir hastane.. Tam umudun bittiği anda, gökten düşen bir sandık ! Ve, 2 saatlik harika bir oyun..
Eleştiriler
Semaver Kumpanya ’dan savaştan fayda sağlamaya çalışanlara seslenen bir oyun; Cesaret Ana ve Çocukları .. Bertolt Brehct ’in bu harika oyununu oynamanın tam da sırası. O kadar çok ki savaşı fırsat bilip kendi küfesini doldurmaya çalışanlar.. Sadece savaş ticareti yapan, silah satanları getirmeyelim aklımıza. Onları, oyun doğrudan hedef alıyor zaten. Bir yandan da kötü durumları kendileri için fırsat bilenleri düşünelim. Ülkesi krize girmiş ve dolar fırlamışken “ben ihracatçıyım daha çok kazanıyorum” diye sevinenler, Amerika Irak’a saldırırsa “Musul’u da bize verir mi” diye hayal kuranlar, komşu ülkede yangın-iç savaş-kavga çıkınca “bu yıl turistler bize gelir” diye bekleyenler, iş ortamındaki olumsuzluklara çanak tutarak birilerinin işten ayrılıp kendi “kariyer yolu”nu açmasını bekleyenler.. Acaba Cesaret Ana’yı izleyince fark ederler mi yaptıklarını? Kazanıyorum diye düşünürken aslında kendilerinin kaybediyor olduklarını fark ederler mi?
Eleştiriler
İstanbul'da Şehir Tiyatroları'nın yanı sıra neredeyse her ilçe belediyesi tiyatrolara destek vermeye çalışıyor, bazen festivallerle, bazen toplu bilet alımları ile bazen de tiyatro ekipleri kurarak... Bu belediye çalışmaları içinde bence ayakları en sağlam yere basan Bakırköy Belediye Tiyatroları . Çocuk ve yetişkin tiyatroları ile kendi salonunda Bakırköylüler'e bir repertuar sunan ekip hem oyunlarının ve oyuncularının kalitesi hem de oyunun tanıtımından sahne dışı çalışmalarına kadar kurumsal yapısı ile diğer belediyelere de örnek olması gereken bir kurum.. Bakırköy Belediye Tiyatroları 'nın önümüzdeki dönemde İstanbul’daki tiyatro yaşantısında kendini daha fazla gösteren, belki yer yer Bakırköy dışında da güzel oyunlarını sergileyen bir ekip olması temennisi ile geçtiğimiz hafta izlediğim Dolu Düşün Boş Konuş oyunu hakkında konuşmaya başlayalım..
Eleştiriler
Nihayet tiyatro sezonu başladı. Sezon beklediğimiz gibi coşkuyla başladı mı başlamadı mı tartışılır ancak oyunları incelediğim kadarıyla bu yıl bol bol güzel oyun seyredeceğiz diyebilirim.. Ben bu yıla damgasını vuracak oyunlardan birini izledim bile; Tiyatro Kedi ’nin Çalıkuşu oyununu… Reşat Nuri ’nin harikulade romanına yakışan güzellikte bir kurgu, reji ve oyunculuklarla sunulan oyun bu hafta sahnelere merhaba dedi.. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim, ben oyunu çok beğendim. Bu tip oyunları genelde özel tiyatrolardan izleyemiyoruz; herhalde gişe kaygısı, kadronun büyüklüğüne dair sıkıntılar gibi sebepler etkili oluyor özel tiyatroların bu çekingenliğinde...
Röportajlar
Bu hafta tiyatro dünyası için önemli bir gelişme oldu. Ülkemizin en eski sanat kurumu İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Nurullah Tuncer görevinden alındı ve yerine Orhan Alkaya getirildi. Tiyatro kamuoyu şehir tiyatrolarını bundan sonra neyin beklediğini düşünüp tartışırken projelerini, vizyonunu, öncelikli olarak yapmak istediklerini konuşmak için ve bir de hayırlı olsun diyebilmek için kendisini ziyaret ettik. Yoğun programına rağmen bize fazlasıyla zaman ayıran ve tüm samimiyetiyle cevap veren Orhan Bey’e teşekkür ederiz. Bu göreve nasıl atandığından kısa ve uzun vadeli projelerine, şehir tiyatrolarının idari yapısına, repertuar seçimine, yeni sahnelere kadar pek çok konuda sohbet ettik. Şehir tiyatrolarının artık sorunlarıyla konuşulan değil layık olduğu sanatsal niteliğiyle anılan bir kurum olmasını hedefliyor Orhan Alkaya…
Eleştiriler
6. Kadıköy Tiyatro Festivali, Asuman Dabak Tiyatrosu’nun Şahane Düğün oyunu ile cuma akşamı bitti. Oyunların yarısından fazlasını takip etmiş bir tiyatrosever olarak 1 yıl sonra izleyeceğim oyunları şimdiden beklemeye başladım. Oyun ve festival hakkında detayları yazmadan önce Kadıköy Belediyesi’ne bu festival için teşekkürler ediyorum. Kapı önündeki kuyruğun her geçen gün artmasından seyircinin keyif alıyor olduğunu anlamak çok da zor değil. Biliyorum ki böylesine kalabalık ve ilgisini anında gösteren bir seyirciye karşı oynamak oyucular için de harika bir deneyim… Sonunda Belediye Başkanımız Sayın Selami Öztürk’ü de aramızda görebildik. Alkışlarla çıktığı sahnede park alanına cami yapılmak istendiğini hatırlatarak büyüttü aldığı alkışları. Elbette hakkıdır da, seçimler de yaklaşıyorken kendisinin üzerinde konuşmak istediği bu. Bir de biz tiyatroseverlerin konuşmak istedikleri var:
Eleştiriler
Benim de bir “ Kara Kaplı ” defterim var. İzlediğim ve oynadığım oyunları bu deftere yazıyorum, bu oyunlar hakkında küçük notlar tutuyorum: Bu tiyatro sezonunda yani ekim ayından bu yana 22 farklı oyun izlemişim, 2 ve 3 kere izlediğim oyunlarla toplam 30 kere de tiyatroya gitmişim… Musa Uzunlar’ın oyundaki Kara Kaplı sı benimkinden biraz farklı. Erkeklerin birlikte oldukları kadın sayısı 30u bulunca artık kadınların isimlerini ve özelliklerini yavaş yavaş unuturlarMIŞ, bu yüzden bir deftere not tutmaya başlarlarMIŞ. Jean Jacques ( Musa Uzunlar )134. kişiyi de deftere kaydetmiş bir avukat. Şık döşenmiş ve düzenli studyo tipi bir dairede yaşıyor. Hukuk bürosunda çalışan gerçek bir metropol insanı : iyi bir işi ve kariyeri var, akşam bir yerlere gidip birkaç kadeh içtiği ve sonra yeni bir bayan ile tanışıp birlikte olduğu düzenli bir sosyal yaşantısı var…
Eleştiriler
Günay Karacaoğlu’ndan sıcacık, çok eğlenceli bir komedi oyunu… Ancak bu oyun sizi güldüğünüze de güleceğinize de pişman ediyor! En uçtaki 2 duygu; gülmek ve ağlamak ya da eğlenmek ve üzülmek. Annelerimizin lezzetli olsun diye tuzlu kurabiyelere şeker koyması gibi bu oyunun hamurunda da neşe ve hüzün beraber kullanılmış. Yüzünüzde gülümseme ve sol tarafınızda uzun süre etkisini kaybetmeyen bir his ile çıkıyorsunuz salondan…
Eleştiriler
Kim demiş Şehir Tiyatroları komedi oynayamaz diye? Şubat ayının son günlerinde sahnelenmeye başlayan, Woody Allen ’ın yazdığı Ragıp Yavuz ’un yönettiği Tekrar Çal Sam , İstanbul Şehir Tiyatroları ’nın ismine, kalitesine ve bu tiyatroya duyulan beklentiye yakışır bir oyun..
Polemik
Sıradaki şarkı Haldun Taner ’den tüm İstanbul Şehir Tiyatrosu personeline gelsin : Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım… “İhale ile alınan bir şey” olmak mı sanatçıları böyle yaptı yoksa düz duvara konuşmaktan yoruldular da mücadeleden vaz mı geçtiler bilmiyorum ama son günlerde yaşananlar beni hayrete düşürüyor. Muhsin Ertuğrul Sahnesi ’nin yıkılmasından ve hatta yerine süpermarket yapılması ihtimalinden bile daha üzücü ve endişe verici bir durum var!
Makaleler
24 yıldır sahnelenmekte olan böylesi bir oyun için eleştiri yazacak değilim, zaten oyunun eleştirilecek bir konumu yok, artık bir ekol olmuş da diyebiliriz, kendi düzenini kurmuş devam eden bir oyun. Hatta ben buna tiyatro oyunu da demeyeceğim, çünkü dönemler arası kopukluklar, bazen tuluat bazen bir operet halini alan çalışma için bence başarılı bir gösteri demek daha doğru olacak. Gösteriyi izlerken 24 yıllık böylesine bir başarıyı düşündüm, ve hala halkın gösterdiği büyük ilgiyi.. İnsanlar çocuklarıyla geliyorlar, yaşlı anne babalarını getiriyorlar salona, gençler arkadaşlarıyla toplu bilet alıyorlar.. Yani iki tiyatrocunun yan yana geldiğinde “işte bu seyirci kesimini nasıl tiyatroya çekeriz” diye kafa patlattıkları seyirci kitlesi doldurmuş Ümraniye Sahnesi ’nin tüm koltuklarını.. Evet, nedir bir oyunu hala bu kadar popüler yapan ve nedir halkımızın ilgi gösterdiği?
Eleştiriler
Sanki büyülü bir oyun izledim Ankara’da. Koltuğuma oturduğumda, koşuşturarak geçirdiğim bir günü unutturan, dönmeye başlayan dekor ile sanki beni bir masal girdabının içine çeken bir oyun : Inishmaan’ın Sakatı.. Önceki hafta iş görüşmelerim için gittiğim Ankara’da geri dönüşümü biraz geç saatlere erteleyip geçtiğimiz yılın bol ödüllü oyunu Inishmaan’ın Sakatı’nı izlemek üzere biletimi aldım. Böylesine ilgi çeken bir oyunu İstanbul’da koca bir yıl izleyememek ne kadar “ayıp”, artık İstanbul’da oynamayan oyunu Ankara’da izleyebilmek ne kadar güzel..
Eleştiriler
Şehir Tiyatroları’nın bu sezonki şenlikli oyunu İstanbul Efendisi ! Musahipzade Celal’in yazdığı Engin Alkan’ın yönettiği oyun 1800lerin Osmanlısı’nın kozmopolit hayatından anekdotlar, alaturka parçalardan tadımlık sunuşlar, dönemin kültürel yapısından izler ve yaratıcı kadronun ince zekasına hayranlık duymanız için örnekler barındırıyor.
Eleştiriler
Kadıköy Belediyesi Tiyatro Festivali ’nin 6.sı dün akşam Kibarlık Budalası ile başladı, şükür kavuşturana… 3 sezondur büyük bir beğeni ile takip ettiğim festivalde yine ilk akşamdan yerimi aldım, 15 gün sürecek festivalde oyunların çoğunu izlemeyi planlıyorum. Biden fazla seyirciyi içine alan ve her akşam tıklım tıklım dolan amfi tiyatronun ortamı bence büyülü.. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Kadıköy Belediyesi’ne teşekkür ederek başlamak istiyorum festival oyunları ile ilgili yazıma. Ancak; Artık 6.sı yapılan bir organizasyonda bir şeylerin de masaya yatırılma zamanı gelmiştir bence...
Röportajlar
Yepyeni bir tiyatro grubu olmasına rağmen ilk oyunları 9 Ay Son Gün ile Tiyatro Oyunbozan yılın en çok ses getiren gruplarından biri oldu. Grubun kurucusu ve aynı zamanda oyunun yazarı, yönetmeni ve oyuncusu olan Sermiyan Midyat ile Barış Manço Cafe’de sohbet ettik. Görünüşe göre Oyunbozan ; inancı, öfkesi ve Sermiyan Bey’in hayalleriyle 9 Ay Son Gün ’ü bile gölgede bırakacak oyunlarla bundan sonra hep karşımızda olacak. Sermiyan Midyat ile tiyatro geçmişi, televizyon ve sinema projeleri, Oyunbozan’ın değerleri, mizahın önemi ve daha pek çok konu hakkında yaptığımız keyifli söyleşiyi okuyabilirsiniz..
Eleştiriler
Taksim’de Old City adında bir bar içinde tiyatro var !! Çok bahsedildiğini duydum Tiyatro Kılçık’tan. Kimileri barda tiyatro mu olur diyor, kimi bunun gibi işler tiyatroya ne verir diyor, gençler çok eğlendik diyor, bazıları da orada yaşayan bir tiyatro var, canlı bir şeyler var, üzerine düşülmeli diyor… Ben bugüne kadar neden hep dinledim de gidip kendim fikir edinmedim bilmiyorum ama sonunda pazartesi akşamı Doğan Bey’in davetiyle Old City’ye gittim, Tiyatro Kılçık’ın Ayşegül Hindistan’da oyununu izlemeye…
Röportajlar
Geçen İstanbul’a kar yağdı ya, işte o buz gibi havada Tuncer Cücenoğlu ile sıcacık bir söyleşi yaptık, Taksim Gümüşsuyu’ndaki Mitos Boyut Yayınevi’ndeki odasında. Tiyatro Dünyası ekibi olarak tiyatronun oyunculardan ve yönetmenlerden ibaret olmadığını biliyoruz. Bir tiyatro oyununda en az oyuncu ve yönetmen kadar önemli olan diğer bir alan da Tekst’tir. Yaşayan en önemli ve en popüler oyun yazarlarımızdan, oyunları onlarca ülkede oynanan ve büyük beğeni kazanan, tiyatromuzun gurur vesilesi Sayın Tuncer Cücenoğlu ile başarılı bir tiyatro oyununun özellikleri, Türk Tiyatrosu’nun bugünü hakkında konuştuk, genç yazarlara tavsiyelerini aldık.
Polemik
Nisan ayında yıkıma başlanacak olan Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi 'nde dün son kez tiyatro oynandı. Geçmişten Gelen Kadın oyunu sonrası izleyiciler ve tiyatro oyuncuları salondan çıkmayıp Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nin yıkımını konuştular, yıkılacak tiyatrolarına gözyaşı döktüler. Hikmet Körmükçü, Haldun Taner'in "Zaten Aktör Dediğin Nedir ki?" tiradını gözyaşları içinde okudu. ------------------- Zaten aktör dediğin nedir ki? Oynarken varızdır. Yok olunca da sesimiz bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalır. Bir zaman sonra da unutulur gider. Olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olur kalırız....