Bu Hamlet Başka!
Kemal Aydoğan’ın ezber bozan Hamlet yorumunu geçtiğimiz günlerde yeni açılan Moda Sahnesi’nde izledim.
Kemal Aydoğan’ın ezber bozan Hamlet yorumunu geçtiğimiz günlerde yeni açılan Moda Sahnesi’nde izledim.
Usta yazar Jez Butterworh’un Nehir adlı oyununu geçtiğimiz günlerde Oyun Atölyesi’nde izleme şansı buldum.
Tiyatro Artı ilk gösterimini 22 Kasım’da yaptığı Murathan Mungan imzalı “Şahmeran’ın Bacakları” hikayesinin uyarlamasını anlatı geleneğinden yola çıkarak sahneye taşıyor.
Kocaeli Şehir Tiyatrosu geçtiğimiz günlerde Güngör Dilmen’in “Canlı Maymun Lokantası” adlı oyunla 7.
İsviçre'nin çağdaş yazarlarından biri olan Lukas Barfuss, Dora'nın ergenliğe girmesiyle yaşadığı cinsel deneyimlerini provakatif bir dil ile sorgulayarak düşünce özgürlüğünü ve birey iradesini "sargısı çıkarılmış bir yara gibi" gün yüzüne çıkarıyor.
Dinçer Sümer’in ilk kez 1994 yılında basılan “Toplu Oyunları” kitabında yer alan Eski Fotoğraflar, merkezine aldığı Sevtap karakteriyle izleyenleri geçmişten günümüze bir yolculuğa çıkarıyor.
Tiyatro Açıkça’nın Öykü Sahne’de sergilediği Dut Şerbeti adlı oyun iki ailenin hikayesini konu alıyor.
Dostoyevski’nin Sibirya cezaevinden döndükten sonra yazdığı ustalık eseri sayılan “Suç ve Ceza” adlı romanı Deniz Şen Hamzaoğlu, Gülay Say ve Ömür Kayakırılmaz tarafından bu yıl kurulan Yabancı Sahne’de yerini alıyor.
Kocaeli Şehir Tiyatroları’nın 8 Mart’ta prömiyerini yaptığı Kurdele ya da Artı Sonsuz, farklı sahneleme teknikleriyle şiddet gören iki kadının hayat hikâyesini ele alıyor.
2012 yılında kurulan İn’takt’ın ilk projesi Anthony Neilson imzalı Penetratör, belli bir siyasi durum ya da askeri skandalla ilgili olmamasına karşın işkencenin gölgesi altında cinsel bastırılmışlığın nasıl şiddete dönüştüğünü anlatan bir oyun. Oyunun Türkiye prömiyeri in’takt tarafından 27 Kasım’da Kara Kutu’da yapıldı. Muzaffer Aksoy’un yönettiği aynı zamanda Kamer Kartalbaş ile birlikte çevirisini yaptığı oyunun dramaturjisi, Betül Altındal ve Tuğçe Kanbur’a ait. Oyunda Uğur Uzunel, Can Esendal ve Eser Karabil rol alıyor.
Amerika’nın ödüllü oyun yazarı Sarah Ruhl’un 2007 yılında yazdığı “Ölen Adamın Cep Telefonu”, iletişim araçlarının günümüz ilişkilerinde yarattığı iletişimsizliği merkezine alarak çağın sorunlarını mizahi bir dille eleştiriyor. Aslıhan Evrensel’in dilimize kazandırıp yönettiği ve dekor tasarımını üstlendiği oyunda kostüm tasarımı Ayşegül Sümer’e, müzikler Averill Lovely’e, ışık ve ses tasarım ise Efe Sümer’e ait. Oyunda Derya Cumaoğlu, Gökçe Akyıldız, Nuri Karadeniz, Sedef Akalın ve Ufuk Gönüllü rol alıyor.
Sofokles’in Antigone’sinden yola çıkarak Berfin Zenderlioğlu’nun kaleme aldığı Antigone2012, geçtiğimiz günlerde Destar Tiyatroda seyirciyle buluştu.
Modern dünyanın sunduğu imkanları ve bu imkanların getirdiği iletişimsizlikleri merkezine alan “Site”, Gnlev’in ikinci oyunu. Turgay Doğan’ın yazıp yönettiği, aynı zamanda ışık ve video enstelasyonu yaptığı oyunun sahne tasarımı ise Nihan Arısoy’a ait. Dicle Alkan, Ayşın Yeşim Çapanoğlu, Deniz Elmas, Emre Karaoğlu ve Emre Taştekin’in görev aldığı oyun Maya Cüneyt Türel sahnesinde oynamaya devam ediyor.
Geçtiğimiz sezon cinayete kurban giden kadınların anlatıldığı “Ayna”nın ardından üçlemenin ikinci ayağı olan “Şiddet Üçlemesi 2- Şeker” bu kez cinayete kurban giden dört çocuğun hikâyesini ele alıyor. 17 Kasım 2012’de prömiyer yapan oyunda, mayınla ölen Ceylan Önkol, polis kurşunlarına hedef olan Uğur Kaymaz, üvey annesi ve üvey anneannesi tarafından öldürülen Fırat Sezer ve bayram günü şeker toplamak için gittiği evde tecavüz edildikten sonra bıçaklanarak öldürülen Türkan Ay’ın haykırışlarına tanık olurken yaşanan bu vahşetin ne yazık ki sessiz tanığı da oluyoruz.