80 Olmaz - Bir Dönem İzlencesi
80 OLMAZ
BİR DÖNEM İZLENCESİ
Sahnenin solunda bir masa üzerinde daktilo. Masanın üzerinde uyuyakalmış biri. Kapının çalmasıyla uyanır ve kapıyı açmak için arka tarafa giderek sahneden çıkar….
Ferit: nerde kaldın ağaç ettin beni kapıda
Fikret: esas seni buraya atan rüzgar kim
İçeri geçerler masa başında konuşma sürer (feritin elinde bir torba vardır)
Ferit: aslında daha erken gelecektim ama bizim evin altındaki sokağa tek katlı evler yapılmış
Fikret: ne demek yapılmış daha geçen ay sendeydim hiçbir şey yoktu ortada
Ferit: inanmayacaksın ama bir gecede yapmışlar bir gecede kondurmuşlar evi
Fikret: saçmalama Ferit kuş mu bu gece konacak
Ferit: yani onu bunu bilmem ama göreceksin bu hızla konarlarsa yakında buralarda yer kalmaz.
Fikret: çok karamsarsın hiçbir şey olmaz eeee anlat bakalım ne var o torbada
Ferit: uva uvaaaa…… lee
Fikret: dur dur söyleme reklama girer.
Ferit: yahu yabancı mı var hatta sana ürün yerleştirme yapayım
Torbadan kotu çıkarır ve masanın üzerine bacakları aşağıya sarkacak şekilde yerleştirir üzerinde lee hooper yazmaktadır.
Ferit: işte şimdi oldu, buraya da çok yakıştı uva uva lee hooperrrr. Eee senin dizi projen nasıl gidiyor. Konuştun mu trt yetkilileriyle ne diyorlar bu konuda.
Fikret: mektup yazdım cevap bekliyorum üzerinde tahkikat yapacaklarmış
Ferit: eh sende eli yüzü düzgün bir şey yazıyorsundur umarım yoksa biliyorsun ne kadar sıkı bir
Fikret: evettt bir de sen başlama zaten alt kattaki Eşref amcadan saat başı duyuyorum bu tembihleri
Ferit: onu bunu boşver de ne anlatacaksın ne yazıyorsun
Fikret: Fabrikatör kızıyla, fakir ama gururlu bir çalgıcının hüzünlü hikayesini anlatmak istiyorum. Aşkları çok büyük ancak kızın peşinde babasının ortağının zengin oğlu var.
Ferit: hımm yani biraz film tadında olmuş sanki
Fikret: dizi film demeyi düşünüyorum insanların kendisinden bulacakları bir şeyler olsun istedim. Açılış sahnesi şöyle bir şey:
Sağ taraf aydınlanır ayakta insanlar fonda 80 lerden bir müzik ve danseden insanlar bu arada sol tarafta Fikret konuyu anlatır..
İş adamının oğlunun partisinde başlıyoruz yalısında bir parti kızımız yalnız gelmiş sıkılmakta ancak babasının ricasını da kıramamış.
Erkek: (elinde bir hap görünür dans edenlerin arkasında bir yerdedir)
Kız: Nuri içeceğim nerede kaldı hadi artık daha fazla kalamayacağım.
Erkek: şimdi geliyorum Türkan hiç merak etme içeceğin tam istediğin gibi olacak (ilacı içine atar ve kızın yanına yaklaşır)
Başka bir kız: sanki bir ses duyuyorum tank sesi mi bu
Konuklar hep bir ağızdan: daha mevsimi değil
Kız : çok teşekkür ederim Nuri çok iyisin başımın ağrıdığını duyar duymaz bana ilaç buldun
Erkek: lafı olmaz Türkan bugün baş ağrısı için yarın….
Işık kararır sol taraf yanar
Ferit: bak sen zengin çocuğunun yaptığına, aslında iyi niyetli gibi görünüp sonunda patlatıyor bombayı
Fikret: kötü mutlak kötü olmalı yoksa tadı çıkmaz
Ferit: peki aşıklarımız nasıl tanışıyorlar.
Fikret: o sahne içinde şöyle bir şey var aklımda
Işık kararır sağ taraf aydınlanır, bir kahve havası verilmiş masalarda oturanlar ve masada tek başına oturan gitarlı bir çocuk. Bir anda sahneye bir önce çıkan kız girer çocukla gözgöze gelirler aynı anda fonda MFÖ den ali desidero çalmaya başlar. Bu müzik eşliğinde karşılıklı kur yaparlar kahvedekilerin kıza bıyık burmaları ile kız sahneden kaçarcasına uzaklaşır.ardından az önceki kız çıkar ortaya yürür ve; sanki bir ses duyuyorum tank sesi mi bu der kahvedeki adamlar da hep bir ağızdan daha mevsimi değil diye bağırırlar ışık kararır
Ferit: sanki kabare tadı var dizi filminde
Fikret: neden olmasın müzik tüm çağlarda duyguları anlatan en güçlü silah olmuştur.
Daktilonun tuşlarına basmasıyla birlikte sağ tarafta toplanan kalabalıkta kıpırdanmalar olur her basış sanki bir enstürumanmış gibi tepki vermelerine neden olur. Bu sırada aralara dönemin popüler müziklerinden derlenmiş bir potburi girer. Müzik ve tuşlara uygun ritmlerle devam eden dans bir uzun havanın girmesiyle biter.( ayağımda kundura)
Ferit: gerçekten de keyifli bir dinleti oldu ama bu son giren parçaya dikkat et bence çok tutacak
Fikret: yapma lütfen onun plağı çıkmaz çıksa bile satmaz hiç ileri görüşlü değilsin
Ferit: gereken netlikte düşünemiyor olabilirim, peki dizi film de şimdi hangi kısımdayız.
Fikret: baş başa bir sahne düşünüyorum
Işık kararır sağda bir bank ve üzerinde el ele iki aşık mehtabı seyrederler
Kız: pembe panjurlu olsun ama
Erkek: tabi ki sana buranın en güzel gecekondusunu dikeceğim
Kız: ama Ali hani daha büyük bir….
Erkek: ben istemez miyim sanıyorsun babanın gibi bir saray yavrusunda yaşatmak seni
Kız : biliyorsun Ali her genç kızın rüyası kocasının…..
Erkek: tabi ki bir dikiş makinen olacak bu senin en doğal hakkın, seni istemeye geleceğim Türkan
Kız: ama buna imkan yok babam beni sana vermez.
Erkek: fakirim diye değil mi ama gururluyum
Kız: yok aslında esas neden senin müzisyen olman babam sizin gibilerden nefret eder, küçükken başından kötü bir olay geçmiş. Hem şimdi bırak bu kem sözleri buraya güzel hayaller kurmaya geldik
Erkek: Evet haklısın şirin bir evimiz olsun boğaz manzaralı tek katlı, tek göz odalı ve…
Kız: Renk renk çocuklarımız olsun
Erkek: Boy boy diyecektin sanırım Türkan
Kız: Aşkımdan ne dediğimi biliyor muyum ki demek çok cocuk istiyorsun seviyor musun çocukları
Erkek: hem de nasıl mahallenin çocukları size baba diyebilir miyiz amca diye bacaklarıma sarılıyorlar
Bu sırada iri yarı biri sahneye girer bankın yanına ilerler ve Ali’nin omzuna dokunarak
Çocuk: size baba diyebilir miyim amca
Ali çocuğa bakar
Erkek: Yuh daha neler
Kız: Aaaa bak sevgilim tam da konuştuğumuz şeyin üzerine çıktı. Ne şirin şey değil mi?
Çocuk: (Ali’yi omzundan sarsarak) Amca bana balon, kağıt helva, elma şekeri ve horoz şeker alsana
Erkek: Başka der…. İsteğin var mı?
Çocuk: bir kalem, bir defter bir de kalemtıraş alacağım, ama daha küçüğüm şimdilik bu kadar yeter.
Erkek: Sen benimle gelsene şöyle biraz yürüyelim (bankın arkasına geçerler) , nerden çıktın sen başıma bela olmaya mı geldin görmüyor musun yengenle oturuyoruz. Adın ne senin?
Çocuk: Yumurcak aslan parçası, köprü altı çocuğu, küçük mücahit ya da Ömercik şekerimi aldıktan sonra nasıl çağırdığın önemli değil.
Erkek: Ama şimdi meşgulüm üstelik üzerimde ancak kendime yetecek kadar para var.
Çocuk: Bana ne bana ne az önce duydum seni çocukları seviyorum diyordun.
Erkek: Ne yani sen kendini çocuk kontenjanından zannediyorsun.
Çocuk: Bak ağlarım şimdi, sonra yengeye rezil olursun.
İkili itişip kakışmaya başlarlar bu sırada Nuri arkalardan sinsice gelerek Türkan’ın yanına oturur.
Nuri: Burada yalnız başına ne yapıyorsun yavrum
Kız: Reca ederim bu bahsi kapatalım Nuri ben senin bildiğin kızlardan değilim boğaz havası almaya geldim sadece.
Nuri: İstersen seni malikaneme götüreyim kendimize birer içki alır, üzerimize rahat bir şeyler giyer ve havuzumda yüzeriz inan bana ne Banu’lar ne Serpil’ler istedi ama ben yüzdürmedim kimseyi.
Kız: Beni paranla elde edemeyeceksin Nuri ben özgür ruhlu ve aşık bir kızım, üstelik aşık olduğum bir genç var.
Nuri: Şu çulsuz müzisyenden mi bahsediyorsun, onu kendimle mukayese bile etmeyi lüzumsuz görüyorum onun gibi yüzlerce adam çalışıyor emrimde. İstersen kotramla açılalım sana boğazın daha güzel yerlerini gezdireyim.
(Nuri kıza asılmaya başlar)
Kız: Yalvarırım bana dokunma Nuri beni rahat bırak
Nuri: Ben savunmasız kızlara saldırmam hele kafaları ayıkken hiç olmaz, az önce ne demiştim her iş için adamım var emrimde. Coşkunnnn
(içeriye bir adam girer ve kıza saldırır, bunu izleyen Nuri araya bilindik laflar atarak kötü yüzünü gösterir)
Nuri: Ya benim olacaksın ya toprağın Türkan, ben seninle paran için ilgileniyorum falan filan vs…
(bu sırada sesleri duyan Ali çocukla boğuşmayı kesip bankın yanına koşar)
Erkek: Aman allahım nayır nolamaz evimin kadını çocuklarımın anası olacaktın bu alçaklığı bana nasıl yaparsın. Pis kadın…
Kız: Görmüyor musun Ali bana saldırıyorlar…
Erkek: Kör olsaydım da görmeseydim
Çocuk: Bence yengeye zor kullanıyorlar amca yani haneye tecavüz durumu
Erkek: Haklısın galiba aşkım gözümü kör etti her şeyi olanca netliğiyle anlayamadım. Yıkılın ulan sefil herifler.
(ali nuriyi ve çoşkunu dövmeye başlar, bu sırada Türkan üzerini toplarken aliye destek verir, sonunda kötü adamlar kaçarlar, kız adama sarılır)
Kız: Hayatımın erkeği seni seviyorum bu kadar heyecan beni fazlasıyla yordu ağlamak istiyorum hüngür hüngür salya sümük.
(kız ağlamaya başlar gürültülü ve rahatsız edici bir ağlamadır)
Erkek: Lütfen fazla ağlama canım nazik gözlerin bu acıya dayanamayacak, kör olacaksın diye korkuyorum.
Kız: Hah işte oldu Ali göremiyorum kör oldum.
Erkek: Hay ağzımı eşek arıları…. Sana bakacağım Türkan gerekirse başka işlerde çalışıp sana bakacağım.
(birbirlerine sarılırlar çocukta onlara sarılır hep birlikte ağlarlar)
Çocuk: Uzun zamandır bu kadar acıklısını görmemiştim size aile diyebilir miyim amca…
(Işık kararır sol taraf yanar)
Ferit: Ağlamak istiyorum ne yaptın sen….
Fikret: Hep gülüp oynayacak değillerdi ya acı hayatın harcı ve dizilerin tabi ki de..
Ferit: Peki şimdi ne olacak nerede işe girecek Ali onu neler bekliyor.
Fikret: Dur iki ayağımı bir pabuca sokma ( daktilo tuşlarının sesiyle sol taraf kararır sağ taraf aydınlanır)
Bir aerobik salonu eşofmanlı insanlar bileklerinde lastikler fonda “she’s a maniac” parçası bir süre devam eder ardından önde Nuri arkada adamları içeriye dalarlar. Adamlardan birinin boynunda beyaz bir atkı vardır.
Nuri: Bende iş deyince adam gibi bir şey yapacaksın sanmıştım aerobik hocası olmuş.
(adamlar güler boynunda atkı olan ileriye çıkar)
Deli Kadir: Erkek adam böyle şeylerle uğraşır mı len yoksa erkek değil misin sen
Erkek: Sen de kimsin dingonun ahırı mı burası deli gibi bağırıp durma
D Kadir: Ben Kadir Deli Kadir ulen kızdırma beni
Nuri: Saldır Kadir bu adamın aklını başına getir
(ali dayak yer, ışık kararır nurinin kötü gülüşüyle)
Ferit: Ama esas oğlanı çok eziyorsun
Fikret: Benim hikayemde esas kız esas oğlan yok herkes eşit, ayrıca adamların sayıca fazla olduğunu görmüş olman lazım yani sonuç normal.
Ferit: Ali’nin hevesi kırıldı kanaatimce
Fikret: O aşık bir adam aşk insanı insan üstü bir varlık haline getirir pes etmek yok.
(ışık yanar Ali bir taburede oturmaktadır elinde bir aynalı top tutmaktadır. Arkasındaki tabelada aynalı top imalathanesi yazmaktadır.)
Nuri sahneye girer yanında elinde sopalar tutan iki adam vardır.
Nuri: Sen pes etmek nedir bilmez misin, sanıyor musun ki onu sana bırakacağım.
Erkek: Birbirimizi seviyoruz
Nuri: Onu kör ettin aptal herif burada aynalı top yaparak onun ameliyat parasını kazanabileceğini mi sanıyorsun. Bu gidişle sen ancak yirmi yıl sonra toplarsın o parayı tabi o zamana kadar disco akımı bitmezse.
Erkek: Bu bir akım değil bir yaşam tarzı ve sevdiğim kadın için gerekirse kendi gözlerimi veririm.
Nuri: Çok ve boş konuşuyorsun fakir çocuk.
Erkek: Defol buradan zengin …. Neden uğraşıyorsun benimle.
Nuri: Çünkü gelecek garantim olan kızı elimden aldın, adamlarım sana yıllarca geçmeyecek bir lanet vermeye geldiler.
Erkek: Tüm kemiklerimi kırsan da yine onu sevmeye devam edeceğim. Haydi vurun alçak herifler.
Nuri: Ellerimi senin değersiz kanınla kirletemem, ben aynalarını kırdıracağım yıllarca sürecek bir lanetin olacak. Davranın çocuklar.
Erkek: Hayırrrrrrrr….
(Işık kararır)
Ferit: Hakkını vermeliyim adam gerçekten kötü, peki ya şimdi neler olacak.
Pembe renkle boyanmış bir duvar yerde boya kutuları ve duvarın dibine çömelmiş Ali. Sahneye Türkan girer Ali onu görünce üstünü başını silkeleyip onun yanına koşar. Elleriyle gözlerini kapatarak…
Ali: Sana bir sürprizim var sevgilim
Türkan: Ama neden ellerin başımda Ali ben körüm biliyorsun
Ali: Çok heyecanlandım bir an için
Türkan: Ama bu acıyı ben her gün yeniden yaşıyorum Ali acılarım katlanarak artıyor. Babam senden vazgeçersem ameliyat paramı karşılayacağını söyledi.
Ali: Ama sen beni…
Türkan: Tabi ki cevabım hayır oldu aşkım ben seni seviyorum
İkisi birbirlerine sarılır, ardından Ali kızın elini tutarak duvara değdirir.
Ali: Bak sevgilim evimizin duvarları, tam da istediğim gibi pembeye boyadım.
Kız ilerlerken yerdeki boya kutularına takılır ve yere düşer Ali hemen kızın yanına koşar ve elini tutar
Ali: Türkan sevgilim
Türkan: Bacaklarımı hissetmiyorum Ali..
Işık kararır, bir sonraki sahne kız tekerlekli sandalyede parktalar
Ali: Hepsi benim suçum eğer o kutuları oraya koymasaydım
Türkan: Bunda senin suçun yok bu benim alınyazımmış aşkım, bunların üstesinden birlikte geleceğiz.
İkisi elele sarılırlar bu sırada sahneye Nuri girer elinde elma şekerleri ve bir pamuk şeker vardır. Peşinde ise gözü yaşlı bir çocuk…
Çocuk: Abi mahalledeki tüm çocukların şekerlerini aldın, benimkinden ne istedin
Nuri: Canım çekti aldım, sana hesap mı vereceğim
Çocuğu ittirir ve yere düşürür o sırada çifti görür ve yanlarına ilerler
Nuri: Aman yarabbim gözlerime inanamıyorum, şimdi de kızı kötürüm mü ettin. Sen ne düdük makarnası bir adamsın. Mu ha ha ha ha ha
Türkan: Çek git buradan küstah adam bizi rahat bırak sevgimiz senin kat kat üzerinde
Nuri: Bırak bu ayakları kızım. Ama ne diyorum ben sen sakat birisin artık
Ali: Bizi rahat bırak
Nuri: Parkın tapusunu mu aldın fakir ama gururlu aerobikçi seni. Bu kızın gözüne girmek için çabalıyorsun ama …. Bak şimdi de göz dedim.
Ali: Yeter artık bıktım bu aşağılamalarından kimse üzerindeki giysiyle cebindeki parayla değerlendirelemez.
Işıklar kararır Ali’nin üzerine bir spot tutulur ve bir ağıt tınısında şarkı söylemeye başlar..
Üzerimde pahalı giysiler yok
Ve kaçak sigara alacak para cebimde
Dikiyorum boş bulduğum devlet arsalarına
Sabah kurduğum gece kondurduğum düşlerimi
Ekonomi batmış
İnsanlar sağını solunu karıştırmış
Sevdiğim hem kör hem sakat kalmış
Zengin çocuğu doğamadım
Okul okuyamadım
Ama neyin tutacağını biliyorum
Elbet bende yırtarım aman aman aman….
Işık yanar Ali’nin yanında elinde kart olan şişman bir adam vardır.
Şişman adam: İşte bu kartım yanık sesli delikanlı, arka inşaattaki çocuğu alacaktım ama başka sefere artık seni bekliyorum.
Adam çıkar Türkan duydukları karşısında ayaklanır birbirlerine sarılırlar, bu sırada sahneye bir kız girer Nuri’nin yanına gider…
Kız: Sizde duyuyor musunuz?
Nuri: Neyi yavrum
Kız: Sanki tank seslerine benziyor
Nuri: Daha mevsimi değil yavrum, söyle bakalım gazoz sever misin?
Işık kararır
Işık yandığında üzerinde baklava desenli bir kazak ve boynunda bir fotoğraf makinesi asılı adam görünür. Adamın karşısında bol makyajlı dönem kıyafetleri içinde bir manken vardır.
Ferit: Erkek izleyicileri unutmadım demek istiyorsun sanırım
Fikret: Senin kadar sabırsız adam görmedim bekle biraz
Ferit: Tamam tamam
Işık tekrar yandığında sahnede arka tarafta bir perde görünür fotoğrafçı poz vermesini söyleyip deklanşöre bastıkça perde de döneme ait fotoğraflar görünür.
Fotocu: Evet güzelim biraz daha cesur işte bu harika oldu.
Fo: Tamam şimdi kocaman gülümse farzet ki John Travolta’yla Greas filmindesin.
Fo: Şimdi biraz sanatsal çalışalım
O anda arkadaki görüntüler değişir deklanşöre her bastığında silah sesi duyulur ve perdede dönemde yaşanan çatışmalar yansır. Birkaç tane arka arkaya bu görüntüler aktıktan sonra bir görüntüde donar sahne kararır ve aydınlandığında perdedeki görüntü vardır sahnenin üzerinde.
Adam1: Anladın mı? Silahları kime vereceğini?
Adam 2: O kısım tamam ama üniversiteye nasıl gireceğim
Adam 1: Kapıdaki adam bizden
Adam 2: Ya değilse
Adam 1: Bir arkadaşa bakıp çıkacağım dersin
Adam2: Saçmalama basit iş değil yaptığımız, içim hiç rahat değil zaten
Adam 1: Bizim ki ekmek davası kimin kimi neden vurduğundan sana ne
Adam 2 : Ne demek sana ne
Adam 1: Şimdi doğrucu Davutluk yapmanın zamanı değil söyle bakalım sağın solun neresi sonra karıştırırsın güme giderim
Adam2: Sağım soğan solum sarımsak yoksa tam tersi miydi?
Adam 1: Hay seni memleketten getirenin inşaatta bıraksaydım keşke türkücü falan olurdun ya da bir kondu dikerdin boğaza karşı kurtarırdın kendini
Tam o sırada kapı çalınır
Adam 2: Aman diyeyim basıldık
Adam 1 : Saçmalama kimse burada olduğumuzu bilmiyor hem bilseler ne olur sen git aç bakalım kimmiş
Adam2 çıkar sonra yanında üzerinde rötteşambır olan Nuri’yle içeriye girer. Nuri’nin elinde bir şişe gazoz vardır.
Adam1: Bu garip kılıklı herif nerden çıktı lan
Nuri: Bu öyküdeki tek kötü adam benim ayağınızı denk alın demeye geldim
Adam2: Abi kapıyı açar açmaz içeriye daldı bir şey yapamadım.
Adam1: Bir yanlışın var kardeş bizler kötü adam değiliz bizimkisi
Nuri: Boşa konuşma siz benden bile kötüsünüz.
Adam1: Böyle şeyler diyerek ne ima ediyorsun
Nuri: Gece uzun, daha çok anlatırız bak gazoz getirdim hadi birer bardak getirin de içelim.
Adam1 : O gazoz neden o kadar köpüklü
Nuri: İlaçtandır..
Adam1: Ne dedin..
Nuri: Kendi kendime konuşuyorum, haydi nerde kaldı bardaklar…
Ferit: İşte bağlantı diye buna derim ben peki muhabbet kuşlarına ne oldu.
Fikret: Ali sahneye çıktığı ilk gece büyük bir patlama yaptı bir ara heyecanlanıp elinden mikrofonu düşürüyor ve o da ön masadaki Türkan’ın kafasına geliyor ve kızın gözleri açılıyor.
Ferit: Hımm anladım mutlu son diyorsun..
Fikret: Makul son
Ferit: Ama bunu dizi yapmazlar hele bu ortamda zor
Fikret: Kimbilir ama mecra bol öyle olmazsa başka bir şekilde ulaşır gereken yerlere
Ferit: Neyse (saatine bakar) ooo epeyde geç olmuş. Birazdan İstiklal Marşı okunur ben televizyon kapanmadan eve yetişeyim yoksa ninem canıma okur.
Fikret arkadaşını kapıya doğru geçirirken sağ tarafın ışığı yanar elinde aynalı top tutan bir kız onlara doğru bakıp….
Kız: Sanki tank sesi duyuyorum
Ferit ve Fikret: Daha mevsimi…..
Sözlerini bitiremezler tank sesleri her yeri kaplar kızın elindeki top düşer ışık kararır….
Son
(hiçbir stüdyoda renklendirilmemiştir direkt kendi renkleriyle yansıtılmıuştır)