SERBEST ÇAĞRIŞIM
Bu yazıyı kebaplar ve tabi ki medeniyetler kenti Hatay’dan yazıyorum…
Eleştiriler, incelemeler, söyleşiler ve köşe yazıları.
Bu yazıyı kebaplar ve tabi ki medeniyetler kenti Hatay’dan yazıyorum…
Nihayet facianın son perdesine gelindi elbirliği ile. Son perde de artık İstanbul Şehir Tiyatroları “Hamidiye Suları Şube Müdürlüğü” modelinde işletilecek ve bizde tiyatronun üstüne bir bardak su içeceğiz.
Muhafazakar Kumpanya’nın Temelleri Nasıl Atıldı?
Yirmisine bile gelmemiş gepgenç biri olarak, 80’li yılların ikinci yarısıdır İstanbul’la tanışmam...
İBBŞT Yeni Yönetmeliğini okumaya başladım. Öğrendiklerimi paylaşıyorum.
Birkaç gün önce genelde Şehir Tiyatrosu sanatçıların oluşturduğu kalabalık bir sanatçı grubu, İstanbullu tiyatroseverlerle beraber Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nun önünde “Tiyatroma Dokunma” dediler..
EDEPLİ EDEBİ OYUNLAR TOPLANTISI
Tiyatro Dünyası'nın Şehir Tiyatroları yönetmeliğine karşı başlattığı ve 28.023 imzayla sona eren 2012 imza kampanyasının metni.
On gün İstanbul’dan uzakta ve tiyatronun olmadığı İran’da idim. Dönüşümde baktım ki İstanbul Büyük Şehir Belediyesi tiyatroyu “zaptı rapta almak” için “darbe” yapmış, yeni bir yönetmelik çıkarmış, tiyatrocular ayakta, “siperdekileri” göremiyorum henüz.
Bu sene çok yazmak ve bilgi dağarcığımdaki mütevazı birikimlerimi elimden geldiğince daha çok aktarmak istememe rağmen çok sayıda yazı yazamamaktan ve de geç yazmaktan şikayetçiyim. Yazılarımı takip eden okuyucularımdan tekrar tekrar özür diler, daha sık yazmaya çalışacağıma da söz veririm. Bu yazı biraz geç oldu ama yazılması gereken bir yazıydı.
Wajdi Mouawad Lübnan doğumlu(1968), Kanada’lı bir yazar. İç savaş yüzünden 1977’de Fransa’ya göç etmiş bir aileden.
Sanat özgürdür, Sanatçı özgürdür, Sanat sanatçıların işidir. BU ‘OYUN’ TUTMAZ
“CUMA ZİYARETÇİSİ” NİN SİZİN ANILARINIZIN PEŞİNDE BİR GÜNÜ VE “CAN”IN YENİDEN “CAN” BULMASI…
Siyah beyaz televizyon yayınlarının bile Kaf Dağının ardında olduğu zamanların Türkiyesi.
Devlet tiyatroları prömiyerini yaptı.
Gönenç Kaytaz ,
Alanındaki en önemli Türkçe yapıt olan “metinlerarası ilişkiler” edebiyat ve sanat ile ilgilenenlerin kütüphanesinde kesinlikle bulunması gereken bir yapıttır.
“İline güzellikler katan başkan” olarak nam salmışlığıyla yetinmeyip, yardımcısı Özer Karadağ ile birlikte “Ordu, Türkiye’nin Kültür ve Sanat Başkenti Olacak” sloganını gerçek yapmak için uğraşan Seyit Torun’un Ordu’sunda, bu sezon Haldun Taner’in (1915-1986) adı yankı yapmakta.
Hamlet, babasının amcası tarafından öldürülmesi ve annesinin amcası ile evlenmesinin ardından babasının yasını tutamadan düğüne katılır. Babasının hayaletinden bütün gerçekleri öğrenen Hamlet, intikam planları yaparken, bir yandan da etrafında ne var ne yok kırıp döker. Herkesin öldüğü bir finalle oyun son bulur.
Bir şehre gelen gergedanlar, halkın afallamasına sebep olur. Belli bir düzen içinde, işine giden, evine gelen, rutin kurallara bağlı yaşayan insanların, gergedanlarla beraber, değişimini ve iktidarın gergedanlara geçmesiyle gergedanlara benzemeyi arzuluyorlar. Düzene uymayı bir türlü beceremeyen Berenger, kurallı dünyaya alışamadığı ve sistemin dışında kaldığı gibi, gergedanlaşmayı da beceremeyerek, yine tek başına kalır.
Tiyatro Kare, Fransız Yazar Romain Gary’nin, Emile Ajar takma adıyla yazdığı daha önce filme de alınmış olan romanı Onca Yoksulluk Varken’i aynı adla oyunlaştırarak sahneye taşıdı.
Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, “Kafesten Bir Kuş Uçtu” adlı yapıtı sundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları çağdaş Bulgar tiyatrosunun en verimli yazarlarından olan Stanislav Stratiev’in (1941-2000) “Otobüs”ünü Arif Akkaya yönetiminde oynamakta.
Sanat akımlarına geniş bir çerçevede yaklaşan yapıt tüm türlerin kısa analizlerini yapmakta ve görsel malzemeler ile anlatılan konular desteklenmektedir.
Yazar Haldun Taner’in (1915- 1986) iki önemli oyunundan yapılmış bir kolajı Kabare Dev Aynası başarıyla sunuyor.
50’li yıllarda yargılaması, 60’lı yıllarda tiyatro oyunu sahnelenen Rosenbergler Ölmemeli, İBBŞT tarafından Orhan Alkaya rejisi ile sahneye çıkıyor yeniden.
İstanbul’un dışyüzleri kirli mi kirli tarih kokulu apartmanlarının salonlarından, genişçe garajlarından, oto yıkama-yağ değiştirme mahallerinden epeyce bir zamandır alkış sesleri duyulmakta.
Kıbrıslı sanatçı dostlarımız; K.K.T.C.’deki sanatı, kültürü ve sanatçıyı koruma, kollama ve özellikle şiddetti gittikçe artan kültürel yozlaşmaya “DUR” deme adına, “tanıtılma” aldatmacası ile kendi sanatçısını ve kültürünü ayaklar altına alan zihniyete karşı, önemli bir mücadele örneği sergilemekte.
Öncelikle ele alacağımız oyunun öykülemesiyle birlikte Bedreddin karakterinin oyun içinde geçirdiği temel dönüşümü vermeye çalışacağım
Klasik Yunan tiyatrosundan Sophokles (M.Ö.496-M.Ö.406)’in M.Ö. 440’da yazdığı “Antigone”si İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı olarak sahnede. Kenan Işık’ın Sabahattin Ali çevirisiyle (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1993) uyarladığı ve rejisini yaptığı eser, her bir yanıyla bu coğrafyada günümüzde yaşanan olayları da çağrıştırmakta.
Mimesis Editör'ü, 25 Mart 2012’de düzenlenen Tiyatroda Eleştiri Panelinin Ardından bir değerlendirme yapmış ve “ortak akıl”dan çıkan yazısını yazmış.