Mekan Artı'da -Hayatımın Performansı-
Bu akşam “hayatımın performansı” ile Mekan Artı’dan geçtim.
Eleştiriler, incelemeler, söyleşiler ve köşe yazıları.
Bu akşam “hayatımın performansı” ile Mekan Artı’dan geçtim.
ANTALYA 3. ULUSLARARASI TİYATRO FESTİVALİ’NDEN…
19 Mayıs Diriliş Günü yürüyüşünde ben de vardım
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Mekân Artı’nın yeni projesi “Şiddet Üçlemesi 1- Ayna” başlığı altında cinayete kurban giden 12 kadından 12 ayrı hikâye dinledim.
Geçtiğimiz haftaki yazımda şu çağda bir tek yanlış yapmanın bile, pek çok doğruyu götürebileceği konusundaki çekincelerimi yazmıştım…Bu hafta da doğru olduğuna inandığım kişilerin, bir çırpıda yüzlerce doğrularını götüren yanlışlarına parmak basayım.
Bu ülkenin en köklü sanat kurumlarından İstanbul Şehir Tiyatroları'nda birkaç aydır yaşananlar tiyatrocular açısından giderek krize dönüştü.
12. sezona yol alan Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları bu yıl 7.Uluslararası Eskişehir Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali’ni düzenliyor
Eskişehir, doğduğum ama uzun bir süredir yolumun düşmediği “annemin şehri”. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi(BB) Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Basri Albayrak ile tanışmam, düşündüğüm seyahati öne aldırdı. Eskişehir seyahat programımızı, oyun seyretme amaçlı alarak yaptık.
Muhafazakar Kumpanya’nın Ortaçağ Mantığı
18. İstanbul Tiyatro Festivali, "Türkiye'de Çin Kültür Yılı Etkinlikleri”yle başladı ve 1979 yılında Kültür Devrimi’nden sonra kurulmuş olan Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu ile perde açtı.
Lefkoşa’daki Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde, 2005 yılından bu yana akademik eğitim vermekte olan Sahne Sanatları Fakültesi-Tiyatro Bölümünden çağırdılar, atladım gittim.
Dünyanın en büyük iki çelişkisi; kadın ve erkek. Biraraya gelmek için çırpınan, birbirine kendini beğendirmeye, kabul ettirmeye çalışan; kadın ve erkek.
Uzun süredir Şehir Tiyatroları için yapılan eylemlere bir yenisi daha katıldı. Kocaeli Şehir Tiyatroları 12 Mayıs 2012 tarihinde sahneledikleri sezonun son oyunu “Guguk Kuşu” ile perdelerini kapatırken birde eyleme imza attı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi 28.Genç Günler’ini elimden geldiğince izlemeye çalışmaktayım
Lise yıllarımda sınıfın en kötü öğrencisiydim. Ancak bütünleme sınavlarından yırtmayı başarır , hiç sınıfta kalmazdım. Tembelliğin bir bedeli vardı…Tembel olmak ek olarak aklıllı olmayı gerektirirdi çünkü…
Ekip Tiyatrosu'nun prömiyerini geçen sene yaptığı Türkçe'ye Buruk Ezgi ismi ile çevrilen Largo Desolato adlı oyundan çıktığında, herşeyden önce EKİP ile ilgili bir şeyler söylemek istiyor insan.
Sanıldığı gibi tiyatro seyircisi az değil ve bazı çevrelerce dillendirildiği gibi desteklerini esirgemiyorlar. Büyük çoğunluğu Şehir Tiyatroları'ndaki yönetmelik değişikliği ile başlayan sürecin yakın takipçisi ve destekçisi.
İtiraf ediyorum, hadsizim! Aynı zamanda saygısız! İtiraf etmeliyim yoksa içim rahat etmeyecek.
Bir toplumun olumlu değişim ve dönüşümüyle ilgili tarihte eşi görülmemiş bir şekilde tiyatroyu en aktif şekilde kullanmada hiç kimse M.Ö 600-527 yılları arasında yaşamış olan Peisitratos kadar ileri gidememiştir.
Altı dalda(Selim Atakan çekildi) adayı olan Şark Dişçisi’nin Yönetmeni Engin Alkan aday gösterilmediği için tiyatro dünyasında tartışma çıktı.
Öğrencilerimle birlikte geçen cuma günü duyduğum başarılı bir oyun izleme haberi üzerine ,seyirci olarak yönümüzü Ankara'dan Eskişehir'e çevirdik.
Geçtiğimiz günlerde İzmir Devlet Tiyatrosu’nun yeni oyunu “Yerin Altında”yı izlemek için İstanbul’un o karlı havasında İzmir’e doğru yola çıktım.
Şehir Tiyatrosu’ndaki darbe provalarına yıllardır seyirci kalınıyordu, son neşter vurulunca epey yankı oldu…
Anımsayacaksınız mutlaka, 2011 yılının 3 Temmuz günü, Türk Futbolu şike yangınında kavrulmaya başladı.
Atatürk’ün önce Türk, sonra dünya çocuklarına armağan ettiği bu güzel bayramı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları bu yıl 28.düzenlenen Çocuk Şenliği kapsamında kutluyor.
Hakan Meriçliler; yıllardır Devlet Tiyatroları ve özel tiyatrolarda harikalar yaratan bir tiyatro adamı.
Oyun, Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'nda hemen her cephede mücadele vermekte olduğu 1916 yılında geçiyor.
Bu oyun hızlı, korkunç ve acımasızca gösterilen on dört buluşma üzerinden büyük şirket çalışanlarının özel hayatına yapılan ve giderek artan saldırıları gözler önüne seriyor.
Bu bölümde tiyatro ödülleri hakkındaki değerlendirmelerini okuyabilirsiniz...
Engin Alkan ile fırtınalı bir günde görüştük. Hem İstanbul’da şiddetli bir rüzgar vardı hem de tiyatro camiasında adeta kasırga etkisi gösteren gelişmeler peşpeşe yaşanıyordu. Önce Afife Tiyatro Ödülleri ile ilgili tartışmalar sonrasında da Şehir Tiyatroları’nda yaşanan yönetmelik değişikliği...