Yakın Doğu Üniversitesi'nde Ciddi Bir Tiyatro Çalışması: Töre
Lefkoşa’daki Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde, 2005 yılından bu yana akademik eğitim vermekte olan Sahne Sanatları Fakültesi-Tiyatro Bölümünden çağırdılar, atladım gittim.
Lefkoşa’daki Yakın Doğu Üniversitesi bünyesinde, 2005 yılından bu yana akademik eğitim vermekte olan Sahne Sanatları Fakültesi-Tiyatro Bölümünden çağırdılar, atladım gittim.
Dünyanın en büyük iki çelişkisi; kadın ve erkek. Biraraya gelmek için çırpınan, birbirine kendini beğendirmeye, kabul ettirmeye çalışan; kadın ve erkek.
Ekip Tiyatrosu'nun prömiyerini geçen sene yaptığı Türkçe'ye Buruk Ezgi ismi ile çevrilen Largo Desolato adlı oyundan çıktığında, herşeyden önce EKİP ile ilgili bir şeyler söylemek istiyor insan.
Öğrencilerimle birlikte geçen cuma günü duyduğum başarılı bir oyun izleme haberi üzerine ,seyirci olarak yönümüzü Ankara'dan Eskişehir'e çevirdik.
Geçtiğimiz günlerde İzmir Devlet Tiyatrosu’nun yeni oyunu “Yerin Altında”yı izlemek için İstanbul’un o karlı havasında İzmir’e doğru yola çıktım.
Anımsayacaksınız mutlaka, 2011 yılının 3 Temmuz günü, Türk Futbolu şike yangınında kavrulmaya başladı.
Atatürk’ün önce Türk, sonra dünya çocuklarına armağan ettiği bu güzel bayramı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları bu yıl 28.düzenlenen Çocuk Şenliği kapsamında kutluyor.
Oyun, Osmanlı Devleti'nin 1. Dünya Savaşı'nda hemen her cephede mücadele vermekte olduğu 1916 yılında geçiyor.
Bu oyun hızlı, korkunç ve acımasızca gösterilen on dört buluşma üzerinden büyük şirket çalışanlarının özel hayatına yapılan ve giderek artan saldırıları gözler önüne seriyor.
Wajdi Mouawad Lübnan doğumlu(1968), Kanada’lı bir yazar. İç savaş yüzünden 1977’de Fransa’ya göç etmiş bir aileden.
Siyah beyaz televizyon yayınlarının bile Kaf Dağının ardında olduğu zamanların Türkiyesi.
Devlet tiyatroları prömiyerini yaptı.
Gönenç Kaytaz ,
“İline güzellikler katan başkan” olarak nam salmışlığıyla yetinmeyip, yardımcısı Özer Karadağ ile birlikte “Ordu, Türkiye’nin Kültür ve Sanat Başkenti Olacak” sloganını gerçek yapmak için uğraşan Seyit Torun’un Ordu’sunda, bu sezon Haldun Taner’in (1915-1986) adı yankı yapmakta.
Hamlet, babasının amcası tarafından öldürülmesi ve annesinin amcası ile evlenmesinin ardından babasının yasını tutamadan düğüne katılır. Babasının hayaletinden bütün gerçekleri öğrenen Hamlet, intikam planları yaparken, bir yandan da etrafında ne var ne yok kırıp döker. Herkesin öldüğü bir finalle oyun son bulur.
Bir şehre gelen gergedanlar, halkın afallamasına sebep olur. Belli bir düzen içinde, işine giden, evine gelen, rutin kurallara bağlı yaşayan insanların, gergedanlarla beraber, değişimini ve iktidarın gergedanlara geçmesiyle gergedanlara benzemeyi arzuluyorlar. Düzene uymayı bir türlü beceremeyen Berenger, kurallı dünyaya alışamadığı ve sistemin dışında kaldığı gibi, gergedanlaşmayı da beceremeyerek, yine tek başına kalır.
Tiyatro Kare, Fransız Yazar Romain Gary’nin, Emile Ajar takma adıyla yazdığı daha önce filme de alınmış olan romanı Onca Yoksulluk Varken’i aynı adla oyunlaştırarak sahneye taşıdı.
Kocaeli Büyük Şehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, “Kafesten Bir Kuş Uçtu” adlı yapıtı sundu.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları çağdaş Bulgar tiyatrosunun en verimli yazarlarından olan Stanislav Stratiev’in (1941-2000) “Otobüs”ünü Arif Akkaya yönetiminde oynamakta.
Yazar Haldun Taner’in (1915- 1986) iki önemli oyunundan yapılmış bir kolajı Kabare Dev Aynası başarıyla sunuyor.
50’li yıllarda yargılaması, 60’lı yıllarda tiyatro oyunu sahnelenen Rosenbergler Ölmemeli, İBBŞT tarafından Orhan Alkaya rejisi ile sahneye çıkıyor yeniden.
İstanbul’un dışyüzleri kirli mi kirli tarih kokulu apartmanlarının salonlarından, genişçe garajlarından, oto yıkama-yağ değiştirme mahallerinden epeyce bir zamandır alkış sesleri duyulmakta.
Klasik Yunan tiyatrosundan Sophokles (M.Ö.496-M.Ö.406)’in M.Ö. 440’da yazdığı “Antigone”si İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımı olarak sahnede. Kenan Işık’ın Sabahattin Ali çevirisiyle (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1993) uyarladığı ve rejisini yaptığı eser, her bir yanıyla bu coğrafyada günümüzde yaşanan olayları da çağrıştırmakta.
Genco Erkal’ın düşünsel dünyası, tiyatro birikimi ve pratiğinde Bertolt Brecht’in özel bir yeri var.
Başlıktaki “M”yi ben öyle bıraktım. Siz yerine istediğinizi koyun. Benim önerilerim: Muzır, muhteşem, mahcup, münasebetsiz, musibet, mübalağalı....
Quentin Tarantino tarzı filmler yapan bir yönetmenin, oyuncu olmak isteyen bir playboy kızıyla aşna fişne halindeyken, katil bir çift tarafından rehin alınmalarıyla gelişen olayların işlendiği “Pop Corn (1996)”, yeni kurulan Tiyatro Sahnekârlar grubu tarafından sahneleniyor.
Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Alphonso Paso (1926-1978)’nun 1966 yılında yazdığı “Querido Profesor-Sevgili Öğretmenim” başlıklı oyununu “Beni Yeniden Sev” olarak değiştirerek ve Özdemir Çiftçioğlu’nun yönetiminde sahnelemekte.
Dostlar Tiyatrosu, Alman tiyatro kuramcısı, tiyatro yazarı ve şair Bertolt Brecht’in şiir, öykü ve şarkılarından Genco Erkal’ın uyarlayıp sahneye koyduğu ‘Ben Bertolt Brecht’ ile bir kez daha sömürü düzenini, bozuk adalet sistemini, savaşları ve kadının toplumdaki yerini sorguluyor. Genco Erkal ve rol arkadaşı Tülay Günal’ı avuçlarım acıyıncaya kadar alkışladım.
KaST, internet sayfasında oyunu anlatıyor: (http://tiyatrokast.blogspot.com/) “Kadıköy Sanat Tiyatrosu (KaST) bu sezon, Fransız yazar Roland Topor’un kendi yaşam öyküsünden yola çıkarak yazdığı Masanın Altında oyununu sahneye koyuyor.
Kıymetli yazarımız Bilgesu Erenus’un yazdığı "Arka Bahçe" oyununu ilk okuduğumda gerçekten çok ama çok etkilendim
İstanbul’da tiyatronun önünde uzun bir kuyruk. Bilet bulabilmek için heyecan ve sabırla bekleyen insanlar. İçeride hummalı bir çalışma, sahnelenecek oyunun son hazırlıkları.