Geçmişten Günümüze Sorumlu Bir Yolculuk… A4
2009-2010 sezonunda ilk kez perdelerini “Eksik” adlı oyun ile açan Tiyatro Hal, “A4” adlı yeni oyunuyla yeni sezonda da yolculuğuna devam ediyor.
2009-2010 sezonunda ilk kez perdelerini “Eksik” adlı oyun ile açan Tiyatro Hal, “A4” adlı yeni oyunuyla yeni sezonda da yolculuğuna devam ediyor.
Orta okul ve lise çağlarımda Ziya Osman Saba(1910-1957) alıntı yaptığım bu iki şiirden ibaretti bizim nesil için.
Ne diyeyim, ne yazayım Allah Kahretsin. Sürekli sahneden de haber vermek olmaz.
İBB Şehir Tiyatroları’nın 2011-12 sezonu yeni oyunlarından Kargaşa, hem iyi hem de gündeme uygun bir oyun.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, sezonu Türk tiyatrosunun duayenlerinden Turan Oflazoğlu’nun (1932) 1623-1651 yılları arasında Osmanlı sarayında yaşanan iktidar mücadelelerini anlattığı ve “İktidar Üçlemesi” başlığı altında yayımladığı üç oyunundan sonuncusu “Kösem Sultan” ile açtı.
2011 Tiyatro sezonunu Tiyatro Karnaval’ın “Görünmeyen” oyunu ile açtım.Tiyatro Karnaval devraldığı, Gönül Ülkü & Gazanfer Özcan sahnesinde kapılarını açtı,yolları açık olsun.
Herkesin sebebi başka…
Yüce Devlet bu yıl da oda tiyatrosuna maddi destek vermedi....
Bir ilaç düşünün ki yan etkisi etkisiz olsun. Etkisiz yan etkinin yanında çok fena etkili iyileştirme olanağına sahip olsun, düşündüğünüz ilaç.
Sezon açıldı efendiler! Özlenen oyunlarla kucaklaşma vakti geldi.
Edinburgh Fringe Festivali’nde ödül alan, dünyanın birçok yerinde sahnelenen İrlandalı Genç Yazar Enda Walsh’ın (1976) “Annem Yokken Çok Güleriz (The Walworth Farce)” Tiyatro Gerçek tarafından Mehmet Birkiye’nin yönetiminde sahnelenmekte.
Çocukları kavga etmiş olan iki aile “medeni bir uzlaşmaya varmak” istemektedir.
Tiyatronun ‘oyun’larından bahsediyorum tabii, benim en çok keyif aldığım ‘oyun’lardan.
Tiyatro Stüdyosu 20. Yılını, geçtiğimiz günlerde “Vanya Dayı” şerefine verdiği bir gala ile Cevahir’de kutladı. Tiyatro Stüdyosu’na 20 yıl içerisinde emek veren sanatçılarda sahneye davet edildi.
Semiha Berksoy Opera Vakfı Stüdyo Sahnesi, Yannis Ritsos'un (1909–1990) 1966'da Atina'da başlayıp 1971’de Sisam (Samos)'da tamamladığı dramatik monolog biçimindeki bir şiirini (Alışkanlıklar da Değişir / Adam Yayıncılık-Şiir Dizisi / 1984-Sayfa 51), daha doğrusu, anıların zindanında kalmış İsmene’nin iç dünyasını yansıtan bir uzun şiiri sahnelemekte.
“Şehir tiyatroları ile aramızdaki ilişkide uzatmaları oynuyoruz.” Doğum Günü Partisi isimli oyunu izledikten sonra aynen böyle demiştim. Absürd tiyatro ve Harold Pinter üzerine çalışmalar yapmış biri olarak büyük beklentilerle gitmiştim bu oyuna.
Samuel Beckett’in (1906-1989) Oyun(un) Sonu ile aramda ‘aşk&nefret’ ilişkisi var. Zira oyunu hem seviyorum hem sevmiyorum. Beckett’e hayranım. Oyun(un) Sonu, metinler arası ilişkileri sağlam bir yapıda kurgulayan, filozofik ufku geniş bir oyun.
Halkımızın tiyatroya olan ilgisi ne denli? Sormak bile tiyatro sanatçısının içini büzmekte. Neden böyle bir soru soruluyor ki? Tercihimiz sorunun sorulması mı sanki? Biz hiç mi istemiyoruz halkın her gece tiyatro salonlarını doldurup, her oyunu kapalı gişe oynanmasını sağlamasını?
Türk seyirlik oyunlarından biri de orta oyunudur. Adını orta yerde oynanmasından alan bu oyunun ne zaman başladığı konusunda bilgi sahibi değiliz.
Halil Aksoy ,
Steven Connor’ın postmodernist kültür ‘Çağdaş Olanın Kuramlarına Bir Giriş” adlı çalışmasının giriş bölümünde, Post sözcüğünün kavramsal kullanımına değinir.
Amerikan tiyatrosunun genç kuşak temsilcilerinden Neil Labute’un güzellik kavramını tartıştığı ‘Şeylerin Şekli’ ve ‘Şişman Domuz’dan sonra üçlemesinin sonuncusu olan ‘Zorla Güzellik’in Kenter Tiyatrosu’nda gösterimi devam ediyor.
Romeo aşkla tırmanır Juliet’in balkonuna ve ilanı aşk eder o balkonda sevgilisine. Juliet’te boş değildir ona karşı. O da bütün sözlerini Romeo üstüne söylemektedir.