İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Polemik

Şehir Tiyatroları'nda Yeni Bir Sansür Hikayesi

Nedim Saban ,


Konu ile ilgili tüm yazılar
1-Şehir Tiyatroları'nda Yeni Bir Sansür Hikayesi (Nedim Saban)
2-Orhan Alkaya’nın Nedim Saban'ın Yazısı ile İlgili Açıklaması (Orhan Alkaya)
3-Şehir Tiyatroları ve Kendi Gök Kubbemiz ekibi Nedim Saban'ın yazısına tepkili
4-İşte Toron Karacaoğlu'nun El Yazısıyla Sansürlenen Belge (Nedim Saban)
5-Atasoy'dan tartışmaya son nokta (Cumhuriyet)
6-Kurt Puslu Havayı Sever (Nedim Saban)
7-Neden Fırtına Koptu ve Neden -Kendi Gök Kubbemiz- Çatırdadı? (Rıfkı Demirelli)
8-Eskişehir Günlükleri - Kendi Gök Kubbemiz (Rıfkı Demirelli)
9-Kendi Gök Kubbemiz - Topal Ördek (Rıfkı Demirelli)
10-Yahya Kemal’e Şehir Tiyatroları’nda Sansür! (Mehmet Nuri Yardım)
11-Kendi Gök Kubbemiz (Mehmet Nuri Yardım)
12-Tiyatro Dünyası, Kendi Gök Kubbemiz oyunundaki sansür tartışmasına son noktayı koyuyor
----------------------------------------
BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL....
ŞEHİR TİYATROSU YAHYA KEMAL'İ NİÇİN ÖPTÜ?

Değerli şair Orhan Alkaya, ihtiyati tedbirler doğrultusunda, alevilerin tiyatro yakmasından korktuğunu iddia ederek "YEDİTEPELİ AŞK" adlı oyunu repertuardan kaldırtmıştı. Halkın sağlığı düşünülerek alınmış olan bu tedbir üzerine Milliyet gazetesinin haberi yalanlanmış, genel sanat yönetmeni, "ben tiyatro yakarlar demedim" diye beyanat vermişti.
Aynı tarihlerde belediyenin sanat danışmanı Kenan Işık, oyunun faşizan öğeler içerdiğini buyurarak, yasaklanması gerektiğini söylemişti. Tüm bu rezillikler yaşanmadan önce genel sanat yönetmenin bir oyuncuyu odasına çağırarak rapor almasını ve bu oyuncunun oyundan ayrılmasını teklif ettiği , sansürün kılıfını bu rapora uydurmayı tasarladığı rivayet edilir.
Yeditepeli Aşk, Alevi sansürü olarak kılıflanadursun, bu kez de kariyerlerinde son derece ilkeli bir duruş sergileyen Toron Karacaoğlu ile Engin Uludağ gibi iki ustaya nasıl bir sansür uygulandığını biliyor musunuz? Muhsin Ertuğrul'un çocukları olan ustalarımız, Yahya Kemal'in anısına sahnelenen ve usta şairin yaşamından ve eserlerinden kesitlerden oluşan "KENDİ GÖK KUBBEMİZ" adlı eserinin gala gecesinde, oyuna yarım saat kala yeni bir sansür olayıyla karşı karşıya kalırlar.
Artık içkili yapılan galalar, bu kez şiirsiz geçecektir. Emir büyük yerdendir.
Şair Orhan Alkaya'nın emriyle, gala gecesinde, Yahya Kemal'in 26 Ağustos adlı dörtlüğünün yasaklanması emredilmiştir.
Yasaklanması emredilen sözkonusu dörtlük şöyledir:
"Şu kopan fırtına Türk ordusudur ya Rabbi,
Senin uğrunda ölen ordu budur ya Rabbi,
Ta ki, yükselen ezanlarla müeyyed namın
Galib et, çünkü bu son ordusudur İslamın."
Şiirde Yahya Kemal'in sözünü ettiği ordu, 26 Ağustos'ta Yunan kuvvetlerine karşı saldırıya geçen Türk ordusu için yazılmış bir dua-şiirdir. O dönemde kurtuluşu için savaşan tek İslam kuvveti Anadolu'daki kuvvetlerdir.
Ayrıca içeriği ne olursa olsun, içeriğine katılalım ya da katılmayalım , bir sanat eserinin yasaklanması, özellikle repertuara alındıktan sonra kırpılıp, yıldız yapılması, ayıptır, günahtır.
Şu andaki belediye sanat danışmanı Kenan Işık'ın genel sanat yönetmeni olduğu dönemde başlayan ve o günden bu yana ara ara oynanan oyunda okunan dörtlüğün birden yasaklanıvermesi pek manidardır.
Orhan Alkaya, ya Kenan Paşa'dan korkmuş, ya eski tiyatrosundaki komşularından (orduevi) çekinmiş, ya da Yeditepeli Aşk'ta Alevilerin tiyatro yakmasından ürktüğü gibi, bu kez Sıvas olaylarının rücu etmesinden pısmış olmalı !
Kendisine bu konuda soru soranlara da, gidin Engin Uludağ ile konuşun demek işin kolayına kaçmak olmalı. Engin Uludağ gibi dirayetli, deneyimli bir yönetmen, Ersin Umulu gibi ilk rejisini yapan bir kişinin tuzağına düşmeyecektir tabi ki! Hocamız kamuoyunda mutlaka gerekli cevabı verecektir.
Şimdi, Orhan Alkaya gibi duyarlı bir şairden beklenen bir davranış, bu sansürü Milliyet yanlış manşet atmadan (!) doğru biçimde açıklamaktır.
Hazır Kültür Bakanımız bile Nazım Hikmet'i seviyorken, bayram değil seyran değil Şehir Tiyatrosu Yahya Kemal'i birden bire neden öptü?
Nedim Saban
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Nedim Saban imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Polemik

Ödüllendirilemeyenler

Geçtiğimiz hafta “tiyatrocular başvurmadıkları ödüllere aday gösterilmesin” diyerek bir parantez açmış ve tiyatromuzda ödül enflasyonunun önüne geçilmesi, sanatçıların istemedikleri kişiler tarafından değerlendirilmemesi, jürilerin de 200’ün üzerinde oyun izlemeyi programlayarak boş yere zaman kaybetmemesi için somut gerekçelerimi sıralamıştım.

Polemik

Günlerden Cumartesi, Meydanlardan Taksim

Devlet Tiyatroları, Devlet Opera ve Bale’sinin kapatılarak, kurumların müdürlüklere bağlanması gibi saçmasapan bir tasarıyı protesto etmek üzere çıktık bu defa da Taksim’e…

Polemik

Twitter Belası

Aslında sadece şu anda gittiği Kuzey Afrika Gezisi değil, herşey ama herşey önceden planlanmıştı.