Tiyatro Cansın - Kocamın Nişanlısı
Karısının tekdüzeliğinden, evlilik hayatının rutinliğinden sıkılmış bir adam.
Karısının tekdüzeliğinden, evlilik hayatının rutinliğinden sıkılmış bir adam.
Bir bir ayrılıyorlar tiyatro sahnesinden, tiyatronun duayenleri.
Günümüzde unutulmaya yüz tutmuş, teknolojik gelişmelerle pek revaçta olmayan gölge tiyatrosu yeniden canlanıyor.
Her yıl ağustos ayındaki başvurularla, profesyonel, amatör ve çocuk tiyatrolarına ekim ayında devlet yardımı yapılıyor.
Bir ağaçla başladı herşey. Olamaz denilen oldu, imkânsız olan gerçekleşti ve halk sokaklara dökülüp, direnmeye başladı. Bir ağacın yaydığı oksijen, zihinlerin açılmasına, algıların değişmesine sebep oldu. Bir ağaç yıkılırken, bir millet uyandı.
Minik kuş, yumurtasından çıkmak için gün sayarken, yeni hayatının merakıyla yanıp tutuşuyordu...
Dünyanın değişmeyen kanunu kadın ve erkek. İlk insanla başlayan macera, erkekle kadının cennetten dünyaya düşüşü, yasak elmanın dayanılmaz cazibesi, kadının yoldan çıkarması, erkeğin yoldan çıkması, dünyada bitmeyen kavga, kadının albenisi, cazibesi, yaşadıkları ve yaşattıkları, erkeğin kendi seçimiymişcesine inandığı, kandırıldığı oyunlarla sürüp giden hayat.
Dünya yaratıldığı günden bu yana bitmeyen sorun; kadın ve erkek. Adem ile Havva başlattı bu kavgayı.
Çocuk kitapları basan iki ortak. Ailece yakınlık içinde olan eşler. Birbirini aldatan, kandıran bir çift.
Zamanı ve mekânı olmayan, her dönem, her yerde gücü elinde tutan, eline geçenin gücüne güç katan, ama aynı zamanda yok oluşa da sebep olan; PARA.
Karanlık, kasvetli bir sonbahar.
İnsan; yeri geldiğinde, patron, hükmeden, güçlü, yeri geldiğinde konumunu kaybeden, aciz, çaresiz. Ama ne olursa olsun yaşamaktan, umut etmekten ve birşeyler istemekten vazgeçmeyen, insan. Seven, üzülen, kırılan, gülen, ağlayan, şaşıran ve merak eden insan. Dünyanın akışına ayak uydurmaya çalışan, her düştüğünde ayağa kalkıp mücadeleye devam eden, insan. Son nefesine kadar yaşama gayreti içinde olan, insan.
Kadıköy uzun yıllardır özel tiyatrolara evsahipliği yapmış bir semt olarak, yeniden canlanmaya, sanat dolu günlere hazırlanmaya başlıyor.
Doğrulara ve kurallara inanıp onların peşinden gitmek, dik durmak, zamana zemine göre eğilip bükülmemek mi? Zamanın, zeminin, dönemin adamı olup, her iktidardan nemalanmak, zenginliğine zenginlik, itibarına itibar katmak mı? Onurunu yitirmeden, gururunu kaybetmeden yaşamak mı? Yoksa kesesi, malı mülkü dolu, itibarı zirvelerde yaşamak mı? Seçim senin….