| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |

Oyun Hakkında Yorumlar




Gizli Oturum

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları

Başlangıç Yılı : 2009

Puan : 5.51 / 10    
Merak Edenler : 197 kişi


Paylaş      
Kadro :
Yazan: Jean Paul Sartre
Yönetmen: Ergün Işıldar
Sahne Tasarımı: Ergün Işıldar
Kostüm Tasarımı: Gamze Kuş
Işık Tasarımı: Özcan Çelik

Oyuncular
Ece Okay
Özge Özder
Emre Narcı
Osman Gidişoğlu


Oyun Hakkında :
Gizli Oturum, insanın özgür iradesiyle seçtiği varoluşun başkası karşısında değiştirilemeyeceğini işliyor. Garcin, Etselle ve Ines ölümün döngüsü içinde, hayatlarında olan biten her şeyi önce eksik bir biçimde, sonrasında ise içtenlikle birbirleriyle paylaşırken; aslında geçmişteki hatalarını ve gerçek kişiliklerini ortaya koyuyorlar.

Fotoğraf ve Videolar :







Yorumlar

sevim - ( 10/28/2009 )
beğendim

Güncel Önkal (ODTÜ Felsefe Bölümü) - ( 10/28/2009 )
Jean Paul Sartre’in “Gizli Oturum” adlı oyunu İstanbul Şehir Tiyatroları’nda izleyicileri ile buluşuyor. Ben de bu oyunu izleme şansını buldum ve izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. İzlenimlerim oyunun tekniğinden çok, uzmanlık alanım olan felsefe açısından bazı saptamalar yapmak, oyunda kurgulanan anlatı ile varoluşçuluk ve Sartre arasında bazı bağlar kurmaktan ibaret olacaktır.
“Gizli Oturum”, birbirini daha önce hiç görmemiş, hatta çok farklı coğrafyalarda yaşamış üç insanın, Ines, Estelle ve Garcin’in, öldükten sonra cehennemde bir arada bulunmalarını konu alır. Her biri cehenneme gönderilmelerine neden olan günahlarının ne olduğunu sorgulamaya ve birbirleri üzerinden kendi yaşam öykülerini özetleyen kavramların içeriğini tartışmaya başlarlar. Bir yandan da, kendilerine gösterildikleri kadarıyla yaşayan dünyada kendileri hakkında arkalarından neler söylendiğini, geride bıraktıkları yaşam düzleminde neler olduğunu gözlemlerler. Üç ölü arasında birbirlerinin yaşam hikayelerini öğrendikçe dengeler kurulmaya başlanır. Çeşitli kombinasyonlarda bu üçlü, ikili ilişkiler kurarak üçüncüyü dışarıda bırakmanın formüllerini ararken, sonsuza kadar konuldukları nesnelerden ve yaşamdan uzak cehennem hücresinde birbirlerine mahkumdurlar.
İnsanın kendisini ancak bir başkası üzerinden bilebileceğini savlayan varoluşçu felsefe için “başkası” motifi çok önemli bir kaygıyı barındırır: Başkası benim cehennemimdir! Başkası benim kendimi görme tarzımdan çok daha detaylı olarak, adeta bir anahtar deliğinden bakarcasına dikkatli, eleştirel ve belleğine kazırcasına beni seyreder. İnsanın kendi özünü kendi seçimleri ile belirlemede yalnızlığına vurgu yapan varoluşçuluk bu anlamda, başkasının ben üzerindeki tasarrufunu görmezden gelmez. Başkasının bu tedirgin edici bakışı, bireylerin hem kendilerinden hem de diğerlerinden gizledikleri esrarlı yönlerin adeta bir vicdana dönüşmesine yol açar. Ve cehennem içlerimizde yankılanan bu öz-yargılarda kendisini ortaya koyar. Asıl cehennem başkasıdır.
Bu soyut gibi görünen felsefeye oyundan verilebilecek en somut örnek Estelle ve Ines arasında geçen “ayna metaforu” diyaloğudur. Rujunu sürmeye çalışan Estelle, Ines’i ayna olarak kullanır. Burada Sartre’ın altını çizmek istediği nokta, izleyicilerin dikkat kesildikleri gibi ikisi arasında lezbiyen bir ilişkinin kurulmasından çok, rujunu ne kadar düzgün sürerse sürsün Estelle’in ancak Ines tarafından algılandığı kadar varolduğudur. Bu bir yandan acı bir yandan ise insanın kendisi olma mücadelesinde kritik bir adımdır. Birisi sizi nasıl algılıyorsa yaşamınızda onu ifade ediyor olmanız ne kadar büyük bir haksızlıktır. Garcin’in arkasından herkesin onu “hain” diye nitelendirmesi de başkasının cehenneme çevirdiği hayatlara dair oyunda geçen başka bir noktadır.
Fiziksel özelliklerin işlevi, güzelliğin göreceliği ve zaman ile mekana bağımlılığı, cinsellik algılamaları, aşk tanımı ve dürüstlük duygusu oyunda alt metinlerde yer alan ancak dikkatli izleyicilerin gözlerinden kaçmayacak noktalardı.
Oyunun izlenmesini kesinlikle tavsiye ediyorum. Ancak oyuna gitmeden önce Sartre ve varoluşçuluk üzerine okumalar yapılması oyunun sizde yaratacağı felsefi kıpırtıya hız kazandıracak ve seyrini daha zevkli hale getirecektir. Oyun çok başarılı biçimde sergileniyor ancak ne yazık ki Sartre’da alışık olduğumuz karamsar bir tablo ile son buluyor. Sonunu tabi ki burada aktarmayacağım lakin yaşam görüşleri açısından iyimser bulanlar da çıkabilecektir.
Yaşamın her ne kadar kendi ellerimizde olduğunu düşünsek de, varoluşçu felsefe başkasının varoluşunun temel bir problem olduğunu çeşitli biçimlerde incelemektedir. Ve kanımca burada çıkış noktası, karamsarlığa kapılmaktan çok başkası ile ben arasındaki ilişkiyi, başkasının beni görüş tarzı ile, benim içeriğini oluşturduğum bireyselliğim arasındaki gerilimi tercihlerimizi belirleme noktasındaki özgürlüğümüzü iyi değerlendirerek kurmak olacaktır. Başkası ile gerilim kaçınılmazdır, o benim cehennemimdir. Tercihlerine sahip çıkan özgür yaşamın öznesi olarak, kendi özünü kendi cesareti ile oluşturan bireyler olarak içimizde cennetimizi oluşturabiliriz. Onun için belki de Ines, oyunun en kendine güvenebilen, özgür karakteriydi.
İyi seyirler.


- ( 10/28/2009 )
oyunculuklar şahaneydi fakat bir oyuncunun geç kalarak oyunun 15.30-da başlatılmasını kınıyorum.

nurettin güncü - ( 10/30/2009 )
kadıköy-de izledim ilk bölümde uyumamak için kendimi zor tuttum , ikinci bölüm biraz hareketlendirsede bana göre vasatın altında bir oyun , oyunculuk anlamında oyuncuların yapabileceği pek bişey söylenemez hatta senaryoya göre çok iyiydi bile denebilir.Ama kesinlikle tavsiye etmiyorum alternatif bir etkinlik yoksa son çare olarak düşünülmeli özetlemek gerekirse hiçbir anlamda zenginliği olmayan ne zaman bitecek diye sık sık saate baktığınız bir oyun.

Hande - ( 11/3/2009 )
Çok başarılı bir oyundu... Bu oyuna vasat ya da sıkıcı demek gerçekten Sartre veya aynı türe mensup yazarları tanımamaktan ileri geliyor diye düşünüyorum. Barındırdığı aleni ve gizli mizahları, derin felsefeyi anlamak hiç zor olmamakla birlikte oyuncuların başarısı zaten bunu mümkün kılıyor. Özellikle Ines ve Estelle karakterlerinin çok doğal oyunları bende gerçek kişiliklerle karşı karşıya olduğum hissini uyandırdı. O kadar ki oyun sonrasında Ece Okay Hanımı hanım hanımcık elbiseler içinde görmek beni rahatlattı diyebilirim. Oyunu izlemenizi tavsiye ediyorum. Cennet/ cehennem unsuruna bakış açınızı bir kez daha gözden geçirmek isteyecek ve gerçek insanın var olma sürecinde değerlerini nasıl değiştirebileceğine tanık olacaksınız.
Şimdiden iyi seyirler dileğimle...


Faruk Tan - ( 11/10/2009 )
İzlenmesini tavsiye ederim.
Basarili bir oyun.



Anıl Ayvalıoğlu - ( 11/29/2009 )
İzlerken sıkıldım.Hareketlilik beledim oyunda ama istediğim gibi bir hareketlilik olmadı.Oyunculuk performansları çok iyİ(Ece Okay dışında)

mubarek - ( 12/1/2009 )
izlenmesini tavsiye etmem anlamakda zorlandim ayrica uyumamak icin zor tuttum kendimi tavsiye etmem kesinlikle..

göki - ( 12/3/2009 )
nurettin güncü +1

Murat Yılmaz - ( 12/13/2009 )
Oyunda bir yorum olması gerekir diye düşünüyorum. Yönetmen tamamen teksin esiri olmamalı. Yani yönetmenin bir derdi olmalı ki çözüm arasın. Ben bir yönetmen izi göremedim bu oyunda. Zaten Jean Paul Sartre yazmış, yorum yok yorum eksik kalmış maalesef. Umarım yönetmeni bu yorumumu okuyup ciddiye alır. Çünkü bu ülkede en eksik olan bence bu yorum, dert meselesi

kenan korkmaz - ( 12/23/2009 )
izlerken bunaldım.oyuncuların bu oyuna nasıl katlandıklarına şaştım. izlemeyenler için başka bir oyunu tavsiye ederim.örneğin (onlar ermiş muradına).

nazlı - ( 12/27/2009 )
izlenilmesi gereken bir oyun bence özelliklede etselle(özge özder)çok başarılıydı bana göre zamanın nasıl geçtiğini anlayamadım herşey çok açıklayıcı yazılmıştı oyunu yazan ve oynayanları tebrik ediyorum


Ferhan - ( 1/1/2010 )
Oyun çok başarılıydı ancak estel-i oynayan bayan oyuncunun niye eski tarz bir oyunculuk stiliyle oynadığını anlayamadım.Görülmesini tavsiye ederim.

marksist - ( 1/4/2010 )
marksist düşünür sartre yine döktürmüş:)

Regisseur - ( 1/7/2010 )
Varoluşumuzun çelişkisi, bilirkişinin aklıselim yorumunun gerçek ve düpedüz baskın yorumuna karşılık, primitif zekâların(!) -ki bu onların suçudur.- avare sözcükleri..

sartre-in sözcükleri, bende de başlaması muhtemel bulantı, dirilin artık uyurgezer ruhlar, bırakın pembeye ve renklere aşk duymayı, ama bu böyle, belki de öyle!


(^_^) - ( 2/7/2010 )
güzel bir tiyatroydu,fakat anlaması zordu...

DaMLa - ( 2/7/2010 )
güzel bir tiyatro,konusu karışık...

tuba özyılmaz - ( 2/22/2010 )
sartre gibi yazarları seviyor okuyorsanız izlenilebilir ya da benim gibi tiyatroda her oyun görülmelidir diyorsanız gidilebilir fakat felsefeden hoşlanmıyorsanız eziyetten başka bir şey değil..

sibel - ( 3/4/2010 )
geç de olsa bu oyunu izlediğim için çok mutluyum
konu biraz ağır olsada insanı düşündürüyor
oyuncularda muhteşemdi onları kutlarım


emre - ( 4/4/2010 )
süper bi yorumdu

yagmur - ( 4/5/2010 )
Ödewım wardı bu oyuna gıtmıstım guzeldı ama bıraz sıkıcıydı . Yinede başarılıydılar

ecee - ( 4/26/2010 )
gerçekden bunaltıcı bir oyundu.Hiç birşey anlayamadım.Oyun boyunca acaba kaç dk.kaldı diyerek sürekli saate bakdıım.
ama oyunculuklara diyecek sözüm yok Ece Okay ve Özge Özder gerçekden şahane bier performans gösterdiler sadece seneryo sıkıcıysdı:D


turkuaz - ( 4/30/2010 )
uyumamak için kendimi zor tuttum..

Deniz - ( 10/22/2010 )
Gizli oturum gibi bir oyunda erkek rolünü oynayacak kişi bulamamışlar sanırım. Şaşırdım. Başım ağrıdı. Selamda Özge Özder çıktığında ayağa kalkan herkes, erkek oyuncudada ayakta alkışlamış oldu ona üzülüyorum. Laf çokluğuna değil oyunculuğa bakılmalı selama çıkma sırası yapılırken. Yoksa insan böyle kaskatı ayakta kalıyor işte. Emeği geçen herkese teşekkürler.

mesut - ( 11/6/2010 )
oyunu bugün izledim.Felsefeye fazla ilgi duymayanlar için sıkcı gelebilecek bir oyun.Oynayanlar içinde,izleyenler içinde zor bir oyun olmalı.Açıkcası benim kanaatim orta .

ezo - ( 11/12/2010 )
anlayana sivri sinek saz,anlamayana davul zurna az,başkada sözüm yok,herkezin emeğine yüreğine sağlık.

hazal - ( 11/13/2010 )
oyununu bugün matine de seyrettim.gerçekten güzel bir oyundu.beni tek rahatsız eden özge özderin çok eskilerde kalmış oyunculuk tarzı ve sesindeki tek düzelikti.daha önce de leonce ve lena da seyretmiştim,iki oyununda da aynıdı.emeği geçen herkesin eline sağlık.

serap - ( 11/13/2010 )
Özge Özder oyun boyunca hep aynıydı.

aayşegüll - ( 12/17/2010 )
Oyun gereğinden fazla uzun olmasıyla insanları sıkıyodu bence.İçerik güzeldi fakat diyologlarda aynı şeyler tekrarlanıyo gibiydi.İlk bölümde yemin ederim yanımdaki çocuk horlayarak uyudu ve ikinci bölümde yoktu zaten

faliaaa - ( 12/18/2010 )
bence hiç güzel değildi. çok sıkıcıydı. saatler geçmek bilmedi. acaba tiyatro ne zaman başlıyacak hareketlenecek diye bakıodum.

123 - ( 12/18/2010 )
oyuncuların performansları iyiydi ancak konuyu çözemedim açıkçası...

Burhan - ( 12/19/2010 )
Oyunu 17 Aralık akşamı Fatih R. Nuri sahnesinde seyrettim. İnanın oyunun sonunu beklemekten bir hal oldum ancak yanımda oturan bir grup sahne arasında dayanamayıp gitti. Ayrıca çevremde oturanların konuşmasından duyduğum kadarıyla pekte beğenen olmadı. Oyunculuklara bişey diyemem çünkü senaryo o kadar kötüydüki yapılacak pek birşey kalmamıştı. Felsefeyi sevmeyenler için tam eziyet, tavsiye etmiyorum kesinlikle..

SÜLEYMAN 19/12/2010 - ( 12/19/2010 )
TAM ANLAMI İLE REZALET BİR OYUN,SALONDA İLK PERDE DE HERKEZ UYUDU, ARA OLUNCA YARISI GİTTİ YAZIK BÖYLE BİR OYUN TAN ANLAMI İLE REZALET

Selda - ( 12/19/2010 )
Uzun zamandır bu denli doyurucu bir oyun seyretmemiştim. Yorum o kadar iyi yapılmış ki, anlamamak için epey çabalamak lazım.

layla - ( 12/20/2010 )
1.perde sıkıcıydı. ama 2.perde biraz komikti. oyuncuları tebrik ediyorum.oyuncular güzel oynadılar. oyun çok ama çok sıkıcıydı. önümdeki koca kıvırcık kafadan da hiç birşey göremedim.

Ahmet - ( 12/20/2010 )
Konuyu Çözmekte Ne Var: -İnsanın Cehennemi İnsandır..!-

Emre Çakcı - ( 1/13/2011 )
ya bu tiyatroyu izleyipte anlayan var mı ya bırakın bu işleri okul ödevi diye gittim gitmez olsaydım sınıfta kalsaydım keşke:) ne konusu belli ne sonucu var uyudum resmen ya:D

özgür - ( 1/22/2011 )
20.10.2010 tarihinde bu oyunu izledim. Çok sıkıldım sırf Özge Özder-in güzelliği hatırına oyunu yarıda bırakıp çıkmadım.

Aydın - ( 4/2/2011 )
Başkası cehennnemdir şeklinde sloganlaştırılan J.P.Sartre-ın felsefi görüşü olan Varoluşçuluğu anlatan Gizli Oturum şüphesiz belli bir entellektüel seviyeye hitap ediyor. Ve bence tezini çok iyi anlatıyor -her ne kadar bu felsefeyi benimsemiyorsam da-. Zor bir konu olmasına rağmen sıkıcı değil. 3 farklı ve problemli karakter üzerinden mesajını vermeye çalışan bir oyun. Ancak sahnenin 4-te 3-ünün boş olması oyuncular için sanırım hayal kırıklığı oluşturmaktadır.

Cahide Acar - ( 11/11/2011 )
Oyunu sonuna kadar izlemek için efor sarfettik diyebilirim.Hayatımda en sıkıldığım,bitmesini gözlediğim oyundu bu. İzleyicilerin bir kısmı ilk arada çıktığı halde emeğe saygımdan ve peşin hükümlü olmamak adına sonuna kadar cidden zor bekledim. Oyun yazarı varoluşçuluk akımının öncüsü Jean Paul Sartre . Ertesi günü oyun hakkında nette yaptığım araştırma sonucunda aslında konu olarak anlamlı ve düşündürücü olduğunu farkettim. Farklı cins ve yaşama sahip 3 insanın öldükten sonra cehennemde aynı mekanda bulunmaları ,dünyada ardından bıraktıklarının konuşmalarını duymaları, yaşarken işledikleri suçları kendilerine ve karşısındakine itiraf ederken karşısındakinin bakış açısı ile yüzleşmesini ve daha bir çok şeyi anlatmış Sartre. Oyun broşürü de Sartre-yi ve görüşlerini gayet güzel anlatmış. Gel gelelim oyun bunu bizlere veremedi. Felsefe zordur ama felsefeyi tiyatroda anlatmak çok daha zor olmalı. Cidden birbirinden kopuk replikler,sahneler,diyaloglar hiç bir anlam ifade etmiyordu. Fakat beğenmediğim bir tiyatro sonrasında da bir çok bilgi edindiğim için emeği geçen herkese teşekkür ederim.
Cahide Acar


Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 805
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 





Gizli Oturum      Kafes      72. Koğuş      İkinin Biri      Şölen      Adem Gözünü Açtı      Cimri      Kraliçe Lear      7 (Şekspir Müzikali)      Düşüş      Küçük Ama Önemli Bir Rol      İki Çarpı İki      Kredi Kartı-Vak'a aaaaa!      Lozan      Kod Adı Kongo      Fesleğen Çıkmazı      Kuzguncuk Türküsü      Kül Bellek      Bana William Deyin      Annemin Cesareti      Dullar      Olur Böyle Şeyler      Binali İle Temir      Cerb (Deney)      Elbiseler Fora      Yüzleşme      İstanbul Hatırası      Dava      Gül'e Ağıt      Sokağa Çıkma Yasağı      Çelik Manolyalar      Leyla'nın Evi      Devr-i İstanbul      Dünyanın Ortasında Bir Yer      Bir Yaz Gecesi Rüyası      Dört Kişilik Bahçe      Alemdar      Surname 2010      Zırhlı Kurt      Kadın Hayattır Memattır Kadın     


Tiyatro Kursu Başlıyor!
7 Ekim'den itibaren her PAZARTESİ Kadıköy'de!
Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



Duyuru Panosu!



Son Eklenen Tiyatro Oyunları

     Güncel Yazılar

Yazar olmak ister misiniz?
Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

Mail Listemize Üye Olun

     Güncel Haberler
Hangisi Karısı, 5. Sezonunda!
Istanbul Fringe Festival - Uluslararası Performans Sanatları Festivali (18-22 Eylül 2019)

Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
 
 |