| Tiyatro Kursu  | Şirket Tiyatrosu
Tiyatro Dünyası
Tiyatro Dünyası Bu Sahnede...
 
Ana Sayfa  |  Hakkımızda  |  Yazılar  |  Haberler  |  Yazarlar  |  Tiyatro Oyunları  |  Tiyatro Grupları  |  Sanatçılar  |  Kaynak  |  Duyuru Panosu  |
Dolu Düşün Boş Konuş – Bakırköy Belediye Tiyatroları
İsmail Can Törtop




İstanbul'da Şehir Tiyatroları'nın yanı sıra neredeyse her ilçe belediyesi tiyatrolara destek vermeye çalışıyor, bazen festivallerle, bazen toplu bilet alımları ile bazen de tiyatro ekipleri kurarak... Bu belediye çalışmaları içinde bence ayakları en sağlam yere basan Bakırköy Belediye Tiyatroları. Çocuk ve yetişkin tiyatroları ile kendi salonunda Bakırköylüler'e bir repertuar sunan ekip hem oyunlarının ve oyuncularının kalitesi hem de oyunun tanıtımından sahne dışı çalışmalarına kadar kurumsal yapısı ile diğer belediyelere de örnek olması gereken bir kurum.. Bakırköy Belediye Tiyatroları'nın önümüzdeki dönemde İstanbul’daki tiyatro yaşantısında kendini daha fazla gösteren, belki yer yer Bakırköy dışında da güzel oyunlarını sergileyen bir ekip olması temennisi ile geçtiğimiz hafta izlediğim Dolu Düşün Boş Konuş oyunu hakkında konuşmaya başlayalım..

Steven Berkoff'un yazdığı, Haluk Bilginer'in dilimize çevirdiği Dolu Düşün Boş Konuş oyunu Bakırköy Belediye Tiyatroları'nın yeni sezon oyunu.
Oyunun hem eğlenceli, hem de çok zengin bir teksti var. Sıradan bir aile ve sıradan insanların bir akşam yemeğini, iş ve aşk ilişkilerini konu alan hikayede cümlelerimiz ya da eylemlerimiz öncesinde beynimizden geçen düşünceler de seslendiriliyor.
İletişim, insanın en zorlandığı alan. Modern insanın gelişen beklentilerini ifade etmede dil gittikçe yetersiz kalıyor. Oyun da bu yetersizliğe işaret ederek insan beyninin neler kurup da kendini ne kadar ifade ettiğini, önyargılarımızın bizi nasıl komik hallere düşürdüğünü, beynimizde yaşadığımız ve çoğu kez dışa yansıtmak istemediğimiz endişelerimizi, korkularımızı, zayıflıklarımızı, yalnızlıklarımızı eğlenceli bir dilli anlatıyor, bizi kendimiz ile yüzleştiriyor.

Yönetmenliğini Zurab Siharulidze'nin yaptığı oyun hakkında ilk olarak beğendiğim noktalardan bahsetmeliyim.
Öncelikle oyuncuların enerjisi tiyatro sahnelerinde hep görmek istediğimiz gibi çok yüksek. Gerçekten oyuna emek verildiği ve oyuncuların sahnede bir iddialarının olduğunu anlıyoruz, herkes oyuna dört elle sarılmış ve elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor. Giderek daha fazla oyuncunun karından oynadığını görüp üzüldüğüm bu dönemde sahnedeki bu isteklilik beni etkiledi ve heyecanlandırdı.
Ancak enerjinin kontrolü ve doğru yönlendirilmesi ile ilgili bazı sorunlara işaret etmek gerekiyor. Oyunun pek çok bölümü gereksiz bir karmaşa ve gürültü ile geçiyor. Zaten beyne hitap eden böyle zor bir teksti bu şekilde daha da seyirciyi yorarak oynamak oyuna biraz zarar veriyor. Bunun yerine daha sade bir ifade şekli tercih edilebilir, gereksiz bağrışmaların yerini daha planlı rabarbalar alabilir. Bunun yanı sıra karakterler sık sık düşünce dünyaları ve gerçek hayat arasında geçişler yaşıyorlar. Bu geçişler birbirinden net bir şekilde ayrılmadığı için karakterin tam olarak ne yaptığı anlaşılamıyor, bu da seyircinin oyunu kavrayabilesi için gereken zamanı uzatıyor, pek çok sahne, mesaj ve espri havada kalıyor, amiyane tabirle boşa gidiyor. Oyuncu düşünüyor mu yoksa şu anda hayatın içinde mi net değil, böyle olunca seyirciye 3. bir yorgunluk daha yüklenmiş oluyor. Bu geçişler ses tonları, belki efekt katkıları ya da jestlerdeki minik işaretlerle yapılabilir..

Ülkemizde komedi deyine akla gelen laf ve durum komedileri olsa da yine komedi türü içindeki bu oyun farklı bir komedi uslubu sergiliyor. Hayatın içindeki komediyi, karmaşanın içindeki espriyi cımbızla çekip seyirciye işaret ediyor. Hani güldürürken düşündürmek diyor ya eskiler; düşünmeden yani sahnedekinin kendi hayatımızdaki yansımasını fark edemeden esprinin anlaşılamayacağı bir komedi oyunu bu. Bence gerek metin gerekse sahneleniş bu komedi unsurunu iyi bir şekilde destekliyor. Buna rağmen az da olsa oyunun bazı bölümlerinde oyuncuların geleneksel tiyatromuzun espri kalıplarımıza ve tekniklerine kaçmaya çalıştıkları fark ediliyor.

Frank rolünde izlediğimiz Orhan Kemal Aydın, sahnedeki yükün önemli bir bölümünü üstlenmiş, oyunun temposunu o belirliyor. Sahne sempatisi yüksek bir oyuncu, jest ve mimikleri ile zengin ve sıcak bir performans sergiliyor. Ancak oyunun sahnelenişinden kaynaklandığını düşündüğüm bir yapmacıklık kıyafeti giymiş üzerine, karakterini gerçek bir insan gibi değil de abartılı olarak kurgulamış. Daha az abartı bence daha da iyi performans getirecektir.
Oyundaki argo kelimelerden değil de bu kelimelerin dillendirilme şeklinden biraz rahatsız oldum. Elbette bu oyunun ihtiyaç duyduğu argolar ve bazen de küfürler var, ancak bu kelimeleri kullanırken onlardan bu kadar espri çıkarmaya çalışmak, üstüne ısrarla ve bazen coşkuyla basmak yersiz olmuş. Seyirci reaksiyonu için bunlardan medet umulduğunu düşündüren bir durum, bence gerek yok.
Kadife Çiçekleri'nde de izlediğim ve performansını çok beğendiğim bir oyuncu, Frank’in eşi Donna rolünde izlediğimiz Yonca Cevher Yenel... Çok özel bir ses tonu olduğunu düşünüyorum. Sanatçı, bu oyunda da kendinden bekleneni fazlasıyla veriyor. Bilmiyorum bir oyuncu olarak ne tür oyunlarda oynamaktan daha fazla keyif alıyordur ya da böyle bir tercihi var mıdır; ancak ben kendisini daha dramatik oyunlarda, ağırlığını daha fazla koyabileceği rollerde de izlemeyi çok isterim.
Kaynana rolünde izlediğimiz Munis Düşenkalkar ve Frank'ın iş arkadaşı Henry'yi canlandıran Çetin Etili de başarılı bir performans sergiliyorlar. Bu iki karakter oyunun durum esprilerini daha fazla üstleniyorlar ve oyuncular rollerinde gayet başarılı. Munis Hanım tekstin istediği kaynana rolüne olması gerektiği şekilde girmiş, keyifli bir gösteri sunuyor. Çetin Bey, iyi bir komedi oyuncusu. Sadece rolünün esprisini iyi yansıtmıyor, aynı zamanda seyirciyi ile dialogunda da son derece başarılı.
Frank'ın müşterisi olarak izlediğimiz Ali Rıza Kubilay'ın bu tiyatroda stajyer olduğunu yeni öğrendim. Gözü Kara Alaturka'da başrol oynayan oyuncu, stajyer olduğunu bir an bile hissettirmeden, görevini başarıyla yapmıştı, bu oyunda da başarılı çizgisini koruyor, ilerisi için de umut vaad ediyor.

Oyunun fazlalıklar barındırmayan kullanışlı bir dekoru var, oyuncular da dekoru iyi kullanıyorlar. Kapılar iyi bir düşünce ile hem kapı hem de karakterin oyun dışına çıkmasını sağlayan pencereler olarak kurgulanmış. İyi bulduğum Ali Yenel imzalı dekorda merdivenler bana biraz gereksiz geldi. Bir merdiven ya da bir yükseltiye ihtiyaç varsa da teknisyenlerin kullandığından daha farklı, oyuna da uyumlu bir merdiven-yükselti kullanılabilirdi.

Bakırköy Belediye Tiyatroları’nı keyifle takip ediyorum. İstanbul Şehir Tiyatroları’nın nedense bir türlü uzanmadığı Bakırköy’de teatral yükün önemli bir bölümünü üstleniyorlar. Ulaşımın da gayet kolay olduğu Yunus Emre Kültür Merkezi’ne tüm tiyatro severlerin kolayca gidebileceğini hatırlatarak sadece Dolu Düşün Boş Konuş oyununu değil ekibin Yağmurcu, Gözü Kara Alaturka gibi diğer oyunlarını da izlemenizi tavsiye ederim.

İsmail Can Törtop
can@tiyatrodunyasi.com
Radikal

Yazarın Tüm Yazıları


Paylaş      
Yorumlar

GÜLDEN ÇAMLI - ( 11/12/2008 )
GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL BİR OYUNHERGÜN İÇİMİZDEN GEÇİPTE KARŞIMIZDAKİNE SÖYLEYEMEDİĞİMİZ DÜŞÜNCELER VE KAYGILARIÇOK GÜZEL YANSITIYORLAR.OYUNCULARIN HEPSİ ÇOK BAŞARILI.

HAKAN ÖZEN - ( 12/13/2008 )
oyun Çok güzeldi..kim nederse desin günümüz ortamında bu derece küfür zaten var.. haluk bilginerin çevirisini yaptığı bu oyunda aile yaşantısına göre güzel örnekler verilmiştir..sayGı duyuyorum..

sultan ergün - ( 11/26/2008 )
içinden geçenlerin hepsi her zaman küfürlü mü olur insanın,,,,,küfür hariç sperdi hatta kırmızı elbiseye bayıdım,,

mehmet portakal - ( 2/21/2009 )
FAZLASIYLA KÜFÜRLÜYDÜ daha keyifli bir oyun bekliyordum tahmin ettiğim kadar güzel olmadı. akıcı bir oyun değildi. sıkıldım oyunu izlerken.

Sinan Güven - ( 3/1/2009 )
Çok canım sıkıldı, ikinci perdeyi seyredemedim

ayça eryılmaz - ( 3/2/2009 )
son derece kötü bir oyundu zaten yarısında çıktık, daha fazla çekilebilir bir yanı yoktu, çocuk tiyatrosundan hallice, haluk bilginerin 10 sene önce oynadığı dolu düşün boş konuş’un yanından geçemez...

AYLA AKALAY - ( 11/24/2008 )
OYUNCULAR GERÇEKTEN BAŞARILIYDI AMA YETERİNCE GÜZEL DEYİLDİ ARTI FAZLASIYLA KÜFÜRLÜYDÜ DİYE BİLİİRİM BENİM FİKRİM

ufuk çakan - ( 1/21/2009 )
daha keyifli bir oyun bekliyordum biraz hayal kırıklığı yaşadım ama bunun oyunculardan kaynaklanmadığını düşünüyorum oyuncular gayet başarılıydı ayrıca bu tarz küfürler hayatımızda var olan şeyler bence...

Atakan AKARSU - ( 4/16/2009 )
Oyunun başrol oyuncusu ve BBT’de yönetmen olan Orhan Kemal AYDIN benim çok sevdiğim bir ağabeyimdir.Söylediğine göre ellerine gelen text’te şuan kullandıkları küfürün %85’i daha fazla küfür varmış.Ve o bir oyncu olarak yanlızca yönetmenin direktiflerini uyguluyor.Ne olursa olsun bir kendine tiyatro izleyicisi diyen insanların ’’oyunun yarısında çıktık, güzel değildi’’ v.b. şeyleri söylemesini etik bulmuyorum ben.

zeynep kongur - ( 4/27/2009 )
bence güzeldi keyif aldım diyebilirim ama küfürlü sahneleri bende tasnif etmedim tiyatrodan çıkarttğım bi ders vardı bence nasıl olursa olsun insanlara güvenmemek gördüğünüz gibi frank’ın eşi bile müşterisiyle kaçtı sırf para tutkusu yüzünden daha rahat yaşamak için he şimdi istisnalarda yok değil ama istisnalar kaideyi bozmaz...... herşeye rağmen zevkliydi (: bişeyleri insanlara anlatabilmişse ne mutlu onlara.....


burcu kaplan - ( 10/7/2009 )
oyunu dün izledim ama hayal kırıklığına uğradım diyebilirim.ana fikir çok güzel , hayattan, gerçek..ama dialoglar o kadar güzel değildi hatta acayip canımız sıkıldı ve 2.perdeyi beklemeden çıktık.yinede ortada bi emek var tüm oyunculara teşekkürler ama çok kötüydü...

Gül Akgüden - ( 12/22/2009 )
Oyunu yarın akşam izleyeceğim.Konusunu okuduğumda ilgimi çekmişti.Sezua’nın İyi İnsanı adlı oyunu anımsatmıştı.O oyunu çok beğenmiştim.Bu nedenle değişik versiyonu olacağını düşündüğümden bu oyuna gitmeyi de öne aldım.

Yapılan yorumlar beklediğim gibi değildi.Zaten genelde izlediğim oyunların yorumlarını okuyunca düşüncelerimle çok örtüşmediğinide görüyorum.Bu nedenle hala merak içinde yarın akşamı bekliyorum.


Zekeriya Sümerkan - ( 10/22/2010 )
Ben Egeli bir kasabadan gelmeyim ailemde küfürlü sözlerle konuşmam. Babam da konuşmazdı. Dayımın evinde de..kayınpederimin evinde de küfür duymadım.
Maalesef ailemle birlikde tiyatroya gidemiyorum. Lütfen insanları küfür kullanmadan güldürmeye çalışınız. Hem de negatif düşünmeden uzaklaştırmış olursunuz.
Teşekkürler.


Bu Oyun Hakkındaki Görüşlerinizi Paylaşın !

İsim
Mail  (Yayınlanmayacak)
Yorum
Güvenlik Kodu= 871
Lütfen bu kodu yandaki kutuya yazınız
 

    Son Eklenen Yazılar     En Çok Okunan Güncel Yazılar
27 MART… UMUDUNU ARAYAN BİR GÜN (Ahmet Yapar)
YOKLAMA LİSTESİ (Skeç)
    Tüm Tiyatro Yazıları

    Bu Tarihte Yayınlanan Diğer Yazılar
    Bu yazının yayınlandığı tarihte gündemdeki diğer yazılar aşağıda listelenmiştir...

  • Dinmeyen Alkışlar - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 11/6/2008
  • Tiyatro'da 60 yılı aşan Onur: Gazanfer Özcan (Melih Anık) - 11/4/2008
  • İBŞT'de oyunculuğun önde olduğu bir oyun: İstanbul Efendisi (Üstün Akmen) - 11/4/2008
  • Dünya’nın Sonunu Beklerken (Erdinç Yapan) - 11/4/2008
  • Lüküs Hayat’ın Düşündürdükleri (İsmail Can Törtop) - 11/3/2008
  • Genç bir kadının evrak-ı metrukesi: 4 Artı 4 (Üstün Akmen) - 11/2/2008
  • Teyzesi - İzmir Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 11/2/2008
  • Şehir Tiyatroları Yönetiminin Özrü Kabahatinden Büyük (Feridun çetinkaya) - 11/1/2008
  • Milliyet Sanat'tan Nedim Saban'a Cevap Mektubu (Özlem Özdemir) - 10/31/2008
  • Bize danışmadan asla (Orhan Aydın) - 10/31/2008
  • Dolu Düşün Boş Konuş – Bakırköy Belediye Tiyatroları (İsmail Can Törtop) - 10/29/2008
  • Balıkesir Muhallebicisi (Nedim Saban) - 10/29/2008
  • Kendi Gök Kubbemiz - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 10/29/2008
  • Müjdat Gezen'den: MUSTAFAM KEMALİM (Ahmet Kara) - 10/28/2008
  • Mahmud ile Yezida Üzerine İnceleme (Mitolojik Kaynak Açısından) (Dılşah Kamalı) - 10/28/2008
  • Genel Sanat Yöneticisi Orhan Alkaya'ya Sorularımdır (Hülya Karakaş) - 10/27/2008
  • Nedim Saban'dan Milliyet Sanat'a Mektup (Nedim Saban) - 10/26/2008
  • Tehlikeli Saplantı - Erzurum Devlet Tiyatrosu (Ahmet Olcay) - 10/26/2008
  • Kayıp Cennet ve Dün Meydana Gelen Bir Olayda... (Üstün Akmen) - 10/25/2008
  • Savaş ve Kadın - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 10/25/2008
  • Çocuk Aklını Çalan Hırsızlar (Orhan Aydın) - 10/23/2008
  • Yedi Tepeli Aşk - İstanbul Şehir Tiyatroları (Ayşe Müge Gerdan) - 10/22/2008
  • Kırşehir Ahilik Haftası Kapsamında Tiyatro : Evran (Berkan Karasu) - 10/20/2008
  • İstanbul bir sahne, sahne İstanbul... (Üstün Akmen) - 10/20/2008
  • Çalıkuşu – Tiyatro Kedi (İsmail Can Törtop) - 10/14/2008
  • Tiyatro Z'nin yeni oyunu: Philoctetes Bir Medeniyet Entrikası (Üstün Akmen) - 10/14/2008
  • İşte Ekim... (İbrahim Kırkbulut) - 10/14/2008
  • Tiyatro (Mehmet Çetinkaya) - 10/10/2008
  • Ezilenlerin Tiyatrosu (Ulaş Tuzak) - 10/10/2008
  • Hadi Çaman'ı da Uğurladık (Tuncer Cücenoğlu) - 10/7/2008
  • Nerde Hani? (Nedim Saban) - 10/6/2008
  • Dünyayı Yöneten Hormon: TESTOSTERON (Ahmet Kara) - 10/4/2008
  • Yazdıkları da yaşamı da renkliydi (Doğan Hızlan) - 10/3/2008
  • Hava 1 Ekim Kokuyor! (Ersan Uysal) - 10/3/2008
  • Çelişkiye davetiye… Roma Hamamı - Ankara Sanat Tiyatrosu (İhsan Ata) - 10/3/2008
  • HEM ARAŞTIRMAYIP HEM DE ANLAMAYAN AKADEMİSYENE İKİNCİ CEVABIMDIR! (Kemal Oruç) - 10/3/2008
  • Boğuşan ve boğulan tiyatrocu Hadi Çaman’ın ardından... (Üstün Akmen) - 9/28/2008
  • Televizyon Dizisi Aşk-ı Memnu'da Selçuk Yöntem'in Oyunculuk Gösterisi (Üstün Akmen) - 9/25/2008
  • Kan, Ter ve Gözyaşı (Cüneyt İngiz) - 9/25/2008
  • Hayaller Tiyatrosu (Sinop) - 9/23/2008
  • Tiyatro Sekiz (İzmir) - 9/23/2008


  • Tiyatro Kursu Başlıyor!
    5 Kasım'den itibaren her PERŞEMBE Kadıköy'de!
    Çalışanlara yönelik hobi sınıfı!



    Duyuru Panosu!



    Son Eklenen Tiyatro Oyunları

         Güncel Yazılar

    Yazar olmak ister misiniz?
    Yazar olarak tiyatrodunyasi.com ailesine katılmak, yazılarınızı yüzbinlerce tiyatroseverle paylaşmak isterseniz tiyatrodunyasi@tiyatrodunyasi.com adresine mail gönderebilirsiniz...

    Mail Listemize Üye Olun

         Güncel Haberler
    27 Mart 2021 Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi (Metin Akpınar-Müjdat Gezen)
    TiyatroYoga Atölyesi Başlıyor (Ücretsiz Tanıtım Etkinliği)

    Tiyatro Dünyası'nı takip Edin
     
     |