•  
     


    Tiyatro Dünyası
    Tiyatro Dünyası Bu Sahnede !

     
             Ana sayfa
             Hakkımızda
             Tiyatro Haberleri
             Yazarlar
             Sahne Arkası
             Forum
             Sesli Yayınlar
             Serbest Kürsü

             Eleştiriler
             Polemik
             Makaleler
             Röportajlar
             Sizden Gelenler
             Tiyatro Oyunları
             Tiyatro Grupları
             Tiradlar
             Kaynak
             Tiyatro Tekstleri
             Duyurularınız
             Reklam Verin !
        

    SON EKLENENLER

      Nedim Saban ve Tuncay Özinel Mahkemelik Olmuşlar, Haberiniz Var mı?
      Kalkan – YEŞİLKÖY'deki 3. Köy Seyirlik ve Köy Tiyatroları Buluşması'ndan
      ABD Nesiyle Ünlüdür?
      Tiyatroda Yazarın ve Metnin Değerlendirilmesi
      Emeğime Biraz Saygı İstiyorum
      Süründürelim Kaldıralım Öldürelim Taksim'de Asalım
      Büyük Sultan Katalina - Medeniyetler İttifakı
      Hamam'da Fırtına (Shakespeare) - Tiyatro Grup
      Tiyatrocu, Bestekâr Sadeddin Kaynak'tan Ne Öğrenilebilir?
      Moldova İzlenimlerim - Gagauz'larla 4 Gün…
      İşletmeci Bizi Değil Tiyatroyu İşletsin
      Adayları da Vururlar
      Özel Tiyatro Kim?
      Tek Çıkış Yolu: Aydınlar
      Avrupa Üniversiteleri Tiyatro Şenliği'nden Bir Oyun: Akademi İçin Bir Rapor
      Aşktan da Üstün
      Tiyatro Yaşta Değil Aşktadır
      İşsizler Cennete Gidecek Mi?
      Şeyh Bedrettin Destanı , Vera'nın Şoförü ve Mustafa Ata
      Bir Sihirbazdır Nurullah Tuncer

    Ali Erdoğan


    Arda Aydın


    İsmail Can Törtop


    Melih Anık


    Parkan Özturan


    Nedim Saban


    Rengin Uz


    Yurdagül Yurtseven


    Üstün Akmen

    Tüm Yazarlar

    Yazar olmak için can@tiyatrodunyasi.com adresine mail atınız..

    Tiyatro Dünyası ailesine katılmak
    ister misiniz?

    Son Eklenen Tiyatro Tekstleri
    - Nazlı Sevda
    - Dünya'nın Sonunu Beklerken
    - Anton Çehov'dan Tek Perdelik 9 Oyun
     

     

          Poyrazoğlu'ndan Aşkın Matematik Hesabı: İyi Günde Kötü Günde
    ( Üstün Akmen )
           3/10/2009
     


    Günümüz tiyatrocusu, ekonomik kriz ortamı olsun ya da olmasın, maddi sorunların içinde her daim boğum boğum boğulmakta. Eee, bu durumda doğal olarak da ticari kaygılarla hareket ediyor. Dolayısıyla, tiyatrocularımızın bir bölümü repertuvarlarını yaparlarken genellikle “komedi” türünü yeğliyorlar. Halkımız gülüyor, eğleniyor. Daha doğrusu öyle sanıyorlar. Gel gelelim, kazın ayağı öyle değil! Komedi diye sahnelenen oyunların çoğunun düzeyi tam anlamıyla evlere şenlik. Halkımızı ota çoka güldürtüyorlar. Oynadıkları fars desen fars değil, vodvil desen ilgisi yok, bulvara hiç benzemiyor... Onların komedi adına yaptıkları, bugüne değin konuşma dilimize değil, sadece argomuza katkı sunuyor. Çünkü yaptıklarını argoya dayıyorlar.

    Komedi türü oyunlar seçen tiyatrolar arasında Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu da var. Ancak Ali Poyrazoğlu, adını taşıyan tiyatrosunda daima geçmişle hesaplaşmak üzere komedi tiyatrosu yapmakta. Bu tavrıyla da, olumsuz ortama bir şövalye gibi dayatmakta… Kendi yazmıyor, ama kendi yazmış gibi oluyor. Yurtdışında izlediği, beğendiği yabancı dilde yazılmış “yerli olmayan” eseri alıyor, dilimize çevirdikten sonra yerli yaşama uyduruyor, uyguluyor. Dikkat buyurun, “uyarlıyor” demiyorum. Çünkü o “uyarlamıyor”, “uyguluyor”. Eline aldığı “yabancı” eseri, bilgi birikiminin süzgecinden geçiriyor, hatta adeta damıtıyor. Oyunun içindeki düşünceyi, içinde yaşadığımız toplumun yaşamına uyguluyor. Argoya gerek görmüyor, bayağılığa düşmüyor, sadece sözcüklerle incelikli bir biçimde ve biçem içinde oynuyor.

    Ali Poyrazoğlu, geçen sezon “Tak Tak Takıntı”, “Ben Eskiden Küçüktüm”, “Koçum Benim...” gibi yapımlarıyla çok geniş kitleleri tiyatro sanatıyla buluşturdu. Özellikle “Koçum Benim…”de dere tepe düz gidip doğayı, insanı, dünyayı anlamaya, öğrenmeye, keşfetmeye, değiştirmeye ve yenilemeye dönük bilgilerini seyircisiyle paylaştı. Paylaşmakla kalmadı, izleyicisine “enjekte” etti. Yaşamın sıkıntılarını göğüslemeleri, yalnızlığı yenmeleri amacıyla dopdolu, insanoğlunun yanına ilişti, yerleşti. Dünyadan gelip geçmeyi bir meydan okuma olarak kabullendiğini ilan etti; izleyicisini de yüreklendirdi, kabul ettirdi. Müzik, şiir, resim, kukla, heykel, dans, tiyatro, sinema dediğimiz zaman zaman ayrışan, kimi zaman iç içe geçen dillerde, ama tiyatro formatı içinde güldürürken dersler verdi.

    Ali Poyrazoğlu, bu kere de gitmiş Pierre Palmade-Michel Laroque ikilisinin Fransa’da pek tutulan “Ils se Sont Aimés (Birbirlerini Çok Sevmişlerdi)”sini almış,”uygulamış”. Uygularken adeta baştan yazmış, adını da “İyi Günde Kötü Günde” olarak saptamış. Ortaya tiyatro açısından farklı biçemi olan bir aşk oyunu çıkmış. Konusu açısından aşkı taze tutmanın bilgeliğini seyirciye örneklerken, aşkın da bir matematiği olduğunu, bilmem kaç bilinmeyenli denklemlerin “bilinenler” “bilinmeyenler” diye ayrıştırılması gerektiğini, bu matematiği sökenlerin yaşamlarında başarı üstüne başarı kazanacaklarını vurgulamış.

    Yukarıda değindiğim farklı biçeme değinmek gerekirse, andığım “farklılık” esasında usta birer stand-up’cı da olduklarını öğrendiğim Pierre Palmade-Michel Laroque ikilisinin tiyatroyu psikolojik değil, plastik ve fiziksel görmesinden kaynaklanmakta. İkilinin “Le Divorce” ve “Nicole Me Quitte” başlıklı oyunlarını da videodan izlediğim için, bu saptamamı rahatlıkla söyleyebiliyorum. Ali Poyrazoğlu’nun “uygulama”sındaysa tiyatronun fiziksel dili, sözcüklerin diliyle aynı psikolojik çözümlemelere ulaştırılıyor. Ali Poyrazoğlu, Pierre Palmade-Michel Laroque ikilisinin yorumunun dışına taşıp; kalıplaşan mantığın yanı sıra, akıl yürütmeden varılan sonucun düşünceyi sığlaştıracağını savlıyor. Düşünce alanımızın, kendini tekrar etmenin dışına çıkamadığından yakınıyor. Dünyadaki örnekleriyle ilgisi olmayan oyundaki Leyla ile Savaş karakterlerini sıradanlaştırmıyor, toplumumuzdaki yepyeni birer gerçeklik olarak önümüze çıkartıyor. Bunları yaparken de, araya müzik sıkıştırıyor. Perdeyi, sözleri Sadık Şendil’e (1913–1986), bestesi Teoman Alpay’a (1932–2005) ait olan bir şarkıyla açıyor, aynı şarkıyla kapatıyor. Aristokrat bir ailenin güzel kızı Pola ile fakir besteci Hüber Gran’ın 1770 yılında Paris’te yaşadıkları aşk öyküsünün anlatıldığı Kerime Nadir’e ait olan bir romanın, 1970 yılında sinemada iki yüzyıl sonrasının İstanbul’una Orhan Aksoy tarafından uyarlanmış filminde Esin Engin (1945–1997) tarafından seslendirilen şarkıyı “kanaviçe” olarak kullanıyor. Filmde, Akıncılar Orkestrası’nın piyanisti Fikret’in (Kartal Tibet), yaşlı gözlerle Selda’ya (Hülya Koçyiğit) bakarak söylediği, bir döneme damgasını vurmuş ve ağızlarda sakız olmuş olan (Esin Engin’in sesinden) banttan gelen şarkısına eşlik ederek Şendil’in, Alpay’ın ve Engin’in üzerlerine ışıklar yağdırıyor. “Bana kollarını uzatsan biraz/Sana kul olurum, seven ne yapmaz/Gel öldür, bu ömür böyle tükensin/Sana bin can feda, seven ne yapmaz//Bu gönül, uğruna neye katlanmaz/Öl desen ölürüm, seven ne yapmaz/Gel öldür, bu ömür böyle tükensin/Sana bin can feda, seven ne yapmaz” diye “terennüm” ederek, üç sanatçının üzerlerine ışık yağdırmakla yetinmeyip, seven insanın neler yapabileceğini bir de müzik yolu ve vücut diliyle anlatıyor. Seven insan, en azından can yakmaz demeye getiriyor. Seven, sevdiği için ne kadar kötü düşünürse düşünsün, ne duyumsarsa duyumsasın sevdiğinin canını yakmaz diyor. Yalan söyleyemez diyor, aldatamaz diyor, sevdiğini üzemez diyor.

    Özdemir Çiftçioğlu, Ali Poyrazoğlu’nun baştan yapılandırdığı metne uygun bir sahne düzeni kurmuş. Sanal defter, sanal kalem, sanal bardak ile seyircinin zihinsel bir yolculuğa çıkmasını sağlamış. “Yaşam göreceli, ama hayaller hiç de öyle değil” iletisini pek güzel yansıtmış. Tekil kalmış çokluğun altını iyi çizmiş. Dekor tasarımına imza atan Ali Yenel, iki sandalye ve René Magritte’den (1898–1967) görünenin dışındaki anlatımsal kullanıma örnek üç röprodüksiyonla işi çözmüş. Sanatçının “La trahison des Images (İmgelerin İhaneti)” başlıklı çalışmasında tütün dükkânı reklâmı gibi algılanan pipo resminin altına "Bu bir pipo değildir (Ceci n'est pas une pipe)” yazmasını örnek alarak, maske takılmış iki elma tablosunun altına “Bu bir dekor değildir” diye yazarak, Leyla-Savaş karakterlerinin çelişkisini simgelemiş. Kimin yaptığını bilemediğim ışık tasarımıysa, sadece aydınlatma ve renklendirme amaçlı kullanılmış. Neyse ki, yanılsamalara geçit vermemesiyle oyunu bozmamış.

    Duygu paleti çok yüksek usta oyuncu Nilgün Belgün, Leyla’nın seyirciyle olan iletişimini çok iyi sağlıyor. Nilgün Belgün, oyuncunun büründüğü karakterin ancak kendi, biricik duygularıyla denetlenebileceğinin ya da yaşanabileceğinin olumlu bir örneğini vermekte. Ali Poyrazoğlu, içindeki istek öğesini heyecanlanmak eyleminden gene başarıyla ayrıştırıyor. İkinci Perdede, Savaş’ın Leyla’yı gece yarısı telefonla aradığı tabloda, oyuncu iradesinin ve duygularının görünmez ışımaları aracılığıyla yapılan dolaysız sohbetin karşı konulmazlığını, bulaşıcılığını ve gücünü örnekliyor. Sessizken ya da devinimsizken, karanlıkta ya da ışık altında, bilinçli ya da bilinçsizce coşkularının ışımalarını ortaya cömertçe döküyor. Savaş karakterini hem bütünsel, hem derin, hem de eksiksiz değerlendirirken, fiziksel olarak da doğrusu mükemmel biçimlendiriyor.

    Haaa… “İyi Günde Kötü Günde”yi sadece iyi kotarılmış bir komedi olarak belleyip seyretmeye gitmemeniniz gerekiyor. Benden söylemesi: “İyi Günde Kötü Günde”, her şeyden önce iki önemli oyuncunun resitali olarak izlenmeyi, gözlemlenmeyi ve alkışlanmayı hak ediyor.

    (Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu - Abide-i Hürriyet Caddesi, Arzu Pasajı, No:227 Şişli / Telefon: 0212 231 21 00)

    Üstün Akmen
    Evrensel Gazetesi

    Yazarın Tüm Yazıları

    Bu Yazıyı TAVSİYE ET!


    Yorumlar

    barcan

    12/4/2009 

    Emeğine sağlık ama şunu yapmayın ltfn bi tiyatro içinde bu kdr uzun yazılmazki=)

     

    meltem özdemir

    2/22/2010 

    iyi günde kötü günde tiyatro oyunundan başka her şeye benziyor,bu oyunu seyrettiğim için utanç duydum rezaletten başka bir şey değil,sunturlu küfürler ve seviyesiz espriler,yazık çok yazık...

     

    kemal

    4/12/2010 

    Ali Poyrazoğlu’ nun seyirciye karşı sarfettiği küfürleri ve yaptığı ahlaksız hareketlerin tamamını kendisine iade ediyorum.

     

    sevda

    6/9/2010 

    ben oyunu ankara çayyolu devlet tiyatrosunda izlemiştim oldukça da keyifle izledim. dekorun özensiz olması ve oyunun2 kişi ile sınırlandırılması dışında bir sorun yoktu oyunculuk ve oyun içeriği güzeldi hatta metni elde etmenın yollarını arıyordum bu konuda yardıma ihtiyacım var....

     


    YORUM YAZ
    Adınız :

    İsim Yazılmamış Yorumlar Onaylanmayacaktır !

    yorumunuz

    En çok okunan 40 Yazı

    - KONSERVATUAR SINAVLARI HAKKINDA SIKÇA SORULAN SORULAR
    - Konservatuara Hazırlık
    - Röportaj : Bennu Yıldırımlar
    - KADIKÖY'ÜN HALDUN TANER'İNE BİR DAMLA GÖZYAŞI
    - YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ (Çalgılı, Şarkılı Oyun) - İstanbul Şehir Tiyatroları
    - Tiyatro Yüzleşme ile Söyleşi
    - İsa Karslı'dan Konservatuar Adaylarına Bilgiler
    - Sermiyan Midyat Söyleşisi
    - Müjdat Gezen'den: MUSTAFAM KEMALİM
    - Keşanlı Ali Destanı
    - Üç Kızkardeş - İstanbul Şehir Tiyatroları
    - TİYATRO YAPMAK
    - Röportaj : Nejat İşler
    - KAÇ BABA KAÇ - Sadri Alışık Tiyatrosu
    - Oyunun Oyunu - Yasemin Yalçın Tiyatrosu
    - Tekrar Çal Sam – İstanbul Şehir Tiyatroları
    - Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu ve Çeşme’nin Anfi(!) Tiyatrosu…
    - 9 AY sON GÜN - Tiyatro Oyunbozan
    - Bülent Emin YARAR - Söyleşi
    - Bernarda Alba'nın Evi - İstanbul Şehir Tiyatroları
    - Kürklü Merkür - Tiyatro Dot
    - Tek Kişilik Şehir - Ankara Devlet Tiyatrosu
    - Kuva-i Milliye Kadınları - Konya Devlet Tiyatrosu
    - Leonce ile Lena: Entelektüel Atraksiyon - Festivallik Oyun
    - Oyun Atölyesi - Testosteron: Soytarılar Panayırı
    - Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler - Oyun Atölyesi
    - KONSERVATUVAR EĞİTİMİ ŞART MI?
    - OYUN YAZMA TEKNİĞİ
    - HARCANAN BİR ÇEHOV OYUNU: ÜÇ KIZ KARDEŞ
    - Şehir Tiyatroları Ticketturk'e Teslim mi Edildi?
    - Haldun Dormen Söyleşisi
    - Ben Artist Olmak İstiyorum - Bursa Devlet Tiyatrosu
    - “YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ” OYUNU ÜZERİNE BİR ELEŞTİRİ DENEMESİ !
    - Genco Erkal’ın bu oyununu izlemek, aydınlığa ibadettir: Sivas’93
    - Koca Bir Aşk Çığlığı - Aysa Prodüksiyon
    - Altı Haftada Altı Dans Dersi: Sıcacık bir dostluk öyküsü
    - Çılgın Dünya
    - Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye Oyun Eleştirisi ve Naşit Özcan Röportajı
    - KANTOCU - İBB Şehir Tiyatroları
    - AKLIN AŞKLA ÖRTÜLMESİNİN ESKİMEYEN ÖYKÜSÜ: “LEYLA İLE MECNUN”
      Sonraki ve Önceki Yazılar

    - Konak Gençlik Tiyatrosu
    - Tiyatro Neden Güzeldir?
    - Azerbaycan Üç Nokta Gazetesi Köşe Yazarı Prod. Dr. Vagıf İbrahimoğlu'ndan Türk Dünyasına Sesleniş
    - Gençlerin Tiyatro İhtiyacı ve Mücadelesi
    - Sıradışı Yazarın Sıradanlığı: Troyalı Kadınlar ve Dünyalar Savaşı
    - Tek Kişilik Şehir - Ankara Devlet Tiyatrosu
    - Susmayın...
    - Finansman Canavarı
    - Şafak Türküsü
    - İletişimsizlik Düşanının Bilinmez ve Görünmez Rengi: Bayrak
    - Azerbaycan -Oyun- Çocuk Tiyatrosu Dünya Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Günü Kutlaması
    - Türkiye Tiyatrolar Birliği Dünya Tiyatro Günü Bildirisi
    - Kabaret - İstanbul Şehir Tiyatroları
    - 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi (Yılmaz Onay - Nâzım Hikmet Kültür Merkezi)
    - Aşkı Yaşamak İçin Zaman Asla Geç Değildir: Bana Bunu Yapma
    - Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi (Nedret Güvenç)
    - Trabzon Devlet Tiyatrosu'ndan Beklenen Oyun: Rumuz Goncagül
    - Bursa Şehir Tiyatrosu'nda Deli İbrahim Oyunu
    - Marx’ın Dönüşü – Dostlar Tiyatrosu
    - Yeni Bir 27 Mart...
    - Eskişehir Günlükleri - Kendi Gök Kubbemiz
    - Böyle Sansür Görülmedi! - 2009 Sansür Yılı
    - Yeşim Özsoy Gülan'ın Sessizleştirilen Topluma Tepkisi: Noter
    - 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde HADİ ÇAMAN'A MEKTUP
    - 27 Mart 2009 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi - Augusto Boal
    - Yakın Doğu Üniversitesi, 27 Mart Dünya Tiyatro Bildirisi
    - Tiyatroyu da Tiyatrocuları da Seviyorum
    - Dünya Tiyatro Günü
    - 27 Mart 2009 - AKM Önündeki Konuşma Metni
    - Dünya Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Uluslararası Bildirisi
    - Marx’ın Dönüşü – Dostlar Tiyatrosu
    - Yaban Ördeği ve İbsen Üzerine Kısa Bir İnceleme
    - Tiyatro Cef'in İlk Oyunu, İlerisi İçin Umut Vermiyor: Letafet
    - Yalancılar Koğuşu (4-7 kişilik oyun)
    - 6. Koğuş - Adana Devlet Tiyatrosu
    - Geç Kalmış Değilsiniz
    - Nazım Hikmet'in Sırtından Para Kazanılır Mı, Oy Mu Çalınır?
    - Yaşamın Sesi
    - Kırmızı Pazartesi
    - Padişahın Dadısı Korku Olunca Başına Neler Gelir: Deli İbrahim
     


     

     

    Popüler Tiyatro Oyunları
    Lüküs Hayat
    İstanbul Efendisi
    Aşk Sözleri
    Basit Bir Ev Kazası
    Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
    Kibarlık Budalası
    Üç Kızkardeş
    72. Koğuş
    Kaygan Zemin
    39 Basamak

    Merak Edilen Tiyatro Oyunları
    Kibarlık Budalası
    Üç Kızkardeş
    Basit Bir Ev Kazası
    Baş Belası
    Lüküs Hayat
    Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
    39 Basamak
    Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler
    İstanbul Efendisi
    Tatlı Kuş (Çocuk Oyunu)

    Son Eklenen Tiyatro Oyunları
    Devr-i İstanbul
    Leyla'nın Evi
    Çelik Manolyalar
    Sokağa Çıkma Yasağı
    Gül'e Ağıt
    Dava
    İstanbul Hatırası
    Yüzleşme
    Elbiseler Fora
    Cerb (Deney)

    Popüler Sanatçılar
    Hayran Olunan Sanatçılar

    Popüler Tiyatro Grupları

    İstanbul Şehir Tiyatroları
    Oyun Atölyesi
    İstanbul Devlet Tiyatrosu
    Tiyatrokare
    Tiyatro Kedi
    Bakırköy Belediye Tiyatroları
    Kent Oyuncuları
    Semaver Kumpanya
    Altıdan Sonra Tiyatro
    Tiyatro Oyunbozan
    Sadri Alışık Tiyatrosu
    DOT
    Dostlar Tiyatrosu

    Sesli Yayınlar
    Metin Serezli Söyleşisi
    Hakan Gerçek Söyleşisi
    Sevinç Erbulak Söyleşisi
    Livane Kültür Güncesi-Tiyatro Sohbetleri 2
    Nedim Saban Söyleşisi
    Tüm Yayınlar

    Google Groups
    Tiyatro Dünyası
    e-posta grubuna üye olun

    e-posta:
                           

    Grup Sayfasını ziyaret edin


    Tüm Tiyatroların
    Oyun Programları

     
       
    Linkler
    Mail Grubumuza Siz de Üye Olun !!

    Tiyatro Dünyası'nı ayda yaklaşık
    180.000 farklı kişi
    ziyaret ediyor
    ve 500.000'den fazla sayfayı inceliyor!

     
    www.tiyatrodunyasi.com sitesinde yayınlanan tüm yazılar tamamen yazarların kendi görüşlerini yansıtmaktadır.
    Yazıların hiçbir bölümü tiyatrodunyasi.com'un ve site editörlerinin görüşleri olarak değerlendirilemez...
    Yazıların içeriğine ait doğacak tüm yasal yükümlülükler yazara aittir.
     
     
     Tiyatro domain Webmasterim.Com
    Çok Arananlar    ..