Müsahipzade, Sivas Devlet Tiyatrosu'nda: İstanbul Efendisi
Müsahipzade Celâl’in (1868–1959) 1913 yılında yazdığı, ilk kez 1917’de oynanan “İstanbul Efendisi” başlıklı oyununu Sivas Devlet Tiyatrosu yapımı olarak izledim.
Müsahipzade Celâl’in (1868–1959) 1913 yılında yazdığı, ilk kez 1917’de oynanan “İstanbul Efendisi” başlıklı oyununu Sivas Devlet Tiyatrosu yapımı olarak izledim.
Ankara Devlet Tiyatrosu Kenan Işık’ın Şeyh Galip’in (1757-1798) Hüsn-ü Aşk adlı yapıtından yola çıkarak yazdığı Aşk Hastası adlı oyunu sahnelemeye devam ediyor.
1952 yılında Besni’de doğdum.
Arif Arı ,
Uluslararası ünlü grafik tasarım sanatçımız Bülent Erkmen, bana öyle geliyor ki zaman zaman mesleğinden sıkılıyor kendini uçuk kaçık işlerle tatmin ediyor.
Bilgesu Erenus'un Arka Bahçesi'ne misafir oldum bu yağmurlu İstanbul gününde..
Modern tiyatronun kurucularından biri sayılan Norveçli oyun yazarı Henrik İbsen’in kaleme aldığı “Hedda Gabler”in ilk gösterimi geçtiğimiz yıl nisan ayında gerçekleştirilmesine karşın henüz izleme şansı buldum.
Adam marketin derin dondurucularından bulup çıkardığı gıda maddeleriyle kasaya geldi hızla bantın üstüne koydu, kasiyer kız aynı hızla bipleyip barkotlarını ödeyeceği miktarı söyledi.
Sırlar mıdır insanı yaşatan, sırlar mıdır insanı öldüren?
Bir arkadaşın işgüzar tabirinden yola çıkarak sorarsak; “Şehr-i Ankara’da, Ekim ayının 2’sinden Kasım ayının 21’ine kadarki elli günde 15 oyun izlerse bir insan ‘tiyatro zehirlenmesi’ yaşar mı ?
1990’ların tam da başı...Soğuk , çok soğuk bir Ankara ayazı...
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu geçtiğimiz günlerde 16. sezonunu Kral Lear oyunu ile açtı.
“Hedda Gabler”, dünya tiyatrosunun önemli yazarlarından Norveçli Henrik Ibsen (1829-1906)’in 19. yüzyılın sonunda yazdığı bir anti-kahraman oyunu.
Bir gala neden 18.30’da yapılır?
Sokağın bir ucunda Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu’nda bir gala vardı. Ama , bu kez sokağın öteki ucundaki, CRR’deki Huzur Sokağı galasına gitmeyi seçtim.
Tiyatro dünyası çok değerli bir sanatçısını kaybetti, Mücap Ofluoğlu'nu...
Deniz, güneş, yüzmek, kitap okumak….Yeniden deniz, güneş, yüzmek…Bir süredir Bodrum Gündoğan’dayım.
Geçen gün, 70 yaşıma girdiğim gecenin sabahında, Cem Karaca’nın bir şarkısı dilime dolandı: “Ben suyumu kazandım da içtim/Ekmeğimi böldüm de yedim”.
''Hah hah haay Aksaray'' bu cümle sizin için bir şey ifade etmediyse, Şark Dişçisi'ni izlemediniz ve çook şey kaçırdınız demektir...
Çok kısa yazacağım. 2 ayı geçti Şehir Tiyatroları yönetmeliği Belediye Meclisi kararıyla yürürlüğe gireli. Bu 2 ay boyunca neler neler oldu. Eylemler, gösteriler, açıklamalar, bildiriler; yorulduk. Ama bu yorgunluk kabul etmeyecek kadar mühim ve hassas meseleye nasıl yaklaşmamız gerektiğini bulduk, ki daha da mühimi bu. Zaman içinde tüm yapılacaklar paylaşılacak.
Anma programından sonra izlediğimiz “Şakayla Söyler Haldun Taner” oyunundan iki bölüm; oyunculuk ve oyunu güne getirmedeki kurgulama açısından çok başarılıydı.
Tevfik Yalçın ,
Evet şimdi yönetmenlik yönünüze gelelim. Sizin Yönetmenlik etkinliğiniz iki farlı döneme ayrılıyor. Birincisi 1897-1906 arası ikinci dönem ise bundan sonrasını kapsıyor değil mi?
Ülkemizde Haldun Taner’in kurduğu kabare geleneğini 10 yıldan beri sürdüren Ali Erdoğan, Kabare Dev Aynası’nda, usta yazarın Vatan Kurtaran Şaban ve Gözlerimi Yaparım Vazifemi Yaparım oyunlarından çarpıcı bölümleri sahneye getiriyor.