İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Makaleler

Tiyatro

Mehmet Çetinkaya ,


Gülerken ağlamaktır tiyatro, yada ağlarken gülmek, daha doğrusu gülebilmek...
İçinde sakladığın bir avuç közü söndürüp;
küllerinden yaptığın dev kuleleri gösterirsin sahnede...
Evet "bir avuç köz ve dev kuleler
." Ne kadar orantısız değil mi?
Değil!
"Ne Yaşanmışsa" değildir mantık!
Her zaman "Ne bırakmışsa" üzerine kuruludur temel.
Yaşanan duygulardan çok etkisi yazdırır insana.
Herkes sever, ayrılır, kavuşur yada kaybeder...
Ama herkes aynı yoğunlukta değil!
Zira yazar olurdu; her köşe başı aşığı yada babasını, sevgilisini her kaybeden...
Bir baş kaldırıştır bu!
boynunun üstüne üstüne bastırıp ayaklarıyla ezip geçenlere karşı!
Sancılarını bastımak için alırsın kalemi eline; Bitmek bilmeyen geceler boyu süren sancılar...
Hasret, sevgi, beklemek yada korku geccelerinin ürünü...
Mizahi bir dille yazılanların altında ne kalem darbeleri vardır; bilmeyen bilmez!
Maskenin arkasını gör(e)meyen anlayamaz!
Beyaz gömleğe dökülmüş mürekkebi temizlemek içindir tiyatro.
Petrole bulanmış bir denizde yaşam savaşı veren fok balığı hikayesine benzer...
Tüm acı olayların bir mizahi yanını yakalama sanatı da denebilir...
ölümün bile dalgasını tutar. Çünkü yaşamak daha ciddidir, ölümden.
Ama nedendir bilinmez; yaşarken sevinilir gülünür, ölünce ise ağlanır ve üzülünür...
Oysa yaşamak borca girmek değil midir?
Kasa defterinin kapanması bir nevi...
İnsan borcunu ödeyince yada hesabı kapatınca üzülür mü?
Sonuçta geldiğimiz yere, toprağa dönüyoruz!
Hangimiz bakiyiz ki bu fani dünyada?
Üzülmek niye ki, sonunda Yaradan'a varınca?
Ama konu yaşamla ölüm arasındaki o kısa çizgi ise, en gerekli şeydir tiyatro!
Zira nerden biklecektik yada hissedecektik ki o yaşamadığımız, tatmadığımız duyguları...
Tiyatro yaşamaktır!
Yada yaşadığının farkına varmak!
Hatırlamak...
Dedim ya en başta;
Gülerken ağlamak yada ağlarken gülmek, daha doğrusu gülebilmek TİYATRO!...
Sahneniz şen olsun...
Mehmet Çetinkaya
mehcetinkaya@gmail.com
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Mehmet Çetinkaya imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Sizden Gelenler

Geç Kalmış Değilsiniz

Yaşınız gelmişse 30’a yada 40’a… ki bir çoğunuz aslında 20’sinde 19’unda; geç kalmış değilsiniz. Benden söylemesi. Sahnenin her yaştaki oyuncuya ihtiyacı var. Oyunculuk için güzellik, çirkinlik, yaşlılık, gençlik önemli değildir. Çünkü tiyatro “insanı insana insan yoluyla anlatma sanatıdır.” Demiyor muyuz her zaman? Ve tüm insanlar fabrikasyon gibi belli yaşta değildir biliyorsunuz.

Polemik

Finansman Canavarı

Bu yazı, makale ya da denemeyi (kim ne diye adlandırıyor bilmiyorum) “Sahne Senin İstanbul...( Orhan Aydın )” yazısından sonra yazmak geldi içimden. 5 aydır İstanbul’daydım, Yeni döndüm Güneydoğu’ya… Hakikaten de her tiyatro sahnesi, (büyük küçük demeden, hangisine gittiysem) hepsinin sorunu, sıkıntısı aynı… FİNANSMAN”