İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Makaleler

Meektuup Vaaaaar!

Yurdagül Yurtseven ,


Mektup… Ne tuhaf… Eskiden rengârenk zarflar vardı… Yazacağın içeriğe göre zarfın rengi seçilirdi… Sonra “pul sağa mı yoksa sola mı yapıştırılacaktı?” “Aman posta kodunu yaz yoksa ulaşmaz adrese...” gibi telâşeler yaşanırdı.
Nasılsın? İyi misin? İyi olmanı ulu tanrıdan dilerim.
Sanki dileğin yazdığın anda gerçekleşecekmiş gibi…
Sende beni soracak olursan…
Diye devam eden, karşı tarafın sormasından emin olunan bir cümleyle mektup gelişme bölümüne geçerdi.
Sonraysa, selam eder gözlerinden, ellerinden, yanağından, du...
Neyse, öpülürdü bir yerlerden harfler aracılığıyla…
Artık her şey elektronik postayla…
Daha çabuk ulaşıyor ve eminsiniz ulaştığından…
Çok daha basit fakat sıradan sanki…
Belki de kalıcı olmamasından…
Ne kadarda hoşunuza giden mektubu alsanız da taslaklara…
Bir süre sonra siliyorsunuz dalgınlıkla…
Kim bilir hâlâ, sararmış, bir köşesi yanmış, ya da kâğıdın tam orta yerinde sigara külünden delinmiş kaç mektup vardır raflarda, kitap aralarında… Ha bir de kâğıda iliştirilmiş ve mektubun özeti gibi duran fotoğraflar vardı… Bazen de şiirlerle ve çizilmiş figürlerle süslenmiş mektuplar…
Gittiğim özel bir sergide Nazım ustanın Vera’ya, Piraye’ye ve arkadaşlarına yazdığı şiirsel mektuplarındaki satırların aralarına ve paragrafların köşelerine sıkıştırdığı, güvercin, güneş figürlerinin bolca olduğu, kimi yerlerinde mavi mürekkebin aktığı mektuplar gözümün önüne geldi bir an…
Bilgisayar odaklı mektuplar yazıldığından beri hiç meyilimiz kalmamış insan odaklı mail yazmaya…
İnsan odaklı derken parmakların kâğıda dokunduğu, gözyaşının ıslattığı, dilin pulu yaladığı… Bundandır kastım…
Kalemlerin artık tükenmesine gerek yok, zira on parmağın tükendiğinden beri zaten tükenmez oldu kalemler…
En sevdiğim Metin Altıok betimlemesidir “kiracı acılar” ve “kalabalık umutlar”…
Yananlar bilir.
Önemli olan duyguların bitmemesi…
Kiracı acıların ve kalabalık umutların mektuplarda tükenmemesi…
Kısa ve öz yazmayı severim…
Bu nedenle, yüreğinize selam eder, büyüklerimin öperim zaman zaman kalem tutan, zaman zaman mouse tutan ellerinden…
Küçüklerimin de öperim okuyan gözlerinden…
Alkışlarımla,
Yurdagül Yurtseven
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Yurdagül Yurtseven imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Makaleler

Sanat Direnmektir

Birkaç yıl önce kendisiyle Afife Jale Ödül Töreni'nde tanışmıştım çok iyi bir oyuncu olmasının yanında iyi bir eş ve aile babasıdır Levent Üzümcü.

Makaleler

AKM SENİN SESİN

29 Mayıs 1946 yılında yapımına başlanmış, 12 Nisan 1969 yılında ilk açılışı yapılmış..

Eleştiriler

Bir Delinin Hatıra Defteri - Genco Erkal

28 Kasım günü bir arkadaşımın daveti üzerine; Genco Erkal'ın ilk kez 1965 yılında Ankara Sanat Tiyatrosu'nda 27 yaşındayken tek kişilik olarak sahnelediğ Nikolay Gogol imzalı "Bir Delinin Hatıra…