Doğru Yerde miyiz?
Tiyatro sanatı ve diğer sahne sanatlarıyla ilgili her yazı ya da düşünceyi mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyorum. Kimi zaman karmaşık, kimi zaman gayet net; üzerine günler hatta haftalarca tartışılabilecek bir çok yazı çeşitli mecralara düşüyor ve ilgi düzeyine göre bunları değerlendirme fırsatı buluyorum. Oynanan oyunlar, verilen ödüller, tutuşulan kavgalar, yapılan her tür iş önüme bir şekilde yazıya dökülmüş haliyle geliveriyor ve bunları okuyorum.
Buraya kadar herşey güzel; fakat buradan sonrası hem kafa karıştırıcı ve yorucu, hem de konunun dahilinde olmayan insanlar açısından ilgi çekmekten çok uzak.
Çeşitli zamanlarda, çeşitli internet sitelerinde yazı yazmakla yükümlü kılındığını düşünen kişilerin, bu ortamları tamamen kendi şahsi fikirlerini - biraz da ortam bulandırmak ve istediklerini elde etmek için – paylaşmaya yönelik kullanması beni endişelendirmiyor değil. Çünkü kişiler ve kurumlar ürettikleri işler ve sanata katkıları kadar varolabilir. Yani sadece magazinel bir kaç satıra (o da belki) malzeme olabilecek kişisel düşünceler, hem tiyatrolara, hem de tiyatro sanatına hiç bir katkı sağlamaz. Sağlayamaz. Sadece bu işle ilgilenen, bu yazıları okumaktan başka elinden hiç bir şey gelmeyen insanları bu ortamdan biraz daha uzaklaştırır.
Tiyatrodünyası sitesinde ve daha bir çok yerde ele alınan bu konulara tek tek değinmenin bir anlamı olacağını sanmıyorum. Ama kırgınlıkların, küslüklerin ve polemiklerin taşınmaması gereken yerlere taşındığını üzülerek görüyorum. Okuduklarım, beni bile çok fazla ilgilendirmezken, düşünün, kaç tane bu işle alakasız insanı ilgilendirebilir? Yazılan yazıların kurumlara ya da yöneticilerine zarar vermek için şekillendirildiğini düşündürmez mi? Kişilerin yaralarını sarmak adına yapılanlar, başka yerlere de yaralar açmaz mı? Tabi en önemlisi, kişiler bu şekilde sardıklarını sandıkları yaralarını daha da derinleştirmezler mi?
Tartışmaların toplandığı adresler çok doğru görünmüyor. Fikirleri paylaşmak açısından doğru adresler, kişisel ya da kurumsal polemiklerin yanlış adresleri oluveriyor bir anda.
O sebepten, yapıcı fikirlere daima açık mecraları, bunu becerebilenlere bırakmak en doğrusu olacaktır. Tartışmalara ve gerekirse kavgalara ise karşılıklı, yüz yüze
devam etmek zaruri olmuştur.
Hep savunduğum şeyi tekrarlamak istiyorum. Yapıcı ve yeniden aynaya döndürebilecek her fikrin, her düşüncenin sonuna kadar arkasındayım. Yıkıcı olmanınsa ne hedef alınana ne de sahibine hiç bir katkı sağlayamayacağını biliyorum
Sevgilerimle...
Arda Aydın