İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Polemik

Devlet Tiyatrosu'nda Neler Oluyor?

Adnan Tönel ,


Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tarafından, bu yıl 5.si düzenlenecek olan ‘Küçük Hanımlar Küçük Beyler Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali’ne katılmak isteyen gruplardan bazıları nedensizce festival dışı bırakılmaya başlandı. Adı üstünde, ‘yarışma’ değil, ‘festival’ olan bir şenliğin hangi zihniyetin seçiciliğinde yürütüldüğü ve belirleyici olabildiği konusu acilen tartışılmalı bana kalırsa.
Bu anlamsız uygulamanın ilk mağduru Tiyatro BeReZe ‘Ama Bana Lazım!’ adlı oyunlarıyla, mart ayı başında sözlü olarak davet edilir festivale. 10 Mart günü kendilerinden istenen dokümanları festival komitesine teslim ederler, hatta hangi sahnede oynayacaklarıyla ilgili birisi kendilerinden bilgi alır. 23 Mart günü, festival komitesi temsilcisi ile yapılan bir sohbet sırasında, festival programından çıkartıldıklarını sözlü olarak öğrenirler. Programdan çıkartılma gerekçelerini sorduklarında ise;
1. Oyunun ve tiyatronun amatör bulunduğu, Devlet Tiyatrosu’nun yerli oyunlar yerine yabancı oyunlara yönelerek festivalin çıtasını yükseltme amacı güttüğünü, ve Festival bütçesinde kısıtlamaya gidildiğini tesadüfen öğrenmiş bulunurlar.
Bu gerekçeler üzerine, Tiyatro BeReZe Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne mektup gönderir ve şu gerçekleri seçici kurulun görmesini ister. İşte o mektupla anlatılan, DT’nin gerekçelerini çürüten maddeler;
1. Tiyatro BeReZe’nin kurucuları tiyatro bölümü mezunudur. Ayrıca, tiyatromuzda oyuncu, müzisyen, kostüm tasarımcısı, ışık tasarımcısı, afiş tasarımcısı olarak görev yapan herkes kendi alanlarında akademik eğitim almış ya da almakta olan kişilerdir. Dahası, tiyatromuzun kurucularından olan, Tiyatro BeReZe’nin oyunlarında yazar, yönetmen ve oyuncu olarak görev yapmakta olan Elif Temuçin ve Erkan Uyanıksoy Ankara Üniversitesi Tiyatro Bölümü Çocuk Tiyatrosu Oyun-Tiyatro-Drama Yüksek Lisans Programı’ndan mezundurlar ve çocuk tiyatrosu alanında yıllardır akademik ve profesyonel araştırmaların ve çalışmaların içinde yer almışlardır. Diğer yandan, biz festival programından çıkarılmış olmamızı tesadüfen, bir sohbet sırasında, gayriresmi bir şekilde öğrenmek yerine, daha profesyonel bir yaklaşımla öğrenmeyi yeğlerdik.
2. Bilinmektedir ki, uluslararası festivaller, nitelikli oyunların seyirciye sunulduğu, farklı kültürlerden ve farklı alanlardan sanatçıların bir araya getirildiği bir platform olarak, hem seyirciler hem de katılımcılar için oldukça değerli ve önemlidir. Fakat uluslararası bir festivalin yapılış amacı nedir? Üstelik bu festival bir de çocuk tiyatrosu festivaliyse? Amaç ülkenin çocuk tiyatrosu alanındaki gelişimine katkıda bulunmak mıdır, yoksa festivali gerçekleştiren kurumun prestijini artırmak mıdır? Uluslararası bir tiyatro festivalinin esas amaçlarından biri, farklı ülkelerden sunulan farklı oyunlarla, çeşitli kültürlerin bir nevi ‘buluşma’ yaşamasına olanak tanımak değil midir? Bu noktada kendi tarafımızı yok sayarak nasıl bir buluşma ortamı sağlayabiliriz ki? ‘Küçük Hanımlar Küçük Beyler Festivali’ özelinde ele alırsak, zaten ülkemizde -maalesef- çocuk tiyatrosuna gönül vermiş ve bu alanda akademik eğitim almış kişi sayısı bildiğiniz üzere oldukça azdır. Bu az sayıda insanın çabaları ve üretimleri de görmezden gelinirse, yapılan festival amacından şaşmış olmaz mı?
3. Devlet Tiyatrosu zaten ilgili festivale katılan hiç bir yerli topluluğa ödeme yapmamaktadır. Ayrıca Tiyatro BeReZe Ankara’da ikamet eden bir topluluktur.
Yaşanan bu olay, Türkiye’de festivallere katılacak grupların şu gerçeği öğrenmelerine neden olur umarız. Eğer bir festivale ‘sözlü davet’ aldıysanız bir kere daha düşünün! Çünkü artık sözün değil senedin bir kıymeti var kimilerine göre(!) Bu konuda Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin’in oyunun iptal gerekçesini bir basın toplantısıyla izah etmesi gerekecek sanırım. Şöyle ki komite hangi kriterler dahilinde oyunları değerlendiriyor ve elemeye tabi tutuyor. Genelde eş-dost muhabbetine dayalı grup seçimi ya da rant-çıkar ilişkilerine göre şekillenen birçok festival olduğu için, özelde tiyatro BeReZe’yi , genelde yenilikçi, muhalif, alternatif çalışmaları görmezden gelmeye çalışan resmi-bürokratik kurumların tutumu mu yoksa bu uygulama? Çünkü DT’den bir açıklama gelmezse, bu uygulamayla, sadece Tiyatro BeReZe özelinde değil, Türkiye Halkı içerisinde nitelikli çocuk tiyatrosu yapan ve bu yolda özverili çalışmalarını sürdüren diğer tiyatro ekiplerinin de yok sayılmasına neden olabilir.
Adnan Tönel
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Adnan Tönel imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Makaleler

Üniversite Tiyatro Hocaları Tercih Yapmak Zorunda Kalacak

Geçen ay dillendirilen bir taslağa göre YÖK Kanunu’nda yapılacak değişikler ile Konservatuvar ve Güzel Sanatlar fakültelerindeki akademik sistemle ilgili devrim gibi kararlar alındı. YÖK, haftada bir kez bu kurumlara uğrayıp düzenli maaş alan kimi öğretim üyelerine “dur“ demeye hazırlanıyor…

Polemik

Brecht şarkılarını, Mardin’de neden okumadınız?

Geçen hafta Mardin’de yaşanan acı olayın üzerinden oluşan gündeme çeşitli kesimlerden tepkiler devam ediyor. Ancak bunlardan en çelişkili olanı tiyatro disiplininden geleniydi. Güneydoğu’nun şiirsel kenti Mardin’in Bilge Köyü’nde yaşananları uzaylı gibi yorumlayan, oradaki halkı cahil gösteren, toprağa bağlı yaşam mücadelesini sürdüren 7 bin yıllık Mardinli aşiretlere linç kültürü uygulayan, bir kısım yarı-aydın büyük bir aymazlık içerisinde.

Polemik

Kadrolu DT Oyuncularına Haksızlık

Kültür Bakanı’nın ‘dizilerde oynayan Devlet Tiyatrosu oyuncuları için ‘döner sermayeye katkıda bulunmalılar’ sözleri üzerine son günlerde tiyatrocular arasında yeni bir tartışma başladı. Gündemi kaplayan bu taslak madde yasalaşırsa, devletten maaş alıp, özel diziler ya da seslendirme vb. ekstra kazanç getiren işlerde de çalışan tiyatrocular için, devlet sahnesinde gözükmenin yanısıra, oyunculara ‘daha çok sanatı halkla nasıl buluştururuz’ fikrinin benimsetilmesi üzerinde duruluyor.