Cumhurbaşkanımıza ve Başbakanımıza Açık Mektup: 1 Mayıs'ı Taksim'de Hep Birlikte Kutlayalım
Türkiyemiz ve dünyamız daha çok barışa , daha çok sevgiye ve daha çok saygıya doğru yol alıyor.
Krizler , İMF’ler bizi durdaramaz ! Dış krizleri hep birlikte , sevgiyle , saygıyla ve barışla aşacağız.
1 Mayıs’ın resmi tatil ve bayram ilan edilmesi yönündeki adımlarınız için teşekkür ederiz. Çok büyük ancak yarım bir adımdır. 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlanmasına izin vererek lütfen başladığınız işi tamamlayınız.
İç barışımız için , geçmişi bırakıp geleceğe bakmak için , tazelenmek ve yenilenmek için , güçlüklere ve krizlere karşı şerbetlenmek için , Taksim’e izin veriniz.
İzin veriniz Hıdırellez coşkusuyla , Nevruz sevgisiyle kutlayalım bu günü. Binlerce yıldır kutlanan baharı emek merkeziyle güncelleyerek yaşayalım.
Emeği ile , çabası ile , alın teri göz nuru ile çalışan ve yaşayan , sizler , bizler , hepimiz mecazi veya gerçek anlamda hepimiz emekçileriz ; hepimiz işçileriz.
Hepimiz bir enerji , hepimiz zamanımızın insan adı verilen sevgi ruhlarıyız ; hepimiz aşk yolunda akan bir suyuz.
Su bolluktur , berekettir. Büyük devlet adamları , suyun önünü tıkayanlar değil ; suyun önünü açanlar arasından çıkmaz mı her zaman ? Su yolunu er ya da geç zaten bulmayacak mıdır , sınırlı insan ömrü bu yolu kısaltacak ya da uzatacak değil midir?
Emekçiler 1 Mayıs’ta Taksim’de emekçi polislerimizle karşı karşıya değil yanyana gelmek istiyoruz. Kavga etmek değil kolkola girmek istiyoruz. Kucaklaşmak , birlikte halay çekmek istiyoruz. Halay başımıza geçmeniz için bembeyaz iki mendili de sizin için saklıyoruz.
1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanması bir kör inat değil , su gibi bir ihtiyaçtır. Lütfen anlamaya çalışınız. 77 yılının 1 Mayıs’ında yitirdiklerimize gönül borcumuzu böyle ödeyebileceğimize , onların bizden böyle bir helallik istediklerine inanıyoruz. Ne onların , ne de bizim , başka türlü rahat uyuyamayacağımızı düşünüyoruz. Lütfen duyarlılık gösteriniz.
Taksim , her türlü bölünmeyi ve önyargıyı sona erdirmek için bir fırsat ve vesile olabilir.
Taksim , daha çok demokrasi , daha çok özgürlük , daha çok işçi haklarının önünü açmanın öteki
adıdır.
Son olarak kişisel bir ricam var : 1 Mayıs’ta Taksim’de polislerimiz lütfen sis ya da gaz bombasıyla gelmesinler , malum kurtlar sisli puslu havayı sever , bir de polislerimiz kasklarına lütfen numaralarını yazmayı unutmasınlar.
Taksim’i yasaklamak ; daha çok sinir , daha çok stres ve daha çok şiddet , daha çok önyargı , daha çok sevgisizlik , daha çok saygısızlık , daha çok çatışma demek olacaktır.
Oysa biraz empati , biraz iyiniyet , biraz sevgi ve saygı , biraz da özgüven ve cesaret sizi “Taksim Fatihi” yapabilir. Böylece “Taksim Krizi” , “Taksim Çözümü”ne dönüşebilir. Ayrıca “ötekileştirme oyunu” bozulabilir. Taksim , dosta düşmana karşı birlik ve beraberliğimizi pekiştirebilir. Ya da tam tersi !
Lütfen olumlu bir değişimin müjdesi olarak Taksim’e izin veriniz.
Sesim sizlere ulaşabilir mi bilmiyorum. Sesimi işiten işçiler , emekçiler , aydınlar, sanatçılar bana katılır mı bilmiyorum.
Ülkemi , insanlarımızı ve emekçileri ve Taksim’i seviyorum. Bu yazdıklarım benim kişisel düşüncelerim ve çağrımdır. Saygılarımla.
Savaş Aykılıç
İstanbul Kültür ve Sanat Sendikası
Yönetim Kurulu Üyesi.