İçeriğe geç
Tiyatro Dünyası

Eleştiriler

Coriolanus - İstanbul Şehir Tiyatroları

Ayşe Müge Gerdan ,


Coriolanus William Shakespeare tarafından yazılmış bir tarihsel trajedi oyunudur. Oyunu diğer tragedyalardan ayıran başlıca özellikler aşk, soytarılar gibi unsurları barındırmamasıdır. Oyun şehir tiyatrolarında ilk kez 1945-1946 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenmiştir. Bu senede oyunun başlaması Muhsin Ertuğrul’un vefatının 30.yılına denk geldi.
Şükrü Türen'in yönettiği,Deniz Noyan'ın müziklerini yaptığı oyunun sahne tasarımı Rıfkı Demirelli'ye kostüm tasarımı Zuhal Soy'a ait.Sahnede özellikle merdivenler ve köprüler üzerinde durulmuş.Zaten Şükrü Türen “Merdivende hayat hızla akıp giderken,köprülerin insanoğlunu nereye taşıdığını ve kemerlerin altından akıp giden suyun rengini önemsediklerini”vurguluyor.Halk,soylular,askerler,konsül birbirlerinden baskın şeklinde üstün olmadan kendi hakları ve kişisel özellikleri gösterilerek sınıfsal çatışma ve iktidar tutkusu irdeleniyor oyunda.
Caius Marcius rolünde Hüseyin Köroğlu kibirli,halkı beğenmeyen,ama savaşta rakiplerini deviren,başarılarıyla annesini gururlandıran,dönemdaşlarının aksine savaş yaralarını halka izletmekten nefret eden bir soyluyu canlandırıyor. Volsiyalılarla yapılan bir savaşta yine yiğitçe dövüşen Caius Marcius yaralanan bir Romalı askeride komutanın gözü önünde savunur ve savaş sonrası savaş yapılan yere atfen kendisine Coriolanus ünvanı verilir.Halk Caius Marcius Coriolanus nidaları ile onu şehirde karşılar.Hatta onun konsül olmasını isterler.Bu durumda Coriolanus'un savaş yaralarını da gösterip halktan oy istemesi gerekmektedir.İçinden gelmesede zorla bu işi yapan Coriolanus halkın bu soyluya olan davranış değişikliği ile karşılaşır.Onun kendilerini sevmemesi,savaş kahramanı olarak onu bağırlarına basmaları,savaş ganimetlerini yağmalayıp halkla paylaşmadı diye ayaklanmaları hatta onu şehirden sürmeleri.Coriolanus'un düşman Volsiyalılarla birleşip Roma üzerine geliyor olduğunu duyan konsüller çok sevdiği Menenius 'u gönderirler ama beklenen gelişme olmaz.Nihayet annesi başta olmak üzere eşi ve oğlu gider.Coriolanus çok diretsede annesinin ricasını kıramaz..Ama bu da kendi sonunu hazırlamak olur ve Volsiyalılar onu öldürür.
Oyuncu kadrosu kalabalık ama hepsinin hakkını vermek lazım.Romalı ve Volsiyalıları canlandıran halk diğer oyunlarda da nerdeyse grup olarak gördüğümüz oyunculardan oluşuyor-en azından üstüste oyunlarını izlemiş olduğumdan- C.Ahhan Şener,Özgür Efe Özyeşilpınar,Burcu Çoban,Göksel Arslan,Nihat Alpteki,Oğuzboy Vedat Şahin,Melise Demirhan,Okan Patırer,Pınar Aygün ellerinde sopalar hakkını soran küçük bir ayaklanma ile karşılıyor seyirciyi ki Cemal Ahhan Şener tekerlekli sandalye ile sahnenin üzerinde akıyor.Dekora tırmanmak,asılmak,merdiven ve köprüleri kullanmak konusunda hareketli ve müziklede çok güzel desteklenmiş bir yapı.Anneyi Hale Akınlı,eşi Sibel Topaloğlu ve oğlunu Asrın Gurur Kuyucak canlandırıyor.Bugün oyunda oğul biraz tutuk geldi.Aile çok ön planda değildi.Anne Hale Akınlı,kendi istekleri ,oğluna güvenmesi ve zorlaması ile istemesede onun sonunu hazırlayan bir soylu rolünde..Meneius rolunde Salih Sarıkaya, sakin hareketleri ile hem olayları anlatışı hem arabulucu olması ile güvenilen bir karakteri canlandırıyor. Sicinius(Hakan Güner) ve Brutus(Bora Seçkin) yer yer sakin yer yer kışkırtıcı davranışlarıyla dikkat çekerken Romalı komutan Cominius rolunde Selçuk Soğukçay'ı izliyoruz.Düşmanken Coriolanus'a kucak açan ve ilk fırsatta güçlü rakibini deviren Volsiyalı komutan Aufidius rolünde Orhan Hızlı çıkıyor karşımıza.Birkaç rolde görünüyor olmasına rağmen Ersin Umulu'yu daha fazla sözlü bir rolde düşünmüştüm ismini gördüğümde. Larius(Doğan Altınel), Valeria(Pınar Aygün), senatör(Hüsnü Demiralay), haberci (Caner Bilginer), Senatör(Tankut Yıldız) diğer rollerdeler.
Genel anlamda oyun birbiriyle uyumlu oyunculuk, dekor ve müzikle göz dolduruyor. ”Mışlar”,”muşlar” arasında kendi kendini yıkan bir şehrin hikayesini izlerken bir an dönüp ne tesadüf diyebiliyor insan, yabancı gelmiyor konu, koltuklarımızda bizi antik çağa götürürken oyun aslında biz hala o koltuklardayız, tarih tekerrürden ibarettir zaman ve kişiler değişse de insanoğlu ve zaafları baki kaldıkça.
Sezon sonu başlayan oyuna gelecek sezonda da başarılar diliyorum.
Ayşe Müge Gerdan
Paylaş X Facebook WhatsApp E-posta

Ayşe Müge Gerdan imzalı diğer yazılar

Yazarın sayfası
Eleştiriler

Üç Kadın Bin Turna

Tiyatro Tatavla, 14.01.2014, Prömiyer, Emek Sahne Kadınlar…

Sizden Gelenler

Bu Filmi Görmüştüm Başlıyorrrrrrrrrrrrr

Tiyatro Karnaval’da prömiyer gecesi ... Bu Filmi Görmüştüm… Komedi. Tolga Yeter ve Eraslan Sağlam dışında diğer oyuncuları sahnede ilk kez izledim.